·
Okunma
·
Beğeni
·
3.192
Gösterim
Adı:
Vadinin Perileri
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257961547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, 'haydi denize girelim.' Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinleri.
112 syf.
·2 günde·10/10 puan
Halil Cibran bu eserin de üç kısa öyküye yer vermiş. Eserinin ana teması inançlar. Zor da kalan insanların maneviyata yönelişi bilgelikle, eleştirilmeden kaleme alınmış...

Martha adlı ilk eser de bir kadının yanlış yola girmesi ve son anında yaptığı konuşma ile onun Tanrı'ya değil insanların ön yargısına olan isyanını betimlemiş...

İkinci öykü de ise iki sevgiliden birinin ölüm anında yaşamak için dualarının kabul olmayışı ve yeniden dünyaya gelip, yarım kalan aşklarının onları birleştireceğine olan inançları konu edilmiş...

Son öykü de ise Yuhanna'nın kiliseye olan isyanı kaleme alınmış. Yuhanna, kilisenin fakirlere değilde kendi rahiplerine olan tutumunu, onların ihtişam içinde yaşayışlarına karşı doğruları haykırışını anlatırken, okuduğu İncil ayetleri sebebi ile adının delilikle anılmasına yer verilmiş...

Kitabın Mavi Çatı Yayınları'ndan çıkan baskısını okudum. Eserin ilk 52 sayfası Halil Cibran'ın hayatına ve eserlerine ayrılmış. Onun hayatına açılan bu pencereden hayatına tekrar misafir olup bilgilerimi tazeledim. Çevride ufak tefek kelime hatalar olsa da genel olarak öykülerin ilerleyişinde çokta etken değil...

Halil Cibran'ın bilgelik dolu öyküleri ile tanışmadıysanız, Ermiş ile başlayıp bu eser ile devam edebilirsiniz...
98 syf.
·Beğendi·9/10 puan
İlk Cibran okuyuşum kitap 3 hikâyeden oluşuyor hepsi de ayrı ayrı güzel ve insanın duygularına ışık tutuyor özellikle yuhanna ve kaçık hikayesini çok beğendim. Hikayelerde ki karakterlerin konuşmaları çok içten di güzel bir pencere güzel benzetmelerle, betimlemelerle dolu bir kitap..
68 syf.
·3 günde
Okuyucusuna ne kadarda basit gibi gelen konuları ele alarak kalemin gücünü duygulara yansıtan içsel yolculuğa çıkaran ender yazarlardan biridir Halil Cibran. Okurken insanı etkisi altına alan uçsuz bucaksız düşünceler vede farklı bakış acılarına yöneltebiliyor. Bu eserinde 3 kısa hikâye mevcut içerik olarak toplumun kendisi ile yönetenlerini özellikle inancını yöneten dönemin kilisesini eleştirmektedir.
64 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Konu Halil Cibran olunca defalarca, tekrar tekrar okumaktan bıkmam ama aynı yayınevinden çıkan iki farklı kitapta, aynı hikayenin bulunması bence çok hoş olmadı.
İşte o kitaplar Vadinin Perileri ve Gönlün Sırları
Bu kitapta en sonda yer alan hikaye hem çok derin hem de çok doğru. Dediğim gibi tekrar tekrar okumalık. Ama burada yayınevine kızıyorum. Acaba iki farklı kitabın baskılarında aynı hikaye olduğunu bilmediler mi? Ki bu da büyük hata! Ya da bir kitap daha çıkmış olsun, sayfa dolsun diye yaptılar. Sebep her ne ise can sıkıcı bir olay...
Benim bu olumsuz yorumum tamamiyle yayınevi için geçerli. Halil Cibran kalemi, derinliği ve büyüsü takdiri sonuna kadar hak ediyor. Halil Cibran okuyunuz efendim.
112 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Halil Cibran'dan bu kadar etkilenip seviceğimi tahmin etmemiştim. Hatta müslüman olduğunu sanıyordum. Çok bilinçli bir Hristiyan olduğuna kanaat getirebilirim.

Benim okuduğum kitapta mı öyle diğer yayınlarda da var mı bilemedim ilk 50 sayfasında Cibran'ın hayatı ve eserleri anlatılıyor. Aslında bir ressam olan Cibran kendini daha fazla ne kadar geliştirebilirdi diye düşünüyorum.
Her zaman yanınıza alıp okuyabileceğiniz hikayeler yazmakta karar kılması da önemli çoğu insan uzun romanlar yazıp ne kadar saçmalayabilirsem o kadar akıllı görünürüm hesabında özellikle şu çağa bakarsak hikayeleri tercih ederim.

