Uzak Noktalara Doğru

·
Okunma
·
Beğeni
·
902
Gösterim
Adı:
Uzak Noktalara Doğru
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Edebiyat dünyasına son yıllarda katılan ve yazdığı öykülerle büyük ilgi toplayan "Cemil Kavukçu"yu, Can Yayınları'nda ilk kez "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu öykü kitabıyla tanıtmıştık. Daha sonra "Yalnız Uyuyanlar İçin" adlı ikinci öykü kitabını çıkardık. Cemil Kavukçu, değişik kurgulu, buruk bir tat bırakan öykülerinde, okuru, nasıl bir serüvene doğru sürükleneceğini bilemediği bir yolculuğa çıkarıyor. Öykünün, bittiği yerde başladığı izlenimini ediniyor okur ve yazarın bıraktığı yerden alıp sürdürmek istiyor öyküyü. Kesin bir sonuca bağlanamayan dertler, düşler, umutlar dile getiriliyor bu öykülerde. Ders vermeye kalkışmıyor yazar, yol göstermek istemiyor; anlatımı paylaşması, öyküyü sürdürmesi için kışkırtıyor sanki okuru. Kendilerine doğru yolculuklar tasarlayan insanların öyküsü anlatılıyor kitap boyunca; kimi öykülerde hiç başlamıyor bu yolculuk, kimileriyse yarı yolda yitip gidiyorlar. Yolculuğu sürdürenlerin varacakları nokta ise belli değil."1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü" sahibi bu genç usta, "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu kitabıyla "1996 Sait Faik Öykü Ödülü"nü de kazandı. Bol ödüllü Cemil Kavukçu'nun bu güzel kitabının yeni basımını kıvançla sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Ödüller: Sait Faik Öykü Ödülü, 1996
“Vitesten atacaksın.” diyor Cemil Kavukçu… Ben de öyle yaptım. Uzak noktaları gözüme kestirip vitesten attım. Bu biraz kontrolsüzlüğü de beraberinde getiren bir durum ama olsun,  insan hayatının en az bir döneminde vitesi boşa almalı…


Kendinizi her şeyden soyutlayıp kabuğunuza çekildiğinz bir dönemde, okunması en münasip kitap,  Uzak Noktalara Doğru olacaktır. Bunu nacizane test ettim ve onayladım. Kitap boyunca hem kendimleydim hem başkalarıyla… Hem oturduğum yerdeydim, hem bir ormanın derinliklerinde… Ormanda çiy damlalarıyla ıslanmış otlara basarken, rotasını oluşturmuş kargaların gözünden izledim sanki kendimi.  Yaşattığı his, gerçek ile soyutun muhteşem harmanlanması gibi bir şeydi sanırım.


Kitabı okurken bir çok insanla tanışıp merhabalaşacaksınız. Hepsinin ayrı bir hikayesi,  ayrı bir yalnızlığı var. Gitmek istedikleri, gitmeye çalıştıkları hatta gittikleri ama bir türlü varamadıkları Uzak noktaları var hepsinin. İstedikleri yere varamamalarının ince kederini sizlere nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama kitabı okursanız, Cemil Kavukçu'nun bu işi hakkıyla yerine getirdiğini göreceksiniz.


Sizler bir öykü kitabından neler beklersiniz bilmem ama yazar bu kitapla,  benim tüm beklentilerimi karşıladı. Gerek karakterleriyle, gerekse de anlatımıyla insanı sanat damarından yakalayan muhteşem detaylara sahip. Mesela defalarca mutfaktaki masanın başında oturup, bir şeylerle ilgilenmiş ya da  düşünmüşümdür. O ânı anlat deseler, milyon kez baktığım masaya anlamlar yüklemek aklımın ucundan bile geçmez. Ama Cemil Kavukçu ne güzel bir anlam yüklüyor, bakınız.


“ Mutfakta, üzeri damalı bir muşambayla kaplı, açılır kapanır masada, yaşamımın birçok dönemine tanıklık etmiş bu eski nesnede, çelik bir tastan çorba içiyorum. Masanın, ana katmanlarıyla yüklü ağırlaşmış yüzü, hafif dalgalı bir denizi andırıyor. Muşamba ise sayısız kesik ve çiziklerle zamana karşı direnmiş. Bu izlerin kaçını ben yapmış olabilirim, bilmiyorum. Kalın dilimlenmiş ekmekler arasında dolaşan karıncalar görüyorum. Amaçsız bir geziye çıkmış gibiler.”


Daha böyle nice alıntılar yazabilirim ama bunları burada okumak, kitabı okurken alınacak lezzetle bir olmayacaktır o yüzden kitabı okumanızı tavsiye ederim ama bu tavsiyemi herkes üzerine alınmasın lütfen,  tavsiyem öykü severleredir. Ekşın isteyen kitap severler okumasın, zira kitap adeta bir sanat filmi temasındadır. Sonra yok efendim bu nasıl kitap, olay nerede, her şey dümdüz deyip asabımı bozmasınlar.


