Vietnam Demokratik Halk Devrimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Vietnam Demokratik Halk Devrimi
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
Çeviri:
Kamil Ünügör
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ekin Yayınları
1968'li ve 1970'li yıllarda devrimcilerin çok kullandığı bir slogan vardı. Bugünlerde pek fazla atılmayan, bu slogan "Ho Ho Ho Si Minh / İki-Üç Daha Fazla Vietnam/ Ernesto'ya Bin Selam" şeklindeydi. Aslında bu sloganın sıkça kullanılması çok da anormal birşey değildi. Çünkü o yıllarda Vietnam ABD'ye çok büyük bir şamar atmış ve bu, devrimci insanlarda çok büyük bir coşku kaynağı yaratmıştı, işte bunun en güzel ifade edilişi ise binlerce sesin birden "Ho Ho Ho Si Minh/İki-Üç Daha Fazla Vietnam/Ernesto'ya Bin Selam" haykırışında oluyordu.
Peki tüm dünya devrimcilerine büyük bir coşku kazandıran, ABD emperyalizmini dize getiren Vietnam neresiydi? Vietnam tarihi neydi? Vietnam
devrimi nasıl kazanıldı?
Vietnamlılar, Taylandlılar'ın, Çinliler'in ve Maunglar'ın karışımıyla meydana gelmişlerdir. Cilalı taş devrinden bugüne Çinhindi yarımadasının doğusundaki topraklarda yaşamaktadırlar. Topraklarının beşte dördü dağlık, beşte biri ovalıktır. Yer yer bataklıklar vardır. Başlıca besin maddeleri pirinçtir.
M.S. 939-1428 arasında güçlü bir krallık kuran Vietnamlılar önce Çinlilerin, daha sonra Portekizlilerin, İngilizlerin ve Hollandalıların boyunduruğu altında kalmışlardır. Bu nedenle eğer tabir yerindeyse Vietnam tarihi sürekli sömürgeciliğe karşı verilen savaşlarla geçmiştir. Genaral Vo Nguyen Giap "Vietnam Demokratik Halk Devrimi " isimli kitabında bu durumu şu sözlerle ifade eder:
"Güneydoğu Asya'nın coğrafi konumundan dolayı, neredeyse kuruluşundan beri ülkemiz hemen hemen hiç durmadan dış saldırılara karşı savaşmak zorunda kalmış; ulusun varlığını sürdürmesi için hiç kesilmeyen bu mücadele, tarihimizi önemli kahramanlıklarla dolu bir destan haline getirmiştir. l.yy'dan 18.yy'a kadar, sadece ulusal çaptakileri sayarsak, halkımız yirmi seferden fazla ülkeyi kurtarmak ya da egemenliğimizi korumak için savaşmıştır.
Yabancı feodal hükümranlık altındaki bin yıl boyunca halkımız, ulusal bağımsızlığını zorla geri almak için defalarca ayaklandı. Nihayet, on yüzyıl süren yabancı hükümranlığını sona erdiren en parlak zafer 938'de Bach Dang Irmağı'nda Ngo Quyen tarafından kazanıldı; ulusal bağımsızlık ve egemenlik dönemi başladı.
Bundan sonra halkımız dış saldırılara karsı bağımsızlık ve egemenliğini korumak için bir dizi ulusal kurtuluş savaşı vermek zorunda kaldı. Bunlar 20. yy'ın sonlarına kadar sürdü.
11.yy'da bu dönemdeki direniş savaşı Sung ordusunun istilasına karşıydı.
13. yy'da Moğol saldırısına karşı Tran dönemindeki direniş savaşı...
15.yy'daki Le Loi ve Nguyen Trai önderliğindeki Lam Son ayaklanması uzun süreli bir ulusal kurtuluş savaşına dönüştü. Bu isyan on yıl sürdü ve Ming istilacılarının kovulması ve yirmi yıllık yabancı hükümranlığından sonra ulusal bağımsızlığın tekrar kazanılması ile sonuçlandı.
18.yy'daki Nguyen Hve'nin yönettiği direniş savaşı, çürümüş feodal düzene karşı köylülüğün yaygın devrimci hareketinin gücüne dayanıyordu. Ülkemize karşı son feodal saldırı da püskürtülmüş oldu."
Yukarıdaki cümlelerden de anlaşılacağı gibi Vietnamlıların yaşamı tam bir "direnme savaşı"ydı ve bu "direnme savaşı" Fransızların, Japonların, Amerikalıların işgalleri sırasında ulusal ve devrimci bir çehre kazandı.
Fransızların Vietnam'a kesin müdahalesi 1883 yılında oldu. Bu müdahaleyle birlikte Fransızların ilk girişimi Vietnam'da ayrıcalıklı bir sınıf yaratmak oldu. Bu amaçla çok az sayıdaki Vietnamlıya güneyde topraklar, maliye ve yönetim alanlarıyla ilgili ayrıcalıklar verildi. Tarım kredileri, tekel bayilikleri sunuldu ve bu kişiler polis tarafından korundu. Fransızların amacı, ayrıcalıklar tanıyarak Fransız Hükümeti yararına etkin ve elverişli bir burjuva sınıfı yaratmaktı. Fakat bu mümkün olmadı. Çünkü Vietnam'da sermaye biriktirme olanakları çok sınırlıydı ve aşırı kazanç sağlayan kesimler bile sermaye biriktiremiyorlardı.
1.Dünya Savaşı yıllarına geldiğinde ise 1911 Çin devriminin yarattığı etki ve savaşın yarattığı karmaşa nedeniyle Fransa, Vietnam'a bağımsızlığını vereceğini söyledi. Bu amaçla karma eğitimin yapıldığı okullar açma vs. gibi bir dizi uygulamaya gittiyse de, 1. Dünya Savaşı sonunda söylediğinin tersi bir tutum izlemeye başladı.
Tarih 1925'li yılları gösterirken Güneydoğu Asya çok büyük gelişmelere sahne oluyordu. Bu yıllarda Çin, geleceğin sosyalist toplumunu yaratma yolunda önemli adımlar atmıştı. Çin'den ayrılıp Vietnam'a gelmek zorunda kalan siyasi mahkumlar da boş durmuyorlardı. Devrimci bir mayalanma içinde bulunan Çin, Hindistan, Siyam ve Filipinler, Vietnamlı aydınlar için gözden uzak tutulamaz örnekler oluşturuyorlardı.
