·
Okunma
·
Beğeni
·
4.388
Gösterim
Adı:
Uysal Kız
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078061
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Körsün, sağırsın, bir ölüsün sen artık, çığlıklarımı işitmiyorsun! Sana nasıl bir cennet bağışlayacağımı anlayamadın. Cennet benim içimdeydi, onu senin önüne serecektim. Madem beni sevemeyecekmişsin, sevmesen de olurdu, bundan ne çıkardı ki? Her şey gönlünce, istediğin gibi kalırdı. Bana aklından geçenleri bir dostun olarak anlatırdın; gülerdik, sevinirdik, birbirimize neşeyle bakardık... Böylece sonuna dek yaşayıp giderdik. Başkasını sevsen bile sesimi çıkarmazdım. Onunla gezip tozardınız, ben de sokağın öbür ucundan sizi seyrederdim. Ah, her şeye razıyım, gözlerini bir kerecik açsan yeter!
100 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dostoyevski'den hayatın içinden alınmış ve olayların tüm gerçekliğiyle bize yansıtıldığı, uzun öykü tarzında yazılmış harika bir kitap.

Yanlış bir evlilik. Kadın açısından mecburiyetten hasıl olmuş kötünün iyisi seçeneği, erkek açısından daha avantajlı görünümde ama aradaki uyumsuzluk ve kendini ifade de eksiklik ve maalesef dramatik son.

Yazarın, insan iç dünyasını anlatan müthiş kitaplarından biri.
Ben beğenerek okudum. Okunmasını da tavsiye ederim.
66 syf.
"Aa Dostoyevski'nin böyle bir kitabı mi varmış!" diye tepki verip elime aldigim bir kitap oldu. Kısa bir kitap ve Dostoyevski'nin her zamanki tarzıyla yani ruh çözümlemelerini barındıran, kişinin bir şeyi neden yapmış olduğuna eğilmek isteyen bir tarzda yazılmış bir eser.

Konusu: Eserin baş karakteri olan Uysal Kız, ailesini kaybetmiş ve teyzelerinin yanında kalan zavallı genç bir kızdir. Teyzeleri hepten kötü birer profil olmaları yönünden "klişe" alarmı verse de nihayetinde hayatta böyle insanlar da var deyip üzerinde fazla durmadım. Bu kız, eşyaların rehin verildiği dükkana sık sık gidip ailesinden kalmış eşyalar karşılığında para alıyor. Teyzelerinin zoruyla da rehinciyle evlenir.

İki farklı karakterin yani eski bir subay olan ancak bir sebepten ötürü bu mesleği bırakmış ancak belki mesleğin de özlemiyle kendisine fazlasıyla saygı duyan birisini arayan rehinciyle, hayata adeta on sıfır geriden başlayan ve ne istediğini bilemeden kendisini hiç tanımadığı ve kendisinden yirmi küsur yaş büyük birisiyle evlenmiş bulan genç bir kızın ilişkileri üzerinden bir olayın neden gerçekleştiği üzerine kisa bir roman okuyoruz.

Keyifli okumalar.
100 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
"Bu adam normal değil" diyerek bir Dostoyevski eserini daha bitirdim. Kendisi eserin başında "her şeyi derinlemesine anlayan biriyim" dese de bu anlatım şekli, psikolojik tahliller iyi anlayan bir insanın yazdıklarından öte biraz delice, biraz manyakça bir ruh hali gerektiriyor. Bu da Dostoyevski'de fazlasıyla var sanırım. Olağanüstü bir derinlemesine düşünme yeteneği var. İnsan zihni, duyguları, hisleri üzerinde değinmediği nokta yok neredeyse.

Eser bir intihar olayıyla başlıyor. Bu kitaptan önce "Sisifos Söyleni" kitabını okumuştum. O da intiharla başlıyordu. Ve Albert Camus o kitapta Dostoyevski'nin yarattığı karakterler üzerinden uyumsuz felsefesini açıklıyordu. Benim açımdan kıymetli bir rastlantı oldu bu.

