Virata Ya Da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.168
Gösterim
Adı:
Virata Ya Da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051868547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Bu, vatandaşları tarafından erdemin dört adıyla şereflendirilen Virata’nın hikâyesidir. Yine de âlimlerin kitaplarında ondan hiç bahsedilmez. Anısı, insanoğlunun hafızasından aktarılır. Bu anlatılan, bir savaşta farkında olmadan kendi abisini öldürüp yaşadığı pişmanlık ve sorgulamalardan sonra kılıcını sonsuza dek elinden bırakan, günahsız bir hayat yaşama peşinde acı çeken Virata’nın öyküsüdür. Büyük Hint destanı Mahabharata’dan aldığı bu hikâyeyi kendi dilince yeniden yazan Zweig bizleri Virata’nın öyküsü üzerinden hayat üzerine düşünmeye davet ediyor.
88 syf.
·2 günde·8/10
Çoğu Stefan Zweig kitabı gibi
“...kısa ve sarsıcı...”
Diğer biyografik kitapları gibi bu da çok güzel biyografik bir hikâyeydi... Belki de efsane...

İçerisinde iki adet öykü var. İkinci öyküden bahsetmek istemiyorum zira “Mürebbiye” kitabındaki ikinci öykü olan “yaz novellası” öyküsünün aynısı ve daha önce okumuştum.(İş Bankası yayınlarındaki çeviri çok ama çok daha güzel) Şu Zweig kitaplarında uğradığım yayınevi azizliğine başka kitaplarda uğramadım...Bir de Dostoyevski kitaplarında her kitaba bir “beyaz geceler, yufka yürekli”yi sıkıştırıp durmaları da baydı. Bu olay Zweig’in kitaplarında kat ve kat daha fazla. Yayınevleri de içerikten ziyade kapak tasarım yarışına girmişler resmen...Neyse.

İlk hikâye o kadar güzel ki yine içime dokundu Zweig... Hikayede krallık için çalışan, kralın dostu olan Virata adındaki bir adamın inzivaya çekilmesi, günahsız yaşamak için her şeyi yapmaya ve her şeyden vazgeçmeye çalışan kendini arayan, kendi içsel dünyasında arınma yaşayan bir adamın efsane öyküsü...
Bu içselleşme Viratanın abisini yanlışlıkla öldürmesinden sonra başlıyor. Her günahında o kara gözleri görüyor. Biz buna vicdan diyoruz... Ve bu hikayeyi okuduktan sonra ne kadar günahkar olduğunuzu sorulayacaksınız...


Kitabın özü, özeti...
“... her kim hüküm veriyorsa, diğerlerini tutsak eder ama en büyük tutsak kendi ruhudur. Eğer bir kimse günahsız yaşamak istiyorsa, ne bir evde ne de başkasının kaderinde payı olmalıdır, başkasının hizmetinden faydalanmamalı, başkasının teriyle geçinmemeli; bir kadının şehvetine , doyumun uyuşukluğuna bağımlı olmamalıdır.Ancak tek başına yaşayanlar Tanrı için yaşar; yalnızca eylemde bulunanlar onu duyumsarlar.Yoksullar daima onu en derinden hissederler. Ama ben görünmez olana , toprağıma olduğumdan daha yakın olmak isterim, günahsız yaşamak isterim...”
56 syf.
·10/10
Stefan Zweig'in şu ana kadar 10 kitabını okudum. İçlerinden en beğendiğim kitabı bu oldu.
Hayatta mükemmele ulaşmanın hiçbir zaman mümkün olmadığını anlatan harika bir kitap.
Kısa ama içeriği dolu dolu.
56 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Stefan Zweig kalemini çok sevdiğim bir yazar. Bu kitap ta, yazara ait okuduğum kitaplarının içinde en etkileyici olanı. Masal tadında çok güzel bir kitap.
56 syf.
56 sayfalık kısa ama içinden bir çok ders çıkartılması gereken bir kitap. Zweig'in kitapları arasında en sevdiğim. Ne kadar çabalarsak çabalayalım günahtan, eylemsizlikten ve insan olmaktan kaçamayacağımızı hayatta hep en iyi olmanın mümkün olmadığını anlatmış usta yazar..