Vietnam'da yabancı işgalinden beri egemen olan sürekli ayaklanma durumuna devrimci yönünü kazandıran ilk devrimci Phan Boi Chau oldu. Phan Boi iki arkadaşı ile birlikte Japonya'ya geçti. Düşüncesi Vietnam'ı Japonların yardımıyla özgürlüğüne kavuşturmaktı. Bunu yaparken de daha çok İtalyan devrimci mazisinin, devrimci faaliyetle eğitimi birbirine yaklaştıran görüşlerinden etkileniyor, genç Vietnamlıları Japonya'da eğitim görmeye özendirip burada gençleri yetiştirdikten sonra ordu halinde Japonya'dan Vietnam'a göndermeyi umuyordu. Phan Boi Chau bu düşüncesini başarıya ulaştıramadığı gibi yaşamının son günlerinde Vietnam'da kalkınmanın Fransız yardımıyla olacağına inandı.
614 devrimci yönelimden sonra 1927'de Vietnam Ulusal Devrim Partisi kuruldu. Parti Vietnam'ın bağımsızlığım ve Vietnamlıların Özgürlüğünü öngörüyordu. Parti üyeleri ülkede suikastler yapacaklar, baskınlar düzenleyecekler, açık ve gizli propaganda yapacaklardı. Çin'de ise epeyce Vietnamlı devrimci vardı. Ho Si Minh 1925'ten beri Kanton'da bulunuyordu. Sovyet Rusya konsolosluğuna resmen bağlı olarak ilk komünist hücrelerini örgütlüyor, Marx'ın ilkelerini Vietnam'a sokan ilk yazıları yazıyordu. Komünistler, çalışmaları sonucu Ulusal Devrim Partisi üyelerini içlerine alarak tasfiye ettiler ve Vietnam'daki hücreler bir süre sonra bütünüyle komünist hücrelere dönüştü.
Ulusal Devrim Partisi'nin kadrolarının safdışı bırakıldığı sırada komünistler, ülkeyi baştanbaşa saran bir kargaşa yaratarak bu kargaşalığı devrim yararına kullanmaya başladılar.
12 Eylül 1930 ayaklanması da bu doğrultudaki olaylardan biri oldu. O gün Nghe An'daki köylüler, Vinh'e üç kilometre uzaklıktaki Hung Nguyen yönüne doğru yürüyüşe geçtiler. Nghe An ili, Kuzey Vietnam'da aşağı Song Ca havzasındadır. Köylüler sömürge yönetimini temsil eden il binasını ve Fransızlara hizmet eden varlıklı Vietnamlıların evlerini ateşe verdiler.
Vinh'e yapılan saldırıların başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen ayaklanmacılar kırsal alanı bırakmayarak yerli otoriteyi istifaya zorladılar ve köylüleri temsilen bir hükümet kurdular. Kurulan hükümetin başlıca amaçları şu şekildeydi : Sömürge yönetiminin tepkisine kurban gidenlerin ailelerine yardım etmek, adalete dayalı bir yönetim kurmak, bunun için gerekli maliye düzenini getirmek... Bu hareket içerisinde oluşturulan komünist köy örgütlerine Nghe An Sovyetleri deniyordu. Nghe An Sovyetleri kısa süreli de olsa, ezilmiş, sömürge bir topluma özgürlüğün ne demek olduğunun gösterilmesi bakımından önemlidirler.
Bu gelişmeler daha çok Kuzey Vietnam'da yaşandı. Güneyin yapısı ise çok daha farklılık arzediyor, geleneklerin pek güçlü olmaması, sömürgelerin etkisinin daha fazla olmasını sağlıyordu. Bu anlamda özellikle ilk zamanlarda örgütlenmede büyük bir sorun oluşuyor, hatta, hemen hemen hiç başarılı olunamıyordu.
İşte kuzeydeki ve güneydeki bu farklı gelişmeler 1932'den sonra karışıklıkların dinmesi noktasına ulaştı.
Japonya 1931'de Çin'e saldırmaya başladı ve bu tüm Doğu Asya'da yayılma noktasına ulaştı. SSCB bir çağrı yaparak bütün Asya komünistlerini Japonya'ya karşı birleşmeye çağırdı. Bu arada 1936 yılında Fransa'da başarı kazanan solcular Vietnam'da baskıcı politikalarını biraz gevşeterek geniş bir siyasi af ilan ettiler, vergilerde kolaylık sağladılar, öğrenim görmüş Vietnamlıların Fransız yurttaşı olmalarını kolaylaştır dılar. Sekiz saatlik iş günü, hafta tatili, iş kazalarına bağlı emeklilik gibi yenilikler getirdiler. Bu görece serbest ortamda işçi hareketleri başladı. Grevcileri desteklemek üzere bir fon kuruldu, protesto hareketlerine gidilerek gösteriler düzenlendi.
Bu durum 1939 yılına kadar sürdü ve Fransa bu tarihten itibaren artık Fransa'da ve Fransa'ya bağlı deniz aşırı topraklarda komünist eylemleri yasakladı. Bunun üzerine Vietnam'daki komünistler de yeraltı çalışmasına geçerek SSCB hükümetine bağlı bir siyaset izlediler ve önlerine başlıca hedef olarak Fransa'nın ve Japonya'nın emperyalist girişimlerine karşı çıkmayı koydular.
1940 yılında Fransa'nın yenilgiye uğraması ise Vietnam üzerindeki Fransız sömürgesini oldukça zayıflattı.
Ho Si Minh ise yaptığı çalışmalarla Vietnamlı yurtseverlerin o güne kadar başaramadıkları bir şeyi yaparak Vietnam'ın bağımsızlık mücadelesini uluslararası bir sorun haline getirdi.
1939'da komünistlerin Fransa ve ona bağlı ülkelerde tehlikeli ilan edilişlerinin ardından Çin'e sığınan Çinhindi Komünist Partisi üyeleri, Çinhindi Komünist Partisi merkez komitesinin 8. toplantısında bir ulusal cephe kurulmasını kararlaştırdılar. Yalnızca işçi ve köylüleri değil yurtsever toprak sahiplerini de içeren bu cephe şu düşünceyle oluşturuluyordu: Hainlerin topraklarına el koymak, bu toprakları yoksul köylülere dağıtmak...
Çinhindi Komünist Partisinin yerini alan Vietminh adlı bu yeni örgütün programında Fransa'nın Vietnam adına Japonya ile imzalamış olduğu anlaşmaların reddedilmesi ve faşist olmayan ülkelerle işbirliği yapılması öngörülüyordu. Ayrıca programda, genel oy hakkı, eğitimin yaygınlaştırılması, demokratik özgürlüklerin sağlanması, siyasi af, iktisadi durumun düzeltilmesi ve geliştirilmesi gibi maddeler yer alırken, askeri alanda gerilla üslerinin hazırlanması, örgütlenmesi öneriliyordu.