Sabahattin Ali'nin tabiriyle "evlenme hastalığı, izdivaç mikrobu"na yakalanmış iki kişinin, birbirlerine pek de uygun olmamalarına rağmen evlenmesinin ve bu evliliğin kadının intiharıyla sonuçlanmasının anlatıldığı bir eser. İntihar eden kadının ceseti ve kocası bir odanın içerisindeler ve adam bulundukları o anki duruma nasıl geldiklerini, nasıl başladıklarını, nelerin yaşandığını kendi kendine konuşarak anlatıyor. Hikaye böyle başlayıp, böyle bitiyor. Bu söylediklerim hikayenin içerik açısından tadını kaçıracak bilgiler olarak görülmesin. Zaten Dostoyevski esere önsöz niteliğinde yazmış olduğu kısa yazıda bunlardan fazlasını anlatıyor. Ve odada kendi kendine konuşan adamın psikolojisine dikkat çekiyor. Eserin mühim olan kısmı da orası esasen.

Okuduğum eserin çevirisi Mehmet Özgül tarafından yapılmış. Rus Edebiyatı eserlerini okurken Mehmet Özgül çevirilerini bulup okumaya dikkat ediyorum. Benim için önemli bir konu bu.

İyi okumalar...
100 syf.
·Beğendi·7/10
Birbirlerini seven ama bunu bir türlü göstermeyi başaramayan iki karakter.Kendinizi ister istemez karakterlerin yerine koyuyorsunuz zaman zaman.Derinlere inip soluksuz kaldığınız zamanlar da oluyor.Karısının intiharı üzerine bir vicdan söz konusu...
100 syf.
41 yaşındaki bir adamın, 16 yaşındaki bir kızla olan evliliği. Buna tam olarak evlilik de denilemez. Sadece evliler, hiç bir duygu paylaşımı olmayan, sevgi ve saygıyı bir üstünlük tabakası olarak görüp bunu göstermekten çekinen(utanan) ve sonucunda iletişimsizlikle geçen suskun ve bir o kadar sıkıcı birliktelik(evlilik). Anlatıcımız iyiliği, dürüstlüğü, inceliği ve buna benzer tüm duyguları sadece içinde yaşamış, karşısındakinin ya bunu çözmesini beklemiş yada çözmediğini bilememiştir. Hem aradaki yaş farkından hemde adamın kızla yaptığı evliliği ondan bir minnet beklentisi içinde olması, mutluluğu mutsuzluğa yönelten davranışlar silsilesidir.

Birbirini anlayamadan biten bir evlilik, intiharla sonuçlanan bir yaşam, ardında bunu anlamaya çabalayan bir adam.

