Vukuat Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.702
Gösterim
Adı:
Vukuat Var
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Vukuat Var
Vukuat Var
Vukuat Var
Vukuat Var
410 syf.
·23 günde·8/10 puan
Merhabaaa... Orhan Kemal'in Hanımın Çiftliği üçlemesinin ilk kitabı olan "Vukuat Var" Çukurova'da geçmektedir ve zaman dilimi olarak 40'lı yılların sonu ile 50'lı yılların ilk dönemini kapsar. Eser klasik olmasına rağmen çok kolay okunuyor ve betimlemelerden çok diyaloglara yer verilmiş durumda.

Vukuat Var'da toprak sahipleri ile ırgat ve köylüler arasındaki gerilim, tek parti döneminin sona ermesinin yaklaşıldığının hissedilmesi ve yeni partinin güç kazanması ile insanların arasının bozulması ve bunun kendini kahvede oturan insanların kahvehanenin ikiye bölünüp bir tarafı halkçıların bir tarafın ise demokratların oturacağı yer olarak ikiye bölünmesi ile kendini göstermesi, yazarın deyimiyle dönem insanının gericiliği (cinayetin iyi birşey sayılması, insanların milletine, dinine göre ayrıştırılması veya dinin yanlış yorumlanması gibi.) ve kadının toplumdaki değerinin ne kadar az olduğu ( özellikle kırsal kesimde) irdelenmiş. Kitaptaki olay ise şu:
Güllü Kemal'i sevmektedir ama babası Elçi Cemşir tıpkı dört karısından olan adlarını dahi unuttuğu onlarca kızını parayla sattığı gibi Güllü'yü de birine satmak istemektedir. Bir gün Muzaffer Bey'in yeğeni Zaloğlu Ramazan, Elci Cemşirlere içmeye gider ve kıza aşık olur. Kızın ise Kemal'dan başkasında gönlü yoktur. Ve olaylar böylece gelişir.

8 Mayıs 2019 bookstagram yorumum
410 syf.
Orhan Kemal bu kitabında çalışma ilişkilerine az değinmiş. Okurken ilk gözünüze çarpan kadının toplumda ki yeri olacak sanırım .Erkeği gözünde çok büyüten kadın küçük tanrı olarak bile nitelendiriyor. Istedigi kadar dövsün, çalıştırıp elinden parasını alsın, tüm parayı içkiye versin, yeri gelsin seni insan yerine bile koymasin ama yine de o senin erkegindir sesini cikaramazsin. Bilmiyorum sizde de aynı etki olacak mı ama ben kitabı okuyunca bir kez daha kadının yerini ,1950 'lerden bu yana değişimini gördüm .Belkide çok feminist bir gözle baktım bilmiyorum ama kitabı beğendim Orhan Kemal hayatı tüm gerçekliğiyle gözler önüne sermiş herkese tavsiye ederim.
410 syf.
·5 günde·9/10 puan
Orhan Kemal'den okuduğum ilk eser ''Vukuat Var''. Sanırım son da
olmayacak. Başlangıçta okumakta neden bu kadar geciktiğime dair kendime kızdığım, sonrasındaysa evet şuan tam da sırasıydı dediğim bir başyapıt. Bazı kitapların hayatınıza girmelerinin bir zamanı var. Bu yüzden hiçbir zaman okumakta gecikmiş olamayacağımız bir eser.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan toplumsal dönüşümü, modernleşmeye ayak uydurmaya çalışan bir kesimi, toplumdaki kadının yerini, dini kendi çıkarları uğruna kullanan din insanlarını bütün çıplaklığıyla ele almış Orhan Kemal. Serinin diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı planlıyorum. Okuyalım ve üstüne biraz düşünelim!
410 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Aşkların bedeli kanla ödenirmiş.Fellah oğlu Kemal ve fabrika kızı Güllü.. İnsanlar sevdiklerine aşka inanmayanlar yüzünden kavuşamazmış. Serinin birinci kitabı bir kez daha bunu gösterdi.
Para denilen şey hangi duygudan daha büyük olabilir? Bu soruyu Güllü'nün babası Cemşir' e, emmisi Reşit'e, abisi Hamza'ya ve Çiftlik sahibi Muzaffer Bey'in yeğeni Zaloğlu Ramazan'a sormak lazım. Aşkı, satın alacak para var mı bu dünyada?
Kemal'in ölümü zavallı anası Meryem'i ve onu karşılıksız seven Yaşlı Dakur'un kızı Fattum'u en büyük hayal kırıklığına uğratıp üzüntüye boğacaktır. Aşkta sadece sevenler değil analar da acı çeker. Ve en büyük acıları evlatlarının ölümü olur.

