Waldo Sen Neden Burada Değilsin

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.669
Gösterim
Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Baskı tarihi:
9 Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000007089
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Tiyo'nun Altıncı Kitabı Waldo Sen Neden Burada Değilsin'in gözden geçirilmiş yeni baskısı yapıldı. Kitabının arka kapağında şunlar yazılı...

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg'in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."
"Benim masalımda üç önemli kelime var: Şair, komünist, Müslüman" (İ.Özel)

"Akif'in mektupları Safahat'ından, Necip Fazıl'ın O ve Ben'i Çile'sinden, Cemil Meriç'in Jurnal'i Kırk Ambar'ından, İsmet Özel'in Waldo'su Şiir Okuma Klavuzu'ndan daha çok kendilerini söyler ve anlatır kanımca." (Cündioğlu)

D. CÜNDİOĞLU' na ait yukarıdaki değerlendirmeyi okuduğumda Waldo'yu okumalıyım demiştim. İsmet ÖZEL'in şiirlerini okumuştum ama nesir olarak okuduğum ilk kitabıydı. İyi ki de bu kitabından başlamışım. İsmet Özel'in gözünden hem kendi düşünce dünyasında geçirdiği değişimler, arayışlar hemde Türkiye'nin en kritik dönemleri, ihtilaller, sağ-sol meseleleri ile ilgili kısa ama anlamlı bir panorama.
Her şeyden önemlisi İsmet ÖZEL için "şiir" ne demektir? sorusunun cevabı ilmek ilmek kitabın her sayfasına sinmiş.
Herkese iyi okumalar.
"Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır..."

Kitap bu cümleyle başlıyor. İsmet Özel'i anlamak için başvurulmasi gereken ilk kaynak kitaptır.
Neden çabalıyoruz-çabalamalıyız, neden tutunma ihtiyacı içindeyiz, neden ait olmak istiyoruz, masal nedir, neden önemlidir? Ve bunun gibi birçok şeyde kendi kafa karışıklıklarını anlatmaya çalıştığını fark ederiz İsmet Özel'in.

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar "yürünebilir" yollar ise, o insan artık kaybolmuştur."

Hayatımızı kuşatan belaya gönderme yapar. O bizi çepeçevre kuşatan arada kalmışlığa... bütün masallar bir yana itildikten sonra geriye ne kalıyor? Herkes bir diğerine “neden buradasın?” sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, “sen neden burada değilsin?” olacaksa hepimiz masallarımıza umutsuz bir şekilde sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi. Bu eserle elbette sorularimiz cevaplanmiyor ama düşünmek için bir zemin hazırlıyor.

