Literatür yayınlarının "Mini sanat dizisi" çox maraqlı olur. Onlardan biri də Vincent Van Gogh ilə bağlı idi. Van Gogh sevgimi daha da artırdı deyə bilərəm :)
"Kendisini bedenine zarar vererek cezalandırması, van Gogh'un sınırsız öz kıyıcılığının son noktasıydı. Hiçbir insan sıcaklığı olmadan aralıksız sürdürdüğü yalnız yaşamı, aşırı çalışma temposu, yetersiz beslenme, iyileşmeyen hastalıklar ve tutkulu sanatsal çalışmalarının ardından gelen psikolojik çöküntü, arkadaşının portresinde bir deli olarak yansıdığını düşünmesi, kurmak istediği sanatçılar topluluğu düşünün yıkılması ve yeniden yalnızlık içine düşeceği korkusu, bu çılgınlığı hazırlayan etkenlerin toplamı olabilir."
Van GoghKolektif · Literatür Yayıncılık · 2005319 okunma
Van Gogh'un hayatını okuru baymadan anlatmış bir kitap. Baymadan diyorum çünkü Nietzsche, Leonardo Da Vinci gibi 600 - 900 sayfalık bir biyografi değil. Bunun nedenini de sanıyorum ki anlatılacak fazla bir şey yok. Van Gogh ile alakalı başka biyografi kitapları da bu şekilde. Bu nedenle baymandan anlatmış diyorum. Kısa olan bir şeyi uzun cümlelerle anlatmamış. Burası tamam olduğuna göre içeriğe gelelim; okuduktan sonra gayet yeterli hissettiriyor yani: evet artık ben van Gogh hakkında bilgi sahibiyim dedirtiyor. Çünkü hayatından bahsederken ayrıca resimlerin öyküsünden ve çizilişinden de bahsediyor. Bu da hangi tablosunu nasıl yaptığımızı bilmemizi sağlıyor. Bu nedenle yeterli bir kitap. Açıkçası kitabın fiyatını bilmiyorum. Bu nedenle fiyatına değer mi bu konuda fikir belirtemeyeceğim.
“Sözcüklerin hiçbir şey ifade etmediğini düşünen birçok kişi, özellikle birçok yoldaşımız var. Tam tersine bir şeyi söylemek, en az resmetmek kadar zor ve ilginç değil mi?”
Kulağını kestiği için deli olduğu söylenen, kiminin sevecen arkadaş canlısı diye söz ederken, kimilerinin de tuhaf, acayip yaratık diye bahsettiği, ölen kardeşinin ismini taşıyan, ayinlere katılmak için babasının kilisesine giderken üzerinde "kendi" adının yazılı olduğu mezar taşının önünden geçen Vincent Van Gogh.
Van Gogh dindar bir kimseyken hayatının sonlarına doğru ressam olmuştur.
Kliniğe yatırılan ressam orada tedavi görmüş ve kardeşi Theo'nun destekleriyle hayatta kalmıştır. Vincent, Theo'yu ikinci kişiliği olarak görmeye başlamıştı. Kardeşine mektuplar yazdı.Bu mektupları sadakatle biriktirdi. Sık sık yer değiştirdiği için kaybolan mektuplar oldu. Günümüze ulaşanlar ölümünden sonra kitap haline getirildi.
Gogh aşk hayatında da mutlu olamadı. Terk edildi, terk etti.
"Değişiklik olsun diye bir kadınla birlikte olmak isterdim, aşksız, kadınsız yaşayamam." Van Gogh'un burjuva rüyası olarak nitelenebilecek yuva ve ev hayalleri hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmedi. İlk aşkı Ursula Loyer bir başkasıyla evlendi.
Van Gogh'un eserlerinin de olduğu bu renkli kitabı okuması çok zevkli. Sanatsever biriyseniz kesinlikle beğeneceksiniz. İyi okumalar.
