Vatan Yahut Silistre

·
Okunma
·
Beğeni
·
36,7bin
Gösterim
Adı:
Vatan Yahut Silistre
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954836
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve
sevgisini aşılamak ister.
Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır.
Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış, kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır.
Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir.
Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder.

Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
80 syf.
·33 günde·6/10 puan
Atatürk'ün bedenimin babası Ali Rıza efendi fakat hislerimin babası Namık Kemal dir diye onurlandırdığı Türkiye'deki milliyetçiliğin öncü ismi yazarin bu tiyatrosunda vatan aşkı ile bedeni aşk arasında gidip gidip geliyorsunuz ve nihayet vatan aşkı galip geliyor. Sevdiğinin ardidrdan erkek kılığına gidip cepheye giden bir kadının hikayesi bırakın okumayı izlemeyi düşünürken bile insanı etkiliyor.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
80 syf.
·8/10 puan
Merhabalar Vatan Şairi olarak bilinen değerli yazarlarımızdan Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre’si edebiyatımızın batı tarzı sahnelenen ilk tiyatrosu olma özelliği tanışmaktadır.Namık Kemal’in okuduğum ilk kitap olmasına rağmen sıkılmadan tek solukta okuyup bitirdim.Türk Edebiyatının nasıl aşamalardan geçtiğini öğrenmek isteyenlere tavsiye Türk klasiklerini en kısa zamanda okumaları olacaktır.Kitapta konu olarak : İslam Bey’in vatanı savunmak İçin savaşa gitmeden önce sevgilisi olan Zekiye ile vedalaşması,Zekiye ayrılmamak ister ancak İslam Bey vatan sevgisinin her şeyden daha üstün olduğunu söyler ve sevdiğinden ayrılır.Zekiye’de buna dayanamayıp asker kılığında savaşa katılır ve bundan sonrası çok güzel.Kitabı okurken böyle güzel bir aşk olabilir mi demeden edemiyorsunuz.
Keyifli Okumalar Dilerim
80 syf.
·3 günde
Namık Kemal'in ömr-ü hayatını sürgünde geçirmesine neden olan tiyatro eseri. Olay tam olarak şöyle vuku bukuyor:
1872 senesinde yazar eseri icra edip, sahnelemeye karar veriyor (ki sahnelenen ilk tiyatro eseridir). Sahnelenen eser, izleyenleri çok etkileyip, gaza getiriyor. Millet tiyatro çıkışında gösteriler, yürüyüşler yapıyor. Sloganlarsa “Yaşasın vatan!", "Yaşasın millet!"', "Yaşasın Namık Kemal!" "Allah bizlerin muradını versin, biz muradımızı isteriz" şeklinde. Piyesten sonrada hükümet ve sarayı kızdıracak yazılar yazılıyor ve akabinde Namık Kemal tevkif edilip, sürgüne gönderiyor. İşin ilginci yazar sürüldükten sonra da tiyatro devam ediyor, hatta yazarı sürgüne gönderen padişah Abdülaziz'in önünde de iki kez sahneleniyor.
Peki ne anlatıyor bu çok bildiğimiz ama okumaya erindiğimiz kitap. Olay Silistrede geçiyor. Silistre şuan Bulgaristan sınırlarında kalan Tuna nehri kıyısında bir şehir. Tuna ahh Tuna.. https://www.youtube.com/watch?v=PZhWs67Diuo (işte tam burda Gazi Osman Paşa ve kahraman askerlerimizi anmadan olmaz) Tuna nehri çok uzun yıllar Osmanlı için hudut olmuş bir nehir. Bizim kırmızı çizgimiz, Tuna'nın güneyi bizim ana vatanımız (idi). 1853 Kırım Savaşı sonrası Rus orduları Kırım'ı alınca Tuna'ya doğru yürümeye başlıyor. Ama Tuna geçilmez, geçilmemeli çünkü "Bizim için vatan Tuna demektir. Çünkü Tuna elden gidince vatan kalmıyor. Tuna kıyılarının neresini karıştırırsanız oralarda atalarımızın kemiklerini bulursunuz." ve geçilmiyor da. Kahramanımız İslam Bey ve nişanlısı Zekiye hanım Silistre'ye ilk koşanlardan, savaş dışında onları başka sürprizlerde bekliyor tabi orada.
Bu arada eserin adı aslında Vatan fakat Namık Kemal sürgündeyken Silistre ismiyle oynanıyor. Daha sonra adı vatan yahut Silistre kalıyor. Tabi bu isimden ha vatan ha Silistre ikisi de geçilmemeli. Silistre verilirse bütün vatan gider anlamı da çıkabilir. Silistre düştü vatan düşmedi şükür ama geride Silistre ve balkan coğrafyası gözü yaşlı kaldı.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarını Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi olmak ne büyük şeref. Ayakta alkışlanası, ne büyük onur. Ki yaşadığı dönem gözönünde bulundurulunca. Şuan bile düşününce ne zor birşeyi başarmış.