Vietminh'in başındaki kişi ise "Ho Si Minh " idi.
1945 martında Japonların Fransızlara verdikleri iki saatlik ültimatomdan sonra, Fransa'nın Vietnam üzerindeki egemenliği son buldu. Japonların bu hükümet darbesinden sonra Vietminh de genel ayaklanma hazırlığına başladı. Gerilla eylemleri önceleri sınırlı kaldı, halk devrim komiteleri kuruldu. Bu komiteler yavaş yavaş sivil iktidarı temsil edecek duruma geldiklerindeyse, haziran ayında, Vietnam'ın güneyini kapsayan bir serbest bölge oluşturuldu.
13 Ağustos 1945 te de Ho Si Minh ve arkadaşları, genel ayaklanma ilan ettiler. Kurtuluş ordusu 16 Ağustosta Hanoi'yi işgal ederken, 25 Ağustosta da, Saygon, Vietminh in denetimine giriyordu. 30 Ağustosta Bo Dai, iktidarı, Demokratik Cumhuriyetin geçici temsilcisine bırakılıyordu. Ve tarihlerin 2 Eylülü gösterdiği gün, Hanoinin, Ba Dinli alanında, yarım milyon kişinin önünde Ho Si Minh, "Bağımsızlık Bildirisini" okudu.
Partinin kuruluşundan, bağımsızlığın ilanına kadar geçen süreci Vo Nguyen Giap da şöyle ifade ediyordu: "Partimiz Vietnam devrimine önderlik temel göreviyle kuruldu. Bu tarihsel dönemde partimiz, Vietnam'ın ilk komünisti, Başkan Ho Chi Minh tarafından yönetilip, Marksizm-Leninizmi ülkemizin somut koşullarına yaratıcı bir şekilde uygulayarak, doğru bir devrimci çizgi tespit etti. Kapitalist gelişme aşamasından geçmeden, sosyalizme ilerleyen, ulusal demokratik halk devrimi... Partimiz, işçilerin ve emekçi köylülerin - ulusal demokratik devrimin temel güçleri- büyük devrimci güçlen hareketlendirdi ve bir geniş ulusal birleşik cephenin oluşumu için, işçi sınıfının önderliğinde güçlü bir işçi-köylü ittifakı yarattı."
"Ülkemizde ilk olarak, köylülerin hareketi işçilerinkine bağlanarak, partimiz tarafından, temsil edilen işçi sınıfını önderliğinde sağlam bir işçi köylü ittifakı kuruldu ve pratikte kanıtlandı.
Nghe Fin ve Ha Tinh in işçi ve köylüleri partinin bölgesel örgütleri önderliğinde sömürge yöneticilerini ve mahalli mandarin ve zorbaları devirmek için devrimci şiddeti kullanarak ayaklandılar ve birçok kırsal bölgede işçi-köylü iktidarını kurdular.
1936-39'daki demokratik kampanyada, illegal yeraltı faaliyetleri ile legal ve yan legal mücadeleyi ustalıkla birleştiren partimiz dünya barışının savunulması için, saldırgan faşizme karşı sosyal gelişme, demokrasi ve özgürlük için, gerici sömürgecilere, kral ve mandarinlere karşı kentlerden kırlara yayılan hararetli bir politik mücadele hareketi başlattı. Bu büyük demokratik atılım ve bu politik güçlerin ortaya çıkışı yakında izlenecek olan yeni bir devrimci mücadelenin yolunu açtı.
İkinci Dünya Savaşının patlaması yeni bir durum yarattı. Partimiz ayaklanmanın hazırlanmasını ve birinci derecede amaç olarak ulusal kurtuluşu, dönemin ana görevi kabul etti. Bütün anti-emperyalist güçler toparlamak için bir ulusal birleşik cephe kurdu. Bu hareket silahlı mücadele ile politik çalışmayı akıllıca birleştirdi, iktidarı almak İçin bir genel ayaklanmanın takip ettiği, bütün ülkede bir devrimci şiddet kabarışına neden olan mahalli çaptaki gerilla savaşım ve kısmi ayaklanmaları başlattı."
"Ağustos 1945 devrimi bütün halkın genel bir ayaklanması idi. Kısa bir zaman süresi içinde partînin önderliğindeki devrimci yığınlar, Japon faşist idaresini ve Japonların kukla yönetimini yıkarak Güneydoğu Asya'daki ilk demokratik Cumhuriyeti kurdular. Ağustos devrimi sömürge ve yarı feodal bir ülkede Marksizmin-Leninizm'in ilk zaferini ortaya çıkardı; son derece elverişli bir tarihsel fırsatı değerlendiren halkımız ayaklandı ve tüm ülkede zaferi kazandı.
Ağustos devriminden hemen sonra halkımız, ülkemize geri gelme ve işgal etme aşamasında olan ve Amerikan müdahalecilerinin desteklediği Fransız sömürgecilerinin saldırılarına karşı direnmek zorunda kaldı. Bu ilk direniş savaşı yaklaşık dokuz yıl sürdü ve kış 1953 - yaz 1954 zaferi ile son buldu.
Zaferden sonra, yani bağımsızlığın ilanından sonra Vietminh iç siyasette şöyle bir politika izledi: yurtseverleri toplamak, bağımsızlık konusunda duyulan ulusal heyecanın merkezi olmak. Dış siyasette başlıca amaç ABD'nin ilgisini çekip ABD'nin yeni hükümeti tanımasını sağlamaktı."
Tabii bu süreçte Vietminh gittikçe büyüdü, güçlendi, Ho Si Minh'in izlediği politika nedeniyle toprak ağaları ve katolikler bile kendisini desteklemeye başladı.
Afyon, tuz ve alkol tekellerinin kaldırılması, arazi vergilerinin azaltılması, sömürgecilerin işlediği toprakların yoksul köylülere dağıtılması gibi iktisadi tedbirler alındı. Kıtlığın önlenmesi için tam bir tarım savaşı başlatıldı. Okuma yazma seferberliği uygulamasına gidildi.
ABD tarafından tanınmayı ve BM'e alınmayı isteyen Ho Si Minh Şubat 1948'de ABD Başbakanına bir mektup yazdı. Ho Si Minh bu mektubunda "Amerikalılıar, Filipinlilerin bağımsızlığını destekledikleri gibi, Vietnamlıların bağımsızlıklarını da desteklemelidirler" diyordu.