3 hikayesi var kitapta özellikle İsa'nın gerçekleri ve kiliselerin insanları nasıl sömürdüğünü anlatan hikayesi çok iyiydi. Çok romantik bir yazar betimlemeleri oldukça fazla. Insanlığa bişeyler öğretmenin ve göstermenin çabasında olduğu açıkça anlaşılıyor.
112 syf.
·1 günde·3/10 puan
Kısa kısa hikayelerden oluşan, genellike aşkı konu alan bir kitap. Diğer herkesin aksine beni çok etkilemedi, sanırım Hlil Cibran'ı sevemedim, bundan kaynaklanıyor.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap üç kısa öyküden oluşuyor. Martha, Çağların Tozu ve Ebedi Ateş, Yuhanna ve Kaçık. Bu öyküler aşktan, sevgiden, hayal kırıklığından, ihanetten, sömüren din adamlarından ve sömürülen emekçi halktan bahseden hayata dair öyküler. Konular, anlatılanlar bilindik ama bunları okur tarafından hissedilebilir dereceye çıkaran Halil Cibran'ın sanatçılığını konuşturması, anlatım şekli ve herşeyin dışında bu duygularından hepsini derinden yaşaması. Üç öykünün üçüde etkileyiciydi fakat beni en fazla etkileyen Yuhanna ve Kaçık öyküsü şiddetle tavsiye edilir. Halil Cibran ile hala tanışmamış iseniz Vadinin Perileri'nin peşine takılıp şahane bir başlangıç yapabilirsiniz.
Not: Halil Cibran yeterince yetkin bir sanatçı ama Cahit Koytak da o derece iyi bir çevirmen. Bu nedenle Kapı Yayınları ve Cahit Koytak çevirisi naçizane tavsiye edilir.
106 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap 3 bölümden oluşuyor martha, çağların tozu ve sonsuz ateş, deli yuhanna
1 bölümde evlatlık olarak verilen marthanın bir gün vadide hayvanları otlatırken atıyla yanına gelen biriyle gider bu kişi marthayla nazikçe konusur güzel oldugunu ve onu sevdiğini soyler martha kimsesiz ve yetim olduğu için sevgiye muttaçtır ve o kişiyle gider sonra da o kişi onu çocuguyla bırakıp gider martha yanlış yapmıştır ve sefil bir hayat sürmüştür ölüm anında yaptığı konuşma ile tanrıya değilde insanların ön yargılarına olan isyanını dıle getırır
2. Bölüm de iki sevgiliden birinin ölmesi ve yeniden dünyaya gelip aşklarının onları birleştırecegine inanılması
3. Bölüm kiliseye olan isyan ele alınmış kilisenin fakir insanları sömürmesi ve kendi rahiplerının ihtişam içinde yasayışları anlatılmaktadır.
Maviçatı yayıncılıktan okudum kitabın ilk 52 sayfası yazarın hayatını anlatıyor.
97 syf.
·6 günde·10/10 puan
Ne zaman Halil Cibran okusam, unutulmaya yüz tutmuş duygularımla yeniden doğarım varlığıma. Her şeyi affederim ve her şeyden bağışlanma dilerim. Barışı galip ederim muhabbetime. Adeta, Halil Cibran’ı yazmaya iten o ruh beni de okumaya iter ve her ikimizin gönlüne de dokunarak muhabbetime sahip olur. Sonrası tamamıyla ona aittir. Benlik biter, benler biter ve yalnızca onun mevcudiyeti bakiliğini ortaya çıkartır.

Ermiş, Ermişin Bahçesi ve Vadinin Perileri... İşte Halil Cibran’ın özünden çıkan, lafzen ve manen halik olan, mahlukat kelamıyla vücut bulan deryalar. Ve içine tini saklanmış hakikat. Muazzam, fevkalade, müthiş, mükemmel ya da sizde eşsiz olanı çağrıştıran hangi kelimeyse o...

Muhakkak bu deryada yüzün. Yetmez boğulun. Böylece deryadan özünüzü alıp, özünüz ile bir olun...
...
Eserin zahiri değerlendirmesine geçmeden önce belirtmeliyim ki; neredeyse tüm eserlerine 10 puan vermiş bir Cibran okuyucusu olarak bu değerlendirmeyi de aynı güdü ve gaye ile yapıyorum. Haddimi aştığımında farkındayım lakin böylesi bir eseri övgüye mahzar etmeden de rafa kaldıramam.
...
Cibran, Hristiyan bir teolog yahut filozoftur. Lakin modern bir filozofun kitaplarını yansıtmaz eserleri. Daha çok antik çağın filozoflarının alegorik kurgularını bulursunuz eserlerinde. Dili rumuzludur, anlatımı dolambaçlıdır, temsilleri ise hristiyan teolojisini islam kültürü ile yoğurarak oluşmuştur lakin duygusal zekanın evrensel birikimini taşır her biri.

