·
Okunma
·
Beğeni
·
935
Gösterim
Adı:
Uzak Bir Ülkede
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750170041
Çeviri:
Ayten Maden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zigana Yayıncılık
Baskılar:
Uzak Diyarlarda
Uzak Bir Ülkede
Jack London büyük bir serüvenci: hem yaşadıklarıyla hem yapıtlarıyla. Kendini edebiyata adadığı günden başlayarak sürekli okuduğu Karl Marx, Friedrich Nietzsche, Rudyard Kipling gibi düşünür ve yazarlar onu derinden etkiler. Her güçlüğün üstesinden gelme tutkusu, toplumsal bilinci ve ilgi alanı genellikle bu etkilerden ileri gelir. 

İnsandaki ilkel içgüdü, bir temel izlek olarak, yapıtlarında sık sık karşımıza çiler. İlkel şiddet eğiliminin, kaba gücün büyük bir gerçeklilikle yansıtıldığı olayları hayranlıkla izleriz. İşte Jack London'ın çok sevilen bir yazar olması bu ustalığa bağlıdır. Dünya edebiyatında bir benzeri yokgibidir bu yüzden.Yaşadığı yıllarda ve günümüzde dünyanın en tanınmış yazarlarından biri oldu. Yapıtları hemen hemen bütün dillere çevrildi. Bizde de 1950'lerden sonra çok sağlam bir yer edindi kendine, çok okunan bir yazar oldu. 

Uzak Bir Ülkede üç öyküden oluşuyor, üçü de birbirinden etkileyici. Jack London'a özgü bütün özelliklerin ustalıkla sergilendiği yapıtlar.
133 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sanırım Jack London'ın en az okunan kitabı bu ve hakkındaki ilk incelemeyi yapıyorum:) Kitap bir roman değil, altı tane öyküden oluşuyor ve bu altı öykünün ortak bir yanı var. Altısı da kuzey kutbunun soğuk atmosferinde geçiyor, Jack London bizi şaşırtmıyor anlayacağınız.

Kitap, adını ikinci öyküden alıyor ve benim de en sevdiğim öykü 'Uzak Diyarlarda' oldu. Hem öykü yazdığım için hem de pek bilinmeyen kitapları okumayı sevdiğim için okumaya başlamıştım aslında. Ama şunu söylemeliyim, öyküler kimine göre güzel olsa da Jack London'ın romanlarını okumayı tercih ederim. Çünkü onun anlatım tarzıyla bir öyküden diğerine sürüklenmek bana zor geldi.

Herkese iyi okumalar diliyorum...:)
133 syf.
·Beğendi·6/10
Jack london uzak diyarlarda kitabında gayet başarılı bir hikaye yazmış
bu hikayede kutuplarda geçiyor , Jack london öyle güzel anlatıyor ki hikayeyi, kutup taki soguk insanın kanına işliyor, iki insan tek bir kulübede günler gectikce kafayı yiyiyorlar, hiç konuşmadan birbirlerine o kadar çok düşman oluyorlarki, en sonunda...................... bence siz kitabı okuyun sonunu oradan ögrenin
133 syf.
Doğayı tanıyan, tanıtan, yaşatan adam Jack London Ateş Yakmak isimli kısa kitabına benzer hatta çok benzer bir konu işlemiş. Anlatım, kurgu her zaman ki gibi çok özenli...
"Akıl alacak şey değildi şu hayat yani. Uzun uzun düşündüm bu konuda ben. Ama bulamadım sırrını. Düşündükçe aydınlanacağına, daha içinden çıkamaz gibi oluyor.
"Ne var da bunca yaşamak istiyoruz sanki?
"Hayat herkesin ütüldüğü bir oyun bence. Yaşamak ne ki? Yaşlılık omuzlarımıza çökünceye, ellerimiz sönmüş ateşlerin külleri üstüne düşünceye kadar hep çile çekmek, hep yorulmak değil mi?
"Hayatta acıma insaf diye bir şey aramayın hiç. Çocuk, ciğerlerine ilk soluğu acıyla çeker. Yıllar sonra ölürken, son soluğunu acıyla verir. Hayatının her gününde, üzüntüden, sıkıntıdan, çileden başka ne görür ki?
"Ama o kendine kollarını açan ölüme doğru habire ilerler. Sendeleye sendeleye, düşe kalka, ölümü görmemek için kafasını geriye çevire çevire... Sonuna kadar da ölümün kucağına atılmamak için direnir.
"Ölüm güzel şeydir. Hayat habire vurur, yaralar, kanatır. Ama gel gör ki bayılırız yine de ona. Ölümdense nefret ederiz. Ne garip değil mi?"
Jack London
Sayfa 107 - Milliyet
Günlük hayatın o bayatlaşmış incelik kurallarını bırakıp; onların yerine hoşgörüyü, fedakarlığı, sabrı koymak gerekir. Böyle bir kişi teşekkürü-meşekkürü iplemeyecektir artık; bunu, ağzını açmadan yapacaktır. Yani söyleyeceği bir şeyi elle tutulur, gözle görülür biçimde söyleyecektir. O paha biçilmez hazineyi, gerçek dostluğu da böyle kazanacaktır işte.
"Hayat herkesin ütüldüğü bir oyun bence. Yaşamak ne ki? Yaşlılık omuzlarımıza çökünceye, ellerimiz sönmüş ateşlerin külleri üstüne düşünceye kadar hep çile çekmek, hep yorulmak değil mi?

