Vatan Yahut Silistre

7,8/10  (190 Oy) · 
1.139 okunma  · 
130 beğeni  · 
3.655 gösterim
Tanzimat döneminin en önemli isimlerinden birisi olan Namık Kemal, hemen hemen tüm eserlerinde "vatan", "hürriyet", "millet" kavramlarını esas almıştır.Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemalin de yazdığı ilk oyundur. Eser, Namık Kemalin sağlığında Gedikpaşa Tiyatrosunda sahnelenmiş hatta gösterimin ardından çıkan bazı olaylar ve İbret gazetesinde yayımlanan bazı makaleler, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olmuştur.

Bir tiyatro eseri olarak ayrıca ilgi görmüş, kısa zamanda başka dillere çevrilmiş ve pek çok tiyatro oyununun yazılmasına öncülük etmiştir. Rusların Silistre Kalesini kuşatmasına karşı koymak üzere gönüllü olarak Silistreye gelen İslam Bey ve erkek kılığına girerek onun ardından giden Zekiyenin hikâyesinin işlendiği Vatan Yahut Silistrede asıl vurgulanmak istenen, "vatan uğruna yapılmayacak şey olmadığı"dır.
  • Baskı Tarihi:
    2006
  • Sayfa Sayısı:
    99
  • ISBN:
    9758688324
  • Yayınevi:
    Bordo-Siyah
  • Kitabın Türü:
Muharrem Armağan 
21 Ağu 23:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Vatan duygusunu oldukça yüklü bir şekilde veren tiyatro tarzında bir kitap olmuş. Kitap ortaokul zamanlarımda okuyup unutmaya yüz tutan, kısmen konusunu bildiğim bir kitaptı ama o zamanlar aklımda hiç bu kadar duygu yüklü bir eser olduğu kalmamış. Ayrıca kitap tiyatro tarzında yazıldığı için tiyatroya gitme isteği uyandırdı, şu an oynamakta olduğunu sanmıyorum ama başka tiyatrolara kısmet artık. Tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.

Elif Nur Ergüç 
19 Tem 16:55 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okurken gözlerim doldu. Vatan sevgisi oyle güzel anlatılmış ki...
Vatan sevgisi, ılk başta aileden başlamak üzere, çevre ve eğitimin birlesimiyle şekil alır. Çocuklara vatan sevgisi aşılanmalı. Bunu sağlamak için çocuklara vatan sevgisini, vatanın ne olduğunu öğreten kitaplar okutulmalı.
Bu kitabı 7'den 70'e herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Iyi okumalar.

Ayşe Nur 
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kısa bir kitap olmasına rağmen bazı sözler var ki vatan sevgisini iliklerinize kadar hissettirir. 'Mümkün olsa vatanımı gönlümün içinde saklayacağım...'

Tayfun CANSIZ 
28 Haz 11:07 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Namık Kemal'in bu önemli yapıtını okumak,okutmak gerek özellikle lise eğitimi gören gençlere. Dolu dolu bir vatan sevgisinden bahsetmekte ile birlikte okurken görüyoruz ki nesiller geçse de yüzyıllar geçmiş olsa da vatan tehlikeye düştü mü Anadolu bağrından yiğitler çıkmakta. Ve bu yiğitlerin vatan uğruna en sevdikleri varlıkları olan eşlerini,ailelerini bir an bile düşünmeden vatan uğruna ardına atmış olmalarıdır. Yine bu yapıtı ilginç kılan da iki farklı ilişkiden bahsetmesin de. Birinde sevdiği kadınla cepheye giden bir adam varken öteki yanda seviyor zannettiği kadının kendisinin şehit olduğunu düşünüp yas tutmadan bir başkası ile birlikte olması.
Dileğim o ki Namık Kemal'in o hissettiği arzuladığı kişiler olmak,olabilmek o eski cihan devletine yaraşır şekilde yaşayan erler olmak nasip olur bizlere de inşallah.

