Adı:
Vatan Haini
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054453740
Kitabın türü:
Çeviri:
Oktay Değirmenci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizmeli Kedi
En yakın dostum bir haydut!
Düşman mı, insan mı?

Birilerinden kaçtığı belliydi. Sözleri anlaşılmıyordu. Hırpani bir görünüşü vardı. Anna, bu yabancıdan çok korkmuştu. Yine de arkasını dönüp gidemedi.

Bıraksa adamın oracıkta öleceği belliydi. Ona yiyecek ve giyecek getirdi. Cephedeki ağabeyinin giysilerini... Sahi, ağabeyi nasıldı acaba? Kaç zamandır haber alamıyordu.

Bir gün esir kampından kaçan düşman askerlerinin öldürüldüğünü duydu. Sağ kalan tek kaçağı görüp ihbar edene büyük bir ödül verilecekti. Anna, ölümden kurtardığı yabancının, o düşman askeri olduğunu anladı. Düşman... Ağabeyinin cephede savaştıklarından biri...

Onu ihbar etmeliydi. Bu bir vatandaşlık göreviydi. Öyle öğretmişlerdi. Bir düşmanı sakladığı duyulursa, yalnız kendisi değil, bütün ailesi ceza alırdı. Ama ya ağabeyi esir düştüyse... Kaçtıysa... Biri de ona yardım ediyorsa... Anna, aklı ile vicdanı arasında bir seçim yapmak zorundaydı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Gelgelelim bir Rus'u saklamak hıyanetti.Bu demek ki onu derhal ihbar etmezse kendisi artık bir hain olacaktı.
İyi de ,adamı ihbar ederse onun katili durumuma düşmeyecek miydi?
"Sanırım vatan için yaşamak da en az onu için ölmek kadar onurlu ve kesinlikle bir o kadar hoş bir davranıştır!
"Yaşamak" kelimesinin altını üç defa çizmişti Anna.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vatan Haini
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054453740
Kitabın türü:
Çeviri:
Oktay Değirmenci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizmeli Kedi
En yakın dostum bir haydut!
Düşman mı, insan mı?

Birilerinden kaçtığı belliydi. Sözleri anlaşılmıyordu. Hırpani bir görünüşü vardı. Anna, bu yabancıdan çok korkmuştu. Yine de arkasını dönüp gidemedi.

Bıraksa adamın oracıkta öleceği belliydi. Ona yiyecek ve giyecek getirdi. Cephedeki ağabeyinin giysilerini... Sahi, ağabeyi nasıldı acaba? Kaç zamandır haber alamıyordu.

Bir gün esir kampından kaçan düşman askerlerinin öldürüldüğünü duydu. Sağ kalan tek kaçağı görüp ihbar edene büyük bir ödül verilecekti. Anna, ölümden kurtardığı yabancının, o düşman askeri olduğunu anladı. Düşman... Ağabeyinin cephede savaştıklarından biri...

Onu ihbar etmeliydi. Bu bir vatandaşlık göreviydi. Öyle öğretmişlerdi. Bir düşmanı sakladığı duyulursa, yalnız kendisi değil, bütün ailesi ceza alırdı. Ama ya ağabeyi esir düştüyse... Kaçtıysa... Biri de ona yardım ediyorsa... Anna, aklı ile vicdanı arasında bir seçim yapmak zorundaydı.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • birtutamyaprak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0