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bile ne derece etkilendiği şu sözleri ile anlaşılabilir;
"Benim bedenimin babası Ali Rıza Efendi, duygularımın babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp'tir der."

Namık Kemal’in ilk tiyatro yapıtı olan eser, Türk edebiyatı'nda romantik tiyatronun ilk örneklerindendir.

Eserin ilk sahnelenmesinden sonra izleyicilerin heyecana gelerek başlattıkları gösteri ve olaylar; yazarın tutuklanarak Mağusa'ya sürülmesine sebep olmuştur.

Eserin gerçek adı “Vatan”dır. Eser yayınlandıktan sonra uygulanan yasaklar ve sansür nedeniyle “Silistre” adı ile oynanmış ve yayınlanmıştır. Daha sonra da “Vatan yahut Silistre” adı ile yaygınlaşmış ve bu isimle kabul görmüştür.

Kısacık okurken tiyatroyu gözünüzde canlandırarak okuyacaksınız. Kitabın maneviyatını, taşıdığı ruhu hissettikten sonra okumamak elde değil. Okuyunuz okutunuz bu ruhu yaşatınız efenim.

" Yara erlerin tenine madalyadır.
Ölüm ise askerin son rütbesidir
Altıda bir, üste birdir yerin
Arş Yiğitler vatan imdadına! "