25 Eylül 1945'te bir Fransız birliği güneye indirme yaptığındaysa Ho Si Minh'in tek istediği ABD tarafından Fransız işgalinin durdurulması ve sorunun BM'ye taşınmasıydı. Fakat ABD buna aldırmadı bile.
1946 ilkbaharında Fransızlar'ın Çinli generallerle anlaşarak Vietnam'ın güneyine çıkması sonucu Fransızlarla Vietminh'in arasında silahlı çatışma çıktı. Bir Fransız kruvazörünün halka ateş açması sonucu altı bin sivil öldü. Ho Si Minh Aralık 1946'da halka "Din, parti, milliyet ayırımı gözetmeksizin herkes, erkekler ve kadınlar, gençler ve ihtiyarlar Fransız sömürgecilerine karşı savaşmak için, vatanı kurtarmak için ayaklansın!" çağrısında bulundu.
1949 sonlarında Mao'nun birliklerinin Vietnam sınırındaki Çin bölgelerini ele geçirmeleri Fransızlar için tehlikeli bir durum yarattı. Çin ve SSCB Ocak 1950'de Demokratik Vietnam Cumhuriyeti'ni tanırken ABD'de Şubat'ta Vietnam Hükümetini tanıdı,
1953 sonlarıyla 1954 başlarında Fransız hatlarının içine kadar giren partizanlar Laos'un orta ve güney bölgelerini ele geçirdiler. Bu durumda Fransızlar Dien Bi-en Fu'da büyük bir hava üssü kurdular. Burası Çinhindi'nin en büyük yığınak yeri haline getirildi. Bu durumdu bölge, karşı hava saldırılarına uğramayacaktı, elde Vietminh'in uçaklarının herhangi bir girişimini önleyebilecek güçte araç ve gereç vardı. Ancak bu üs, ikmal merkezlerinden iyice uzakta, ormanlık dağların çevrelediği bir vadinin içinde yeralıyordu. Bu da üssün varlığını sürdürebilmesi için havadan ikmal yapılmasını zorlaştırıyordu. Fransız paraşütçü birlikleri, savaş gereçlerini sırtlarında ya da bisikletle taşıyan Vietminh kuvvetlerine karşı güçlü bir savunma sistemi kurmuş oluyorlardı.
Fakat bunu Giap önderliğindeki Vietminh kuvvetleri boşa çıkarmayı bildiler. Giap'ın adamları, ellibeş gün, ellibeş gece hiç durmadan tünel kazarak, bu tünellerin üzerlerini bambu kamışlarıyla örttüler. Böylece, düşmanın savunma hatlarının içlerine kadar sokulup, kısa mesafeden baskınlar yapılarak Fransızların kurduğu kırkdokuz mevzi Fransız savunma hattı içerisinde yeni Vietminh mevzileri haline getirildi.
Giap'ın bu hareketle ilgili olarak "düşman cephe gerilerini savaş cephesine dönüştürerek, düşmanın cephe gerilerine sızdık. Gerilla ile düzenli savaşın birarada yürütülmesi sayesinde saldırımızı ileriye doğru geliştirdik" ifadesini kullanmaktadır.
7 Mayıs ise Fransızların artık tamamen egemenliğinin yıkıldığı bir tarih oldu. Ve bunu, çetin politik mücadele süreci izledi. 21 Temmuz 1954'te Cenevre konferansı'nda alınan kararla ülke 17. paralelden ikiye bölünerek Güney Vietnam ve Kuzey Vietnam Devletleri kuruldu. Kuzeyi Vietminh'in denetimi altındaki bir hükümet yönetirken, Güneyi Fransa'nın denetiminde bir hükümet yönetecekti.
Güney Vietnam'da büyük bir baskı rejimi uygulanmaya başladı. Bunun sonucunda da 1957 yılında büyük bir ayaklanma başladı. 1959 yılında ayaklanmanın önderliğini Kuzey Vietnam Komünist Partisi ele aldı. 20 Aralık 1960'ta da Güney Vietnam'da Ulusal Kurtuluş Cephesi kuruldu.
Esnek bir politika izleyen Ulusal Kurtuluş Cephesi iyi bir eğitim düzeni kurulması, özgürlüklerin sağlanması, şiddete başvurulmaması ve barışın sağlanması propagandası bulundu.
Bu arada hükümete muhalif bir kanat olarak da Buddhacılar ortaya çıktı. 8 Mayıs 1963'te Diem'in yönetimini protesto eden Buddhacıların üzerine ateş açıldı ve bir kadınla yedi çocuk öldü. Bir kaç hafta sonra bir Buddhacı rahip bu durumu protesto için kendini öldürdü.
Toplumun tüm kesimlerinden gelen bu tepkilere Diem yönetimi daha fazla dayanamadı ve l Kasımda gerçekleştirilen bir ayaklanmayla yıkıldı. Bu kez de başa düşünce özgürlüğü sözü veren bir askeri cunta geçti.
Kennedy, ABD Cumhurbaşkanı olunca Vietnam'a 16 000 askeri danışman gönderip onları savaşa sürdüğünde tarih 1961'i gösteriyordu. Güney Vietnam'daki saldırıların durmaması halinde Kuzey Vietnam'ın yerle bir edileceği tehdidi savruluyordu.
Nitekim Şubat 1965'tede Amerikalılar Kuzey Vietnam'a hava saldırılarını başlattı. Buna karşılık olarak Saygon'un batı yöresinde gerilla savaşı genişletildi ve gerillalar Hue'ye bayraklarını astılar.
31 Mart günü Johnson 20. paralelin kuzeyine yapılan bombardımanların sona erdiğini bildirdi. Kuzey Vietnam da bunun üzerine Paris'te yapılacak barış görüşmelerinin başlatılmasını kabul etti. Görüşmelerde ABD ve Kuzey Vietnam'dan başka Güney Vietnam da temsil edildi. Güney Vietnam'ı Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin türevi Güney Vietnam Geçici Devrim Hükümeti temsil etti.