Şimdi adamın aklında sadece tek bir soru var:
"Beş dakika, yalnızca 5 dakika geç kalmıştım."
Oysaki evlilik süresince hep kaç kaldığını unutmuştu ve pişmanlık ömür boyu sürecek bir ızdırap olarak kalmıştı hayatında.
100 syf.
·Beğendi·7/10
Dostoyevki okunmazmi diye başladığım kısacık bir roman.yine dostoyesvskinin harika anlatımıyla bütünleşmiş içsel dünyamızı yansıtan bir eser
100 syf.
Kitabın adıyla tamamen çelişen bir karakterimiz var. Psikolojik açıdan her türlü tutarsızlık mevcut. Genç bir kadın ve adamın evliliği ve bu evlilikteki yaşanan her tarz konuya şahitlik ettim. Kaliteli ellerden çıktığı zaten ilk sayfalarda anlaşılıyor. Daha çok psikolojik olarak ele alınmış bir roman. Diğer kitaplarında aldığım zevki alamasam da, yazarın adı kitabı okuttu.
103 syf.
·Beğendi·9/10
Trajedi sevdiğimden mi yoksa bir Dostoyevski farkı mı emin değilim ama bu kitap beni öyle derinden etkiledi ki. Karakterler, düşünceleri, verilen mesajlar, duygular... Bu ince kitap hepsini sunmuş. Çok beğendim.
100 syf.
Okuduğunuz bir hikâye veya roman sizi etkiliyorsa bilinki o işlenen Konunun gerçeklik payi çok yüksektir. Bu Kitabin insan hayatındaki en önemli 2 evresi olan Gençlik ve yetişkinlik çağına çok katkısı olabilir. Konusu seven bir erkeğin Gururu ve kendi içinde yaşadigi gel gitler şeklindeki içsel çatışmaları ve bu kahramanımızla evlenen tâbir yerindeyse Ağzı var dili yok Masum tipik bir Rus kadını ile geçen hüzün dolu bir hikâye. Dostoyevski den muazzam bir eser daha keyifle okuyacağınızı bilin..
64 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Peki, yarın onu götürdüklerinde ne yapacağım ben? Kitabın son cümlesiyle başlamak istedim.
Bizim için değerli olan insanlara tüm kalbimizle sevgimizi verelim. Henüz vakit varken...Henüz nefes alabiliyorlerken...Teyzesinin evinde yaşamak zorunda kalan 16 yaşındaki yetim ve öksüz olan bir kızın, evlendikten sonra da kocası tarafından sırf şımartılmamak için değersizleştirilmesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi...
100 syf.
·1 günde·8/10
Kitap başlığını gören okur; bir kızın uysallığını, kadın zerafetini, iyilikler, duygular gibi sakin şeyler okuyacağını düşünüyor fakat hikayede ruhsal bozukluklar, içsel çatışmalar, sinirsel ve fiziksel bozukluklar diz boyu. Ama yine de şöyle düşününce sessiz sakin de bir hikaye. Yani siz nasıl düşünürseniz, öyle. Siz en iyisi okuyun....
78 syf.
·5 günde·8/10
Evlilik zamanla biter mi? Elbette biter. Peki her evlilik boşanma ile mi biter? Hayır. Eğer zamanla eşinden iğrenir ise insan ona mesafe koyar hatta aldatabilir. Daha da mutsuz ise hayatından vazgeçer. Eşini seven, mutlu olmak isteyen ama kendinden de hoşnut olmayan eş ne yapar? Sorunun bir cevabı bu kitapta.
Bana ne şimdi sizin yasalarınızdan? Sizin alışkanlıklarınızdan, gelenek ve göreneklerinizden, din ve devletinizden bana ne? Beni sizin yargıcınız yargılasın, beni mahkemeye götürsünler, açık mahkemenizde, hiçbirinizi tanımadığımı söyleyeceğim.
Onurlu bir kız, üzerinde egemenlik kuramadığımızdan kuşkulandığımız zaman çok sevimlidir. Öyle değil mi ?
..sessizlik dilini kullandım. Ben sessizce konuşmanın ustasıyım. Hayatım boyunca susarak yaşadım diyebilirim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uysal Kız
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078061
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayınları
Körsün, sağırsın, bir ölüsün sen artık, çığlıklarımı işitmiyorsun! Sana nasıl bir cennet bağışlayacağımı anlayamadın. Cennet benim içimdeydi, onu senin önüne serecektim. Madem beni sevemeyecekmişsin, sevmesen de olurdu, bundan ne çıkardı ki? Her şey gönlünce, istediğin gibi kalırdı. Bana aklından geçenleri bir dostun olarak anlatırdın; gülerdik, sevinirdik, birbirimize neşeyle bakardık... Böylece sonuna dek yaşayıp giderdik. Başkasını sevsen bile sesimi çıkarmazdım. Onunla gezip tozardınız, ben de sokağın öbür ucundan sizi seyrederdim. Ah, her şeye razıyım, gözlerini bir kerecik açsan yeter!

Kitabı okuyanlar 451 okur

  • Halil arslan
  • Hgyhf

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.6 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%0