Muzaffer Bey ise toplumun modernleşme çabaları icinde gericiliğe savaş açmış ve küçük dağları ben yarattım edasıyla gününü gün ederken bütün bu olanlardan habersiz hayatına devam etmektedir. Onun tek gündemi siyaset ve kadınlardır.
1950'lerin toplumunu en güzel şekilde anlatan bir başyapıt olan Hanımın Çiftliği serisinin ilk kitabını okumak güzel bir edebi zevkti adeta.
Sırada ikinci ve üçüncü kitap var.nasipse..

Okuyalım.... Okutalım...
304 syf.
Sevdiğiniz bir insanla vakit geçirmek gibi Orhan Kemal'i okumak. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan birden bitiverir. Edebiyatımızın en iyi üçlemelerinden birinin ilk kitabını okurken geride uzun zaman unutamayacağınız duygular kalacaktır.
410 syf.
·10/10 puan
Yine fevkaladenin fevkinde, unutamadığım bir başyapıt Orhan Kemalden... Orhan Kemal her okuduğum kitabıyla beni büyüleyip, kalemine, kendine hayran bırakmaya devam ediyor halen. Gelmiş geçmiş en iyi, kalemi en güçlü, en deneyimli yazarlar arasında ilk sırada yerini koruyor bana göre. Bu seri kitaplarını okumayan kalmasın. Böylesine kaliteli bir üslupla işlenmiş roman okunmayı ve hak ettiği değeri, ilgiyi görmeli.
410 syf.
·3 günde·6/10 puan
Hanımın Çiftliği serisinin ilk kitabı. Dizisi var, bilenler bilir. İlk bölümü kitabın ilk iki yüz sayfası. Yani yarısı. Kitap ve dizi arasındaki fark.

Dizisine pek bakmadım ama kitaba başlama sebebim diziydi. Döneme uygun evler, çiftlik, kıyafetler kitabı okumak için merak uyandırdı bende. Böylece okurken tasavvur etmekte zorlanmadım. Hatta dizinin müziklerini bile dinledim okurken, güzel oluyordu.

Kitaba gelecek olursam, kadının aşağılandığı bir kitaptı bana göre. Kitabı okurken o dönemin bütün kadınlarının kötü yollu olduğunu, evliyken bile kocasına boynuz takmaktan çekinmediğini, bir kadının illaki geneleve yolunun düştüğünü düşünüyorsunuz. Bütün kadınlar azgın, bir erkek yetmiyor onlara(!) düşüncesi hakim herkeste. Gerçekten büyük şaşkınlık yaşadım okurken. Hani dizi izlemektense kitap okuyun diyorlar ya! Okumasınlar, özellikle de lise öğrencileri okumasın. Yaşı küçük olanlar bu kitabı okumasın. Kadının hep böyle olduğu vurgulanmakla beraber, erkek kadının küçük tanrısıdır diye bir düşünce de var. Kadın bol bol dayağı yiyor ama yine de erimdir, döver de sever de diyor. Sinirlenmemek elde değil.

