Uyuyan Güzeller

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.973
Gösterim
Adı:
Uyuyan Güzeller
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
752
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124172
Orijinal adı:
Sleeping Beauties
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Uyuyan Güzeller
Sleeping Beauties
“Şimdi burada dünyanın kaderine karar verilecek.” Bir gün bütün kadınlar, uykuya daldığında vücutlarını saran bir tür kozanın içinde hapsolurlar ve bir daha uyanamazlar. Eğer uyandırılırlarsa veya bedenlerini saran o koza bir şekilde yırtılırsa diğerleri için ölümcül bir tehdit haline gelirler. Uyudukları sırada başka bir yere gider kadınlar; daha güvenli ve adil bir yerdir burası, erkek şiddeti ve nefret değil, uyum ve dayanışma vardır. Kendilerine yeni bir hayat kurmaya başlarlar. Yalnızca bir kadın bu uyku hastalığından etkilenmez. Her şeyin başlangıcı ve sonu olan gizemli bir kadın: Evie. O, incelenmesi gereken bir tıbbi anomali midir, yoksa öldürülmesi gereken bir iblis midir? Kadınların terk ettiği ve en ilkel dürtüleriyle baş başa kalan erkekler fikir ayrılığına düşerler. Eşlerinin ve kızlarının geri dönmesi için kimi Evie’yi öldürmek, kimi de onu kurtarmak ister. Gezegendeki bütün kadınların –ve erkeklerin– kaderi, bu birkaç gün içinde Dooling adlı küçük bir kasabada belli olacaktır. Baba-oğul King’lerin kaleminden Yunan tragedyalarını andıran epik bir destan, bir modern zaman masalı. “Eninde sonunda bütün kadınlar uyuyacak, bütün erkekler ölecek ve bu hırpalanmış dünya sonsuzluğa kadar sürecek bir rahatlamayla soluk alacak.”
752 syf.
·Beğendi·10/10
Stephen King ve oğlu Owen King’in birlikte kaleme almış olduğu eserde olaylar Dooling adlı küçük bir kasabada ve hapishanesinde gelişmektedir ve kısa bir zamanda tüm Dünya’ya yayılmaktadır.

Kitapta oldukça fazla karakter var. Bunun için kitabın başında bir karakter listesi verilmiş. Kitap sizi o kadar içine çekiyor ki listeye bakma ihtiyacı duymuyorsunuz ve bu karakter çokluğunda bile sıkılmıyorsunuz.

Kitabın ana karakteri ise Evie!

Yazarın kitabın merkezine koyduğu Evie karakteri, güve yoldaşlarıyla beraber başka bir boyuttan dünyaya ayak basıyor ve Dünya’nın dengesini alt üst edecek bir güce sahip. Kadınlar uyudukları sırada güveler vücutlarını saran örümcek ağına benzeyen koza meydana getiriyorlar ve bir daha uyanamıyorlar. Kozalar yırtılarak uyandırılmak istenilirse kadınlar son derece ölümcül hale gelebiliyorlar.

Kadınlar uykularında başka bir yere , erkek şiddeti ve nefretinden arınmış olarak başka bir dünyaya adım atıyorlar. Fakat yakında tek cinsiyet kalacak olan erkekler için ilerleyen günler tam bir kabus olur. Eşleri ve kız çocuklarının uyumaması için denemedikleri şey kalmaz. Düşünsenize er ya da geç soyunuz tükenecek! Zaten Kadınsız bir dünya istemek ‘’akıl sağlığını yitirmiş insan idealidir.’’ Olayı tam tersinden ele alırsak kadınlar insan soyunu devam ettirebilirler miydi ? O da bir muamma.

