·
Okunma
·
Beğeni
·
2660
Gösterim
Adı:
Vadinin Perileri
Baskı tarihi:
Ağustos 2013
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944979948
Kitabın türü:
Çeviri:
A. Erkin Köylügil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Yakası Yayınları
Martha 16 yaşına basmıştı. Ruhu, doğanın tüm sevimliliğini yansıtan, cilalanmış bir aynaydı ve kalbi, seslerin aksettiği geniş vadiler gibiydi.

Doğanın üzüntülerle doluymuş izlenimi verdiği bir sonbahar günü, dünyevilik hapishanesinden sanki düşüncelerin bir ozanın düşleminden kurtuluvermesi gibi sıyrılarak oturduğu pınarın başında, ağaçlardan düşen sararmış yaprakların savruluşunu seyrediyordu.

Rüzgârın yapraklarla, insan ruhlarıyla oynaşan ölüm gibi oynaşmasını izlemekteydi.

Gözleri çiçeklere odaklandı ve onların solduklarını, gözelerinin kuruyup küçük parçalara bölündüğünü gördü. Savaş ve kargaşa dönemlerinde süs eşyalarını, mücevherlerini saklayan kadınlar gibi, tohumlarını saklamaktaydılar. Öylece oturup çiçeklere ve ağaçlara bakarken ve geçmekte olan yazın acısını onlarla paylaşırken, vadinin ufalanmış taşlarında bir atlının kendisine doğru yavaş yavaş gelmekte olduğunu gördü. Adamın, zenginliğini gösteren giysileri ve huzur uyandıran bir yapısı vardı. Adam atından indi ve genç kızı nazikçe, daha önce onu kimsenin selamlamadığı bir biçimde selamladı.
112 syf.
·2 günde·10/10
Halil Cibran bu eserin de üç kısa öyküye yer vermiş. Eserinin ana teması inançlar. Zor da kalan insanların maneviyata yönelişi bilgelikle, eleştirilmeden kaleme alınmış...

Martha adlı ilk eser de bir kadının yanlış yola girmesi ve son anında yaptığı konuşma ile onun Tanrı'ya değil insanların ön yargısına olan isyanını betimlemiş...

İkinci öykü de ise iki sevgiliden birinin ölüm anında yaşamak için dualarının kabul olmayışı ve yeniden dünyaya gelip, yarım kalan aşklarının onları birleştireceğine olan inançları konu edilmiş...

Son öykü de ise Yuhanna'nın kiliseye olan isyanı kaleme alınmış. Yuhanna, kilisenin fakirlere değilde kendi rahiplerine olan tutumunu, onların ihtişam içinde yaşayışlarına karşı doğruları haykırışını anlatırken, okuduğu İncil ayetleri sebebi ile adının delilikle anılmasına yer verilmiş...

Kitabın Mavi Çatı Yayınları'ndan çıkan baskısını okudum. Eserin ilk 52 sayfası Halil Cibran'ın hayatına ve eserlerine ayrılmış. Onun hayatına açılan bu pencereden hayatına tekrar misafir olup bilgilerimi tazeledim. Çevride ufak tefek kelime hatalar olsa da genel olarak öykülerin ilerleyişinde çokta etken değil...

Halil Cibran'ın bilgelik dolu öyküleri ile tanışmadıysanız, Ermiş ile başlayıp bu eser ile devam edebilirsiniz...
68 syf.
Okuyucusuna ne kadarda basit gibi gelen konuları ele alarak kalemin gücünü duygulara yansıtan içsel yolculuğa çıkaran ender yazarlardan biridir Halil Cibran. Okurken insanı etkisi altına alan uçsuz bucaksız düşünceler vede farklı bakış acılarına yöneltebiliyor. Bu eserinde 3 kısa hikâye mevcut içerik olarak toplumun kendisi ile yönetenlerini özellikle inancını yöneten dönemin kilisesini eleştirmektedir.
64 syf.
·2 günde·Beğendi
Konu Halil Cibran olunca defalarca, tekrar tekrar okumaktan bıkmam ama aynı yayınevinden çıkan iki farklı kitapta, aynı hikayenin bulunması bence çok hoş olmadı.
İşte o kitaplar Vadinin Perileri ve Gönlün Sırları
Bu kitapta en sonda yer alan hikaye hem çok derin hem de çok doğru. Dediğim gibi tekrar tekrar okumalık. Ama burada yayınevine kızıyorum. Acaba iki farklı kitabın baskılarında aynı hikaye olduğunu bilmediler mi? Ki bu da büyük hata! Ya da bir kitap daha çıkmış olsun, sayfa dolsun diye yaptılar. Sebep her ne ise can sıkıcı bir olay...
Benim bu olumsuz yorumum tamamiyle yayınevi için geçerli. Halil Cibran kalemi, derinliği ve büyüsü takdiri sonuna kadar hak ediyor. Halil Cibran okuyunuz efendim.
112 syf.
·Beğendi·9/10
Halil Cibran'dan bu kadar etkilenip seviceğimi tahmin etmemiştim. Hatta müslüman olduğunu sanıyordum. Çok bilinçli bir Hristiyan olduğuna kanaat getirebilirim.