"Hayatta acıma insaf diye bir şey aramayın hiç. Çocuk, ciğerlerine ilk soluğu acıyla çeker. Yıllar sonra ölürken, son soluğunu acıyla verir. Hayatının her gününde, üzüntüden, sıkıntıdan, çileden başka ne görür ki?

"Ama o kendine kollarını açan ölüme doğru habire ilerler. Sendeleye sendeleye, düşe kalka, ölümü görmemek için kafasını geriye çevire çevire... Sonuna kadar da ölümün kucağına atılmamak için direnir.

"Ölüm güzel şeydir. Hayat habire vurur, yaralar, kanatır. Ama gel gör ki bayılırız yine de ona. Ölümdense nefret ederiz. Ne garip değil mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzak Bir Ülkede
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750170041
Çeviri:
Ayten Maden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zigana Yayıncılık
Baskılar:
Uzak Diyarlarda
Uzak Bir Ülkede
Jack London büyük bir serüvenci: hem yaşadıklarıyla hem yapıtlarıyla. Kendini edebiyata adadığı günden başlayarak sürekli okuduğu Karl Marx, Friedrich Nietzsche, Rudyard Kipling gibi düşünür ve yazarlar onu derinden etkiler. Her güçlüğün üstesinden gelme tutkusu, toplumsal bilinci ve ilgi alanı genellikle bu etkilerden ileri gelir. 

İnsandaki ilkel içgüdü, bir temel izlek olarak, yapıtlarında sık sık karşımıza çiler. İlkel şiddet eğiliminin, kaba gücün büyük bir gerçeklilikle yansıtıldığı olayları hayranlıkla izleriz. İşte Jack London'ın çok sevilen bir yazar olması bu ustalığa bağlıdır. Dünya edebiyatında bir benzeri yokgibidir bu yüzden.Yaşadığı yıllarda ve günümüzde dünyanın en tanınmış yazarlarından biri oldu. Yapıtları hemen hemen bütün dillere çevrildi. Bizde de 1950'lerden sonra çok sağlam bir yer edindi kendine, çok okunan bir yazar oldu. 

Uzak Bir Ülkede üç öyküden oluşuyor, üçü de birbirinden etkileyici. Jack London'a özgü bütün özelliklerin ustalıkla sergilendiği yapıtlar.

Kitabı okuyanlar 58 okur

  • Samet Kaya
  • Burcu
  • Enes Layık
  • Berna Yılmaz
  • Kış Güneşi
  • Nergiz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%6.3 (1)
8
%0
7
%6.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0