...Ve... Veya... Belki...

·
Okunma
·
Beğeni
·
472
Gösterim
Adı:
...Ve... Veya... Belki...
Baskı tarihi:
Haziran 1999
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799755332474
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Baskılar:
Ve... Veya... Belki...
...Ve... Veya... Belki...
... Ve... Veya... Belki... Meltem Arıkan´ın yedi kat yerin dibinden haber getiren, son derece ilginç romanı. Bir psikiyatri hastanesinde geçiyor öykü. Ben´i anlatamayan, anlattıklarını da insanların anlamadığı hasta grubunu, psikiyatristler, psikologlar ve hemşirelerden oluşan tedavi ekibi tamamlıyor.

Aristo mantığına göre ahkam kesmeye alışmış insanın, akla uygun yaşam birikiminin yetmediği yerler vardır. Bu, hem hasta, hem de tedavi eden uzman için söz konusudur. Klasik mantık bir süre koruyabilir bizi. Ama sonra?...

Carl Gustav Jung, bu konuda değişik bir açı sunuyor bize: Kuramlarını iyi öğren, ama yaşayan ruhun mucizesine dokunduğun anda onları bir kenara bırak. Psikiyatrist Doktor Eylül de öyle yapıyor işte. Meltem Arıkan romanında bir bakıma normallik kavramını da tartışıyor. Çağımızda normallik tanımı konusunda, giderek topluma uyum ölçütünden vazgeçildiğini görüyoruz. Bu durumda normallik - normaldışılık tanımları nasıl yapılmalı? Olmakta olanlara, olmaması gerekir demenin pek anlam taşımadığı bir çağda yaşıyoruz. Ne var ki bin yıldır süren toplumsallaşma süreçlerinin sonucu edindiğimiz sezgisel sağduyu gücü, bizi kaos köprüsünün en tehlikeli ucunda tutabiliyor ve ta derinlerimizdeki gerçek ben ile sahte ben arasındaki boşluğu doldurmaya çalışıyor.

Önce kaos vardı, sonra sessizlik... diyor Meltem Arıkan, romanın bitiminde.

Vergillus bakın ne diyor. ... Zeytin kütüklerinden dallar kesilir de, dile gelmez bir mucize! Kupkuru kalmış odundan zeytin kökleri biter yeniden! Çok kez de kendi gözlerimizle görmüşüz, bir ağaç bambaşka bir ağaç oluvermiş, hem de zarar görmeden; aşılanmış elma ve armutlar vermiştir, erik dallarında da boncuk boncuk kızılcıklar kızarakalmış... Meltem Arıkan, yerinde bir bilgi dağarcığı ve usta bir dil aracılığı ile kupkuru kalmış odundan zeytin kökleri yaratanların, yaban meyvelerini eğitip yumuşatanların arasında yer alıyor. Kaos başka türlü kozmosa nasıl dönüşür ki?
206 syf.
·Beğendi·8/10
Meltem Arıkan ile tanışma kitabım ve yazarın bu ilk kitabını okuyalı seneler geçmiş, bulunca tekrar okumak istedim. O zamanlar hissettiklerim ile şimdiki hissettiklerim,düşündüklerim çok farklı oldu .Insan yaş aldıkça daha başka şeyler aliyor aynı kitabı okusada. Yazarın her kitabı beni çok etkiliyor doyamıyorum onun kaleminden dökülenleri okumaya .
Çok önce nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama bir sorusu vardı "Kendi değerimizi hep başkaları biçsin istiyoruz neden?"Gerçekten neden ?...
.
Gerçek nedir ?Çıkış değişimde mi ? Aynılığı reklendirmekte midir?...
.
.
Bir psikiyatri kliniğinde geçen, birbirinden farklı kişilerin,karakterlerin olduğu bir roman. Hepsi de kendilerini bulmaya çalışıyor aslında. Genç psikiyatrist Eylül'ün yardımı ile ve de Eylül'ün kendini sorgulaması...Farklı insanların hikayelerini bir araya getirerek pek çok kesim adına farklı sorular yöneltiyor Meltem Arıkan. Yaşamı ve özellikle kadınların iç dünyasını psikolojik etkenler ışığında sorguluyor, sorgulatıyor.... .

Acaba dediği gibi Kadının amacı bulmak değil belkide yanlızca aramak. Hayal kırıklarından böyle kaçacağına inanmak ....
.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
...Ve... Veya... Belki...
Baskı tarihi:
Haziran 1999
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799755332474
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Baskılar:
Ve... Veya... Belki...
...Ve... Veya... Belki...
... Ve... Veya... Belki... Meltem Arıkan´ın yedi kat yerin dibinden haber getiren, son derece ilginç romanı. Bir psikiyatri hastanesinde geçiyor öykü. Ben´i anlatamayan, anlattıklarını da insanların anlamadığı hasta grubunu, psikiyatristler, psikologlar ve hemşirelerden oluşan tedavi ekibi tamamlıyor.

Aristo mantığına göre ahkam kesmeye alışmış insanın, akla uygun yaşam birikiminin yetmediği yerler vardır. Bu, hem hasta, hem de tedavi eden uzman için söz konusudur. Klasik mantık bir süre koruyabilir bizi. Ama sonra?...

Carl Gustav Jung, bu konuda değişik bir açı sunuyor bize: Kuramlarını iyi öğren, ama yaşayan ruhun mucizesine dokunduğun anda onları bir kenara bırak. Psikiyatrist Doktor Eylül de öyle yapıyor işte. Meltem Arıkan romanında bir bakıma normallik kavramını da tartışıyor. Çağımızda normallik tanımı konusunda, giderek topluma uyum ölçütünden vazgeçildiğini görüyoruz. Bu durumda normallik - normaldışılık tanımları nasıl yapılmalı? Olmakta olanlara, olmaması gerekir demenin pek anlam taşımadığı bir çağda yaşıyoruz. Ne var ki bin yıldır süren toplumsallaşma süreçlerinin sonucu edindiğimiz sezgisel sağduyu gücü, bizi kaos köprüsünün en tehlikeli ucunda tutabiliyor ve ta derinlerimizdeki gerçek ben ile sahte ben arasındaki boşluğu doldurmaya çalışıyor.

Önce kaos vardı, sonra sessizlik... diyor Meltem Arıkan, romanın bitiminde.

Vergillus bakın ne diyor. ... Zeytin kütüklerinden dallar kesilir de, dile gelmez bir mucize! Kupkuru kalmış odundan zeytin kökleri biter yeniden! Çok kez de kendi gözlerimizle görmüşüz, bir ağaç bambaşka bir ağaç oluvermiş, hem de zarar görmeden; aşılanmış elma ve armutlar vermiştir, erik dallarında da boncuk boncuk kızılcıklar kızarakalmış... Meltem Arıkan, yerinde bir bilgi dağarcığı ve usta bir dil aracılığı ile kupkuru kalmış odundan zeytin kökleri yaratanların, yaban meyvelerini eğitip yumuşatanların arasında yer alıyor. Kaos başka türlü kozmosa nasıl dönüşür ki?

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0