Birlikte yasamayi, bunun ne demek olduğunu hissettirir bu eser. Okunması gereken kaynak bir eser. Okurlara kolay gelsin...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.306 Oy)19.068 beğeni43.390 okunma3.018 alıntı182.982 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.547 Oy)8.829 beğeni28.713 okunma833 alıntı139.682 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.717 Oy)13.420 beğeni34.538 okunma3.415 alıntı146.109 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.284 Oy)9.249 beğeni25.631 okunma1.827 alıntı118.762 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.474 Oy)7.873 beğeni21.385 okunma3.999 alıntı129.402 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.891 Oy)8.848 beğeni26.339 okunma2.658 alıntı114.796 gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (891 Oy)1.006 beğeni2.638 okunma2.063 alıntı26.048 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.018 Oy)6.362 beğeni16.821 okunma2.897 alıntı86.099 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.995 Oy)5.404 beğeni17.330 okunma1.004 alıntı60.191 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.239 Oy)4.125 beğeni15.784 okunma1.376 alıntı76.475 gösterim
Herkesin herkese sen busun şeklinde hitabı olan bir dünya da biraz kendi tarzında sorguya geçmiş yazar. Neden illa bir "şey" le yaftalanıyor insan ya da yaftalıyor. Bir yere, bir kalıba sığmak zorunda mıyız? Öncelikle insan olalım. İnsan rengarenktir.. Bir çok şey olabilir, düşünebilir, hissedebilir. Bir renkle boyamaya çalışmaktan vazgeçmeliyiz birbirimizi. İnsanın izmlerin dar kalıpları içine sıkıştırılmasına, sağcı solcu diye ayrılmasına da karşıyız İsmet Özel'le.
Siyaset terimlerine yabancı olmamdan dolayı okurken çok zorlanmama rağmen, bir bakış atmak güzel bir tecrübeydi. Bütün sınıflara, insan kategorilerine bakınca kendime uygun ve yakışanı tekrar gördüm. Ölüyoruz arkadaşlar; ne kadar yaşasak da..
Ne kadar ölüm bir son değildir desek ve inansak da: aslında sondur. "Siz şimdi ahiret hayatının gerçekliğine bütün varlığıyla inanan biri olarak benden şunu işitin: Ölüm bir sondur, insanın tazelenebilmesinin sonudur. Öldükten sonra ne günah, ne sevap işleyebilir, ne hatalarımızı telafi, ne de tövbe edebiliriz." Bu bakıma sondur.
"Bir muamma olarak doğdum ve bir bilmece olarak öleceğim." Yaşarken bizi neyin beklediğini bilemeyiz, öldükten sonra da keza, emin olamayız. İnsan tabiatına uygun yaşayabilmemiz dileğiyle..
" İnsan insanın kurdu değil , ümididir " ..
Başka söze gerek var mı sizce ?
.
Varsa , sizi Üstadla başbaşa bırakıyorum ..Ve Rabbim hayırlı ilimle ilminizi arttırsın diyorum .
Post-Modern otobiyografi tadında bir kitap. İsmet Özel seven biri değilim açıkçası ancak bu kitabıyla birlikte aradaki buzulları biraz erittim diyebilirim. Okunmaya değer bir kitap mı sorusuna vereceğim yanıt ise kesinlikle, evet olacaktır.
İsmet Özel yaşayan bir kültürdür. Zırva fikirleri de olsa yine de Türkiye'nin şu anki iklimi böyle bir kafayı kaldıramayacak halde bence. Yani benim için kendisi yiğidi öldür ama hakkını yeme diyerek anacağım bir kalem. Dolayısıyla da iyi okumalar şimdiden.
İsmet Özel bu kitabında, şairlik macerasını ve ayrıca insan olabilmek ve insan kalabilmek adına yaşadıklarını anlatıyor.Bunu gerçekleştirmek için masalımızı yıkabilmemiz gerektiğini, hayatı ve kendimizi okuyabilme becerimizi heran geliştirme halinde olmamız gerektiğini vurguluyor.Daha sonra kendi masalını nasıl yıktığını, bir şair ve insan olarak kendini nasıl gerçekleştirdiğini anlatıyor.İnsanın kendini gerçekleştirme sürecinde yaşayacağı enfüsi va âfâkî tefekkürü, yani bireyselleşme ve sosyalleşme konusunda, üzerine düşünülecek bilgi ve deneyimlerini sunuyor.Bunu yaparken, ülkemizin siyasi tarihi hakkında bir çok bilgisini ve görüşünü de belirtiyor.Bazı bölümlerinde Cemil Meriç'in "Bu Ülke" adlı eserinin tadını hissettim bu eserde.
İsmet Özel, kitabına ismini veren aşağıda paylaşacağım hikaye üzerinden tüm okurlarına ve insanlığa, zulme ve haksızlığa karşı durmak üzere sesleniyor...
Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi " ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın" gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapis yattı.Kendisinden ondört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson telâşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
" -Henry, neden buradasın?"
"-Waldo, sen neden burada değilsin?"
***spoiler***
Waldo'nun neden burada olmadığı sorusunun cevabını onu geçtim,Waldo'nun kim olduğunu bile son sayfada öğreniyorsunuz. Bu sebepten kitap boyunca "acaba kitap kapağı yanlış mı basıldı yoksa ben yanlış kitabı mı okuyorum" diye düşünmekten ve "kim ulan bu Waldo çıkacaksan çık artık" diye kendi kendime kızmaktan kaçınamadım. Meğersem üstat bombayı sona saklamış...
***spoiler bitti***
Kitabı okurken sık sık kendime "bu kitabı okumalı mıyım ya da şimdi mi okumalıyım" sorusunu yönelttim zira eserde İsmet Özel, önce şair sonra komünist bir miktar sosyalist ve en son da nasıl Müslüman olduğu 'masalını' bize kendi ağzıyla anlatmakta.
"Komünisttir,sosyalisttir,marksizmdir...." bu tür terimleri benim gibi sadece uzaktan görmüş iseniz,konuya dair pek bir fikriniz yok ise kitabın büyük bir kısmında okurken siz de sıkılabilirsiniz ama bu yaklaşımlara da bir yerden yaklaşabilmek istiyorsanız, birinin hayat öyküsü içinde harmanlanmış şekilde tecrübelerle aktarılıyor olması sizin için bu dünyaya bir kapı da açabilir.