Benim okuduğum kitapta mı öyle diğer yayınlarda da var mı bilemedim ilk 50 sayfasında Cibran'ın hayatı ve eserleri anlatılıyor. Aslında bir ressam olan Cibran kendini daha fazla ne kadar geliştirebilirdi diye düşünüyorum.
Her zaman yanınıza alıp okuyabileceğiniz hikayeler yazmakta karar kılması da önemli çoğu insan uzun romanlar yazıp ne kadar saçmalayabilirsem o kadar akıllı görünürüm hesabında özellikle şu çağa bakarsak hikayeleri tercih ederim.

3 hikayesi var kitapta özellikle İsa'nın gerçekleri ve kiliselerin insanları nasıl sömürdüğünü anlatan hikayesi çok iyiydi. Çok romantik bir yazar betimlemeleri oldukça fazla. Insanlığa bişeyler öğretmenin ve göstermenin çabasında olduğu açıkça anlaşılıyor.
112 syf.
·1 günde·3/10
Kısa kısa hikayelerden oluşan, genellike aşkı konu alan bir kitap. Diğer herkesin aksine beni çok etkilemedi, sanırım Hlil Cibran'ı sevemedim, bundan kaynaklanıyor.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap üç kısa öyküden oluşuyor. Martha, Çağların Tozu ve Ebedi Ateş, Yuhanna ve Kaçık. Bu öyküler aşktan, sevgiden, hayal kırıklığından, ihanetten, sömüren din adamlarından ve sömürülen emekçi halktan bahseden hayata dair öyküler. Konular, anlatılanlar bilindik ama bunları okur tarafından hissedilebilir dereceye çıkaran Halil Cibran'ın sanatçılığını konuşturması, anlatım şekli ve herşeyin dışında bu duygularından hepsini derinden yaşaması. Üç öykünün üçüde etkileyiciydi fakat beni en fazla etkileyen Yuhanna ve Kaçık öyküsü şiddetle tavsiye edilir. Halil Cibran ile hala tanışmamış iseniz Vadinin Perileri'nin peşine takılıp şahane bir başlangıç yapabilirsiniz.
Not: Halil Cibran yeterince yetkin bir sanatçı ama Cahit Koytak da o derece iyi bir çevirmen. Bu nedenle Kapı Yayınları ve Cahit Koytak çevirisi naçizane tavsiye edilir.
106 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap 3 bölümden oluşuyor martha, çağların tozu ve sonsuz ateş, deli yuhanna
1 bölümde evlatlık olarak verilen marthanın bir gün vadide hayvanları otlatırken atıyla yanına gelen biriyle gider bu kişi marthayla nazikçe konusur güzel oldugunu ve onu sevdiğini soyler martha kimsesiz ve yetim olduğu için sevgiye muttaçtır ve o kişiyle gider sonra da o kişi onu çocuguyla bırakıp gider martha yanlış yapmıştır ve sefil bir hayat sürmüştür ölüm anında yaptığı konuşma ile tanrıya değilde insanların ön yargılarına olan isyanını dıle getırır
2. Bölüm de iki sevgiliden birinin ölmesi ve yeniden dünyaya gelip aşklarının onları birleştırecegine inanılması
3. Bölüm kiliseye olan isyan ele alınmış kilisenin fakir insanları sömürmesi ve kendi rahiplerının ihtişam içinde yasayışları anlatılmaktadır.
Maviçatı yayıncılıktan okudum kitabın ilk 52 sayfası yazarın hayatını anlatıyor.
250 syf.
·Beğendi·8/10
Evet bu kitapla Cibran okuma etkinliğimin sonuna gelmiş bulunmaktayım Halil Cibran okumak gerçekten müthişti. Çoğu bir harikaydı. İnsanın vicdanına ve ruhuna seslenen bize bir kalbimiz ve ruhumuz olduğunu tüm duygusallığıyla ve tüm güzelliğiyle bambaşka bir dille bamtelimize dokunarak söylüyor yazar. Hepsini olmasa da eserlerinden okuyabildiği zaman kadarını okumaya çalışın. Mutlaka tanışın bu söz ve kalp üstadıyla. İyi okumalar. Var olun.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dini, yargılamadan eleştiren ve bunu hikaye yoluyla okuyucuya sunan Cibran, aslında bize vermek istediği yararlı ve gizli bilgileri damıtarak veriyor. İlgimi çekti. Tavsiye ederim kesinlikle. Paralel okuma için güzel bir eser. İyi okumalar :)
112 syf.
·8/10
İçeriği birkaç hikayeden ulaşan müthiş bir kitap. Halil Cibran filozof diye anılıyor ve bu nitelemeninde hakkını sonuna kadar vermiş. Betimlemeleri ve cümleleri çok ustaca kaleme dökmüş. Kitabın bazı yerlerinde bazı karakterlerce Tanrı’ya, insanlığa... seslenişler var. Bu seslenişler insanı çok etkiliyor. Kesinlikle okunmalı.
112 syf.
Halil Cibran... Doğaya saygısına ve de muhabbetine hayran olunası. Nasıl da güzel anlatmış o dağları, vadileri, yeşilleri, mavileri... Bu okuduğum üç kitabında da öyle güzel öyle açık.
Kitap ince, yazılanlar kısa, anlatılanlar az fakat anlatılmak istenen öyle çok öyle dolu dolu, öyle kocaman... (Lübnan vadileri kadar kocaman :) )
Yapılan essiz benzetmelerle, anlatılmak istenen daha da güzelleşmiş. Tabii anlatılmak istenenler başlıbaşına güzel. Anlattıkları ne kadar da doğru ve biz insanlar bildiğimiz halde ne kadar da yanlış yapıyoruz.
112 syf.
·Puan vermedi
Modern medeniyetlere kapılarak sürüklenir dururuz kentlerde. Sağlığı ve ruhsal temizliği, sade ve mutlu yaşayabilme düşüncesini unutmuşuzdur ya da hep böyle söyleriz kendi kendimize. Başımızı kaldırıp bakıversek, Doğa Ana'nın tüm maneviyatını hissediyormuşuz gibi, hayatı da ilkbaharda tebessüm ederken, yaz güneşiyle uyuklayıp sonbaharda ekin biçerken ve kışın dinlenirken gözlemleyebiliriz oysa. Maddi refahlık açısından o köylülere göre daha zenginiz, ancak onlar bizden daha asil ruhlara sahipler. Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir. Ama onlar ne ekerlerse onu biçerler. Bizler nefislerimizin köleleriyiz, onlar kanaatkarlıklarının çocukları. Bizim içtiğimiz su bile acıyla, umutsuzlukla, korkuyla ve yıpranmışlıkla bulanıklaşmıştır. Onların içtiği yaşam saftır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vadinin Perileri
Baskı tarihi:
Ağustos 2013
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944979948
Kitabın türü:
Çeviri:
A. Erkin Köylügil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Yakası Yayınları
Martha 16 yaşına basmıştı. Ruhu, doğanın tüm sevimliliğini yansıtan, cilalanmış bir aynaydı ve kalbi, seslerin aksettiği geniş vadiler gibiydi.

