Uzak Noktalara Doğru

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.815
Gösterim
Adı:
Uzak Noktalara Doğru
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Edebiyat dünyasına son yıllarda katılan ve yazdığı öykülerle büyük ilgi toplayan "Cemil Kavukçu"yu, Can Yayınları'nda ilk kez "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu öykü kitabıyla tanıtmıştık. Daha sonra "Yalnız Uyuyanlar İçin" adlı ikinci öykü kitabını çıkardık. Cemil Kavukçu, değişik kurgulu, buruk bir tat bırakan öykülerinde, okuru, nasıl bir serüvene doğru sürükleneceğini bilemediği bir yolculuğa çıkarıyor. Öykünün, bittiği yerde başladığı izlenimini ediniyor okur ve yazarın bıraktığı yerden alıp sürdürmek istiyor öyküyü. Kesin bir sonuca bağlanamayan dertler, düşler, umutlar dile getiriliyor bu öykülerde. Ders vermeye kalkışmıyor yazar, yol göstermek istemiyor; anlatımı paylaşması, öyküyü sürdürmesi için kışkırtıyor sanki okuru. Kendilerine doğru yolculuklar tasarlayan insanların öyküsü anlatılıyor kitap boyunca; kimi öykülerde hiç başlamıyor bu yolculuk, kimileriyse yarı yolda yitip gidiyorlar. Yolculuğu sürdürenlerin varacakları nokta ise belli değil."1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü" sahibi bu genç usta, "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu kitabıyla "1996 Sait Faik Öykü Ödülü"nü de kazandı. Bol ödüllü Cemil Kavukçu'nun bu güzel kitabının yeni basımını kıvançla sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Ödüller: Sait Faik Öykü Ödülü, 1996
131 syf.
·63 günde·Beğendi·10/10 puan
“Vitesten atacaksın.” diyor Cemil Kavukçu… Ben de öyle yaptım. Uzak noktaları gözüme kestirip vitesten attım. Bu biraz kontrolsüzlüğü de beraberinde getiren bir durum ama olsun,  insan hayatının en az bir döneminde vitesi boşa almalı…


Kendinizi her şeyden soyutlayıp kabuğunuza çekildiğinz bir dönemde, okunması en münasip kitap,  Uzak Noktalara Doğru olacaktır. Bunu nacizane test ettim ve onayladım. Kitap boyunca hem kendimleydim hem başkalarıyla… Hem oturduğum yerdeydim, hem bir ormanın derinliklerinde… Ormanda çiy damlalarıyla ıslanmış otlara basarken, rotasını oluşturmuş kargaların gözünden izledim sanki kendimi.  Yaşattığı his, gerçek ile soyutun muhteşem harmanlanması gibi bir şeydi sanırım.


Kitabı okurken bir çok insanla tanışıp merhabalaşacaksınız. Hepsinin ayrı bir hikayesi,  ayrı bir yalnızlığı var. Gitmek istedikleri, gitmeye çalıştıkları hatta gittikleri ama bir türlü varamadıkları Uzak noktaları var hepsinin. İstedikleri yere varamamalarının ince kederini sizlere nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama kitabı okursanız, Cemil Kavukçu'nun bu işi hakkıyla yerine getirdiğini göreceksiniz.


Sizler bir öykü kitabından neler beklersiniz bilmem ama yazar bu kitapla,  benim tüm beklentilerimi karşıladı. Gerek karakterleriyle, gerekse de anlatımıyla insanı sanat damarından yakalayan muhteşem detaylara sahip. Mesela defalarca mutfaktaki masanın başında oturup, bir şeylerle ilgilenmiş ya da  düşünmüşümdür. O ânı anlat deseler, milyon kez baktığım masaya anlamlar yüklemek aklımın ucundan bile geçmez. Ama Cemil Kavukçu ne güzel bir anlam yüklüyor, bakınız.