''İnsan ressamların değil,doğanın dilini dinlemeli;varlıkların hissettirdikleri resimlerin hissettirdiklerinden daha çok önemlidir'' diyen Vincent Van Goghun yaşamından kesitlerin anlatıldığı Lahey, Nuenen, Arles, Paris dönemlerinde yaptığı resimleri,geçirdiği sıkıntıları,kardeşi Theo ile mektuplaşmasında kısa kısa bilgiler verilmiş durumda.37 yaşında bir başak tarlasında kendisini vurup,2 gün sonra kardeşi Theo'nun kollarında ölmesiyle biten bir yaşantı.Ayrıca kitap her sayfanın sağ tarafında ressamın yaptığı resimler,sol tarafında bu resimlerin yapılış tarihi ebatları ve nerede olduklarıyla birlikte yaşamından kısa bilgiler verilmektedir.Kuşe kağıda basılmış saklanası gereken güzel bir kitap olmuş:)
Van GoghKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 2010319 okunma
Van Gogh'u yakından tanıdığım kitap... Hakkında pek bilgim yoktu ama yaşantılarını, sanatını, fikirlerini okudukça kendimi kitaptan alamadım. Mutlaka okumanız gereken bir kitap. resimlerle de bezeli olması sayfalardan gözünüzü alamamanıza sebep oluyor. :)
Van Gogh'un hayatını anlatan bir kitap ama okurken hiç biyografi okuyormuş gibi hissetmedim, sıkmadan örneklerle ve Van Gogh'u tanıyan insanların kendi sözlerinden altıntı yapılarak anlatılmış. Her bilginin yan sayfasında Van Gogh'a ait bir tablo ve bilginin olduğu sayfada o tabloya ait önemli detayların büyütülmüş 3 fotoğrafı var. Tabloların neyle neyin üstüne yapıldığı ve hangi boyutlarda olduğu, şuan nerede saklandığına kadar ayrıntılı bilgi var. Van Gogh'u çok seven ve örnek alan biri olarak onun hakkında bilmediğim çok şey olduğunu farkettim. Kitabı okurken Van Gogh'u hissedebildiğim için kitaba puanım 10/10
Ressamın acı dolu hayatı, psikolojisi, toplumdan dışlanışı ve tüm bunlara rağmen kendine has sarısı ile en sevdiği şeyi sürekli yapması; boya alacak kadar bile satış yapamaması...Bu kitabı okuyup üstüne de "Loving Vincent" izledim, çok hoştu.Yaşarken yaptıklarının değer görmemesi çok üzücü.
Çoğu sanatçı gibi Van Gogh da hayatı boyunca maddi imkansızlıklar içinde yaşamış ve sürekli kardeşi Theo'ya yük olmuştur. Sanatçının çocukluğundan beri ailesi ve çevresinden gördüğü sevgisizlik, ilgisizlik aynı zamanda tablolarına karamsar bir hava katmıştır. Hayatında tek mutluluğu sanat olan Van Gogh, sert renk geçişleri ile adeta içindeki öfkeyi fırça izleri ile dışa vurmuştur.
Bu eserde kısaca Van Gogh'un hayatına değinmiştir. Tabloların herhangi bir kronolojiye ve hikayeye bağlı olarak verilmemesi iyi olmamış. Yine de Van Gogh'un hayatını ve tablolarını merak edenler için güzel bir kaynak olabilir.
Van Gogh sevenlerin ve sanata düşkünlerin asla kaçırmaması gereken bir kitap. Okuması çok keyifliydi.Van Gogh'un hayatını okurken eserlerine ve eserindeki detayları incelemek mümkün.
Van GoghKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 2010319 okunma
İçinde daha önce görmediğim tablolar vardı ve bu çok hoşuma gitti.
Genel olarak bildiğim ve daha önce okuduğum hayat hikayesinden farklı bir şey yok. Ciltli baskı olması çok güzel olmuş. İnanılmaz kaliteli.
Dr. Gachet'in Theo'a yazdığı bir mektupta Van Gogh'dan şu şekilde bahsetmesi çok hoşuma gitti; "Eğer Vincent hayatta olsaydı insanlık sanatının zafer kazanması yıllar alacaktı. Ancak ölümü, deyim yerindeyse, iki karşıt ilkenin -ışık ve karanlık, yaşam ve ölüm- savaşının görkemli sonucudur."
Van GoghKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 2010319 okunma
Kolektif eser, tek bir yazara atfedilmeyen, birden fazla yazarın ortaklaşa yazdığı veya katkıda bulunduğu eserlere verilen isimdir. Bu eserler, yazarların önceden belirlenmiş bir plan doğrultusunda birlikte çalışmasıyla veya her bir yazarın farklı bölümleri veya karakterleri ele almasıyla oluşturulabilir.
Kolektif eserler, farklı türlerde karşımıza çıkabilir:
- Romanlar: Birden fazla yazarın farklı bakış açılarını ve deneyimlerini bir araya getiren romanlar, kolektif eserlere güzel bir örnektir. Örneğin, "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap kolektif bir şekilde oluşturulmuştur.
- Hikaye Kitapları: Farklı yazarların yazdığı kısa hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitaplar da kolektif eserler arasında yer alır. Örneğin, "26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet" kolektif şekilde yazılan bir hikayeden oluşur.
- Şiir Antolojileri: Birden fazla şairin şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan antolojiler de kolektif eser kategorisine girer. Örneğin, "Güzel Yazılar - Şiirler" gibi antolojilerde birçok şairin eseri yer alır.
- Deneme ve Makale Derlemeleri: Farklı yazarların deneme ve makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan derlemeler de kolektif eserler arasında sayılabilir. Örneğin, "Sivil İtaatsizlik" gibi yayınlar.