Stephen King ve Owen King’in kadının toplumdaki yerini ve önemini bize düşündürmesi, bu mesajı bir fantastik gerilim kitabında vermesi türünün tek örneği galiba :)

Kitaba başlamadan şöyle bir şarkıyla karşılaşıyorsunuz

Zengin ya da fakir, akıllı veya aptal
Olman hiç farketmez.
Bu köhne dünyada bir kadının yeri
Bir erkeğin parmak ucundadır.
Kadın olarak doğmuşsan
Kaderinde incinmek vardır.
Çiğnenmek için, yalan söylenmek için
Aldatılmak için
Ve pislik muamelesi görmek için
Yaratılmışsındır.
Sandy Posey ‘’Born a Woman’’

Son olarak kitap akıcı bir anlatıma sahip ama alıntı olarak paylaşılamayacak sözler var. Roland Deschain’le çok düşündük ama paylaşamadık :)

Keyifli okumalar dilerim .
702 syf.
·43 günde·Beğendi·8/10
(Oncelikle Ingilizce klavye kullanmamdan oturu Turkce karakter kullanamadigimi belirtir ve yarattigim rahatsizliktan ozur dilerim)
Stephen King'in yayimlanan en son kitabi... Bu kitabi oglu Owen King ile beraber yazmislar. Bence dili, akiciligi, karakterlerin zengin bir sekilde islenmesi gibi acilardan tam bir Stephen King eseri olmasina ragmen konu ve verdigi mesajlar acisindan farkli bir lezzet diyebilirim. Bu kitabi bir gerilim kitabi altinda degerlendirmek yerine feminist kitap statusunde degerlendirmeyi tercih ediyorum.
Olaylarin kurgusunu Saramago'nun Korluk'u ya da yine Stephen King'in Mahser'ine benzetebiliriz. Bir anda bir "uyuma hastaligi" baslar ve uykuya dalan tum kadinlar, kiz cocuklari bir daha uyanamaz, vucutlarini bir koza kaplar. Bu kozanin dis etkilerle yirtilmasi da... detaya girmeyeyim ancak asla tavsiye edilmez.
Dolayisiyla hikayemiz aslinda tamamen kadinlardan arinmis (uykuya aldigi uyusturucu, ilac ve yuksek oranlardaki kafeinle zorla direnebilmis bir avuc kadini saymazsak), tamamen erkek egemenligine kalmis bir dunyadaki minicik ir kasabada gecer. Bu kasabanin ozelligi ise, olaylari tersine dondurebilecek gucu elinde bulundurabilmesinden baska bir sey degildir.
Dedigim gibi oldukca guclu feminist duygu ve dusunceler iceren bir kitap. Hatta ne yalan soyleyeyim bana bile biraz fazla geldi, cunku her firsatta "tum erkekler kotudur, ama en kotu kadin bile aslinda iyidir, merhametlidir" gibi bir mesaj vardi.
Ote yandan, yine bir Stephen King klasigi olarak cok fazla karakter vardi kitapta. Hatta bu sebeple kitabin ilk uc sayfasina kisi listesi eklemis. Pek cok karakter kurguda oturmustu ancak kitabin sonlarinda bir anda ortaya cikmis iki kardesi kitapla cok bagdaslastiramadim. olaylar guzel baglanirken gunah kecisi yaratmak amacli bonradan hikaye dahil edilmisler gibi geldi.
Bahsetmek istedigim bir diger sey de, diger Stephen King romanlarindan farkli olarak bu seferki kotu karakteri cok sevdim, Her ne kadar olayin genel kurgusunun Saramago'nun Korluk'u ya da King'in Mahser'ine benzetmis olsam da bu sefer olaylari yaratan Eve Black isminde (en azindan kayitlardaki ismi) guclu bir kadin. Isminin Eve (Havva) olmasi bir rastlanti degil, kesinlikle cok fazla gonderme var. kadinin cok fazla doga ustu gucu var, ancak ne zaman ki biri ona "sen cadi misin, Tanri misin" gibi sorular sorsa cevabi hep "Hayir, bir kadinim" oluyordu. Bu yaklasimi, bence kadinlarin farkinda olmadiklari (ya da toplumsal baskilarla kaybettikleri) gucun bir semboluymus gibi geldi, en azindan oyle yorumladim.
Son olarak da, sunu soylemem gerek ki, ilk defa bir Stephen King kitabini orjinal dilinde okudum ve kesinlikle muhtesemdi! Ayrica twitter kullanicilari King'in Trump nefretini bilirler, bu kitapta da kendisine laf gecirmeden edememis. Bir yerde " Dunyannin en aptal kisisi oldugunu dusundu, elbette Trump'tan sonra..." trazinda bir cumle vardi ki kahkama engel olamadim. Merak ediyorum acaba kitabin Turkce cevirisi yapilirken cevirmen isim degisikligi yapmayi tercih edecek mi:)

