Vakıf ve İmparatorluk Vakıf Serisi 2.Kitap

9,4/10  (27 Oy) · 
63 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.211 gösterim
Isaac Asimov demek bilimkurgu ve büyük usta demektir.
 Vakıf Dizisi demek bilimkurgu ve başyapıt demektir.
 Büyük usta Isaac Asimov'u, ölümünün onikinci yılında, yerleşilmiş on milyonlarca gezegeni kapsayan muazzam Galaktik İmparatorluk'un Roma misali yıkılmasıyla çöken karanlık çağlara karşı bir avuç bilim adamının yılmaz mücadelesini anlattığı başyapıtı Vakıf Dizisi'nin tam ve yeni bir çevirisini yayınlayarak selamlıyoruz.

 Gerçekten bir üstün insan mıydı, yoksa sadece bir yaratık mı?
Bin yıllık planı yapanlar her şeyi titizlikle belirlemişlerdi.
 Kalelerini kurmak için şu kadar, Galaksi İmparatorluk'unun yıkılması için şu kadar, yeni ve daha iyi bir evrensel demokrasinin kurulması için ise şu kadar yıl geçecekti.
 Geleceği garantilediklerini sanıyorlardı.
Sonra Katır diye tanınan adam çıkageldi.
 Mutant bir dâhiydi o, her türlü hesabı alt üst eden kozmik bir Napolyon, eski imparatorluğun hâlâ için için yanan gezegenlerini boyunduruk altına almak isteyen bir diktatör.
 Vakıf ve Katır, insanlığın gelecek 30000 yılı için mücadele ettiler.
 (Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2005
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9789752731455
  • Orijinal Adı:
    Foundation and Empire
  • Çeviri:
    Sönmez Güven
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Cem 
 24 Şub 13:22 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · Puan vermedi

Isaac Asimov'un yedi kitaplık Vakıf serisinin ikinci kitabı Vakıf ve İmparatorluk, serinin ilk kitabı 5 öykülük Vakıf'ın doğrudan devamı, ama artık hikâyeler söz konusu değil. Kitap ilk çıktığında iki ayrı öykü olarak basılmış oysa : Ölü El ve Katır.

Vakıf'ın ana öyküsü şöyle: milyarlarca yıldızdan oluşan galakside galaktik imparatorluk hüküm sürüyor ve insanlar milyarlarca gezegende yaşıyorlar. Ancak psikotarihçi, Hari Seldon adında bir bilim adamı galaktik imparatorluğun çökeceğini, 300 seneleri kaldığını, bu çöküşün ardından toparlanmanın otuz bin yıl süreceğini, bu sürecin kan, yağmalama ve yozlaşmayla dolup taşacağını öne sürüyor; psikolojik verilerle matematiği birleştirerek bireylerin değil ama toplumların nasıl ayakta kaldığına, nasıl çöküşü yenebileceğine dair bir bilgi geliştiren ve buna psikotarih adını veren Seldon çökmekte olan galaksinin birbiriyle alakasız iki ayrı ucunda kurulacak iki Vakıf'la bu otuz bin senelik çöküşün yapılacak çalışmalar sayesinde bin yıla indirilebileceğini söylüyor. Amaç: imparatorluk çökerken bütün bilgilerin bir galaktik ansiklopediye aktarılması. Ardından herşey Hari Seldon'ın söylediği gibi oluyor: imparatorluk çöküyor, Vakıf güçleniyor...

İki kitapta da bir bilimkurgu kitabından okumayı bekleyebileceğimiz bilimsel terimler, bilim dili, şaşırtıcı mekân ve sıradışı yeni evren betimlemeleri ortalıkta görülmüyor. İlk kitaptaki sekiz öyküde de bu ikinci kitapta da çok fazla karakter var ve bütün olaylar kırk elli yıllık, bazen yüz seneye yakın zaman atlamalarıyla anlatılıyor. Asimov'un derdinin karakterleri üzerinden insan psikolojisinin değil, karakterler ve politik konumları, görevleri üzerinden psikotarih bilimini gözler önüne sererek toplumların hareket edip hayatta kalma kanunlarını anlatabilmek ve bunu kavrayabilmek olduğunu görüyoruz. Toplumlar nasıl idare edilerek yönlendirilebilir, nasıl arzu edilen noktaya götürülebilirler; insanlar nasıl bu amaç uğruna bilerek ya da bilmeyerek nasıl hizmet ettirilirler, din bu uğurda nasıl kullanılır, ticaret bu uğurda nasıl kullanılır gibi soruların cevaplarını verir gibi karşımıza öyküden öyküye değişen ve nihai amaca hizmet eden, bu yolda görevlerini anlayabilen ya da anlamadan kullanılan karakterler çıkarıyor Asimov. Dünyada da evrenin diğer gezegenlerinde de insanın insan olduğunu, olacağını; esas hikâyenin tekrar tekrar farklı mekânlarda da olsa anlatılacağını ve özünde yeni veya başka birşey de anlatılmış olmayacağını söylüyor sanki yazar.

İki Vakıf kitabına bakarak dilin verdiği lezzet, ya da karakterlerin derinliği gibi konularda Asimov'un başarılı olmadığını söylemek gerek, özellikle ikinci kitapta ana karakterlerin hiç bir derinliğe sahip olamadığını görüyoruz. Psikotarihe ve Hari Seldon'ın öngörülerine meydan okuyan ve bütün kitabın en orijinal kişisi olan Katır bile böyle. Bütün bunlar bir yavanlık katıyor bu eserlere; ancak atmosferin yine de bu eksikliği bastırdığını söyleyebiliriz; çünkü eser gerçekten diyaloglara böylesine yüklenerek ve betimlemeleri büyük oranda arka plânda bırakarak aynen ilk kitaptaki gibi o ilginç atmosferi yaratabiliyor ve sürdürebiliyor. Bütün atmosferin bitmek bilmeyen diyalogların, öğrenme arzusunun ve politik oyunların üzerinde yükseldiğini söylemek gerek.

Ne olursa olsun Vakıf serisi çok ilginç bir zihnin, çok ilginç bir bakış açısının ve merakın ürünü. En iyi bilimkurgu kitabı olup olmadığını bilmiyorum ve bunun bir önemi de yok gibi, ancak kesinlikle çok iyi bir bilimkurgu kitabını olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Hiç bilimkurgu okumayan okurlar içinse hiç doğru bir tercih olmayabilir.