6 Nisan'da ABD tarafından K. Vietnam'a tekrar hava saldırılan başlatıldı ve bu 15 Ocak 1973'e kadar sürdü. 25 Ocak'ta Paris'te silahların bırakılması anlaşması imzalandı. Böylece ABD de Vietnam'dan güçlü bir tokat yiyerek çekilmek zorunda kaldı. İşte kanlı Vietnam Devrimi tarihi böyle oluştu.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vietnam Demokratik Halk Devrimi
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
Çeviri:
Kamil Ünügör
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ekin Yayınları
1968'li ve 1970'li yıllarda devrimcilerin çok kullandığı bir slogan vardı. Bugünlerde pek fazla atılmayan, bu slogan "Ho Ho Ho Si Minh / İki-Üç Daha Fazla Vietnam/ Ernesto'ya Bin Selam" şeklindeydi. Aslında bu sloganın sıkça kullanılması çok da anormal birşey değildi. Çünkü o yıllarda Vietnam ABD'ye çok büyük bir şamar atmış ve bu, devrimci insanlarda çok büyük bir coşku kaynağı yaratmıştı, işte bunun en güzel ifade edilişi ise binlerce sesin birden "Ho Ho Ho Si Minh/İki-Üç Daha Fazla Vietnam/Ernesto'ya Bin Selam" haykırışında oluyordu.
Peki tüm dünya devrimcilerine büyük bir coşku kazandıran, ABD emperyalizmini dize getiren Vietnam neresiydi? Vietnam tarihi neydi? Vietnam
devrimi nasıl kazanıldı?
Vietnamlılar, Taylandlılar'ın, Çinliler'in ve Maunglar'ın karışımıyla meydana gelmişlerdir. Cilalı taş devrinden bugüne Çinhindi yarımadasının doğusundaki topraklarda yaşamaktadırlar. Topraklarının beşte dördü dağlık, beşte biri ovalıktır. Yer yer bataklıklar vardır. Başlıca besin maddeleri pirinçtir.
M.S. 939-1428 arasında güçlü bir krallık kuran Vietnamlılar önce Çinlilerin, daha sonra Portekizlilerin, İngilizlerin ve Hollandalıların boyunduruğu altında kalmışlardır. Bu nedenle eğer tabir yerindeyse Vietnam tarihi sürekli sömürgeciliğe karşı verilen savaşlarla geçmiştir. Genaral Vo Nguyen Giap "Vietnam Demokratik Halk Devrimi " isimli kitabında bu durumu şu sözlerle ifade eder:
"Güneydoğu Asya'nın coğrafi konumundan dolayı, neredeyse kuruluşundan beri ülkemiz hemen hemen hiç durmadan dış saldırılara karşı savaşmak zorunda kalmış; ulusun varlığını sürdürmesi için hiç kesilmeyen bu mücadele, tarihimizi önemli kahramanlıklarla dolu bir destan haline getirmiştir. l.yy'dan 18.yy'a kadar, sadece ulusal çaptakileri sayarsak, halkımız yirmi seferden fazla ülkeyi kurtarmak ya da egemenliğimizi korumak için savaşmıştır.
Yabancı feodal hükümranlık altındaki bin yıl boyunca halkımız, ulusal bağımsızlığını zorla geri almak için defalarca ayaklandı. Nihayet, on yüzyıl süren yabancı hükümranlığını sona erdiren en parlak zafer 938'de Bach Dang Irmağı'nda Ngo Quyen tarafından kazanıldı; ulusal bağımsızlık ve egemenlik dönemi başladı.
Bundan sonra halkımız dış saldırılara karsı bağımsızlık ve egemenliğini korumak için bir dizi ulusal kurtuluş savaşı vermek zorunda kaldı. Bunlar 20. yy'ın sonlarına kadar sürdü.
11.yy'da bu dönemdeki direniş savaşı Sung ordusunun istilasına karşıydı.
13. yy'da Moğol saldırısına karşı Tran dönemindeki direniş savaşı...
15.yy'daki Le Loi ve Nguyen Trai önderliğindeki Lam Son ayaklanması uzun süreli bir ulusal kurtuluş savaşına dönüştü. Bu isyan on yıl sürdü ve Ming istilacılarının kovulması ve yirmi yıllık yabancı hükümranlığından sonra ulusal bağımsızlığın tekrar kazanılması ile sonuçlandı.
18.yy'daki Nguyen Hve'nin yönettiği direniş savaşı, çürümüş feodal düzene karşı köylülüğün yaygın devrimci hareketinin gücüne dayanıyordu. Ülkemize karşı son feodal saldırı da püskürtülmüş oldu."
Yukarıdaki cümlelerden de anlaşılacağı gibi Vietnamlıların yaşamı tam bir "direnme savaşı"ydı ve bu "direnme savaşı" Fransızların, Japonların, Amerikalıların işgalleri sırasında ulusal ve devrimci bir çehre kazandı.
Fransızların Vietnam'a kesin müdahalesi 1883 yılında oldu. Bu müdahaleyle birlikte Fransızların ilk girişimi Vietnam'da ayrıcalıklı bir sınıf yaratmak oldu. Bu amaçla çok az sayıdaki Vietnamlıya güneyde topraklar, maliye ve yönetim alanlarıyla ilgili ayrıcalıklar verildi. Tarım kredileri, tekel bayilikleri sunuldu ve bu kişiler polis tarafından korundu. Fransızların amacı, ayrıcalıklar tanıyarak Fransız Hükümeti yararına etkin ve elverişli bir burjuva sınıfı yaratmaktı. Fakat bu mümkün olmadı. Çünkü Vietnam'da sermaye biriktirme olanakları çok sınırlıydı ve aşırı kazanç sağlayan kesimler bile sermaye biriktiremiyorlardı.
1.Dünya Savaşı yıllarına geldiğinde ise 1911 Çin devriminin yarattığı etki ve savaşın yarattığı karmaşa nedeniyle Fransa, Vietnam'a bağımsızlığını vereceğini söyledi. Bu amaçla karma eğitimin yapıldığı okullar açma vs. gibi bir dizi uygulamaya gittiyse de, 1. Dünya Savaşı sonunda söylediğinin tersi bir tutum izlemeye başladı.
Tarih 1925'li yılları gösterirken Güneydoğu Asya çok büyük gelişmelere sahne oluyordu. Bu yıllarda Çin, geleceğin sosyalist toplumunu yaratma yolunda önemli adımlar atmıştı. Çin'den ayrılıp Vietnam'a gelmek zorunda kalan siyasi mahkumlar da boş durmuyorlardı. Devrimci bir mayalanma içinde bulunan Çin, Hindistan, Siyam ve Filipinler, Vietnamlı aydınlar için gözden uzak tutulamaz örnekler oluşturuyorlardı.
Vietnam'da yabancı işgalinden beri egemen olan sürekli ayaklanma durumuna devrimci yönünü kazandıran ilk devrimci Phan Boi Chau oldu. Phan Boi iki arkadaşı ile birlikte Japonya'ya geçti. Düşüncesi Vietnam'ı Japonların yardımıyla özgürlüğüne kavuşturmaktı. Bunu yaparken de daha çok İtalyan devrimci mazisinin, devrimci faaliyetle eğitimi birbirine yaklaştıran görüşlerinden etkileniyor, genç Vietnamlıları Japonya'da eğitim görmeye özendirip burada gençleri yetiştirdikten sonra ordu halinde Japonya'dan Vietnam'a göndermeyi umuyordu. Phan Boi Chau bu düşüncesini başarıya ulaştıramadığı gibi yaşamının son günlerinde Vietnam'da kalkınmanın Fransız yardımıyla olacağına inandı.
614 devrimci yönelimden sonra 1927'de Vietnam Ulusal Devrim Partisi kuruldu. Parti Vietnam'ın bağımsızlığım ve Vietnamlıların Özgürlüğünü öngörüyordu. Parti üyeleri ülkede suikastler yapacaklar, baskınlar düzenleyecekler, açık ve gizli propaganda yapacaklardı. Çin'de ise epeyce Vietnamlı devrimci vardı. Ho Si Minh 1925'ten beri Kanton'da bulunuyordu. Sovyet Rusya konsolosluğuna resmen bağlı olarak ilk komünist hücrelerini örgütlüyor, Marx'ın ilkelerini Vietnam'a sokan ilk yazıları yazıyordu. Komünistler, çalışmaları sonucu Ulusal Devrim Partisi üyelerini içlerine alarak tasfiye ettiler ve Vietnam'daki hücreler bir süre sonra bütünüyle komünist hücrelere dönüştü.
Ulusal Devrim Partisi'nin kadrolarının safdışı bırakıldığı sırada komünistler, ülkeyi baştanbaşa saran bir kargaşa yaratarak bu kargaşalığı devrim yararına kullanmaya başladılar.
12 Eylül 1930 ayaklanması da bu doğrultudaki olaylardan biri oldu. O gün Nghe An'daki köylüler, Vinh'e üç kilometre uzaklıktaki Hung Nguyen yönüne doğru yürüyüşe geçtiler. Nghe An ili, Kuzey Vietnam'da aşağı Song Ca havzasındadır. Köylüler sömürge yönetimini temsil eden il binasını ve Fransızlara hizmet eden varlıklı Vietnamlıların evlerini ateşe verdiler.
Vinh'e yapılan saldırıların başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen ayaklanmacılar kırsal alanı bırakmayarak yerli otoriteyi istifaya zorladılar ve köylüleri temsilen bir hükümet kurdular. Kurulan hükümetin başlıca amaçları şu şekildeydi : Sömürge yönetiminin tepkisine kurban gidenlerin ailelerine yardım etmek, adalete dayalı bir yönetim kurmak, bunun için gerekli maliye düzenini getirmek... Bu hareket içerisinde oluşturulan komünist köy örgütlerine Nghe An Sovyetleri deniyordu. Nghe An Sovyetleri kısa süreli de olsa, ezilmiş, sömürge bir topluma özgürlüğün ne demek olduğunun gösterilmesi bakımından önemlidirler.
Bu gelişmeler daha çok Kuzey Vietnam'da yaşandı. Güneyin yapısı ise çok daha farklılık arzediyor, geleneklerin pek güçlü olmaması, sömürgelerin etkisinin daha fazla olmasını sağlıyordu. Bu anlamda özellikle ilk zamanlarda örgütlenmede büyük bir sorun oluşuyor, hatta, hemen hemen hiç başarılı olunamıyordu.
İşte kuzeydeki ve güneydeki bu farklı gelişmeler 1932'den sonra karışıklıkların dinmesi noktasına ulaştı.
Japonya 1931'de Çin'e saldırmaya başladı ve bu tüm Doğu Asya'da yayılma noktasına ulaştı. SSCB bir çağrı yaparak bütün Asya komünistlerini Japonya'ya karşı birleşmeye çağırdı. Bu arada 1936 yılında Fransa'da başarı kazanan solcular Vietnam'da baskıcı politikalarını biraz gevşeterek geniş bir siyasi af ilan ettiler, vergilerde kolaylık sağladılar, öğrenim görmüş Vietnamlıların Fransız yurttaşı olmalarını kolaylaştır dılar. Sekiz saatlik iş günü, hafta tatili, iş kazalarına bağlı emeklilik gibi yenilikler getirdiler. Bu görece serbest ortamda işçi hareketleri başladı. Grevcileri desteklemek üzere bir fon kuruldu, protesto hareketlerine gidilerek gösteriler düzenlendi.
Bu durum 1939 yılına kadar sürdü ve Fransa bu tarihten itibaren artık Fransa'da ve Fransa'ya bağlı deniz aşırı topraklarda komünist eylemleri yasakladı. Bunun üzerine Vietnam'daki komünistler de yeraltı çalışmasına geçerek SSCB hükümetine bağlı bir siyaset izlediler ve önlerine başlıca hedef olarak Fransa'nın ve Japonya'nın emperyalist girişimlerine karşı çıkmayı koydular.
1940 yılında Fransa'nın yenilgiye uğraması ise Vietnam üzerindeki Fransız sömürgesini oldukça zayıflattı.
Ho Si Minh ise yaptığı çalışmalarla Vietnamlı yurtseverlerin o güne kadar başaramadıkları bir şeyi yaparak Vietnam'ın bağımsızlık mücadelesini uluslararası bir sorun haline getirdi.
1939'da komünistlerin Fransa ve ona bağlı ülkelerde tehlikeli ilan edilişlerinin ardından Çin'e sığınan Çinhindi Komünist Partisi üyeleri, Çinhindi Komünist Partisi merkez komitesinin 8. toplantısında bir ulusal cephe kurulmasını kararlaştırdılar. Yalnızca işçi ve köylüleri değil yurtsever toprak sahiplerini de içeren bu cephe şu düşünceyle oluşturuluyordu: Hainlerin topraklarına el koymak, bu toprakları yoksul köylülere dağıtmak...
Çinhindi Komünist Partisinin yerini alan Vietminh adlı bu yeni örgütün programında Fransa'nın Vietnam adına Japonya ile imzalamış olduğu anlaşmaların reddedilmesi ve faşist olmayan ülkelerle işbirliği yapılması öngörülüyordu. Ayrıca programda, genel oy hakkı, eğitimin yaygınlaştırılması, demokratik özgürlüklerin sağlanması, siyasi af, iktisadi durumun düzeltilmesi ve geliştirilmesi gibi maddeler yer alırken, askeri alanda gerilla üslerinin hazırlanması, örgütlenmesi öneriliyordu.
