Vukuat Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.811
Gösterim
Adı:
Vukuat Var
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
403
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780321
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Vukuat Var
Taneleri fındık iriliğindeki kehribar tesbihini şıkırdatarak Kuruköprü'de, berber Kürt Reşid'in dükkanından içeri giren Çemşir, kapıda bir an durdu.

Berber Reşit o sıra gözünde gözlük, yaprakları lime lime olmuş Kankalesi Cengi'ni kimbilir kaçıncı kez okumaktaydı. Kendini kitaba kaptırmış, sallanıyordu.
415 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
1958'de basılan bu kitap Hanımın Çiftliği dizisinin ilk kitabıdır. Tasadüfen kitabı ikinciel olarak bulup aldığım için almadan önce hiç araştırmadım. Ve dizinin kitabı olduğundan bir haberdim :( Diziyi çok önceden izlemiştim ama unuttuğum için okurken karakterleri tam olarak gözümde canlandıramadım. Bitirdikten sonra fragmanına baktım ve dedim ki " heee bu güllü o güllü" (Özgü Namal).

SPOİLER!!!
Kitaptaki olay 1946-1950 yıllarında Adananın Karşıkaya mahallesinde geçer. Fabrikada çalışan Güllü ile aynı fabrikada ki Fellah Kemal, iki aşığın kavuşamama hikayesidir. Güllü'nün babası  Cemşir Ağa'nın hovardalıkları, oğlu Hamza'yı da  kendine benzetmesi, bir erkeğin şımartılınca ne hale geleceğini ve bir erkeğin başka bir kadının namusunu sürekli diline dolayıp nasıl namussuz olunduğu hakkında uzayıp giden virgüllerden oluşan uzun cümlelerim var.  Cemşir ağanın hakkını yememek gerek 4 karısı ve sayısını unuttuğu çocuklarının sayesinde dünya üzerinde insan çoğaltma konusunda epey başarısı var. " Yığınla çocuk yapıp sokağa salıvermek hüner değildi. Hüner az ama öz çocuk yapmak, geleceklerini düşünmekti." bu alıntıyı bu gibi karakterlere hediye ediyorum.
Hayta çetenin diğer karakterleri (Berber reşit, Cemşir, Hamza, Zaloğlu vs.) bu eski kafalı insanların gerçekten zamanla nasıl eskidiklerini, eskittiklerini gösteriyor. Bu işsizleri elime sopa alıp öyle güzel bir şekilde haklamak geldi ki içimden sorma gitsin..
 Yazar kendini 'din adamı' olarak gören ama aynı zamanda da dini kötü işlerine alet eden dinsizleri tek bir karakterle güzel betimlemiş. Aynı zamanda okurken bu hayatta yaşananları ve  ahlaksızlığın nasıl bir boyuta ulaşabileceğini görüyorsunuz.
 
 Konuyu şarkıya bağlayıp 'İşte geldik gidiyoruz' diyelim. Linki hepinize  ikram ediyorum.

 https://m.youtube.com/watch?v=-fqF0FVk26M

 Bu incelemeden ve müteşekkir halimden  haberi olmasa dahi hemşerim, canım yazarıma bu güzel kitap için teşekkürlerimi sunuyorum. Allah rahmet eylesin.
410 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Orhan Kemal bu kitabında çalışma ilişkilerine az değinmiş. Okurken ilk gözünüze çarpan kadının toplumda ki yeri olacak sanırım .Erkeği gözünde çok büyüten kadın küçük tanrı olarak bile nitelendiriyor. Istedigi kadar dövsün, çalıştırıp elinden parasını alsın, tüm parayı içkiye versin, yeri gelsin seni insan yerine bile koymasin ama yine de o senin erkegindir sesini cikaramazsin. Bilmiyorum sizde de aynı etki olacak mı ama ben kitabı okuyunca bir kez daha kadının yerini ,1950 'lerden bu yana değişimini gördüm .Belkide çok feminist bir gözle baktım bilmiyorum ama kitabı beğendim Orhan Kemal hayatı tüm gerçekliğiyle gözler önüne sermiş herkese tavsiye ederim.
410 syf.
·10/10
Yine fevkaladenin fevkinde, unutamadığım bir başyapıt Orhan Kemalden... Orhan Kemal her okuduğum kitabıyla beni büyüleyip, kalemine, kendine hayran bırakmaya devam ediyor halen. Gelmiş geçmiş en iyi, kalemi en güçlü, en deneyimli yazarlar arasında ilk sırada yerini koruyor bana göre. Bu seri kitaplarını okumayan kalmasın. Böylesine kaliteli bir üslupla işlenmiş roman okunmayı ve hak ettiği değeri, ilgiyi görmeli.
410 syf.
·3 günde·6/10
Hanımın Çiftliği serisinin ilk kitabı. Dizisi var, bilenler bilir. İlk bölümü kitabın ilk iki yüz sayfası. Yani yarısı. Kitap ve dizi arasındaki fark.