Bir sinir olduğum nokta da imam olan birinin yaptığı iğrençlikler. Güya imam ama namazla alakası yok, karı kızın peşinde koşuyor ama vaaz verince de hepsi kul köle oluyor, peşinde koşuyor adamın. Din adamları da aşağılanmış kitapta. Dinine bağlı bir insanın böyle gereksizlikler yapmayacağını herkes bilir. Ama ...

Bunların dışında, diyaloglar uzundu. Bir tiyatro metni okuyormuş izlenimi veriyordu yer yer. Akışı iyiydi, dil sade. Diğer kitapları da okumayı düşünüyorum ama kesinlikle heyecanla değil.
403 syf.
·7/10 puan
Orhan Kemal, zamanın insanının yaşadığı geçim sıkıntısını, çileleri ve cefayı kendine has bir üslupla anlatmış. Kendisi de geçim sıkıntısı yaşamış olması hasebiyle sokak diline ve argoya çok hakim bir yazar..
410 syf.
Acıdan ve yokluktan beslenen hayatların, edebiyata tezahür etmiş halidir Orhan Kemal...
En umarsız anlarda umudun ta kendisi,
Kimsesizlerin kimsesi, terkedilmişlerin tesellisi,emekçilerin sesidir Orhan Kemal...

Hanımın Çiftliği ; Sevgili Orhan Kemal'in aynı adlı üçlemesinin, 1955 yılında yazdığı ancak yayımlanması 1961 yılını bulan ikinci cildidir.

Hanımın Çiftliği'nde, dönemin Çukurovası'nın özelliklerini, kadın erkek eşitsizliğini, erkek egemen toplum düzenini, sınıflar arası farklılıkları, kadının toplumumuzdaki yeri ve önemini, ağalık sistemini, mülkiyet hakkını, toprak emekçiliğini ve emek sömürüsünü ele alan Orhan Kemal, bu eserinde bireysel değil de toplumsal sorunlara ağırlık vererek sosyal adalet düzenine eleştirel bir bakış açısı sunmuş bizlere.

2.Dünya Savaşı'nın ardından başgösteren baskılara ve yokluğa birebir tanıklık eden Orhan Kemal, bu süreci çok iyi gözlemlemiş, değerlendirmiş ve eserlerine aktarmış nadir yazarlarımızdan biridir. Savaş sonrası dönemin, halk üzerindeki etkileri çok başarılı bir şekilde yansıtılmış. Kapitalizmin ülkemize girişi de, ırgatların yerini alarak işsizliği arttıracak olan makineleşme konusu ile gündeme getirilmiş. Modernleşme adı altındaki bu olgu, Amerika'nın "Marşal Yardımı" ekseninde gözümüze çarpıyor ve böylece Amerika emperyalizminin ülkemize nasıl ve ne vakitler giriş yaptığını Orhan Kemal'in engin öngörüsü sayesinde öğrenmiş oluyoruz.

Eserde, çok partili hayata geçiş döneminin siyasi konjonktürü de çok iyi verilmiş. Evrensel demokrat kimliğini yine koruyan Orhan Kemal, sözünü esirgemeden haklıya haklı, haksıza haksız demekten çekinmemiş.

Ana karakterlerimize gelecek olursak, Atatürkçü olması ile bilinen, seçimler yaklaşınca kaybedeceğini anlayıp Halk Parti'den Demokrat Parti'ye geçen, çıkarları uğruna yabancı politikaları destekleyen toprak ağası Muzaffer...

Dört karılı ve yirmi küsür çocuklu, kızlarını bir mal gibi satan, onların üzerinden geçimini sağlayan Cemşir'in mal,mülk, şehvet, gösteriş ve lüks düşkünü kızı Güllü... Sonraları ismini bile beğenmeyip Serap olarak değiştirme gafletinde bulunması da cabası...