Sonucta, son zamanlardaki gerek edebiyat gerekse sinema dunyasindaki feminist akima (Star Wars'in kadin bas rol karakteri, Wonder Woman) guzel bir katki olmus diyebiliriz.
752 syf.
Belirteyim spoiler yine yazmayacağım…
Kitabı okumaya başlar başlamaz çok fazla karakter karşınıza çıkıyor. Her karakteri o kadar güzel anlatmışlar ki hiç sıkmadan ve bölüm bölüm anlatılıyor.

Okuyanlar kendilerini bir karakterde görebilirler. (Frank etkilendiğim karakterdi.) Kişileri yine hayatımızın içine sokmayı başardı Stephen King ve oğlu Owen King…
Kitabı oğlu ile birlikte yazınca, okuduğum kitaplarla kıyasladım acaba büyük farklılık var mı diye
Bildiğimiz King çok büyük bir fark yok fakat ilk defa bu kadar küfürlü cümleleri bir arada gördüm. ‘’O’’ kitabında da vardı ama bu kadar yoktu. Küfürü okuyunca hemen antipatik bakmayın King Amcama. Bence yerinde o kadar güzel olmuş ki gülümsetiyor. Hani korku filmi izlersiniz de arada komik olaylar olur ya ve çokta hoş olur. Aynen böyle ilerliyor kitap. Büyük ihtimal oğlunun buralarda etkisi olduğunu düşünüyorum.

Evet çok fazla karakter olunca çok fazla olaylar var. İnanın hiçbir yerinde sıkılmadım. ‘’Evie’’ ana karakterimiz fakat Evie’den ziyade Frank, Clint gibi karakterler daha ön planda tutulmuş.  Konusu çok ilginç ve bence gayet başarılı olmuş. Hikayesi, kurgusu ve olayların anlatımı müthiş. 

Uyuyan kadınlar uyanamıyor. Başlarında örümcek ağlarıyla örülü gibi kozalar oluşuyor. Sakın ola sakın erkekler hiç bulaşmayın o kozayı yırtmayın başınıza geleceklerden kimse sorumlu değildir …(Spoiler vermeyeceğim) Kadınlar kendilerini çok farklı bir dünyada buluyorlar. Erkeksiz bir hayat :) ( Olaylar olaylar )

King’ler, kitapta günümüzde yaşanan olaylardan da sıkça bahsetmişler. Donald Trump nasibini çok iyi almış. :) 
Zaten kadınların uyanmaması dünyanın sorunu oluyor ve çözüm arıyorlar.

Evet korku kitabı da değil aslında fantastik gerilim ve macera kitabı. Ama ne macera alıp sizi sürükleyen macera. Bir bakmışsınız ki olayların içindesiniz. Çok başarılı buldum.