Vatan Yahut Silistre kitabı, Namık Kemal'in hayattayken oynanan tek piyesidir. Sahnelendiğinde seyirci tarafından çok beğenilmiştir. Halk Namık Kemal' e takdirini sunmak için, Namık Kemal' in idare ettiği gazeteye bir teşekkür mektubu bırakmış ve mektup yayınlanınca gazete kapatılmıştır. Gazeteyle ilgili olan Namık Kemal, halkın zihnini bulandırdığı gerekçesiyle sürgün edilmiştir ve Padişah Abdülaziz tahttan indirilinceye kadar sürgün edildiği Magosa' da kalmıştır. Bu sebeplerden dolayı, Vatan Yahut Silistre kitabının Namık Kemal' in hayatında önemli bir yeri vardır. Kitap her ne kadar bir tiyatro oyunu olsa da okurken bu hissi almıyorsunuz. Kitap savaş döneminde yaşamış bazı insanların başından geçenleri konu alıyor. Keyifli ve tavsiye edebileceğim bir kitap.

Nurgül TUNÇBİLEK 
 12 Oca 20:32 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

İslam Bey ve Zekiye Hanım ne güzel yüreklisiniz... Vatan aşkı uğruna sevdiğini bırakıp şavaşa ,vatan savunmasına giden İslam Bey,gönüllülere seslendiği konuşmasında "Beni seven arkamdan ayrılmaz "der...derken Zekiye Hanım da" tamam o halde bende arkandayım" der ve erkek kılığına girer vatan savunmasına koşar sevdiceğinin ardından ayrılmaz...kısacık eserde insanın kalbine işleyen sevda hikayesi ve o yokluktaki herşeye rağmen vatan müdafaası !..

Ayşegül 
04 Ağu 20:36 · Puan vermedi

İki aşkın birarada ve tutkuyla işlenmesini yüreğim kaldırmadı.Benim için fazla duygusal. Daha ilk sayfalarda moralim bozuldu karakterlere sinirlenip sinirlenip kapattım kitabı.

İslam Bey ve Zekiye Hanım birbirlerini sevmektedirler. İslam Bey vatansever bir insan olduğu için askere gidecektir daha önce Zekiye Hanım’a olan hislerini açıklamamıştır. Gönüllü olarak askere gitmeden önce Zekiye Hanım’a olan duygularını anlatır ve sevgisinin karşılıklı olduğunu görür fakat buna rağmen askere gitmekte kararlıdır ve gider Zekiye Hanım da erkek kılığına girerek İslam Bey’in arkasından o da askere gönüllü olarak katılır gönüllü olarak askere katılan bu iki insan, Silistre kuşatma altında olduğu için orada kalmak zorunda kalırlar. (Vatan yahut silistre roman özeti)
Burada düşman kuvvetlerine karşı müthiş bir direnç ve savunma gösterilmektedir. İslam Bey savaş sırasında yaralanır ve ona erkek kılığında olan Zekiye bakar. İslam Bey yaralı olmasına rağmen savaşa devam etmektedir. Ve birlikte düşman kuvvetlerinin cephanesini ateşe vermek için yola çıkarlar. Döndüklerinde ise düşmanın Silistre’den geri çekildiğini görürler. artık düşman geri çekilmiştir bu arada silistre de bunlan kumandanlardan Sıtkı Kumandan’ın Zekiye’nin babası olduğu ortaya çıkar. Her şey güzel gider Zekiye ile İslam bey’in evliliği birlikte zafer havasında kutlanır.
Ana fikri: Vatan Sevgisidir.
Türk sinemasında beyaz perdeye aktarılmıştır