Doğanın üzüntülerle doluymuş izlenimi verdiği bir sonbahar günü, dünyevilik hapishanesinden sanki düşüncelerin bir ozanın düşleminden kurtuluvermesi gibi sıyrılarak oturduğu pınarın başında, ağaçlardan düşen sararmış yaprakların savruluşunu seyrediyordu.

Rüzgârın yapraklarla, insan ruhlarıyla oynaşan ölüm gibi oynaşmasını izlemekteydi.

Gözleri çiçeklere odaklandı ve onların solduklarını, gözelerinin kuruyup küçük parçalara bölündüğünü gördü. Savaş ve kargaşa dönemlerinde süs eşyalarını, mücevherlerini saklayan kadınlar gibi, tohumlarını saklamaktaydılar. Öylece oturup çiçeklere ve ağaçlara bakarken ve geçmekte olan yazın acısını onlarla paylaşırken, vadinin ufalanmış taşlarında bir atlının kendisine doğru yavaş yavaş gelmekte olduğunu gördü. Adamın, zenginliğini gösteren giysileri ve huzur uyandıran bir yapısı vardı. Adam atından indi ve genç kızı nazikçe, daha önce onu kimsenin selamlamadığı bir biçimde selamladı.

Kitabı okuyanlar 285 okur

  • Orhan
  • Elif pekince
  • Ayşe Hümeyra Evliyaoğlu ☭
  • tansu
  • Hakan Korkmaz
  • Teori Okuma
  • 1brahim9
  • Topravit
  • Ali AKTAŞ
  • Tuğba

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%16.2
25-34 Yaş
%51.4
35-44 Yaş
%21.6
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.7
Erkek
%41.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.2 (10)
9
%11.8 (9)
8
%11.8 (9)
7
%9.2 (7)
6
%3.9 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0