Vahiyden Kültüre

·
Okunma
·
Beğeni
·
1741
Gösterim
Adı:
Vahiyden Kültüre
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520119
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Allah, kendi yolunun küllenmiş işaretlerini hatırlatmak için zaman zaman peygamberler göndermiştir. Bu peygamberler, mesajlarını yaymaya çalışırken hem kendilerini engellemek isteyenlerin, hem de taraftarlarının zulümlerine maruz kalmışlardır. Bu taraftarlardan bir kısmı peygamberin getirdiği sahih inancı olduğu gibi yaşamaya çalışırken, bir diğer kısmı kitabı tahrif etmek, bidat ve hurafelere tabi olmak ve peygamberlerini adeta ilahlaştırmak gibi durumlara düşmüşlerdir. Bu gün yeryüzünde yaşayan üç büyük ilahi dinden ikisi yukarıda belirttiğimiz bozulmayı bütün boyutlarıyla yaşamışlardır. Hristiyanlar ve Yahudiler kitaplarını tahrif etmişler ve peygamberlerini olmadıkları konumlara koyarak onlara, en büyük zulmü yapmışlardır. İslamın ise kitabı sağlam, mesajı sahih olarak kalabilmiştir. Ancak bir kısım müslümanlar, bu sahih kitabın söylediklerine titizlikle uymaya çalışırken, diğer bir kısım heva ve hevesleriyle dini karıştırıp bidat ve hurafeler icad etmişlerdir. Rasülün ölümünün hemen ertesinde az da olsa başlayan bu ikilem ve mücadele hızlanarak şu ana kadar devam etmiş ve günümüzde de devam etmektedir. Elinizdeki inceleme bu mücadelenin kuşbakışı bir tarihi anlatımı, adeta bir İslam kültür tarihi denemesidir.
416 syf.
·16 günde·10/10
Eser İslamın içine dolaylı yollarla yerleşmiş asılsız fikirlerin nasıl gerçekleştiğini, kimler tarafından, hangi nedenlerle getirilmiş olduğunu anlatıyor .

Mezheplerin oluşumu,
Fırkalara ayrılma,
Kelam, felsefe ve tasavvufun nasıl ortaya çıktığı

Şu bir çoğumuzun bildiği İbni Arabi, Hallacı Mansur, Beyazıt Bistami, Celaleddin Rumi, Yunus Emre,İbn Rüşd, İbn Sina gibi filozof ve tasavvufçuların İslama aykırı olan düşünce ve davranışlarndan bahsediliyor.

İslamiyetin hızla yayılmasından sonra bozulmaların ardı ardına gelmesi insanların Allahın birliğini kabul etmeleri fakat eski kültürlerinden vazgeçemeyip bunları İslami motiflerle döşemeleri, gerek siyasi gerek bireysel, bilerek ya da bilmeyerek yapılan ve İslamın içine girmiş olan günümüzde hala devam etmekte olan uygulamaların İslamla alakalarının olmaması anlatılıyor.

Kitapta anlatılan tüm bu nedenlerden dolayı Müslümanlar belini doğrultamıyor. anlatamıyoruz artık mavi boncuğun faydası olmadığını, ölülerden yardım istemenin şirk olduğunu, muskanın günahını sonradan İslama girmiş olduğunu..

Yunan felsefesinden tutunda tevrattan, incilden, Hint kültüründen, Hristiyanlardan İslama girmiş bir ton uygulama mevcut kitap tüm bunları işlemiş.

verimli ve bir hayli emek harcanmış bir eser..

İslam dinine sonradan sızmış bu fikir ve ideolojileri anlamak kavramak umarım tüm Müslümanlara nasip olur. İçine şirk bulaşmamış safiyeti bozulmamış bir yaşantımız olması duası ile
416 syf.
Vahiyden Kültüre, isminden de anlaşılacağı gibi İslam’ın vahiyden sonra Müslümanların kültürel kodlarıyla birlikte nasıl bir dönüşüm yaşadığı, dolaylı yollarla da olsa İslam’ın içine bazı kültürel kodların nasıl yerleştiği ve İslam’ın özünde varmış gibi kabul edildiğini inceliyor.

Celaleddin Vatandaş, Vahiyden Kültüre isimli kitabında, ülkemizde ve bölgemizde birçok insanın tasavvufla İslam’ı harmanlayarak İslam’ı yeni bir formata büründürmeye çalışmalarının ardından daha net olarak ortaya çıkan bu ve benzeri dejenerasyonları anlatıyor.