Ayrıca feminizm de var ve beğendim.
Herkese iyi okumalar.
752 syf.
·16 günde·10/10
Benim için bir ilk oldu. Koyu bir Stephen King hayranı oğlumdan önce yazarın son kitabını ben okudum :) Berke kitaplar konusunda çok hassastır. Kitapları yıpransın bir yerine bir şey olsun tahammül edemez. Bu kitabın siparişini verdi ve tatile gitti. Tabi kitap geldi ve önce ben okuyayım dedim. Nasıl da özen gösterdim aman kitaba bir şey olmasın diye. Lakin şeytana keyif gerek kitabın cildi ayrıldı ortadan. Tabi beni bir düşünün Berke 'ye ne diyeceğim diye panikledim. Yayınevini aradım ve bu konuda Altın Kitaplar hakkını vererek çalışıyor. Kitabın resmini bandrol numarasını istediler aynı gün yeni kitabı kargoya verdiler ve ertesi günü ulaştı bize kitap. Bir teşekkürü hakediyorlar. Berke de tertemiz yeni kitabına kavuştu.
Kitap yazar Stephen King ve oğlu Owen King tarafından kaleme alınmış. Kitabın ilk sayfasında oldukça kalabalık bir karakter listesi vardı. İlk etapta gözümü korkutsa da okurken kim kimdir diye hiç zorlanmadım. Kitaba kelimenin tam anlamıyla hayran kaldım. Böyle bir hayal gücü insanı hayrete düşürüyor. 750 sayfalık kitabın her sayfasını ve dahi her satırını büyük bir keyif ve heyecanla okudum. Bazı sayfalarda heyecan öyle doruklara ulaştı ki daha ne kadar olabilir derken şaşkınlık içinde son buldu bu eser. Bir dünya düşünün kadınlar ardı ardına uyuyorlar ve bir koza ile kaplanıp uyanmıyorlar. Kadınların olmadığı bir dünya nasıl olurdu? Onlara bir çok acıyı tattıran bazı erkekler için hayat daha mı kolay yoksa çekilmez mi olurdu? Dünya'nın dengesi nasıl değişirdi? Bu durum son bulacak mıydı? Yoksa dünyanın sonu mu gelecekti? Ben nefes nefese okudum fantastik ve oldukça gerçekçi ayrıntılarla dolu bu muazzam eseri. Sadece bu türü sevenlere değil her okura tavsiye ediyorum.
752 syf.
·22 günde·7/10
"Bir sabah kalkıyorsun arabanın akü yok, bir sabah kalkıyorsun hanım yok". Bu olabilirmi ? evet, S.King yazıyorsa pekala olur. Uyuyan güzeller ülkemizde yazarın türkçeye çevrilmiş son kitabı ve sonda söyleyecegimi en başta söyleyeyim, "Uyuyan Güzeller" bir Stephen King kitabından beklenebilicek herşeyi fazlasıyla karşılıyor.

Bir erkek olarak söylebilirim ki, bizim genlerimizde yıkıcılık var, hemde en barışçıl olanımız dahil herbirimiz de. Bazen kuralları, karaktere göre bazen kötü şeyleri, bazen başkalarının hayatlarını, bazen de kendimizi yıkarız, ama yıkarız. Bu yüzden gücü severiz, güçlü olmayı ve hissetmeyi severiz. Kadın ise tam tersi yapıcıdır bana göre, doğası böyledir. Herşeyi gayet naifçe düzeltir ve tamamlar. Bence sosyal hayatı bu dengeler. Stephen King(ve oğlu)'de benim gibi düşünüyor olsa gerek zira bu denge bozulursa ne olur ? sorusunun cevabını aramış.