“ Mutfakta, üzeri damalı bir muşambayla kaplı, açılır kapanır masada, yaşamımın birçok dönemine tanıklık etmiş bu eski nesnede, çelik bir tastan çorba içiyorum. Masanın, ana katmanlarıyla yüklü ağırlaşmış yüzü, hafif dalgalı bir denizi andırıyor. Muşamba ise sayısız kesik ve çiziklerle zamana karşı direnmiş. Bu izlerin kaçını ben yapmış olabilirim, bilmiyorum. Kalın dilimlenmiş ekmekler arasında dolaşan karıncalar görüyorum. Amaçsız bir geziye çıkmış gibiler.”


Daha böyle nice alıntılar yazabilirim ama bunları burada okumak, kitabı okurken alınacak lezzetle bir olmayacaktır o yüzden kitabı okumanızı tavsiye ederim ama bu tavsiyemi herkes üzerine alınmasın lütfen,  tavsiyem öykü severleredir. Ekşın isteyen kitap severler okumasın, zira kitap adeta bir sanat filmi temasındadır. Sonra yok efendim bu nasıl kitap, olay nerede, her şey dümdüz deyip asabımı bozmasınlar.


Yazımı bitiriken bu kitabı mini bir etkinlik vesilesiyle okuduğumu söylemek isterim. Aylar önce başlamıştı etkinlik, bitme süresi sınırsız olduğu için kitaba başlamam uzun sürdü, öyle ki etkinlik iletisi bile kaldırılmış. Ama olsun ben  sözümü geç de olsa tutmuş olayım.

Daha önce katıldığım etkinliklerde, etkinliği düzenleyen kişilere formalite icabı teşekkür ettim hep ama bu defa böyle bir yazarla beni tanıştırdığı için  https://1000kitap.com/_belirsizlik ‘e gerçekten çok teşekkür ederim. Sayesinde damıtılmış bir öykücü tanımış oldum.


Ve son olarak, Uzak Noktalardan dönmüş olmanın keyfiyle, sizlere de keyifli bir hayat ve keyifli okumalar diliyorum efendim.
126 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Tüm düş kırıklıklarına rağmen her şeyin değişip yozlaştığı bir dünyada "rağmen bir arayış". Insanın içine yerleşecek öyküler hepsi. Nereden baksan ustaca. Okumadan geçmeyin, özellikle öyküseverler.
131 syf.
·1 günde
Uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplardan birine uzanınca elim, sanki ertelenmiş dostluğa adım atıyor gibi hissettim. Ne kadar da haklı bir hismiş meğer.

Keşke geciktirmeseydim yahut da iyi ki geç okumuşum. Bu ikisi arasında bocaladığım bir kitap.

Sevdim mi? Evet, sevdim. Üstelik bir iki öyküsünde sıkılmama rağmen.

Cemil Kavukçu, insana dokunmayı, insan olmayı, insanın içindeki sızıları gözlemleyerek ince elemiş sık dokumuş. Bizlere öykünün sınırlarını zorlayarak insanı ve hayatı gösteriyor.

Sıcacık öyküler okudum. Bazen tasvip etmediğim küfürlere denk gelsem de gözardı edebilirim sanırım.

[Kaynak: https://www.instagram.com/...igshid=lstab2m0ntkz]
126 syf.
·1 günde·10/10 puan
Cemil Kavukçu'nun ödüllü kaleminden çıkan bu öyküler birbiri ile bağlantısız gibi görünse de bazı noktalarda birbirlerine dokunmaktan kendilerini alamıyorlar.

Basit bir anlatısı yok Kavukçu'nun. Olaylar taşra insanını anlatsa da diyaloglar ve içsel betimlemeler sizi şaşırtacak ve etkileyecek kadar güçlü.

İtiraf etmem gerekir ki yer yer Hasan Ali Toptaş'ı hissettim. Onun, gerçek olabilecek ancak bir o kadar da gerçeklikten uzak kalemi, Kavukçu'da da kendini gösteriyordu. Kısa bir araştırmanın ardından her ikisinin de aynı kuşaktan geldiklerini gördüm. Türk öykü anlatıcılığının yadsınamayacak kadar güçlü olması güzel hissettirmedi değil.