Mezheplerin oluşumu, esas bağlamından koparılan tarikatların ortaya çıkarak farklı fırkalara ayrılmanın yaşanması gibi konuların ele alındığı kitapta, İbni Arabi, (Mevlana) Celaleddin Rumi, Yunus Emre, İbn Rüşd gibi filozof ve tasavvufçuların İslama aykırı olan düşünce ve davranışlarından bahsediliyor.

Vahiyden Kültüre, İslamiyetin yayılış hızının artmasının ardından ortaya çıkan bu sorunları, tevhit inancını kabul etmelerine rağmen eski inanç ve alışkanlıklarından (kültürlerinden) vazgeçemeyen yeni Müslümanların İslami motiflerle kültürel motifleri, ister siyasal nedenlerle, isterse bireysel gerekçelerle ve bilerek veya bilmeyerek İslam’ın içine almaya çalışmalarını konu ediniyor. Yazar, günümüzde de var olan bu sorunların İslam’la ol(may)an ilişkilerini inceliyor.

Önemli bir hazırlığın sonucu olduğu aşikar olan eser, Yunan Felsefesi’nden Hint Felsefesine, Tevrat ve İncil’de var olan bir çok inancın İslam’a nasıl empoze edilmeye çalışıldığını bir çok örnekle anlatıyor.

Kitapta ayrıca, İslam tarihinde Vahiy’den Kültür’e geçişteki üç şarttan bahsediliyor. Bunlar; tarihi şartlar, fikri şartlar ve siyasi şartlar. Bu üç şartın önemini detaylı olarak açıklayan yazar, şartların bir araya gelmesi sonucunda bozulmanın başladığını örnekleriyle aktarıyor.

Bana göre Türkiye'de yaşayan her müslümanın okuması gereken, ön yargısız okuduğumuzda ise aklımızda yer edinmiş bir çok yanlış tasavvuf, inanç, değer benzeri yargıları değiştirecek bir kitap: Vahiyden Kültüre.
416 syf.
·Beğendi·10/10
İç bunaltıcı bir kitap çünkü yürek dayanmıyor. Mezhep taassubundan tasavvufa, atalar dinine kadar Vahiy İslamıyla kültür İslamının bir karşılaştırması, kültür islamının gelişiminin özeti niteliğinde. İnsan hayal kırıklığına uğruyor kitabı okurken. Çünkü Vahiy İslamının bu denli hızla bozulmaya başlaması ve halkta karşılık bulması üzücü bir şey.

İslam tarihi denildiğinde anladığımız şey İslam'ın tarihi değil müslümanların tarihi. İslam tarihiyle müslümanların tarihi aynı şey değil. Kaldı ki, müslüman tarihi dediğimiz şey de, Allah'ın müslüman olarak tarif ettiği kişilerin tarihi değil. İslam örtüsüne bürünmüş, kendini müslüman adlandıran insanların, nasıl adım adım İslamdan uzaklaştıklarının tarihi aslında. Bir çeşit "İslam'a nasıl kıydılar" kitabı. Mutlaka okunmalı.
346 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Vahiy İslamı ve Kültür İslamı.

Birincisi kaynağa itibar eden, özünü onda bulan din. Diğeriyse adı öncekiyle benzer olmakla birlikte içine tarihi süreçleri, farklı yapıları sindirmiş ve son dini yaşamının devamı için kılıf, kalkan gibi kullanmıştır.

Yazar, en başta vahiyden kültüre geçişin şartlarını tarihi, fikri ve siyasi şartlar adı altında bir panaroma şeklinde anlatıyor. İlk bölüm konuya giriş ve temel olması sebebiyle önemi haiz.

Devamında yer alan ikinci bölümde Kelam, Felsefe, Tasavvuf ve Fıkıh ilimlerinin tarihsel süreç içinde kısmen nasıl yozlaştırıldığını birçok kaynağa atıfla ispat ediyor.

Kitap benim açımdan ufuk açıcı ve geç kalınmış bir kitap oldu. İlahiyattayken Ahmet Yaman hoca tavsiye etmişti. Okumak bu zamanaymış.

Şimdi korona virüsle mücadelede olduğu gibi bu kitabı Müslüman tarihinin korona virüs bulaşmış halinin yansıması ve göz önüne çıkarılmasını olarak düşünüyorum.

Kelam konusunda amacından sapma, Felsefeci bildiğimiz ama aslında yunan düşüncesini dinin önüne almış kimseleri, bana göre bunların arasında en tehlikeli olan ve günümüzde birçok bidat, yanlış inanç ve sapkın düşüncelerin önemli kaynaklarından olan tasavvufun zaman içindeki dönüşümü kitabın temelini teşkil ediyor. Fıkhın mezhepleşmesi ve ardından mezhep taassubu da unutulmamalı.