Vietminh'in başındaki kişi ise "Ho Si Minh " idi.
1945 martında Japonların Fransızlara verdikleri iki saatlik ültimatomdan sonra, Fransa'nın Vietnam üzerindeki egemenliği son buldu. Japonların bu hükümet darbesinden sonra Vietminh de genel ayaklanma hazırlığına başladı. Gerilla eylemleri önceleri sınırlı kaldı, halk devrim komiteleri kuruldu. Bu komiteler yavaş yavaş sivil iktidarı temsil edecek duruma geldiklerindeyse, haziran ayında, Vietnam'ın güneyini kapsayan bir serbest bölge oluşturuldu.
13 Ağustos 1945 te de Ho Si Minh ve arkadaşları, genel ayaklanma ilan ettiler. Kurtuluş ordusu 16 Ağustosta Hanoi'yi işgal ederken, 25 Ağustosta da, Saygon, Vietminh in denetimine giriyordu. 30 Ağustosta Bo Dai, iktidarı, Demokratik Cumhuriyetin geçici temsilcisine bırakılıyordu. Ve tarihlerin 2 Eylülü gösterdiği gün, Hanoinin, Ba Dinli alanında, yarım milyon kişinin önünde Ho Si Minh, "Bağımsızlık Bildirisini" okudu.
Partinin kuruluşundan, bağımsızlığın ilanına kadar geçen süreci Vo Nguyen Giap da şöyle ifade ediyordu: "Partimiz Vietnam devrimine önderlik temel göreviyle kuruldu. Bu tarihsel dönemde partimiz, Vietnam'ın ilk komünisti, Başkan Ho Chi Minh tarafından yönetilip, Marksizm-Leninizmi ülkemizin somut koşullarına yaratıcı bir şekilde uygulayarak, doğru bir devrimci çizgi tespit etti. Kapitalist gelişme aşamasından geçmeden, sosyalizme ilerleyen, ulusal demokratik halk devrimi... Partimiz, işçilerin ve emekçi köylülerin - ulusal demokratik devrimin temel güçleri- büyük devrimci güçlen hareketlendirdi ve bir geniş ulusal birleşik cephenin oluşumu için, işçi sınıfının önderliğinde güçlü bir işçi-köylü ittifakı yarattı."
"Ülkemizde ilk olarak, köylülerin hareketi işçilerinkine bağlanarak, partimiz tarafından, temsil edilen işçi sınıfını önderliğinde sağlam bir işçi köylü ittifakı kuruldu ve pratikte kanıtlandı.
Nghe Fin ve Ha Tinh in işçi ve köylüleri partinin bölgesel örgütleri önderliğinde sömürge yöneticilerini ve mahalli mandarin ve zorbaları devirmek için devrimci şiddeti kullanarak ayaklandılar ve birçok kırsal bölgede işçi-köylü iktidarını kurdular.
1936-39'daki demokratik kampanyada, illegal yeraltı faaliyetleri ile legal ve yan legal mücadeleyi ustalıkla birleştiren partimiz dünya barışının savunulması için, saldırgan faşizme karşı sosyal gelişme, demokrasi ve özgürlük için, gerici sömürgecilere, kral ve mandarinlere karşı kentlerden kırlara yayılan hararetli bir politik mücadele hareketi başlattı. Bu büyük demokratik atılım ve bu politik güçlerin ortaya çıkışı yakında izlenecek olan yeni bir devrimci mücadelenin yolunu açtı.
İkinci Dünya Savaşının patlaması yeni bir durum yarattı. Partimiz ayaklanmanın hazırlanmasını ve birinci derecede amaç olarak ulusal kurtuluşu, dönemin ana görevi kabul etti. Bütün anti-emperyalist güçler toparlamak için bir ulusal birleşik cephe kurdu. Bu hareket silahlı mücadele ile politik çalışmayı akıllıca birleştirdi, iktidarı almak İçin bir genel ayaklanmanın takip ettiği, bütün ülkede bir devrimci şiddet kabarışına neden olan mahalli çaptaki gerilla savaşım ve kısmi ayaklanmaları başlattı."
"Ağustos 1945 devrimi bütün halkın genel bir ayaklanması idi. Kısa bir zaman süresi içinde partînin önderliğindeki devrimci yığınlar, Japon faşist idaresini ve Japonların kukla yönetimini yıkarak Güneydoğu Asya'daki ilk demokratik Cumhuriyeti kurdular. Ağustos devrimi sömürge ve yarı feodal bir ülkede Marksizmin-Leninizm'in ilk zaferini ortaya çıkardı; son derece elverişli bir tarihsel fırsatı değerlendiren halkımız ayaklandı ve tüm ülkede zaferi kazandı.
Ağustos devriminden hemen sonra halkımız, ülkemize geri gelme ve işgal etme aşamasında olan ve Amerikan müdahalecilerinin desteklediği Fransız sömürgecilerinin saldırılarına karşı direnmek zorunda kaldı. Bu ilk direniş savaşı yaklaşık dokuz yıl sürdü ve kış 1953 - yaz 1954 zaferi ile son buldu.
Zaferden sonra, yani bağımsızlığın ilanından sonra Vietminh iç siyasette şöyle bir politika izledi: yurtseverleri toplamak, bağımsızlık konusunda duyulan ulusal heyecanın merkezi olmak. Dış siyasette başlıca amaç ABD'nin ilgisini çekip ABD'nin yeni hükümeti tanımasını sağlamaktı."
Tabii bu süreçte Vietminh gittikçe büyüdü, güçlendi, Ho Si Minh'in izlediği politika nedeniyle toprak ağaları ve katolikler bile kendisini desteklemeye başladı.
Afyon, tuz ve alkol tekellerinin kaldırılması, arazi vergilerinin azaltılması, sömürgecilerin işlediği toprakların yoksul köylülere dağıtılması gibi iktisadi tedbirler alındı. Kıtlığın önlenmesi için tam bir tarım savaşı başlatıldı. Okuma yazma seferberliği uygulamasına gidildi.
ABD tarafından tanınmayı ve BM'e alınmayı isteyen Ho Si Minh Şubat 1948'de ABD Başbakanına bir mektup yazdı. Ho Si Minh bu mektubunda "Amerikalılıar, Filipinlilerin bağımsızlığını destekledikleri gibi, Vietnamlıların bağımsızlıklarını da desteklemelidirler" diyordu.