Can Yayınları'nın indiriminden aldım. Bitmeden siz de alın. Okumanızı tavsiye ediyorum.
131 syf.
·3 günde·8/10 puan
~Kitaplar nefesiniz olsun~

Odamdayım. Sıcak bir odada. Sesini iyice kıstığım radyoda "beraber ve solo şarkılar" ; ayaklarım da kalın yün çoraplar keyifliyim. Masanın başında oturuyorum; önümde, ilgi ile okuduğum polisiye roman ve yarılanmış bir şişe kırmızı şarap duruyor. Bardak boş, çünkü az önce - biraz da şarkının kışkırtmasıyla, ne de olsa artık var olmayan duyarlıklarıyla bir geçmişi anlatıyordu- diye yazmış
Cemil Kavukçu

Sayfa:107-108

Ne güzel de yazmış geçmişi; dostları, dostlukları, yerleri, mekanları, aşkları, hüzünleri, ölümleri, fazlalıkları, eşkiyaları, serserileri, korkuları, yalnızları, neşeleri, hüzünleri vb. Uzak noktalar da ki öyküleri.

Bütün kitaplar güzeldir. "Bu bir tık daha güzel" İyi okumalar.
131 syf.
·1 günde·8/10 puan
Birbirine çok benzeyen hayatların öyküleri..Bolca yalnızlık, bolca hayal,bolca alkol,sigara...Tüm dikkati ve inceliğine rağmen çok sade kalabilmiş bir dil..Belki ikinci Sait Faik mi demeliyiz Cemil Kavukçu için?
126 syf.
·5 günde·8/10 puan
1996 yılında Uzak Noktalara Doğru kitabıyla Cemil Kavukçu, Sait Faik Hikâye Armağanı’nı alır.
2 ana bölümden oluşan kitabımızın içinde toplam 10 öykü yer alıyor.
İlk bölüm olan Perişanız Gecenin Karanlığında birbirinin içinde yer alan öykü kahramanları var. Ercü, Raci, anlatıcı çoğu öyküde karşımıza çıkıyor.
İlk bölümde sürekli mutsuz olup ne istediği belli olmayan erkeklerin ana kahraman olduğu öykülerde hep hüzün, hep umutsuzluk ve hep hayal kırıklığı var.
2.bölüm olan Uzak Noktalar kısmında ise sayıca daha fazla öykü var. Bu kısım da ilk bölüm gibi ama burada arayışın yerini ölüm temi kaplıyor.

