Vadinin Perileri

8,6/10  (17 Oy) · 
54 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.039 gösterim
Martha 16 yaşına basmıştı. Ruhu, doğanın tüm sevimliliğini yansıtan, cilalanmış bir aynaydı ve kalbi, seslerin aksettiği geniş vadiler gibiydi.

Doğanın üzüntülerle doluymuş izlenimi verdiği bir sonbahar günü, dünyevilik hapishanesinden sanki düşüncelerin bir ozanın düşleminden kurtuluvermesi gibi sıyrılarak oturduğu pınarın başında, ağaçlardan düşen sararmış yaprakların savruluşunu seyrediyordu.

Rüzgârın yapraklarla, insan ruhlarıyla oynaşan ölüm gibi oynaşmasını izlemekteydi.

Gözleri çiçeklere odaklandı ve onların solduklarını, gözelerinin kuruyup küçük parçalara bölündüğünü gördü. Savaş ve kargaşa dönemlerinde süs eşyalarını, mücevherlerini saklayan kadınlar gibi, tohumlarını saklamaktaydılar. Öylece oturup çiçeklere ve ağaçlara bakarken ve geçmekte olan yazın acısını onlarla paylaşırken, vadinin ufalanmış taşlarında bir atlının kendisine doğru yavaş yavaş gelmekte olduğunu gördü. Adamın, zenginliğini gösteren giysileri ve huzur uyandıran bir yapısı vardı. Adam atından indi ve genç kızı nazikçe, daha önce onu kimsenin selamlamadığı bir biçimde selamladı.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789944979948
  • Çeviri:
    A. Erkin Köylügil
  • Yayınevi:
    Avrupa Yakası Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
17 May 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Halil Cibran bu eserin de üç kısa öyküye yer vermiş. Eserinin ana teması inançlar. Zor da kalan insanların maneviyata yönelişi bilgelikle, eleştirilmeden kaleme alınmış...

Martha adlı ilk eser de bir kadının yanlış yola girmesi ve son anında yaptığı konuşma ile onun Tanrı'ya değil insanların ön yargısına olan isyanını betimlemiş...

İkinci öykü de ise iki sevgiliden birinin ölüm anında yaşamak için dualarının kabul olmayışı ve yeniden dünyaya gelip, yarım kalan aşklarının onları birleştireceğine olan inançları konu edilmiş...

Son öykü de ise Yuhanna'nın kiliseye olan isyanı kaleme alınmış. Yuhanna, kilisenin fakirlere değilde kendi rahiplerine olan tutumunu, onların ihtişam içinde yaşayışlarına karşı doğruları haykırışını anlatırken, okuduğu İncil ayetleri sebebi ile adının delilikle anılmasına yer verilmiş...

Kitabın Mavi Çatı Yayınları'ndan çıkan baskısını okudum. Eserin ilk 52 sayfası Halil Cibran'ın hayatına ve eserlerine ayrılmış. Onun hayatına açılan bu pencereden hayatına tekrar misafir olup bilgilerimi tazeledim. Çevride ufak tefek kelime hatalar olsa da genel olarak öykülerin ilerleyişinde çokta etken değil...

Halil Cibran'ın bilgelik dolu öyküleri ile tanışmadıysanız, Ermiş ile başlayıp bu eser ile devam edebilirsiniz...