Dolayısıyla eserleri için tam olarak diyebilirsiniz ki; platoncu felsefenin hristiyan teolojisiyle yoğrulup islam mistisizminde vücut bulmuşlardır. Merkezine adalet ve sevgiyi alarak evrensel mahiyette tezahür etmişlerdir.
Tabi bunlarla beraber, anadolu irfanının klasik masalsı anlatını dahi haksızlık karşısında Ali’nin cesaretini ve Hüseyin’in azmini taşıyan Alevi-bektaşi anlayışıda temaşa edebilirsiniz. Yani; eserdeki o hakikatli dil, sevgiyi eleştiri nazmında sunmuştur dimağlara.

Değerlendirmesini yaptığımız esere özel bir bölüm açmadım çünkü Halil Cibran’ın tüm eserleri aynı mahiyeti taşır ve bir bütündür. Lakin şu eserde özellikle bir bölüm vardır ki değinmesem değerlendime tamamıyla eksik kalır.

Bölümün ismi ‘Çağların Tozu ve Ebedi Ateş’. Öyle ki; muazzam bir alegorik şölen sunmasının yanında hristiyan bir filozoftan beklenmeyecek bir objektiflikle enteresanlıkta sunar okuyucuya. Baş karakter Ali el-Hüseyin’dir ve bu ismin bünyesinde, Hz Hüseyin’in Kerbela’daki kurumsal dine ve otoriteye karşı mücadelesi öylesine muazzam işler. Ki bölümü okurken ‘böylesine hakikatli bir gözlemde ancak dışarıdan bakılarak, içeriden hissedilerek yapılabilirdi’ demeden edemezsiniz kendinizi.

Hoş bir sonraki bölüm olan ‘Yuhanna ve Kaçık’ bölümünü okuduğunuzda, bu ruhun Hz Hüseyin’den öncesine taşınarak Yuhanna’da diriltildiğini ve Cibran’da varlık bulduğunu gördüğünüzde çokta garipsemeyeceksinizdir durumu.

Böylece bir kez daha öylesine yalın anladık ki ‘hakiki olan ruh tek idi, mücadele tek idi, onu çoğaltan ve farklı sıfatlarla isimlendirerek kavga eden cahilin sesiydi...’


Şu eserleri:
‘ Simyacı, Martı Janathan Lıvıngston, Küçük Prens, Bilinmeyen Adanın Öyküsü, Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, Işık Bahçesi, Ermiş ve Ermişin Bahçesi ’
okuyup, idrak edip, tadını yüreğinde taşıyanlara muhakkak Halil Cibranı’nın tüm eserlerini muhakkak öneriyorum.
Muhabbetle.
106 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Hem gitmek istemiyordu, hem de anlamlandıramadığı duygulardan dolayı konuşabilecek gücü bulamıyordu kendinde.”

Merhabalar!
Martha ile başlayan ve devamında iki kısa öykü olmak üzere 3 bölümden oluşan bu hüzün bırakan eserde, Halil Cibran'ın kendine has üslubu derin yankılar ve izler bırakacak şekilde yazılmış. Özellikle ilk öykü, genç kız Martha'nın o alçakgönüllü tavrı hoşuma giderken, ürkekliği dikkatiminden kaçmadı. Kitap 106 sayfa, ilk 52 sayfası yazar hakkında bilgiler içeriyor. Açıkcası, yazar hakkında bu kadar fazla ayrıntıya girmesini gereksiz olarak gördüm. Geriye kalan sayfalarda yazılan öykülerin temel iletisi inançlar olarak lanse edilmiş. Beni sıkmayan, öyküleri bitirmeme sebep olan ise betimlemeler olmuştur. İğneleyici mizaha sahip bu betimlemeler içinde olsa okunulacak bir eser. Keyifli okumalar dilerim..
250 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Evet bu kitapla Cibran okuma etkinliğimin sonuna gelmiş bulunmaktayım Halil Cibran okumak gerçekten müthişti. Çoğu bir harikaydı. İnsanın vicdanına ve ruhuna seslenen bize bir kalbimiz ve ruhumuz olduğunu tüm duygusallığıyla ve tüm güzelliğiyle bambaşka bir dille bamtelimize dokunarak söylüyor yazar. Hepsini olmasa da eserlerinden okuyabildiği zaman kadarını okumaya çalışın. Mutlaka tanışın bu söz ve kalp üstadıyla. İyi okumalar. Var olun.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Dini, yargılamadan eleştiren ve bunu hikaye yoluyla okuyucuya sunan Cibran, aslında bize vermek istediği yararlı ve gizli bilgileri damıtarak veriyor. İlgimi çekti. Tavsiye ederim kesinlikle. Paralel okuma için güzel bir eser. İyi okumalar :)
vicdanımızı gizli tuttuğumuz, sesini kısmımız zaman, vicdanımız bizi incitir huzursuz eder. Ama ona ihanet ettiğimizde bizi yargılar cezalandırır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vadinin Perileri
Baskı tarihi:
Temmuz 2020
Sayfa sayısı:
106
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257961547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, 'haydi denize girelim.' Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, gözlerinden tanırlar çirkinleri.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0