( https://youtu.be/5ZBpbbn_Ang)
Bu sahne kitabı okumak için bir sebep daha.)
80 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Harika bir kitap bence sewginin herseye karsı gelebilecegi anlatiyor
Hicbir sey sewgiye karsi degildir onemli olan mucadele etmektir hepinizin okumasini isterim iyi kitap bence
80 syf.
·2 günde·8/10 puan
Namık Kemal'in ilk kez bir kitabını okudum ve tiyatro tarzı olarakta okuduğum ilk kitap oldu.
Vatan Yahut Silistre ; sahnelenen ilk tiyatrodur. Kitap olarak okusamda çoğu zaman okuduklarım gözümün önünde canlandı. Kitap ; vatan sevgisi(ağırlıklı) , aşk, sevgi, Saygı, fedakarlık ve özlemlerin geçtiği insanı derinden etkileyen bir konuya sahiptir.
Okuduktan sonra keşke tiyatrosunuda izlesem, isteği doğdu içimde. Mutlaka okunulması gereken bir kitap.
Herkese iyi okumalar...
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Namık Kemal'in, Türk Edebiyatı'ndaki yerinden ve öneminden bahsetmeye sanıyorum ki gerek yoktur. Tanzimat döneminin en aydın insanlarından birisidir. Her eserinde hürriyet, milliyet ve vatan sevgisinden bahsetmeyi bir görev edinmiştir. Öyle ki; Mustafa Kemal Atatürk bile onun fikirlerinden ilham almış ve etkilenmiştir.
Vatan Yahut Silistre, her ne kadar kendisine sürgünü getirse de, yazarın en önemli eserlerinden biridir.
4 perdelik bir tiyatro metni şeklindeki kurgu ilk görüşte aşık olan bir çiftle; İslam Bey ve Zekiye Hanım ile başlar ama çok kısa süre içinde bir vatanı müdafaa mücadelesine dönüşür.
Kırım savaşı patlak vermiştir ve İslam Bey, kalbinde vatan sevgisinden başka hiçbir şeye yer olmayan bir vatanseverdir. Vatanı korumak için Zekiye Hanımı gözünü kırpmadan ardında bırakıp, kanını son damlasına kadar vatanı için harcama ümidiyle cepheye gider. Ancak Zekiye Hanım, artık İslam Bey olmadan yaşayamaz. Babasını hiç tanımamıştır, annesini de yakın zamanda kaybetmiştir ve onu evine bağlayan hiçbir şeyi kalmamıştır. Böylelikle Zekiye Hanım erkek kılığına girer ve İslam Bey'in peşi sıra cepheye ilerler.
Merak edenler için; Silistre Tuna Nehri kıyısında bir şehir. Osmanlı Devleti için her zaman önemli ve stratejik bir nokta olarak görülmüştür. İslam Bey, işte vatan için bu kadar büyük önemi olan bir noktayı düşmana karşı savunma görevini üstlenmiştir.
Vatan Yahut Silistre'de Namık Kemal, vatan sevgisi ile akla gelebilecek diğer her türlü duyguyu kıyaslamış ve vatanın her zaman dağa ağır basacağını göstermeye çalışmıştır.
Her sayfasında yoğun vatan sevgisiyle dolup taşacağınız, savaşı kanınızda hissedeceğiniz ve vatanı koruyan askerlerle gurur duyacağınız bir eser olduğuna inanıyorum.
Vatan Yahut Silistre sahnelendiğinde halkı çok etkilemiş, deyim yerindeyse galeyana getirmiştir. Yaşanan bu büyük çoşku yazarın aleyhine olmuş ve ona hayatının ilk sürgününü getirmiştir. Namık Kemal, bu oyunun sahnelenmesinden sonra Magosa'ya sürülmüştür.
Her yaştan insanın okuması gereken bir eser olduğuna inanıyorum. Akıcı dili ve günümüz haline çevrilmiş Türkçesi ile kesinlikle sorun yaşamayacaksınız. Çok ama çok beğeneceğinize eminim.
Okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiyle. :)
80 syf.
·2 günde·Puan vermedi
1 Nisan 1873'de ilk kez sahnelendiğinde tiyatro sanatına ait özelliklerin dışında olması, ölümü değersizleştirmesi, milletin vatanperverlik hislerini coşturması sebepleriyle Namık Kemal'in gazetesi "ibret" kapatılmış, kendisi de Magosa'ya sürülmüştür. Namık Kemal'in sürülmesi vatan piyesinin oynanmasını etkileyememiş üç yıl içinde belki 500 kez oynanmıştır. 4 perdeden oluşan eser, aynı kaderi paylaşmak ve sevdiğinden ayrılmak istemeyen asker giysileriyle Silistre tabyasına katılan genç kızla sevdiği adamın aşkını anlatmaktadır. Tiyatro okumak isteyenler için bence çok uygun bir kitap. Kişilerin az ve basit olması kafanızı karıştırmayacak başlamanız ile bitirmeniz bir olacaktır. Kitabın sonu beni çok şaşırttı ama okuduğumuz eser diyaloglardan oluştuğu için merak duygusu es geçilmiştir. Türk edebiyatı klasiklerinin önemli bir parçası olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal'in oynandığını gördüğü tek piyesidir.
80 syf.
·5 günde
Dört perdelik bir oyun olan Vatan Yahut Silistre’nin kahramanları; vatan sevgisini sevdasının önünde tutan bir gönüllü, sevdası yüzünden erkek olup cepheye giden bir aşık, ailesinin öldüğünü düşündüğü bir albay ve her şeysiz olunur ama vatansız olunmaz denilen bir anlayış. Zamanında yazarını sürgüne yollayan, bir çırpıda okuyacağınız bu eserin sizi şaşırtacağını ve düşündüreceğini temin ederim.
80 syf.
·2 günde·7/10 puan
“Vatanın kurtuluşu ve istiklâli için ölmeyi bugünkü nesle Namık Kemal öğretti." diyor Mustafa Kemal O'nun için.Vatan Yahut Silistre adlı tiyatro eserinde bunu çok net gördüm.Vatan Yahut Silistre Namık Kemal'in hayattayken oynanmasını gördüğü tek piyesmiş ve bu piyesin oynanması yüzünden Magosa'ya sürgün edilmiş.Çok kusursuz bir eser denemez elbette.Olaylar çok basit,diyaloglar zayıf ve türlü eksiklikler var.Ama tabiki o zamanın şartları ve edebiyat dünyasını düşününce bunlar hoş karşılanmalı.Otobüste yolculuk yaparken,ders arasında,beş çayında elinize alıp bir solukta okunabilecek güzel ve bazı değerleri aşılamak için önemli bir piyes bırakmış Namık Kemal.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Türk edebiyatında sahnelenen ilk tiyatro eseri ile karşınızdayım.
Namık Kemal, vatan sevgisini bize çok güzel bir şekilde aktarıyor. Bunun yanında, Silistre Kalesi’nin yardıma koşan gönüllüler ve bunlardan İslam Bey ile Zekiye’nin aşkı da anlatılmaktadır. Duygu yüklü, okuması çok kolay, akıcı bir kitaptı.
Mutlaka okumanızı öneririm.
İyi okumalar.
92 syf.
Mustafa Kemal in fikirlerimin babası dediği Namık Kemalin en önemli eserlerinden biridir Vatan Yahut Silistre. Namık Kemal bu oyununda düşman tehlikesi altındaki halkı savaşa katılmaya sevk etmeye çalışmıştır. Batılı tarzda tiyatronun ilk denemelerinden bu oyun Kurtuluş Mücadelesi sırasında çok defa sahnelenmiştir. Kuvayi Milliye birliklerin oluşmasında halka ilham kaynağı olmuştur..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vatan Yahut Silistre
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954836
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve
sevgisini aşılamak ister.
Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır.
Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış, kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır.
Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir.
Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder.

Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

Kitabı okuyanlar 10,5bin okur

  • Ebru
  • Buse Özcan
  • Esma Parlatır
  • Irmak Melis Yıldız
  • Ömer SEVİNÇ
  • Burak TULGAR
  • ışıl çiçek
  • Mehmet Akay
  • İsmet Burak Karahan
  • Seda Köse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.2
13-17 Yaş
%8.9
18-24 Yaş
%31.9
25-34 Yaş
%30.5
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69
Erkek
%31

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.9 (512)
9
%14.3 (350)
8
%17.3 (424)
7
%11.1 (271)
6
%4 (99)
5
%1.5 (36)
4
%0.9 (21)
3
%0.2 (5)
2
%0.1 (3)
1
%0.2 (5)

Kitabın sıralamaları