Kitabın bazı bölümlerinde kendi şiirlerinden alıntılar yaparak o dizeleri tabiri caizse 'hangi kafayla' :) yazdığını bizlere açıklıyor yazarımız,hatta bazen sıralamalara da yer veriyor "şu sırayla okursanız fikirlerimin hangi aşamalardan geçerek bugüne ulaştığını daha iyi anlarsınız" diyerek bize yol gösteriyor.

Kendi diliyle anlatıyor olması kitabı akıcı kılmış ve cidden "sabreden derviş muradına erermiş" sözünü tecrübe etmenizi sağlayan son üç sayfayla sözlerini noktalamış Sayın İsmet Özel.
Son üç sayfa yazarın Müslüman oluşu ve Müslüman duruşu hakkında yazdıklarıyla artık, kaleminin pik yaptığı kısım olmuş ve gerçekten cümleleri insanda, etrafındakileri kolundan tutup 'bu sayfaları okuman lazım!' diyecek kadar heyecan uyandırıyor,en azından bende öyle oldu...
Son olarak Sayın İsmet Özel'e Hakk'ın yanında taraf olma cesaretini göstermenin önemini böyle öz ve vurucu bir şekilde anlattığı için teşekkür ediyor,sözlerimi okuyucuyu merakta bırakan o sorusuyla bitiriyorum:
"Waldo,sen neden burada değilsin?"
Selametle.
Hayatımda en çok kendime benzettiğim insanlardan biri olan şair İsmet Özel, Waldo öyküsüyle beni meraklandırması sonucu kitabı aldım. Öncelikle kitabı elime aldığımda arkasındaki notu okudum. "Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken ,aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor......" diye devam eden notu okur okumaz zaten kitaba hayran olmuştum. Kitaba başlarken nerede olduğumu sorgulamaya başladım. " + Henry sen neden burdasın ? - waldo sen neden burda değilsin ? "diyaloğunda boğulmak üzereydim. Neredeydim ben ? Waldo muydum yoksa Henry mi ? Bence sizde kendinize bu soruyu sormalısınız... Bu incelemeyi okur okumaz kitabı temin edip okuyun derim... şunu da unutmayın. Herkes Henry olmak ister fakat Waldo olduğunu kabul etmek çok zordur...
İsmet özel'in hayatının dönüm noktalarını anlattığı kitap. 97 li almam sebebiyle kominizmin-sosyalizmin Türkiye'de ki yapılanmasını anlattığı sayfalar bana biraz uzak kaldı ama şairliğini, inancına dönüşünü anlattığı kısımları hayranlıkla okudum. Şaşırtansa gençken Kuran-ı okuyup etkilenmemesi. Bir şairin edebiyata ilgisi olan birinin etkilenmemesi şaşırttı doğrusu -tabi bunda hiç edebi çeviri yapmayan meallerinde etkisi olabilir- ama şuna bir kez daha inandım Allah istediğini istediği zaman hidayete erdiriyor. İnşaAllah bizde hidayete erenlerden oluruz. İsmet özel sevenlerin okuması gereken onu tanımayama sevk eden bir kitap olmuş.