Hikayemiz Stephen King kitaplarında genellikle oldugu gibi herşeyden uzakta küçük kasabada geçer. Dünya genelinde yepyeni ve tuhaf bir hastalık patlak vermiş ve sadece kadınlarda görülmektedir. Kadınlar uyur, bildigimiz dümdüz uyur fakat birdaha uyanmamaları bir yana, uyudukları esnada yüzleri örümcek ağı gibi tuhaf bir maddeyle kaplanmakta ve şayet uyandırılırlarsa büyük sıkıntı çıkarmaktadırlar. Hal böyleyken doğal olarak heryer gitgide askerlik şubesine döner, hükümet ise millet galeyana gelmesin diye yayın yasağı uygulamaktadır(tanıdık geldimi?). Bizim sevimli küçük kasabamızda da gidişat pek farklı degildir, erkeklerin tuzu kuru oldugundan kendileri boru gibi yatarken, kadın tarafı tünelin ucu hoş bir yere çıkmayabilir endişesiyle uyanık kalmakta diretmekte, uyumamak için ne kadar uyarıcı varsa kullanıp hepsi koyu kahve manyağı olmuştur. Üstüne üstlük bu kasabada birde kadın hapishanesi olması sıkıntıyı ikiye üçe katlar. Tüm bu olaylar olurken, nerden geldigi belirsiz Sibel Can'ın gençligi gibi bir kadın peydah olmuş, durduk yere olay çıkarmaktadır. Evie isimli bu kadın(isim Havva'dan esinlenilmiş,süper fikir) tuhaf şekilde tıpkı erkek gibi uyuyup uyanmaktadır. İnmi cinmi nedir bu mahlukat derken olaylar gelişir.

Öncelikle kitabın akıcılıgına tek kelime yok. Yokuş aşagı vitesi boşa alınmış kamyon gibi ilk sayfadan itibaren son sürat gidiyor. Kitaptaki karakterlere ayrıca bayıldım, Fakat şöyle bir durum var, kitapta bir tane (Hikaye Türkiye'de geçseydi muhtemelen Kayseri'li olacak) yan karakter harici kötü taraf yok. Herkes kendince haklı, fakat özellikle "Frank" karakterini kendime çok yakın buldum, deri rengimiz hariç kalan herşeyimiz birebir aynı, kolayca sinirlenen, sinirlenince gözü hiçbirşeyi görmeyen, kızına(umarım benimde olur) ve hayvanlara aşırı düşkün bir karakter "Frank", yolda kediyi ezen arabayı çekiçle perte çıkaran, köpege eziyet eden adamın kafasını kıran bir karakter "Frank". Özetle sana çok kanım ısındı "Frank", adın kötüymüş ama bu senin hatan degil, yapacak birşey yok.

Neyse, kitabımıza dönersek, muhtemelen bildiginiz üzere Stephen King bu kitabı tek başına degil, oğlu Owen King ile birlikte imece usülü yazmış, Yazarın eski okurları King'in yazdıgı bölümleri eliyle koymuş gibi farketmiştir sanıyorum, Adrenelini aniden yükseltme yetenegini fazla fazla konuşturmuş fakat bu ortak yazım olayının bir handikapı olan, "açıkta kalan soru işaretleri" hadisesinden maalesef kurtulamamış. Bu; kitapda eleştirebilicegim tek nokta olabilir zira "tamamda o neden öyle oldu?" diyebilecegimiz bir kaç kıstas var, ama o kadarda olur artık.

Kafamı dağıtmaya çok ihtiyacım oldugu bir zamanda okudugum "Uyuyan güzeller" bana gayet heyecanlı ve güzel bir okuma deneyimi yaşattı, bazı kişisel nedenlerden dolayı manevi olarakta bende özel bir yeri olan bu kitabı, gerçek dünyadan sıkılıp King'in o büyülü, "imkansız kelimesinin yazmadıgı" özel evreninde gezmek isteyen herkese gönül rahatlıgıyla öneririm.
752 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Stephen King'in yaratıcılığını asla sorgulamamamız gerektiği konusunda çoktan hemfikir olduğumuzu kabul ediyorum. Artık şuna eminim ki oğlunun da yaratıcılığı hakkında şüpheye düşmemize gerek yok. Uyuyan Güzeller, günümüzün evrensel olarak en güncel sorunlarından birine cesurca değinerek, yaratıcılığını akıl almaz seviyelerde tutan bir roman.

