Valla, Kurda Yedirdin Beni Or'da Kimse Var Mı? 3. Kitap

8,0/10  (5 Oy) · 
19 okunma  · 
4 beğeni  · 
596 gösterim
"Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsünün üçüncü kitabı Valla Kurda Yedirdin Beni'de Türk solunun ve Kürt sorununun resmi çiziliyor. "Türküm...kendi insanımın manzaralarını seviyorum... Buna milliyetçilik diyorsan, öyle olsun!" diyor Günay Rodoplu, ve devam ediyor. "Milliyetçi' olduğum içindir ki, Kürtlerin köken arayışlarını empatiyle izliyor, elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. 'Mızıka çalındı, düğün mü sandın?' türküsü içimi titretirken, Şiran'ın 'Hanımağamın, bermaya mın' feryadına kulak vermemem mümkün mü? Kürtlerin varlığına ilişkin tek korkum, tek kavgam, onların yabancılaşması olacaktır. Çünkü bu olursa onu ırkçılık, hatta bir tür Nazizm izler. Ve ben kendi ulusumu tanıdığım kadarıyla, biz Türkler bununla baş edemeyiz. 'Aryan Kürtlerin karşısında, Siyonizm öncesi Yahudileri kadar boynu bükük kalmaz mıyız?.. Unutmayın ki, İsrail öncesi Yahudilerin ruh hali bizimkinden pek farklı değildi. Onlar da kendileri ile barışık değillerdi. Tıpkı bizim gibi, kendilerini sırf kendileri oldukları için, bir insan manzarası olarak sevmiyorlardı. Kendisini sürgit, 'sen adam olmazsın' diye aşağılayan bir ulus, varlığını idame ettirmekte ne kadar başarılı olabilir ki? Türkler, Siyonist olabilecek kadar metodik de değillerdir. Ve yine unutma ki, Siyonistler Batı Avrupa Yahudileriydi, Orta Doğu değil!.."
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2007
  • Sayfa Sayısı:
    598
  • ISBN:
    9789752894556
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
gzd 
06 Şub 09:53 · Kitabı okudu · 24 günde · 8/10 puan

Okumakta zorlandığım bir Alev Alatlı romanı oldu.Çünkü içinde binlerce önemli isim geçiyor ve eğer bu isimler hakkında bilginiz yoksa kitap size yorucu geliyor.Alatlı bu romanında bize Kürt solunu anlatıyor.

Kitaptan 3 Alıntı

"Ve bütün sermayem eğitimimdir. Çünkü ben hayatımı daha çok bir şeye sahip olmak değil, daha çok bir şey olmak ilkesi üzerine kurdum."

Valla, Kurda Yedirdin Beni, Alev Alatlı (Sayfa 188 - Alfa Yayınları)Valla, Kurda Yedirdin Beni, Alev Alatlı (Sayfa 188 - Alfa Yayınları)

"Ama ben düzene boyun eğmeyecek kadar kibirli, onun dışında yaşamayı göze alacak kadar da dikbaşlıydım. Bana öyle geliyordu ki, Büyük Makina'dan bağımsızlık, bana ödeteceği her faturaya değerdi. Parasızlıktan değil, kendi gerçeğimi bulamamaktan korkuyordum."

Valla, Kurda Yedirdin Beni, Alev Alatlı (Sayfa 188 - Alfa Yayınları)Valla, Kurda Yedirdin Beni, Alev Alatlı (Sayfa 188 - Alfa Yayınları)
Dystopianerectus 
06 Tem 23:48 · Puan vermedi

Samanyolu galaksisinin güneş sisteminin kokuşan bir gezegeni olan dünyada, insanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir. Sonra herkes kendi meçhulüne yollanır. Bir başına.
İnsanoğlunu insanoğlu kılan, insanoğlunun insanoğluna teğet geçtiği o kısacık süredir: ‘biz’ öyle buyurduk. Belki beşbin yıl öncesinin Mezopotamya’sında, belki onbin yıl öncesinin Çin’inde. Öyle buyurduk.

‘Anamızdan çocuk yapmayız’ dedik, türümüzü kedilerden ve iguanalardan ve eğrelti otlarından ayırdık. ‘Zayıf kollanmalıdır!’ dedik, su kaplumbağalarından, çakallardan ayrı durduk. ‘Ne farkınız var?’ diye soranlara, ya Darwin’le ya da din kitaplarıyla karşı koyduk. Doğa’dan doğal olmayanı talep ettik, insan olduk.

Bazılarımız olayı çok ciddiye aldı. Güneşin bir alevden ağırlık ki üç defa milyon defa iki bin milyon ton ne iyi, ne fena, ne güzel, ne çirkin, ne haklı, ne haksız olduğunu unuttu. Kadıncık, bunlardan birisiydi. Güneşi zaptetmeye kalktı. Kendince ‘hayatı’ karşılıyordu.
Kül oldu, Kerem gibi yana yana.

Oysa güneş deve dikenlerini de, kahkaha çiçeklerini de ısıtıyordu.

Valla, Kurda Yedirdin Beni, Alev AlatlıValla, Kurda Yedirdin Beni, Alev Alatlı