kad_ER_ 
 10 Haz 16:06 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Severek izlediğim Elveda Rumeli dizisinde, İttihatçı gençler arasında sıklıkla bahsi geçen bir eserdi. Özellikle Abdullah Çavuş'un "Ölsek kıyamet mi kopar?" sözünü bir nakarat gibi tekrar tekrar söylerlerdi. Bu sebeple uzun zamandır merak içindeydim. Keyif alarak, severek ve gurur duyarak okudum. Ne güzel insanlar yaşamış eskilerde... Keşke o güzel zamanları görmek, o zamanlarda yaşamak nasip olsaydı. Bir tiyatro olarak oynanıp izlenince de eminim çok güzel duygular uyandırıyordur.
Burada can sıkıcı bir detayı belirtmek isterim. Eseri, İnkılâp Kitabevi'nin 2016 baskısından okudum. Bu baskıda, Namık Kemal'in tiyatro metninin arkasına Mizancı Murad'ın 1888'de yayımlanan bir eleştirisi eklenmişti. Fakat bu o kadar sert bir eleştiri ki, en sonunda Silistre'nin "milli eserler" arasında bir yer bulamayacağı ve önemini kısa sürede yitireceği sonucuna varılıyor. Böylesi değerli bir eseri bu kadar sert bir eleştiri ile birlikte okuyucuya sunmanın, sonra da kitap kapağına "100 Temel Eser" damgası vurmanın anlamı nedir anlayamıyorum. Eseri okuyup beğenen okuyucu, son birkaç sayfadaki eleştiri yazısı ile eserden soğutulmaya çalışılmış sanki. İnkılâp Yayınları'nın bu tavrını yersiz bulduğumu belirtmek isterim. Şanslıyız ki, Mizancı Murad öngörülerinde yanılmış ve Namık Kemal'in Silistre'si, en değerli milli eserlerimizden biri olarak günümüze kadar ulaşmış.
Bu kıymetli eseri herkesin okumasını, mümkünse İnkılâp Kitabevi'nden başka bir yayınevi tercih edilmesini tavsiye ederim.

Senocan 
26 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Namık Kemal'in harika bir romanı ; iki aşkı anlatıyor . İslam Bey, gönüllü olarak orduya gider. Sevdiği Zekiye ile vedalaşmak üzere onun odasına gider .Zekiye’ye, sevgisini anlatır. Zekiye de İslam beyi sevmektedir . Ve onun arkasından o da erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider. Silistre’de kuşatma altında kalırlar. İslam Bey yaralanır, ona Adem ismini almış Zekiye bakar. Yaralı olduğu halde İslam, yanında Abdullah Çavuş ve Zekiye ile düşman cephanesini ateşlemek üzere giderler. Dönüşlerinde düşman kuşatmayı kaldırmış ,çekilmiştir. Kumandan Sıtkı Bey Zekiye’nin vaktiyle bir namus meselesinde itaatsizlik ettiği için keçe külah edilmiş olduğundan asıl adı olan Ahmet’i değiştirip Sıtkı’yı kullanarak yeniden askerlikte rütbesi kazanmış olan babası çıkar. İslam ile Zekiye’nin düğünleri kazanılan savaşın mutluluğuyla birlikte yapılır.
Kitap , sadece bana özel bir tiyatro hazırlanmış gibi hissettirdi , büyük bir zevkle okudum .

2 /

Kitaptan 72 Alıntı

Yunus Emre Dilsizmen 
 20 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aşk
Ah, vatanını sevmeyen adamdan nasıl aşk beklersin?

Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal (Sayfa 19 - Timaş Yayınları)Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal (Sayfa 19 - Timaş Yayınları)

Vatan! Vatan! Vatan tehlikede, diyorum işitmiyor musun? Beni Allah yarattı, vatan büyüttü. Beni Allah besliyor, vatan için besliyor! Ben anamın karnından vatana geldiğim zaman açtım, vatan karnımı doyurdu! Çıplaktım, vatan sayesinde giyindim. Vatanın nimeti kemiklerimde duruyor. Vücudum vatanın toprağından, nefesim vatanın havasından!

Vatan Yahut Silistre, Namık KemalVatan Yahut Silistre, Namık Kemal

Cümlemizin vâlidemizdir vatan
Herkesi lûtfuyla odur besleyen
Bastı adû göğsüne biz sağ iken
Ârş yiğitler vatan imdâdına !

Vatan Yahut Silistre, Namık KemalVatan Yahut Silistre, Namık Kemal

"İnsan, vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! İnsan, velinimetinin ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! Velinimetini ayaklar altında görüp de yaşayan, köpekten alçaktır!"

Vatan Yahut Silistre, Namık KemalVatan Yahut Silistre, Namık Kemal
serdar şahin 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Ben kalbimi gözlerinin önüne dökebilirim. Fakat onun içindeki duyguları sen görebilir misin, bilmiyorum!"

Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal (Sayfa 25)Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal (Sayfa 25)