Hakikî adalette asıl huzur 100 değil 0 olmakmış.

Keyifli okumalar
56 syf.
·Beğendi·10/10
Adalet hakkında yazılmış harika bir kitap desem yeridir. Zweig'ın belki en az 15 kitabını okumuşumdur ama bu gerçekten bambaşka bir tat bıraktı bende. Evet Zweig harikulâde yazıyor ama "cidden bunu Zweig mı yazdı?" dedim. Muazzam ya muazzam. Virata'nın hikâyesini ben anlatmayım siz okuyun! Zaten 56 sayfacik bir şey. :) #stefanzweig #maviçatıyayınları
56 syf.
·Beğendi·10/10
Muhteşem bir hikaye kitabıydı. Sanki Halil Cibran kitaplarından birini okuyormuşum gibi hissettim çok etkileyici, kısa ama dopdolu bir kitap.

Virata'nın hakiki adalet arayışında geldiği son noktanın, asıl huzurun hiç'likte, hiç olmakta, kendini sıfırlamakta olduğunu gösteren muazzam bir hikayeydi.

Kitabın sonundaki şu kısım kitabın özeti gibiydi:
" Artık özgür olmak istemiyorum. Özgür insan özgür değildir ve eylemsiz olan, günahtan kaçamaz. Sadece hizmet edenler özgürdür, başkasına veren, tüm enerjisini bir işe veren ve sorgusuz sualsiz eylemde bulunan insan özgürdür. Sadece edimlerimizin ortası işimizdir; başlangıcı ve bitişi, nedeni ve sonucu tanrıların ellerindedir. Beni irademden azat edin, çünkü isteklilik karmaşıktır ve hizmet etmek bilgeliktir."
56 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Adalet üzerine yazılmış güzel bir eser. Elinde ki makamı nasıl doğru şekilde yapabilirim diye katlandığı zorlukları herkes için geçerli olması gerekir. Adalet için en gerekli olan şey aslında böyle olmalı verdiği cezanın suçlu için nasıl bir yaşam tarzı olduğunu bire bir kendiside yaşadı. Bu şekilde yaparaktan ülkesinin daha huzurlu ve adaletli olmasını sağladı. Güzel bir eserdi...
56 syf.
·1 günde·8/10
Zweig'ın henüz sadece birkaç kitabını okuma fırsatı yakalayabildim fakat kısa olması bir yana hikaye su gibi akıp gitti diyebilirim. Kısa olmasına rağmen diğer birçok kitaptan çok daha anlam dolu bir kitaptı. İnsanoğlunun mükemmele hiçbir zaman tam olarak ulaşamayacağını ve kimsenin bir başkasının hayatına elini uzatamayacağını eskiden olan kast sisteminin doğru olmadığını ve hepimizin bir olduğunu anlatmış bir nevi. Hoşuma gitti, tavsiye ederim doğrusu.
56 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yine daha önce okumuştum dediğim İş Bankası Yayınlarından "Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor" kitabındaki üçüncü hikaye bu.

Tabi Zweig tekrar tekrar zevkle okunuyor. Bu muhteşem hikayesini sizler de mutlaka okumalısınız. Bence seversiniz.
56 syf.
·2 günde·8/10
Adalet üzerine yazılmış etkileyici bir kitaptı. Kitabı okuduktan sonra bir mum ne kadar değerli olursa olsun elbet bir gün sönecektir kanısına varabiliriz.
56 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Her zamanki Stefan Zweig, "kısa ve sarsıcı" Belki de çoğu insan kitap ince diye okumayı tercih etmiyorlar ama kitap ince olmasına rağmen çoğu kitaptan anlamlı ve derin. İçerisindeki hikaye akıcı ve hemen bitiyor. Benim çıkardığım mesaj ise insanoğlunun hiçbir zaman mükemmele ulaşamayacağı ve hatalar yaparak gerçeği bulacağıdır. Hata olduğunu düşünmediğimiz şeylerde bile küçük bir hata payı vardır. Kısaca bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim.
80 syf.
“Erdemin dört adıyla kendi halkı tarafından onurlandırılan Virata’nın hikayesidir bu” diye başlıyor kitap. Bu giriş cümlesi aynı zamanda masalsı bir anlatımın da içine girdiğimizin habercisi niteliğinde.