Öykülerde bolca araç ismi geçiyor. Volvo, Austin marka kamyonlar,kasalı motosiklet, bisiklet, tekne.. Bu araçlar da erkeklerin geçmişinde, arayışında, ölüme gidişinde önemli metaforlar olarak yer alıyor.
Kavukçu “Çok istediğim halde yeterince tanıyamadığım biri” diye tanımladığı babası ile kuramadığı iletişim yıllarından bahseder röportajlarında. Bu belki de sonra işleyeceği erkek dünyasının temelini oluşturuyor. Çıkış yolları kapanmış, mutsuz, kaybetmiş erkekler belki de hayatı boyunca tanıklık ettiği hayatların özetidir. Çok iyi bildiği için olsa gerek erkek dünyasını farklı imge ve kurgularla anlatırken kadınlar neredeyse hiç yer almamış bu kitabında.
131 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama bir kitaba başlayınca yazarın diğer bütün kitaplarını da alıp okumak istiyorum, alamazsam bile içimde bir merak oluşuyor. Ben bu hislere Cemil Kavukçu ile başladım. Mükemmel bir kurgu, mükemmel bir yaşanmışlık. Olayın döngüsü, karakterlere işleyişi harika. Okuması kolay ve akıcı. Kitap iki bölümden oluşuyor içinde gitmek duygusu barındıran ama bir türlü gidemeyen, gitsede başladıkları yere dönem karakterin muhteşem bir çaba hikayesi. Okunmasında, kütüphanenize eklemenizde fayda var!
126 syf.
·19 günde·Beğendi·Puan vermedi
Günümüz Türk oykuculugunun klasik örneklerinden birisi. Sade ve akıcı bir dil, farklı ve ilginç kelimelerin olmadığı, aşırı dramatik ya da ajite edici öğelerden kaçan öykülerden oluşuyor. Öyküleri okuduğunuzda herhangi bir kahramana üzülmek ya da bağlanmak gibi bir hissiyat içine girmiyor sanki biraz öteden onların başına gelenleri izleyip bir sonraki öykü için hareket edecek gibi davranıyorsunuz. Kitapta bol miktarda alkol, sarhoş olma hali, hayal ile gerçeğin birbirine karışması durumları verilmiş.Kargaların rotası en sevdiğim hikaye oldu. Sanırım içinde alkol geçmeyen tek hikaye olduğu için daha çok dikkatimi çekti.Okumazsaniz bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız beğeneceğiniz bir kitap olarak düşünüyorum.
131 syf.
·11 günde·Puan vermedi
En çok mahalle pikniği öyküsünü sevdim. Çocukluğumun koku, ses ve tatlarını hatırladım.
Bir pikabın arka kasasında seyahat etmek, piknik alanının gözlerinize doğaüstü gelmesi.

Tertemiz havayı, güneşin dokunuşunu, rüzgarın kokusunu, yeşil çimenleri, toprağın dokusunu duyumsamak.

Ağaç dallarına bağlanan iplerle yapılan salıncaklarda gözleriniz gökyüzü ve yeşil yapraklarda takılı uçmak, uçmak.

Babanızın arabasına büyülü bir saygıyla yaklaşmak. O arabayı kullandığınızı hayal etmek. Aldığımız çeşitli cezaların hala yanaklarımızı kızartan utancı.

Bazı betimlemeleri bana o kadar yakındı ki ! Sadece hatırlatıp, hissettirdikleri için kitap okunmaya değer. Teşekkürler.
126 syf.
·Puan vermedi
Çağdaş Türk Hikayesi dersinin başından beri duygusal belirsizliği en çok hissettiğim öykü kitabı oldu Uzak Noktalara Doğru. Kitap iki bölümden oluşuyor, ilk bölüm "Perişanız Gecenin Karanlığında" ve ikinci bölüm "Uzak Noktalar". Duygusal yoğunluğu daha çok hissettirdiği için ikinci bölümü daha derin bir dikkatle ve daha severek okudum. Tema, genellikle geçmişte yaşanan küçüğünden büyüğüne tün tecrübelerin bugünün insanına getirdikleri ve bunun yanında duyulan ufunetli yalnızlık hissi. Kitabın başlangıcından itibaren her öyküde,neredeyse her paragrafta farklı müelliflerin eserleriyle benzerlikler kurdum kafamda. İlk hikayede bu benzetmeleri pek yaptığımı söyleyemem. Kitabın ikinci öyküsü olan "Yosun Tuttu Gözlerim"le birlikte, Latife Tekin'in "Sevgili Arsız Ölüm"ünü anımsamaya başladım. "Cemse Ölüyor" öyküsüyle birlikte bu anıştırma zihnimde daha da güçlendi. "Ormanın İçlerine Doğru"öyküsünde ilerlerken aklıma gelen eser "Robinson Crusoe" oldu. Öyküler yazılırken bu anıştırmalar düşünüldü mü yazar tarafından bilmiyorum, ama bana hatırlattı. Kitabın ikinci bölümünü tamamen bir hayal dünyası ele geçirmiş gibi. Muhayyile tasavvuru olmasına rağmen hepsi hayatın gerçekleri. İkinci bölümün başlarında Tomris Uyar öykülerini bile anımsar gibi oldum. Kitabın son öyküsü "Ben ve Poyraz" ise bana Sabahattin Ali'nin "Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi" öyküsünü hatırlattı. Kitapta genel olarak pek bir olay olduğu söylenemez,oldukça ucu açık ve Çehov denecek öyküler. Duygusal monologlar okumayı sevenlerin daha çok keyif alacağı bir kitap olacaktır. Kitabın geneline de karamsar bir hava hakim. Sık öykü okumayanlar için güzel bir tecrübe ve mola olacaktır:) Uzak Noktalara Doğru
126 syf.
·4 günde·8/10 puan
Babaların oğullarıyla, kamyonet sahiplerinin kamyonetleriyle, motorcuların motosikletleriyle, bir başına insanın doğayla ilişkisine rastlamak mümkün kitapta. Kamyonetler, motosikletler hep önemli roller almış öykülerde.