Sahafta üç oturumda mütalaa ettiğimiz bir eser oldu bu kitap. İsmet Özel'i ilk kez Münacaat şiiriyle tanımıştım. Sonrasında kendi sesinden okuduğu şiirlerinin müptelası oldum. Ve yazarın ilk kitabından başlayıp okumaya karar verdim. Ancak bu çok kolay olmadı. Kendisini anlamak hem çok kolay hem de zordu. Ilk kitabını da etkinlik kapsamında okuduğum için etkinlik durunca kitap da yarım kaldı. Bir fuar zamanı Tiyo yayınlarına giderek Ismet Özel'i daha iyi tanımak anlamında öneri istedim. Oradaki görevli bana bu kitabı ısrarla tavsiye etti. Ve yine bir etkinlik sebebiyle okumaya başladım. Ve iyi ki o görevli bu kitabı tavsiye etmiş ve okumuşum... İsmet Özel kimdir, hayatını hatta ki kendi masalını bu kitapla okuruna sunuyor. Şahsına münhasır bir yazar. Sol cenahtan gelip sağ cenaha geçen, geçerken de bazı gerçekleri patır patır ortaya döken bana göre oldukça dürüst ve mert bir yazar. Burada kitabın içeriğini size anlatmayacağım. Kısa ve öz bir cümle kuracağım: Bu kitabı mutlaka okuyun ‍️
bir çok şeyde kendi kafa karışıklıklarını anlatmaya çalıştığını düşünüyorum ismet özelin. şiirlerini ve şairliğini, ve genel olarak şiiri ve şaiirliği anlatıyor, bunu okuyunca şiirleri daha anlaşılabilir oluyor kanımca. tabi bir de, okuyunca aslında kimsenin kimseyi asla tam olarak anlayamayacağını, ve kimsenin kendini tam olarak anlatamayacağını, anladım demenin çok zor olduğunu farkediyorsun. o yüzden bütün şiirlerini çözdüm ben gibi bir şeyi söylemek imkansız ve hatta saçmalık. en azından benim için.
Kitap boyunca şimdi bu ''Waldo kim, ne alaka, nereden bağlayacak'' diye düşündüm ^^ İsmet Özel'in kendine has üslubuyla biraz masal gibi, biraz hicivli hayat hikayesi. Samimiyetle yazdığından şüphem yok, çünkü kendini eleştirirken ''ukalaydım, bilgiçlik taslardım'' tarzı cümleler kuruyor. Kendisine bile asi bir insan Özel. Tabii her kitapta bıkmadan aynı konulara göndermeler yapması beni geriyor. Ama İsmet Özel'in de bu özelliği bizim için kadı kızındaki kusur gibi. Olur diyor, geçiyoruz.

Sonunda ise kitap başlığıyla kitap içeriğini birleştirdiğinde; evet dedim. Şair mantığı bizden, çok çoook farklı. Ama bence, şair olarak nesirden daha çok şey anlatıyor. ^^
İnsanı insanın kurdu değil, ümidi olarak görenlerdenim. İnsan insanı ümit diye beller; ama insan ümidini insana bağlamaz. Allah'tan ümit ederiz.
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
"Keşke" diye yazmıştım arkadaşlarımdan birine, "aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilecek cinsten olsaydı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Baskı tarihi:
9 Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000007089
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Tiyo'nun Altıncı Kitabı Waldo Sen Neden Burada Değilsin'in gözden geçirilmiş yeni baskısı yapıldı. Kitabının arka kapağında şunlar yazılı...

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg'in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0