Ana karakterler dışında ilgimi en çeken isim ise Kabak Hafız oldu. Kendisi hiçbir dini vazifesini yerine getirmeyen, hiçbir haramdan kaçınmayan, dinini, şahsi menfaatleri doğrultusunda bir araç olarak kullanan bir din istirmarcısı, din tüccarıdır. Kabak Hafız betimlemeleri üzerinden de anlayabiliyoruz ki Orhan Kemal gerçekten laik bir Cumhuriyet insanıdır.

Hanımın Çiftliği, gerek konu, gerek anlatım, gerek uslup gerekse dil olarak çok beğendiğim bir Orhan Kemal romanı oldu benim için. Bir yazarın bizi biz gibi anlatması edebiyat adına çok önemlidir ve bu noktada Orhan Kemal tartışmasız en iyi isimdir. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
410 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Nisan ayını kendime Orhan Kemal ayı ilan ettim. Vukuat Var ile başlayıp Hanımın Çiftliği ile devam eden ve Kaçak ile bitecek olan Hanımın Çiftliği Üçlemesine başlıyorum.
410 syf.
·39 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tez çalışmamdan beri Orhan Kemal okumayı seviyorum. Onun kalemi hem korkusuzdur hem de gerçekçi. Zaten Adana denince akla gelen bir kaç isimden biri. İçerik bazı okuyuculara “sapıkça” gelse de ilişkilerin boyutunu cesurca anlatıyor. Edebiyatçı da bunu yapmamalı mı zaten?
410 syf.
·Beğendi·9/10 puan
O zamanlar kadının toplumdaki yerine oldukça vurgu yapması ilk göze çarpan şey. Erkeğin "küçük tanrı" olarak nitelendirilmesi olsun, ne yaparsa yapsın kadının hep sadık oluşu olsun baştan sona kitapta bunu görebilirsiniz. İçinde türlü entrikanın olması okuru çekiyor. Dönemin özelliklerini şakkadank anlatması ve gerçekçi olması da bağlayıcı unsurlarından. Oldukça akıcı bir kitap. İkincisini de bitirmek üzereyim, tavsiye ederim.
-Öyle mi? Hiç bitmiyecek mi senin bu okuman?
-Bitmiyecek... Hiç bitmeyecek!
-Niyetin kâtip olmak mı yani?
-Hayır.
-Ya?
-İnsan olmak...
"Peki niçin bu kadar kan döküldü? Milli Mücadele ve onun şuuru?"
.....
"Mühim olan, senin ve benim nefsi nefsimizdir. Bunu temin edecek devlet ister laik olsun ister şer'i Haydi şerefe!"
"Peki halk? Fakir fukara?"
"Vız gelir!"
Orhan Kemal
Sayfa 110 - Everest - 20. Baskı - 2014
"Haklısın insanın mal olmaması lazım ama oluyor işte. Ve sen bunu ancak şimdi, yani bıçak kemiğe dayanınca düşünebildin. İğne etine saplanınca..."
Orhan Kemal
Sayfa 336 - Everest - 20. Baskı - 2014
İnsanlardan çok önce var olan bu topraklara dedesi, belki de dedesinin dedesi tırnaklarını geçirmişti ilkin. Kim ne zaman geçirirse geçirsin, bu topraklar onundu. Devlet, sık değişen hükümetlerse, o ve onun gibilerin topraklarına bekçilik, jandarmalık etmekten başka görevi olmayan şeylerdi.
Orhan Kemal
Sayfa 101 - Everest - 20. Baskı - 2014
"Komünizme karşı baraj" olsun diye göz yumulan bu güç, demek günün birinde iyice dal budak salacak, sonrada önüne geçilemez bir hal alacaktı.
Orhan Kemal
Sayfa 110 - Everest - 20. Baskı - 2014

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vukuat Var
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Vukuat Var
Vukuat Var
Vukuat Var
Vukuat Var

Kitabı okuyanlar 389 okur

  • Zeliha KRAL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0