Uyursak Geçer Mi?

8,5/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
5 beğeni  · 
723 gösterim
“Ayağa kalkıp demir kapıyla vedalaşması birkaç saati buldu. Gecenin karanlığı gökyüzüne en karmaşık halini vermiş, hava iyice soğumuştu. Bizi o evde bıraktığı güne lanet ediyordu. Sağa sola yalpalayarak ilerliyordu. Sokak lambasının altından geçerken yüzüne düşen her bir kar tanesi ayrı ayrı renklerde yanıp sönüyordu. Tekrar hıçkırıklara boğuldu. Köşeyi döndüğünde artık sokak da en az arka oda kadar sessizdi. Geride kırgın bir kadının küçük, narin ayaklarının izleri kalmıştı.”

Canan’ın ardında bıraktığı kırgın bir kız çocuğuydu Kader. Gözlerinde sevgi pırıltıları görmeyi beklerken her seferinde çarptığı soğuk duvarlar gibiydi babası. Her haliyle annesine benzediği için cezalandırılıyor muydu bilinmez, geleceğe doğru kalbindeki büyük çizikle sürükleniyordu. Eksikti, yarımdı. O boşluğu dolduracak umut, bir gün yüreğinde filizlenebilecek miydi, bilmiyordu.

Annesinin geçmişinden yüklendiği bir isimle hayatında derin yaralar açılmış yalnız bir adamdı Can. Rüzgar nereden esse, o yöne savruluyordu. Özlemleri, pişmanlıkları, yarım kalmışlıkları bir sonbahar yığıntısı… Hayatın derinliğinde bir anlam arıyordu.

Binlerce yüreğe dokunmuş, sevgi dolu bir kadındı Hayat. Bir sabah pencere aralığından odasına sızan mazi çağrısıyla, o çok özlediği çocukluğun Can’dan ibaret olduğunu anladı. Şimdi yıllar önce terk ettiği, yosun kokulu o küçük şehir onu hayatının yolcuğuna davet ediyordu. Biliyordu aslında, bu çağrı yeni bir uyanışa davetti ve bu yolculuğu içindeki o kırgın kız çocuğuna borçluydu.

‘Uyursak geçer mi?’ çocukluğa özlemin, umudun, aşkın ve gerçek uyanışın hikayesi.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2017
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786052006092
  • Yayınevi:
    Müptela Yayınları
  • Kitabın Türü:

Çocukluğum, gençliğim, hayatım ve hayallerim...
Uyursak Geçer mi? kitabını okurken her biri teker teker yakama yapışarak beni sorguladı.
Fırsat ve taviz vermeyim desem de boğazımın düğüm düğüm olduğu sayfalarda hesap verdiğim doğrudur.
Öyle etkileyici bir kitap okudum ki bu etkiden uzun süre sıyrılabileceğimi sanmıyorum.
Açıkçası bu kadar etkileneceğimi dahi beklemiyordum.
Yazarın kalemine yüreğine sağlık olsun.
Duygu yoğunluğunun, hayatın, hayalin, geçmişin ve geleceğin renklerini tüm zihnime bulaştırdı.

Kader, Can ve Hayat...
Her birinin hayat hikayesini kendi penceresinden seyrederek okuyoruz.
Hataları, eksiklikleri, pişmanlıkları, içlerinde kalan son uhdeleri, sevgileri, öfkeleri...
Kısacası özlemleri.
Öyle bir noktada kesişiyor ki hikayeleri...
İlgiyle, severek, etkilenerek okudum.

Yelda Ergin Öztürk 
18 Eki 16:57 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitabın yazarı Seda Eroğlu ile tanışmama vesile olan kitabı keyifle okudum diyebilirim.
Aslında bizden, içimizden bir hikaye. Kim bilir komşunuz, belki de yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınız, her sabah ekmek, gazete aldığınız bakkalınız bile bu hikayeden bir parça taşıyabilir.

Ve bir kez daha görüyoruz ki KADIN güçlü bir duruş sergiledikçe, kendine güvendiği takdirde altından kalkamayacağı hiçbir zorluk olamaz bu hayatta. Kız annelerine selam olsun, işiniz çok zor....

Kitaptan 3 Alıntı

Kübra Seçkin 
06 Kas 18:35 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Sevgi tek taraflı fedakarlık yapmak değildir. Yıllarca susup sabrettiğini söyleyen kadınlar, bir gün ansızın çekip gidebilir.

Uyursak Geçer Mi?, Seda Eroğlu (Sayfa 99 - Seda Eroğlu)Uyursak Geçer Mi?, Seda Eroğlu (Sayfa 99 - Seda Eroğlu)

Bir kız çocuğunun en zor günlerinde yanında olamayan bir babaya başka ne zaman yakışırdı ki baba sıfatı?

Uyursak Geçer Mi?, Seda Eroğlu (Sayfa 25)Uyursak Geçer Mi?, Seda Eroğlu (Sayfa 25)