Sadık bir Stephen King hayranı olarak Uyuyan Güzelleri uzun süre bekledim ve artık eminim ki bir bu kadar daha sürseydi yine beklerdim. Gönül rahatlığı ile şunu söyleyebilirim; Uyuyan Güzeller, son zamanlarda yazılmış en yaratıcı roman. Bu yaratıcılığının bir kısmını da günümüzün en güncel sorunlarından alıyor. İçimizi yakan bir sorun hakkında Stephen King'in söyleyecek bir sözünün olmayacağını düşünemezdik elbette. Güzel yürekli baba Stephen, onun yolunu izleyen evladı Owen ile kafa kafaya veriyor ve bu can alıcı romanı yazıyor.

Kitabın, giriş kısmında barındırdığı karakterleri mekanlara bölerek tanıttığını görebiliyoruz. Bu durum biraz göz korkutucu olabilir, kabul etmek lazım. Ama elinizde tuttuğunuz roman kesinlikle kafa karıştırıcı, karman çorman bir roman değil. Aksine, King'in genel huyu olan karakterleri detaylandırma bu eserde de kendine fazlasıyla yer bulduğundan karakterlerimizi fazlasıyla tanıyoruz, hatta karakterlerimizin olaylar patlak vermeden önceki, olaylar sırasındaki ve sonrasındaki hallerini kıyaslama imkanı buluyoruz. Bu da romanın sonundan aldığımız zevki artıran bir unsur oluyor.

Bir romanın sonundan endişe duymak kötü bir şey değildir. Aksine, insan sadece içeriğini ve gidişatını sevdiği romanın sonu hakkında endişelenir. Roman zaten başından sizi içine çekmeyi başaramadıysa, zaten sonu hakkında endişe duymanıza gerek kalmaz. Uyuyan Güzeller'in sonu hakkında endişelerim üst düzeydeydi. Hikayemiz çok uzun bir zaman aralığında geçmemesine rağmen içine çok şey sığdırıp ilerliyor. Bu yüzden merak ve tempo her zaman üst düzeyde. Temponun yükseldiği ilk satırlardan itibaren bilin ki, bir daha düşmeyecek ve sayfalar arasında koşmaya başlayacaksınız. Hal böyle olunca, elinizde tuttuğunuz bu üst düzey romanın sonunun nasıl bağlanacağı konusunda belli fikirleriniz oluyor elbette. Çok ters bir durumla karşılaşmamak için de dua ederken buluyorsunuz kendinizi. Şahsen, fazlasıyla tatmin edici bir sonla karşılaştım. Özellikle bir nokta var ki, keşke sürprizleri kaçırmadan burada bahsedebilseydim, fakat pek hoş sonuçlar doğurmayacağını düşünüyorum. İnsana aynı anda birden fazla duygu aşılayan nadir sonlardan birine sahip Uyuyan Güzeller. Baba oğul ortaklığının ne kadar büyük bir başarıyla sonuçlandığının net kanıtı da diyebiliriz.

Uyuyan Güzeller'i bir dizi olarak hayata geçirmeye yönelik verilen telif savaşları sürüyor. Bu savaştan kim galip çıkacak, ya da bir galip olacak mı merak ediyorum. Büyük potansiyele sahip, detaylı bir şekilde ele alınması gereken bir eser Uyuyan Güzeller. J.J. Abrams ile son zamanlardaki başarıları göz önüne alınırsa, Stephen King bu projeyi de aynı yolla gerçekleştirecektir diye düşünüyorum. 11/22/63'ün başarısı hafife alınmayacak düzeydeydi. İlk üç bölümü yayınlanan Castle Rock'ın da yapımcılığını üstlenen Abrams, belki de ilerideki projeler için bir yeşil ışık yaktığını belli ediyordur.