25 Eylül 1945'te bir Fransız birliği güneye indirme yaptığındaysa Ho Si Minh'in tek istediği ABD tarafından Fransız işgalinin durdurulması ve sorunun BM'ye taşınmasıydı. Fakat ABD buna aldırmadı bile.
1946 ilkbaharında Fransızlar'ın Çinli generallerle anlaşarak Vietnam'ın güneyine çıkması sonucu Fransızlarla Vietminh'in arasında silahlı çatışma çıktı. Bir Fransız kruvazörünün halka ateş açması sonucu altı bin sivil öldü. Ho Si Minh Aralık 1946'da halka "Din, parti, milliyet ayırımı gözetmeksizin herkes, erkekler ve kadınlar, gençler ve ihtiyarlar Fransız sömürgecilerine karşı savaşmak için, vatanı kurtarmak için ayaklansın!" çağrısında bulundu.
1949 sonlarında Mao'nun birliklerinin Vietnam sınırındaki Çin bölgelerini ele geçirmeleri Fransızlar için tehlikeli bir durum yarattı. Çin ve SSCB Ocak 1950'de Demokratik Vietnam Cumhuriyeti'ni tanırken ABD'de Şubat'ta Vietnam Hükümetini tanıdı,
1953 sonlarıyla 1954 başlarında Fransız hatlarının içine kadar giren partizanlar Laos'un orta ve güney bölgelerini ele geçirdiler. Bu durumda Fransızlar Dien Bi-en Fu'da büyük bir hava üssü kurdular. Burası Çinhindi'nin en büyük yığınak yeri haline getirildi. Bu durumdu bölge, karşı hava saldırılarına uğramayacaktı, elde Vietminh'in uçaklarının herhangi bir girişimini önleyebilecek güçte araç ve gereç vardı. Ancak bu üs, ikmal merkezlerinden iyice uzakta, ormanlık dağların çevrelediği bir vadinin içinde yeralıyordu. Bu da üssün varlığını sürdürebilmesi için havadan ikmal yapılmasını zorlaştırıyordu. Fransız paraşütçü birlikleri, savaş gereçlerini sırtlarında ya da bisikletle taşıyan Vietminh kuvvetlerine karşı güçlü bir savunma sistemi kurmuş oluyorlardı.
Fakat bunu Giap önderliğindeki Vietminh kuvvetleri boşa çıkarmayı bildiler. Giap'ın adamları, ellibeş gün, ellibeş gece hiç durmadan tünel kazarak, bu tünellerin üzerlerini bambu kamışlarıyla örttüler. Böylece, düşmanın savunma hatlarının içlerine kadar sokulup, kısa mesafeden baskınlar yapılarak Fransızların kurduğu kırkdokuz mevzi Fransız savunma hattı içerisinde yeni Vietminh mevzileri haline getirildi.
Giap'ın bu hareketle ilgili olarak "düşman cephe gerilerini savaş cephesine dönüştürerek, düşmanın cephe gerilerine sızdık. Gerilla ile düzenli savaşın birarada yürütülmesi sayesinde saldırımızı ileriye doğru geliştirdik" ifadesini kullanmaktadır.
7 Mayıs ise Fransızların artık tamamen egemenliğinin yıkıldığı bir tarih oldu. Ve bunu, çetin politik mücadele süreci izledi. 21 Temmuz 1954'te Cenevre konferansı'nda alınan kararla ülke 17. paralelden ikiye bölünerek Güney Vietnam ve Kuzey Vietnam Devletleri kuruldu. Kuzeyi Vietminh'in denetimi altındaki bir hükümet yönetirken, Güneyi Fransa'nın denetiminde bir hükümet yönetecekti.
Güney Vietnam'da büyük bir baskı rejimi uygulanmaya başladı. Bunun sonucunda da 1957 yılında büyük bir ayaklanma başladı. 1959 yılında ayaklanmanın önderliğini Kuzey Vietnam Komünist Partisi ele aldı. 20 Aralık 1960'ta da Güney Vietnam'da Ulusal Kurtuluş Cephesi kuruldu.
Esnek bir politika izleyen Ulusal Kurtuluş Cephesi iyi bir eğitim düzeni kurulması, özgürlüklerin sağlanması, şiddete başvurulmaması ve barışın sağlanması propagandası bulundu.
Bu arada hükümete muhalif bir kanat olarak da Buddhacılar ortaya çıktı. 8 Mayıs 1963'te Diem'in yönetimini protesto eden Buddhacıların üzerine ateş açıldı ve bir kadınla yedi çocuk öldü. Bir kaç hafta sonra bir Buddhacı rahip bu durumu protesto için kendini öldürdü.
Toplumun tüm kesimlerinden gelen bu tepkilere Diem yönetimi daha fazla dayanamadı ve l Kasımda gerçekleştirilen bir ayaklanmayla yıkıldı. Bu kez de başa düşünce özgürlüğü sözü veren bir askeri cunta geçti.
Kennedy, ABD Cumhurbaşkanı olunca Vietnam'a 16 000 askeri danışman gönderip onları savaşa sürdüğünde tarih 1961'i gösteriyordu. Güney Vietnam'daki saldırıların durmaması halinde Kuzey Vietnam'ın yerle bir edileceği tehdidi savruluyordu.
Nitekim Şubat 1965'tede Amerikalılar Kuzey Vietnam'a hava saldırılarını başlattı. Buna karşılık olarak Saygon'un batı yöresinde gerilla savaşı genişletildi ve gerillalar Hue'ye bayraklarını astılar.
31 Mart günü Johnson 20. paralelin kuzeyine yapılan bombardımanların sona erdiğini bildirdi. Kuzey Vietnam da bunun üzerine Paris'te yapılacak barış görüşmelerinin başlatılmasını kabul etti. Görüşmelerde ABD ve Kuzey Vietnam'dan başka Güney Vietnam da temsil edildi. Güney Vietnam'ı Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin türevi Güney Vietnam Geçici Devrim Hükümeti temsil etti.
6 Nisan'da ABD tarafından K. Vietnam'a tekrar hava saldırılan başlatıldı ve bu 15 Ocak 1973'e kadar sürdü. 25 Ocak'ta Paris'te silahların bırakılması anlaşması imzalandı. Böylece ABD de Vietnam'dan güçlü bir tokat yiyerek çekilmek zorunda kaldı. İşte kanlı Vietnam Devrimi tarihi böyle oluştu.

Kitap istatistikleri

  • 50 defa gösterildi.