Dizisine pek bakmadım ama kitaba başlama sebebim diziydi. Döneme uygun evler, çiftlik, kıyafetler kitabı okumak için merak uyandırdı bende. Böylece okurken tasavvur etmekte zorlanmadım. Hatta dizinin müziklerini bile dinledim okurken, güzel oluyordu.

Kitaba gelecek olursam, kadının aşağılandığı bir kitaptı bana göre. Kitabı okurken o dönemin bütün kadınlarının kötü yollu olduğunu, evliyken bile kocasına boynuz takmaktan çekinmediğini, bir kadının illaki geneleve yolunun düştüğünü düşünüyorsunuz. Bütün kadınlar azgın, bir erkek yetmiyor onlara(!) düşüncesi hakim herkeste. Gerçekten büyük şaşkınlık yaşadım okurken. Hani dizi izlemektense kitap okuyun diyorlar ya! Okumasınlar, özellikle de lise öğrencileri okumasın. Yaşı küçük olanlar bu kitabı okumasın. Kadının hep böyle olduğu vurgulanmakla beraber, erkek kadının küçük tanrısıdır diye bir düşünce de var. Kadın bol bol dayağı yiyor ama yine de erimdir, döver de sever de diyor. Sinirlenmemek elde değil.

Bir sinir olduğum nokta da imam olan birinin yaptığı iğrençlikler. Güya imam ama namazla alakası yok, karı kızın peşinde koşuyor ama vaaz verince de hepsi kul köle oluyor, peşinde koşuyor adamın. Din adamları da aşağılanmış kitapta. Dinine bağlı bir insanın böyle gereksizlikler yapmayacağını herkes bilir. Ama ...

Bunların dışında, diyaloglar uzundu. Bir tiyatro metni okuyormuş izlenimi veriyordu yer yer. Akışı iyiydi, dil sade. Diğer kitapları da okumayı düşünüyorum ama kesinlikle heyecanla değil.
410 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Nisan ayını kendime Orhan Kemal ayı ilan ettim. Vukuat Var ile başlayıp Hanımın Çiftliği ile devam eden ve Kaçak ile bitecek olan Hanımın Çiftliği Üçlemesine başlıyorum.
410 syf.
·39 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tez çalışmamdan beri Orhan Kemal okumayı seviyorum. Onun kalemi hem korkusuzdur hem de gerçekçi. Zaten Adana denince akla gelen bir kaç isimden biri. İçerik bazı okuyuculara “sapıkça” gelse de ilişkilerin boyutunu cesurca anlatıyor. Edebiyatçı da bunu yapmamalı mı zaten?
"Haklısın insanın mal olmaması lazım ama oluyor işte. Ve sen bunu ancak şimdi, yani bıçak kemiğe dayanınca düşünebildin. İğne etine saplanınca..."
Orhan Kemal
Sayfa 336 - Everest - 20. Baskı - 2014
"Peki niçin bu kadar kan döküldü? Milli Mücadele ve onun şuuru?"
.....
"Mühim olan, senin ve benim nefsi nefsimizdir. Bunu temin edecek devlet ister laik olsun ister şer'i Haydi şerefe!"
"Peki halk? Fakir fukara?"
"Vız gelir!"
Orhan Kemal
Sayfa 110 - Everest - 20. Baskı - 2014
"Komünizme karşı baraj" olsun diye göz yumulan bu güç, demek günün birinde iyice dal budak salacak, sonrada önüne geçilemez bir hal alacaktı.
Orhan Kemal
Sayfa 110 - Everest - 20. Baskı - 2014
İnsanlardan çok önce var olan bu topraklara dedesi, belki de dedesinin dedesi tırnaklarını geçirmişti ilkin. Kim ne zaman geçirirse geçirsin, bu topraklar onundu. Devlet, sık değişen hükümetlerse, o ve onun gibilerin topraklarına bekçilik, jandarmalık etmekten başka görevi olmayan şeylerdi.
Orhan Kemal
Sayfa 101 - Everest - 20. Baskı - 2014
-Öyle mi? Hiç bitmiyecek mi senin bu okuman?
-Bitmiyecek, dedi.
-Hiç mi?
-Hiç.
-Niyetin kâtip olmak mı yani?
-Hayır.
-Ya?
-İnsan olmak.
-Öyle mi? Hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?
-Bitmeyecek, dedi.
-Hiç mi?
-Hiç.
-Niyetin kâtip olmak mı yani?
-Hayır.
-Ya?
-İnsan olmak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vukuat Var
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
403
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780321
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Vukuat Var
Taneleri fındık iriliğindeki kehribar tesbihini şıkırdatarak Kuruköprü'de, berber Kürt Reşid'in dükkanından içeri giren Çemşir, kapıda bir an durdu.

Berber Reşit o sıra gözünde gözlük, yaprakları lime lime olmuş Kankalesi Cengi'ni kimbilir kaçıncı kez okumaktaydı. Kendini kitaba kaptırmış, sallanıyordu.

Kitabı okuyanlar 162 okur

  • Beşir
  • Mustafa Eren
  • onur onur
  • Sekizincikişilik
  • HaSaNCaN

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.1 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0