Uyuyan Güzeller, yalnızca sadık Stephen King okurlarının değil, edebiyatın herhangi bir alanına gönül vermiş her okurun kitaplığında bulunması gereken bir eser. İçinde barındırdığı her ayrı unsur detaylıca incelenmeyi ha ediyor. Romanı benim gibi gün sayarak bekleyenler muhtemelen ya okumuştur, ya da kitabın ellerine ulaşmasını bekliyordur. Baba oğul arasındaki bu ortaklığın devam edip etmeyeceğine dair bir bilgiye denk gelmedim. Ama Uyuyan Güzeller dilimize daha çevrilmeden, Stephen King yeni bir roman yazdı bile. The Outsider, umarım Altın Kitaplar'ın öncelikli listesindedir.
752 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Stephen King ve Owen King bu kitapta tam anlamıyla güçlerini birleştirmişler ve okuyucuyu yine kendine esir eden, her sayfada soluk kesen bir dünya sermişler önümüze... Uyuyan Güzeller’i mutlaka okumalı ve dünyanın kaderine karar verilirken yaşananlara tanıklık etmelisiniz. Özellikle kitabın sonu bence harikaydı. Yine muhteşem bir kitap okuduk!
752 syf.
·Beğendi·10/10
Stephen King'i ilk lise yıllarımda okumaya başlamıştım. Yazarın sürükleyici anlatımı ve konuları, beni ürkütücü dünyasına iterdi her seferinde...

Bu kitabı elime alıp kapağını açınca karşıma yetmiş karakterin isim listesi çıktı. Ayrıca faremiz, kaplanımız, yılanımız, kuşumuz, bi de tilkimiz var 4-5 yaşlarında İsimleri aklımda tutabilir miyim diye biraz endişelenmiştim ama okudukta gördüm ki, King ve Owen bunun altından çok iyi kalkmış.

Stephen King ve küçük oğlu Owen King'in birlikte yazdıkları bu romanda, eğer tüm kadınlar uyursa dünya nasıl bir yer olur ve erkeklerin durumu ne olur? Veya tam tersi. Erkeklerin olmadığı bir dünyada kadınlar ne durumda olur? gibi soruların cevabı arıyoruz bu kitapta. Bunun bilincinde olan bazı kadınlar, uykuya ne kadar direcek, kadınlar belli bi zaman sonra uyanacak mı yoksa kadın nesli dünyadan tamamen mi silinecek?...
Kitabın verdiği mesaj cok açık, uzun bi yorum yazmak isterdim ama spoiler olacağından detaya giremiyorum. Kitabı okuyan arkadaşlarla karşılıklı oturup kitabı eleştirmek ve uzun uzun sohbet etmek isterdim. Üstüne konuşulacak o kadar yerleri var ki...
Kitap çok güzel ilerledi, elime aldığım günden itibaren uyku düzenimin bozulmasına rağmen merakla okumaya devam ettim ve kitap beklediğimden de erken bitti...
752 syf.
·Beğendi·9/10
Kitabı okumaya başlar başlamaz çok fazla karakter karşınıza çıkıyor. Ama bu durum kitaptan sıkılacağınız anlamına gelmiyor.Kitapta karakterlerin kim olduklarına dair bir liste var. Stephen King ve oğlu karakterleri ve arasındaki ilişkileri ustalıkla kurgulamış. Anlatım dili akıcı. Bu kitabında da baba ve oğul, kişileri yine hayatımızın içine sokmayı başarmış. Yazarın bütün kitaplarında istisnasız, oradaymış gibi hissediyorsunuz. Bu kitapta da durum değişmemiş. İnsanların zor şartlar altındaki biribiriyle olan ilişkilerindeki değişim her zamanki üslubuyla yazılmış. Kitapta feminizm ön planda. Bence feminizmin dozu biraz yüksek tutulmuş. Okuması keyifli bir kitap.
752 syf.
·10/10
Çok çok güzel bir Stephen King romaniydi, oğlu ile güçlerini birleştirmişlerdi resmen. Kesinlikle tavsiye ediyorum, ama yeni başlayanlar için Hayvan Mezarlığı'nı öneriyorum çünkü bu kitapta çok fazla karakter var ilk önce yazarın tarzına alışmalisiniz
752 syf.
Kitabın sayfasını açtığımda gözüm korktu. Bu kadar karakter ismini nasıl aklımda tutabilirim diye kendime sordum. Kitabı okurken, sıkıldığım zamanlar oldu, olaylar bir türlü akmadı. Kitap ilerledikçe, güzel olmaya başladı. Diğer kitaplarından tarzı bana farklı geldi. Kadınların hayatlarının erkekler tarafından nasıl zorlaştığından da bahsediyor. Her zamanki gibi muhteşem yaratıcılık, Stephen King soyadı gibi King
752 syf.
·Beğendi·10/10
Stephen King sen nasıl bir kralsın. O'dan sonra okuduğum ikinci romanı. O'yu da hatta filmini izledikten sonra okumuştum. Okuduğum en uzun kitaptı. Bunu da oğluyla yazmış. Konusu çok güzel. Bir de çok heyecanlı. Her sayfa heyecan dolu.
"Gururu kırılan bir kadının, hasmının ağzına sıçmak için yapamayacağı bir şey yoktu."
Stephen King
Sayfa 223 - Altın Kitaplar
''O hiçbir zaman cevaplanamayan soru; kadın ruhunu otuz yıldan beri araştırmama rağmen benim de cevaplayamadığım o soru. Bir kadın ne ister?''
Stephen King
Sayfa 183 - Altın Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uyuyan Güzeller
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
752
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752124172
Orijinal adı:
Sleeping Beauties
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Uyuyan Güzeller
Sleeping Beauties
“Şimdi burada dünyanın kaderine karar verilecek.” Bir gün bütün kadınlar, uykuya daldığında vücutlarını saran bir tür kozanın içinde hapsolurlar ve bir daha uyanamazlar. Eğer uyandırılırlarsa veya bedenlerini saran o koza bir şekilde yırtılırsa diğerleri için ölümcül bir tehdit haline gelirler. Uyudukları sırada başka bir yere gider kadınlar; daha güvenli ve adil bir yerdir burası, erkek şiddeti ve nefret değil, uyum ve dayanışma vardır. Kendilerine yeni bir hayat kurmaya başlarlar. Yalnızca bir kadın bu uyku hastalığından etkilenmez. Her şeyin başlangıcı ve sonu olan gizemli bir kadın: Evie. O, incelenmesi gereken bir tıbbi anomali midir, yoksa öldürülmesi gereken bir iblis midir? Kadınların terk ettiği ve en ilkel dürtüleriyle baş başa kalan erkekler fikir ayrılığına düşerler. Eşlerinin ve kızlarının geri dönmesi için kimi Evie’yi öldürmek, kimi de onu kurtarmak ister. Gezegendeki bütün kadınların –ve erkeklerin– kaderi, bu birkaç gün içinde Dooling adlı küçük bir kasabada belli olacaktır. Baba-oğul King’lerin kaleminden Yunan tragedyalarını andıran epik bir destan, bir modern zaman masalı. “Eninde sonunda bütün kadınlar uyuyacak, bütün erkekler ölecek ve bu hırpalanmış dünya sonsuzluğa kadar sürecek bir rahatlamayla soluk alacak.”

Kitabı okuyanlar 107 okur

  • Pınar Ozansoy
  • elif
  • AyşeCan Akbas
  • sıla
  • Esenbike KIZILAY
  • Emin Polat
  • S.Ç.Y
  • Süheyla Kanyılmaz
  • İlker Kenar
  • Cemre

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (28)
9
%19.4 (14)
8
%25 (18)
7
%6.9 (5)
6
%2.8 (2)
5
%2.8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0