Vukuat Var Hanımın Çiftliği 1

8,2/10  (25 Oy) · 
123 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.168 gösterim
'Vukuat Var', emek-üretim ilişkileri henüz bir çözüme ulaşamamış; güçlünün zayıfı ezdiği; paranın gücü temsil ettiği;
küçük insanların çoğunlukla hayal kırıklığına mahkûm olduğu
adaletsiz bir dünyada, aşka sığınarak teselli bulmaya çalışan iki gencin hikâyesi. Romanın arka planında Orhan Kemal'in pek çok kitabının başkahramanı olan, üç kuruşa ırgat çalıştırılan pamuk tarlaları, emeğin sömürüldüğü çırçır fabrikaları, kir pas içindeki sokaklara sıralanmış pis, bakımsız evleri ve yakıcı sıcağıyla 1950'lerin Adana'sı var.
Dört karısıyla sayısını unuttuğu çocuklarının kazandığı her kuruşa el koyan Cemşir Ağa'nın fabrika işçisi kızı Güllü ile aynı fabrikada işçi olan
Fellah Kemal, birbirlerine âşık olur, karşılarına dikilen
Engellerle savaşır ve ne yazık ki kaybederler...
Ancak Orhan Kemal, her zamanki gibi, satır aralarında, emeğin değerini bulması, kadınların kişilik kazanması ve bireyin eğitiminin bu karanlığı aydınlatacak tek yol olduğunu fısıldamaya devam etmektedir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2017
  • Sayfa Sayısı:
    415
  • ISBN:
    9789753316965
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Efşan 
 07 Mar 22:13 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

1958'de basılan bu kitap Hanımın Çiftliği dizisinin ilk kitabıdır. Tasadüfen kitabı ikinciel olarak bulup aldığım için almadan önce hiç araştırmadım. Ve dizinin kitabı olduğundan bir haberdim :( Diziyi çok önceden izlemiştim ama unuttuğum için okurken karakterleri tam olarak gözümde canlandıramadım. Bitirdikten sonra fragmanına baktım ve dedim ki " heee bu güllü o güllü" (Özgü Namal).

SPOİLER!!!
Kitaptaki olay 1946-1950 yıllarında Adananın Karşıkaya mahallesinde geçer. Fabrikada çalışan Güllü ile aynı fabrikada ki Fellah Kemal, iki aşığın kavuşamama hikayesidir. Güllü'nün babası  Cemşir Ağa'nın hovardalıkları, oğlu Hamza'yı da  kendine benzetmesi, bir erkeğin şımartılınca ne hale geleceğini ve bir erkeğin başka bir kadının namusunu sürekli diline dolayıp nasıl namussuz olunduğu hakkında uzayıp giden virgüllerden oluşan uzun cümlelerim var.  Cemşir ağanın hakkını yememek gerek 4 karısı ve sayısını unuttuğu çocuklarının sayesinde dünya üzerinde insan çoğaltma konusunda epey başarısı var. " Yığınla çocuk yapıp sokağa salıvermek hüner değildi. Hüner az ama öz çocuk yapmak, geleceklerini düşünmekti." bu alıntıyı bu gibi karakterlere hediye ediyorum.
Hayta çetenin diğer karakterleri (Berber reşit, Cemşir, Hamza, Zaloğlu vs.) bu eski kafalı insanların gerçekten zamanla nasıl eskidiklerini, eskittiklerini gösteriyor. Bu işsizleri elime sopa alıp öyle güzel bir şekilde haklamak geldi ki içimden sorma gitsin..
 Yazar kendini 'din adamı' olarak gören ama aynı zamanda da dini kötü işlerine alet eden dinsizleri tek bir karakterle güzel betimlemiş. Aynı zamanda okurken bu hayatta yaşananları ve  ahlaksızlığın nasıl bir boyuta ulaşabileceğini görüyorsunuz.
 
 Konuyu şarkıya bağlayıp 'İşte geldik gidiyoruz' diyelim. Linki hepinize  ikram ediyorum.

 https://m.youtube.com/watch?v=-fqF0FVk26M

 Bu incelemeden ve müteşekkir halimden  haberi olmasa dahi hemşerim, canım yazarıma bu güzel kitap için teşekkürlerimi sunuyorum. Allah rahmet eylesin.