Yazar son bölüm olarak peygamber sonrası dönem içinde sosyal hayattaki dönüşüm, sultanların sapıklıklarını anlatarak kitabı bitiriyor.

Kitap baştan sona hadi ya, sen de mi, yok canım gibi şaşkınlıklar, afallamalarla sürüyor. Aydınlanmak için okuyun diyeceğim ama bu kadar karanlığı görüp aydınlanmak ilginç olacak sizin için!
416 syf.
·Puan vermedi
Yazar, İslam toplumlarının Vahiy’den kültüre geçişindeki şartları söylemeden önce, her toplumun kendi tarihi hakkında gerçekçi bir yaklaşımla araştırma yapmasının doğru olduğunu söylüyor. Yani, bir toplumun gereğinden fazla övülmesinin veya yerilmesinin kimseye bir faydası olmadığını vurguluyor; hatta belki de, uyanık davranıp, helak olan toplumlar gibi olmamak için, özellikle tarihteki olumsuz yönleri ön plana çıkarıp, onlardan ders almamız gerekir.

Cahil cehaletiyle alim ilmi ile bilinir.
416 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
İslam kültürünün yozlaşmasına dair yazılmış bir başka inceleme. Kitabın isminden de anlaşıldığı gibi İslam'da vahyin öncelikli olduğu dönemden vahiy dışı bizim kültür dediğimiz döneme kadar geçirilen evrim ve vahyin arka plana atılışı kitabın ana temasını oluşturuyor.

Yazar, Kültür İslam'ı dediği(büyük ihtimalle başkasına ait bir tanımlama) Kelam, Felsefe, Tasavvuf ve Fıkıh gibi konuların nasıl ortaya çıktıkları ve daha sonra ne şekilde yoldan çıkmaya başladıklarını uzun uzun anlatmakadır. İslam kültürünün geçirdiği değişiklikleri anlamak amacıyla giriş mahiyetinde okunabilecek bir eserdir. Nihyaetinde yazarın orijinal olarak söylediği, ortaya koyduğu yeni bir görüş, fikir var mıdır derseniz, bence yok.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Celaleddin Vatandaş'ın okudugmğum ilk kitabı.Mükemmel bir yazı üslubuyla ele almıs olduğu bu kitap bana çok sey kattı.Hemen hemen her sayfası ayrı güzeldi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vahiyden Kültüre
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520119
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Allah, kendi yolunun küllenmiş işaretlerini hatırlatmak için zaman zaman peygamberler göndermiştir. Bu peygamberler, mesajlarını yaymaya çalışırken hem kendilerini engellemek isteyenlerin, hem de taraftarlarının zulümlerine maruz kalmışlardır. Bu taraftarlardan bir kısmı peygamberin getirdiği sahih inancı olduğu gibi yaşamaya çalışırken, bir diğer kısmı kitabı tahrif etmek, bidat ve hurafelere tabi olmak ve peygamberlerini adeta ilahlaştırmak gibi durumlara düşmüşlerdir. Bu gün yeryüzünde yaşayan üç büyük ilahi dinden ikisi yukarıda belirttiğimiz bozulmayı bütün boyutlarıyla yaşamışlardır. Hristiyanlar ve Yahudiler kitaplarını tahrif etmişler ve peygamberlerini olmadıkları konumlara koyarak onlara, en büyük zulmü yapmışlardır. İslamın ise kitabı sağlam, mesajı sahih olarak kalabilmiştir. Ancak bir kısım müslümanlar, bu sahih kitabın söylediklerine titizlikle uymaya çalışırken, diğer bir kısım heva ve hevesleriyle dini karıştırıp bidat ve hurafeler icad etmişlerdir. Rasülün ölümünün hemen ertesinde az da olsa başlayan bu ikilem ve mücadele hızlanarak şu ana kadar devam etmiş ve günümüzde de devam etmektedir. Elinizdeki inceleme bu mücadelenin kuşbakışı bir tarihi anlatımı, adeta bir İslam kültür tarihi denemesidir.

Kitabı okuyanlar 153 okur

  • James Clerk Maxwell
  • Esra söylemez
  • Okuyan Teknisyen
  • Furkan Gedik
  • Yolcu
  • Bekir korkmaz
  • SK
  • İkarpot
  • Hacı Dala
  • Mahmut Celal Özmen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%56.3
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54
Erkek
%46

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.6 (20)
9
%16.7 (7)
8
%19 (8)
7
%11.9 (5)
6
%2.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%2.4 (1)
2
%0
1
%0