İçindeki öykülerin birbirleriyle temasları, ilişkisi var hep. Öykü kitabı olmasına rağmen bir arada düşünüldüklerinde bir bütünlük oluşturuyorlar. Kitap bu yönüyle hoşuma gitti.

Kamyonet sahibi babanın komşuları toplayıp Acısu'ya pikniğe götürdüğü hikaye en beğendiğim oldu. Yaşananları oğlunun gözünden izlemek, oradaki atmosferi hissetmek güzeldi. Hazırlık, yolculuk. piknikte yaşananlar hepsi çok gerçekçi geldi bana.

Ben keyifle okudum. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı istiyorum.
Perihan’ı seviyordu.Perihan’ın ise Alibo’dan haberi bile yoktu.Perihan diyorum ya, Perihan Hanım demem daha doğru ; ne de olsa öğretmenimiz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzak Noktalara Doğru
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106618
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Uzak Noktalara Doğru
Edebiyat dünyasına son yıllarda katılan ve yazdığı öykülerle büyük ilgi toplayan "Cemil Kavukçu"yu, Can Yayınları'nda ilk kez "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu öykü kitabıyla tanıtmıştık. Daha sonra "Yalnız Uyuyanlar İçin" adlı ikinci öykü kitabını çıkardık. Cemil Kavukçu, değişik kurgulu, buruk bir tat bırakan öykülerinde, okuru, nasıl bir serüvene doğru sürükleneceğini bilemediği bir yolculuğa çıkarıyor. Öykünün, bittiği yerde başladığı izlenimini ediniyor okur ve yazarın bıraktığı yerden alıp sürdürmek istiyor öyküyü. Kesin bir sonuca bağlanamayan dertler, düşler, umutlar dile getiriliyor bu öykülerde. Ders vermeye kalkışmıyor yazar, yol göstermek istemiyor; anlatımı paylaşması, öyküyü sürdürmesi için kışkırtıyor sanki okuru. Kendilerine doğru yolculuklar tasarlayan insanların öyküsü anlatılıyor kitap boyunca; kimi öykülerde hiç başlamıyor bu yolculuk, kimileriyse yarı yolda yitip gidiyorlar. Yolculuğu sürdürenlerin varacakları nokta ise belli değil."1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü" sahibi bu genç usta, "Uzak Noktalara Doğru" adlı bu kitabıyla "1996 Sait Faik Öykü Ödülü"nü de kazandı. Bol ödüllü Cemil Kavukçu'nun bu güzel kitabının yeni basımını kıvançla sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Ödüller: Sait Faik Öykü Ödülü, 1996

Kitabı okuyanlar 176 okur

  • Gani Eser
  • arzu
  • Onur
  • Jalee
  • Sadettin Şanlı
  • sbldyl
  • Yunus ÇİNÇİN
  • Selin Erendiz
  • MURAT KAYA
  • Nagihan Yanık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.9 (4)
9
%6.9 (4)
8
%8.6 (5)
7
%17.2 (10)
6
%3.4 (2)
5
%0
4
%1.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0