Yazımı bitiriken bu kitabı mini bir etkinlik vesilesiyle okuduğumu söylemek isterim. Aylar önce başlamıştı etkinlik, bitme süresi sınırsız olduğu için kitaba başlamam uzun sürdü, öyle ki etkinlik iletisi bile kaldırılmış. Ama olsun ben  sözümü geç de olsa tutmuş olayım.

Daha önce katıldığım etkinliklerde, etkinliği düzenleyen kişilere formalite icabı teşekkür ettim hep ama bu defa böyle bir yazarla beni tanıştırdığı için  döşeğimde ölürken ‘e gerçekten çok teşekkür ederim. Sayesinde damıtılmış bir öykücü tanımış oldum.


Ve son olarak, Uzak Noktalardan dönmüş olmanın keyfiyle, sizlere de keyifli bir hayat ve keyifli okumalar diliyorum efendim.
Birbirine çok benzeyen hayatların öyküleri..Bolca yalnızlık, bolca hayal,bolca alkol,sigara...Tüm dikkati ve inceliğine rağmen çok sade kalabilmiş bir dil..Belki ikinci Sait Faik mi demeliyiz Cemil Kavukçu için?
Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama bir kitaba başlayınca yazarın diğer bütün kitaplarını da alıp okumak istiyorum, alamazsam bile içimde bir merak oluşuyor. Ben bu hislere Cemil Kavukçu ile başladım. Mükemmel bir kurgu, mükemmel bir yaşanmışlık. Olayın döngüsü, karakterlere işleyişi harika. Okuması kolay ve akıcı. Kitap iki bölümden oluşuyor içinde gitmek duygusu barındıran ama bir türlü gidemeyen, gitsede başladıkları yere dönem karakterin muhteşem bir çaba hikayesi. Okunmasında, kütüphanenize eklemenizde fayda var!
‪Kırışıklarla dolu yüzünde birkaç yaşamı birden yaşamışlığın ağırlığı var.
Cemil Kavukçu
Sayfa 98 - Can Yayınları
Yitiren insanların yüzlerinde yaşamın çözülememiş gizlerinden biri oluşuyor; çünkü hızla değişip prizmanın öbür yüzünü görüyorlar. Kişinin kendi olma sınavının en zor basamakları.
Cemil Kavukçu
Sayfa 123 - Can Yayınları
Ben yatay çizgilerin peşindeyim; kıpırtısız doğa görünümlerinin, boş sokakların, geçmiş yaşam izlerinin sindiği nesnelerin ve durağanlığın.
Yaşlı bir at görmüştüm yıllar önce, bir arabaya koşulmuştu. Öyle yorgundu ki, butlarında şaklayan kırbacın ince sızısını bile duymuyordu.
Cemil Kavukçu
Sayfa 58 - Can Yayınları
Odamdayım. Her şey birkaç saat önce bıraktığım gibi.Kaldığım yeri bulmam için sayfaların arasına kibrit çöpü şıkıştırdığım roman, boş şarap şişesi ve bardak masada öylece duruyor. Zaman zaman nesnelerin konumları bile nasıl hüzünlü olabiliyor. Pencerenin başına geçip dışarı bakıyorum. Yine yağmur, yine su birikintilerinde oynaşan damlacıklar,yine insansız bir sokak. Hiçbir şey değişmediği halde, her şey nasılda değişmiş görünüyor...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzak Noktalara Doğru
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Edebiyat dünyasına son yıllarda katılan ve yazdığı öykülerle büyük ilgi toplayan "Cemil Kavukçu"yu, Can Yayınları'nda ilk kez "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu öykü kitabıyla tanıtmıştık. Daha sonra "Yalnız Uyuyanlar İçin" adlı ikinci öykü kitabını çıkardık. Cemil Kavukçu, değişik kurgulu, buruk bir tat bırakan öykülerinde, okuru, nasıl bir serüvene doğru sürükleneceğini bilemediği bir yolculuğa çıkarıyor. Öykünün, bittiği yerde başladığı izlenimini ediniyor okur ve yazarın bıraktığı yerden alıp sürdürmek istiyor öyküyü. Kesin bir sonuca bağlanamayan dertler, düşler, umutlar dile getiriliyor bu öykülerde. Ders vermeye kalkışmıyor yazar, yol göstermek istemiyor; anlatımı paylaşması, öyküyü sürdürmesi için kışkırtıyor sanki okuru. Kendilerine doğru yolculuklar tasarlayan insanların öyküsü anlatılıyor kitap boyunca; kimi öykülerde hiç başlamıyor bu yolculuk, kimileriyse yarı yolda yitip gidiyorlar. Yolculuğu sürdürenlerin varacakları nokta ise belli değil."1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü" sahibi bu genç usta, "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu kitabıyla "1996 Sait Faik Öykü Ödülü"nü de kazandı. Bol ödüllü Cemil Kavukçu'nun bu güzel kitabının yeni basımını kıvançla sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Ödüller: Sait Faik Öykü Ödülü, 1996

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • HE
  • İklim
  • Arif kılınç
  • Rahime
  • Leylacb
  • Gizem Kartal
  • Mehmet Kurter Tokaç
  • A.Melike Cığır
  • Aziz Erdoğan
  • Bilgehan Soner

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%33.3 (2)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0