Venedik'te Bir Yahudi Midwife Serisi 1

7,7/10  (6 Oy) · 
9 okunma  · 
4 beğeni  · 
484 gösterim
Gece yarısı olunca Venedik'e kediler, köpekler ve sıçanlar hâkim olur. Yeni Getto'ya giden köprü çürük sebze çuvallarının, pis kokular saçan yağların ve haşaratın istilasına uğrar...

İşte böyle bir gecede birkaç adam Hanna'yı ziyaret eder. Hanna Levi, 16. yüzyıl Venedik'inde tanınmış bir ebedir. Bir gece Yahudi gettosunun kapısında Hıristiyan bir soylu belirir ve
Hanna'ya doğum yaparken ölmek üzere olan eşine yardım etmesi için yalvarır. Ancak Yahudi hekimlerin bir Hıristiyanı tedavi etmesi yasaktır, dahası papalığa karşı gelerek bir Hıristiyanı tedavi eden Yahudi hekimler engizisyon tarafından işkence ve ölüm cezasıyla yargılanmaktadır.

Fakat Hanna hayatında hiç görmediği kadar çok para kazanma şansını geri çevirebilecek durumda değildir. Bu, St. John
Şövalyeleri tarafından kaçırılıp Malta'da köleliğe mahkûm edilen eşi Isaac'i kurtarması için bir fırsattır. Hanna teklifi kabul eder. Peki, hem anneyi hem de bebeği kurtarabilecek midir? Ya kendi yaşamını? Isaac'in Malta'da kölelikle, Hanna'nınsa Venedik'te doğum sancılarıyla geçen günleriyle örülmüş bir hikâye...

Venedik'te Bir Yahudi büyüleyici tarihsel bir serüven, aynı zamanda bir kadının aşk için neleri göze alabileceğinin mükemmel bir hikâyesi...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2011
  • Sayfa Sayısı:
    270
  • ISBN:
    9789751031457
  • Orijinal Adı:
    The Midwife of Venice
  • Çeviri:
    Fethi Aytuna
  • Yayınevi:
    Sayfa6 Yayınları
  • Kitabın Türü:
DERYA... 
 18 Eyl 12:25 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Rabbimin bir kadına verdiği en büyük güzellik...Ayrıcalık...Bir kadını bu dünyada melek yapan,eşsiz,emsalsiz duygu...Annelik...
Yavrusuyla yeniden başlar anne konuşmaya,gülmeye,yürümeye,oyun oynamaya,diş çıkarmaya,uçurtma uçurmaya,evcilik oynamaya...
Evladı gülerse anne kahkaha atar,evladı ağlarsa anne yanar,evladı mutluysa cennettir dünya anneye,mutsuzsa cehennemi yaşar yüreğinde...
Karşılıksız çıkarsız,iyisiyle kötüsüyle,doğrusu eğrisiyle,günahı sevabıyla sever anne...Sevgisinde hesaplar çıkarlar karşılıklar acabalar yoktur hiç...Rağmen sever anneler...
Tek bir isteği vardır annenin...Onu annelikle şereflendiren Rabbine tek bir duası vardır...Bana evladımın acısını gösterme...Beni böyle bir acıyla sınama...Çünkü bilir ki anne...Her acının bir adı vardır bu dünyada...Annesiz öksüzdür...Babasız yetimdir...Eşsiz duldur...Ama evladını kaybedenin bir adı yoktur...

"Venedikte Bir Yahudi" Hanna...İkinci sınıf bir vatandaş...Bir doğum ebesi...Hayatta tek varlığı kocası...Doğum yaptıran,bebeği ilk kucağına alan,koklayan Hanna ne yazık ki doğuştan kısır...Asla anne olamayacak...Hayatın Hannaya en büyük esprisi olsa gerek her doğumu yaptırırken kendisinin hiç doğum yapamayacak olması...
Ve bir anda Hanna kendini kucağında bir çocukla ölüm kalım savaşında buluyor...Hemde doğurmadığı ama doğursa ancak bu kadar sevebileceği bir çocukla... Hanna artık doğurmadığı ama annesi olduğu çocukla yapayalnız hayatın içinde...

Ben bu dünyada en çok Efehanın annesi olmayı sevdim...Anne olmayı sevdim...Annemi sevdim...Rabbim anneleri evlatlarına,evlatları annelerine bağışlasın...Acılarını göstermesin...

Muzeyyen atilla 
02 Eyl 00:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Venedikte esiyle yasayan becerikli bir ebe olup kendisi anne olamayan bir kadinin hikayesini anlatiyor dili sade kitap surukleyici nir kac saatte okuyabileceginiz turden bir kitap

Kitaptan 1 Alıntı