Virata ; yaşadığı ülkede halk ve kral tarafından asil ve dürüst olarak anılan güçlü bir savaşçıdır. Savaş sırasında ağabeyini öldüren Virata ‘ nın ruhu ,büyük bir vicdan azabıyla sarsılarak ilk uyanışını yaşar. Ağabeyini öldürmesini Tanrı’dan bir işaret olarak görür ve günahtan uzak durmak için daha iyi bir insan olma yolunda içsel bir yolculuğa çıkar. Kılıcını atarak artık savaşmayacağını Krala bildirir. Kral tarafından adil olmakla onurlandırılan Virata bu erdemi sayesinde ülkede adelet dağıtan bir yargıç olur.

Yargıçlığı sırasında adil olduğunu düşünen Virata ,karşısına gelen bir suçluda ağabeyinin gözlerini görür. Ağabeyinin suçlayıcı gözlerine sahip bu adamdan adaletini suçlayan sözler işitmek; Virata’ nın yeniden bir uyanışla kendini ve adaleti sorgulamasına neden olur.

Tanrı’ya ancak günahtan uzak durarak yakınlaşacağını düşünen Virata’nın ,doğruyu bulmaktaki içsel yolculuğunun yol haritası ağabeyinin gözleridir. Her tecrübesinde hayatı ve kendini sorgulayarak güçlü bir bilinç ve aydınlanmayla ilerlediği yolunda ,bizleride düşündürerek peşinde sürüklüyor.

Kitaplarında daha çok ruhsal çözümlemeleriyle dikkat çeken yazar , bu kitabında farklı olarak ,tinsel bir yolculuğu masalsı bir dille anlatmış.

80 sayfadan oluşan bu kısacık hikaye ; beni düşündüren, sorgulatan , ruhuma dokunan ve bazı fikirlerimin pekişmesini sağlayan ,keyifle okuduğum bir kitap oldu.

Herkese iyi okumalar dilerim .
Sevgiler
Doğru söyledin; kimin sözü geçiyorsa o başkalarının özgür olup olmayacağına karar verir ama en kötüsü kendi iradesinin kölesi olur.
Yalnızlık insana her şeyi öğretiyor. Yaptığım şeyin bilgelik olup olmadığını bilmiyorum; hissettiğim şeyin mutluluk olup olmadığını bilmiyorum. Ne verecek nasihatim var ne de öğretecek bir şeyim. Yalnızlığın bilgeliği dünyanın bilgeliğinden çok farklı; mülahaza yasası eylem yasasından başka bir yasa.
Hayattan tüm bağlarını koparıp sınırları aşan bir insan tüm yaşamı kucaklar.
Stefan Zweig
Sayfa 64 - İlgi Kültür Sanat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Virata Ya Da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051868547
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Bu, vatandaşları tarafından erdemin dört adıyla şereflendirilen Virata’nın hikâyesidir. Yine de âlimlerin kitaplarında ondan hiç bahsedilmez. Anısı, insanoğlunun hafızasından aktarılır. Bu anlatılan, bir savaşta farkında olmadan kendi abisini öldürüp yaşadığı pişmanlık ve sorgulamalardan sonra kılıcını sonsuza dek elinden bırakan, günahsız bir hayat yaşama peşinde acı çeken Virata’nın öyküsüdür. Büyük Hint destanı Mahabharata’dan aldığı bu hikâyeyi kendi dilince yeniden yazan Zweig bizleri Virata’nın öyküsü üzerinden hayat üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları