Warcross (Bir Sanal Gerçeklik Oyunu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.263
Gösterim
Adı:
Warcross
Alt başlık:
Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585675
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warcross
Çeviri:
Onur Kınacı Birler
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Kime güveneceğinize karar vermek oynayacağınız en büyük kumar olacak.

Efsane ve Genç Elitler serilerinin #1 New York Times çoksatan yazarı Marie Lu’dan yepyeni bir bilimkurgu gerilim romanı.

On yıl önce başlayan bu tutku artık bazıları için gerçekten kaçmak için bir seçenek, bazıları içinse kâr etmek için bir kaynak haline gelmişti. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Kolay para kazanabilmek için Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi haline gelmişti.

Tutuklanacağına neredeyse emin olan Emika, oyunun yaratıcısı, genç milyarder Hideo Tanaka’dan bir çağrı aldığında şaşkına dönmüştü: Üstelik kendisine reddedilmesi neredeyse imkânsız bir teklif sunulmuştu. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin içinde bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…

***
“Canlı, aksiyon dolu bir adrenalin bombası. Lu karakterlere kalp ve kararlılık verip, akıllıca tasarlanmış bir sınırsız olasılıklar dünyasına salıyor.” —Leigh Bardugo, Kargalar Meclisi kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyeceksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor. ” —Amie Kaufman, Illuminae kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Marie Lu’nun Warcross’u şimdiye dek okuduğum diğer kitaplarına hiç benzemiyor. Akıllıca yazılmış; renk, aksiyon fışkırıyor ve asla düşmeyen hızlı bir temposu var. Kitabı uçarcasına okudum, kesinlikle muhteşem.” —Sabaa Tahir, Küller ve Kor kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Ayrılmak istemediğim, insanı içine çeken bir dünya. Warcross saf bir deha ürünü. İkincisi için hazırım!” —Kami Garcia, Muhteşem Yaratıklar kitabının #1 New York Times çoksatan yazarlarından biri ve The Lovely Reckless kitabının yazarı
Kitabı bitirdikten sonra kitabın etkisinde kalarak yazıyor olabilirim.

Öncelikle kitabın tasarımı konusunda oldukça olumlu duygular besledim çünkü kitabın ciltli olan kapağı tek kelimeyle muhteşem. Ancak cildin dışında kalan kısmın yani ana kapağın mavi olması açıkçası pek hoşuma gitmedi. Rengi kapakla uyumlu olarak gökkuşağı rengi olabilirdi ya da daha morumsu tonlar... Yine de kitabın kapak tasarımı gibi benzer şeylerinden hoşlandım yine de... Sınıfta kitap okumayı sevmeyen arkadaşlarım bile kitabı ellerine alıp baktılar...


Aslında kitabın konusundan vb. anlatarak sizi hiç soğutmak ya da o heyecanlardan alıkoymak istemiyorum. Ancak yine de çok kısa ve spoilersız bir biçimde anlatacağım:

NöroLink isimli bir cihaz geliştiren Hideo Tanaka, şimdiki zamanımızdaki VR gözlüklerin yapmak istediğini başarmış istediğimiz dünyada ya da gerçeklikte oyunlar oynanabilecek gezilebilecek kısacası eğlenebilecek bir cihaz kurmuştur. Ve bu sisteme de Warcross isimli; iki takımın birbirinin cevherini kazanmasıyla sonuçlanan bir oyun da tasarlamıştır. Bu oyunda rakipler özel olarak tasarlanmış gerçekliklerde savaşırlar. Takımlarda Mimar,Savaşçı,Kaptan,Hırsız,Kalkan gibi pozisyonlarda yer alan 5 kişi yer alır. Dünyaca ünlü olan ve severek takip eden birçok takipçisi vardır hatta tüm dünya nerdeyse yani... Warcross oyunu budur...

Emika Chen avcı olarak; Nörolink sisteminden yasadışı iş yapan vb.'leri yakalayan bu kişileri de polise ihbar edip bunun karşılığında para alan birisidir. Yani polisin yapmaya zaman bulamadığı işleri yapıyordur. Emika paraya çok ihtiyacı varken, umudu bitmişken ve yaşadışı bir şey yapmışken (ne diye sormayın spoiler) yani umudu bitecekken bir şeyler olur ve hayatı değişir kendini çok muhteşem yerlerde bulur. Hayalleri gerçekleşir... 

Kitapta tek beğenmediğim iki karakterin Emika-Hideo yakınlaşmasını sıkılarak okudum yani ne diyim sıkıcıydı ancak karakter derinliği açısından etkili olduğunu düşünüp mazur görüyorum.

Ve okura da hangi tarafı seçiyorsun? Sen olsan ne yapardın gibi soruları hissettirdi,karakterin seçimlerini bize de yaşattı. Olaylar Emika etrafında gerçekleşti ayrıca...

Kitabın devamı gelecekmiş sanırım umarım Marie Lu erkenden yazar çünkü devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

Diyeceğim şudur ki: bilim kurgu seven geleceği düşünen kişilerin gerçekten okuması gereken bir kitap olabilir.

Herkese iyi okumalar dilerim...
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilim kurgu kitabı!
Warcross, dünyayı kasıp kavuran bir sanal gerçeklik oyunu. Genç dâhi Hideo Tanaka'nın daha 13 yaşındayken tasarladığı Nörolink gözlüklerle oynanıyor. Şimdiyse Hideo 21 yaşında ve bu gözlükler aracılığıyla dünyaya hükmediyor. Nörolink gözlük veya lensleri takan kişiler anında sanal evrene adım atıyor ve beynin istekleri doğrultusunda kendi evrenini kontrol edebiliyor. Bu yüzden Warcross sadece bir oyun olmaktan çıkıp adeta bir yaşam tarzına dönüşmüş. Hatta her sene dünya çapında profesyonel Warcross oyuncularının takımlar halinde mücadele ettiği turnuvalar düzenleniyor. Oyundaki amaç; kendi takımının cevherini kaptırmadan karşı takımın cevherini elde etmek.
Ana karakterimiz Emika Chen, çok iyi bir Warcross oyuncusu fakat maddî imkanı ve sabıka kaydı el vermediği için oyunu daima yasa dışı yollarla oynamış bir hacker. Ev kirasını ödeyemediği için atılmak üzere olan fakir hackerımız, değerli bir güçlendiriciyi çalıp satmak için Warcross açılış oyununa sızar. Fakat işler umduğu gibi gitmez ve oyunu izleyen milyonların gözü önünde kendini açığa çıkarır. Az öncesinde kimsenin tanımadığı bir hacker iken şimdi dünya gündemine oturan, en çok tıklanan isim olmuştur. Tabii bu duruma Warcross yönetimi de kayıtsız kalmaz, bizzat Hideo Tanaka, Emika'yı Tokyo'ya davet eder. Oyunu hacklediği için dava edileceğini düşünen Emika, kendini usta oyuncularla Warcross mücadelesinde bulur. Fakat artık peşinde olduğu şey paradan veya oyunu kazanmaktan çok daha fazlası; tehlikede olan hayatları kurtarmaktır.
—————————
Okuduğum ilk Marie Lu eseri ve HARİKAYDI! Yazarın zekasına hayran olmamak elde değil. Bu nasıl güzel bir kurgudur? Sürükleyici ve tutarsızlıktan uzak bir anlatımı var. Sayfaları heyecanla çevirdim. Emika karakterini çok sevdim Biraz asi, başına buyruk ve güçlü bir karakter Hideo da iyi hoş ama bazen anlam veremediğim davranışları oldu. Zaten iki karakterin çok çabuk yakınlaştığını düşünüyorum
  • Cinder
    8.7/10 (402 Oy)316 beğeni791 okunma60 alıntı5.529 gösterim
  • Scarlet
    8.7/10 (275 Oy)217 beğeni600 okunma38 alıntı2.919 gösterim
  • Sarai
    7.7/10 (314 Oy)203 beğeni587 okunma54 alıntı7.548 gösterim
  • Piyon
    8.3/10 (238 Oy)184 beğeni452 okunma62 alıntı4.221 gösterim
  • Cress
    9.1/10 (236 Oy)186 beğeni503 okunma40 alıntı2.644 gösterim
  • 4N1K 2: On İkiden Sonra
    9.0/10 (317 Oy)395 beğeni596 okunma112 alıntı7.105 gösterim
  • Cadı Avcısı
    8.1/10 (206 Oy)161 beğeni425 okunma35 alıntı5.058 gösterim
  • Efsane
    8.4/10 (254 Oy)198 beğeni501 okunma44 alıntı5.609 gösterim
  • Karanlık Zihinler
    8.1/10 (337 Oy)235 beğeni632 okunma93 alıntı6.305 gösterim
  • Izabel
    8.5/10 (191 Oy)125 beğeni371 okunma48 alıntı2.584 gösterim
Kitabi okudum ve çok güzel bir bilim kurgu kitabıydi. Açikcasi okurken cok etkilendim . Sayfalarin sürükleyici olmasinin yaninda cok sağlam bir kurgusu vardi.
Bence bilim kurgu fantastik tarzi kitaplar okumayi seviyorsanız kesinlikle okuyun derim
Biliyordum!
Marie Lu'nun beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum. Aldığı her övgüyü hak eden bir kurgu gerçekten.

Yazığı her kitapla daha iyi bir yazar olan kadın; Marie Lu.

O kadar çok şeyden bahsetmek istiyorum ki, saçmalamaktan korkuyorum.

İlk olarak ebeveynler hakkındaki düşüncelerimi yazayım.
Yazarın yazdığı her kitapta kadın karakterlerin anneleriyle bir sorunu var. Bilmiyorum ilgimi bu çekti. İlk serinin sadece birinci kitabını okudum, Genç Elitler serisinde de biraz bu konu hakkında kafa yordum ama önemsemedim. Şimdi Warcross'u okuyunca dedim ki; Neden anneler, neden hep anneler?

Teşekkürler kısmında kendi annesiyle bir sorununun olmadığını anladım. Belki de annesi olmadan bile nasıl güçlü olduklarını anlatmak istiyordur kadın karakterlerinin. Bilemiyorum.

Şimdi bu kitap farklı bir dünya ve öyle bir kitap ki sadece -anlatılmaz, okunur- denebilir. Ben bu kitabı 5 tane müzik eşliğinde okudum. Bu benim (Bana Dokunma serisini saymıyorum, onun müzikleri bu kitabınki gibi tam oturmadı.) ilk başarılı müzik listem oldu. Her sahnede ne çalacağımı biliyordum, oyunlarda çalan müziğim belliydi. Hideo ve Emika'nın sahnelerinde genelde Daughter'ın Flaws'ını çalıyordum. Hatta bir yerde o kadar duygulandım ki…

Duygulanmamın nedeni Marie Lu'nun bu 'Hiçbir Şey İmkansız Değildir' anlayışı. Gerçekten bu düşüncesine, bu düşüncesini kaleme döküşüne hayranım. İşte Hideo ve Emika arasındaki o ilk görüşme beni benden aldı. İmkansız diye bir şey yok diye bağırıyor Marie Lu her kitabında.

Gül Cemiyeti'nin o manyak sonundan sonra Warcross deliceydi. Kitabın her sayfasını tatlı yiyormuşum gibi okudum. Ama o son bölüm… O son sayfalar… Biliyordum! Gerçekten biliyordum, anlamıştım. Ve tahmin ettiğim şeyin doğru çıkması kadar güzel bir şey yok.

Şimdi Marie Lu'nun, Sarah j. Maas ve Tahereh Mafi'nin erkeklerle alıp veremedikleri ne onu anlayamı… Anlıyorum aslında ve böyle yapmaları beni benden alıyor. Zaten kim ilk seferinde gerçek aşkını bulmuş ki.

Kitabın ne kadar iyi olduğuyla ilgili paragraflar yazabilirim ama gerek yok. Devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. Daha zalim bir Hideo bizi bekliyor diye düşünüyorum bu arada.

Şu konudan da bahsetmek istiyorum, oyuncularla Emika arasındaki ilişkinin değişimini çok sevdim. Hideo ve Emika arasındaki ilişkinin değişimi hakkında çok önyargılı şeyler yazmak istemiyorum. Diğer kitapta neler olacağı belli değil çünkü.

Bir yanlış anlaşılmanın, böyle bir yanlış anlaşılma olacağını hiç düşünmemiştim. Kimin iyi adam, kimin kötü adam olduğu kafalarda soru işareti olarak kaldı diye düşünüyorum. En azından bende öyle kaldı.

Konu o kadar…yani konuyu açıklayacak kelime bulamıyorum. O kadar karışık, kör bir konu ki. Kimin haklı olduğunu uzun uzun düşünsem de işin içinden çıkamıyorum. Yine de Emika haklı. Evet evet, haklı.

Şu an yazmak istediğim bazı şeyleri unuttuğumdan eminim, şunu söylemeden bitirmeyeyim. Gerçekten kaliteli bir kitaptı. Okunması gereken ve tek başına okunmaması gereken bir kitap. Bir arkadaşımla birlikte okuyup, karşılıklı konuşmak isterdim. Hakkında tartışılacak çok şeyi olan bir kitap çünkü.
Müziklerden;
**Oynat bunu, bir şekilde tutsak oluveriyorum bu tehlikeli ve zorlu olan oyunda**

**Bu duyguyu hissediyorsan ellerini havaya kaldır
Evet evet evet
Bir adım, iki adım, hadi!
Bu gece sen, ben ve diğer herkes bağımlı olacağız.**

**Evet , herhangi bir yerde, her yerde ol
Tek yapman çağırmak
Ateşle oynanan bir oyun gibi,**

**Yıldızlara diliyor, senin ne olduğunu merak ediyorum
Ben bilmiyorum, O çok güzel
Belki benden biraz daha fazla parlıyordur**
Warcross: Bir Sanal Gerçeklik Oyunu

Bitirmemek -daha fazla bu dünyada kalmak- için çabaladım. O kadar akıcı ve güzeldi ki...

On yıl önce başlayan sanal gerçeklik tutkusu bazıları için gerçekten kaçmak bazıları için de kâr etmek amacıyla kullanılıyordu. Emika Chen bir ödül avcısı olarak yasadışı iş yapanların peşine düşüp onları yakalamaya çalışıyordu. Emika Chen kirasının ve diğer ihtiyaçları kapıya dayanınca kolay yoldan para kazanmak amacıyla Warcross şampiyonasını hackledi. Olay buradan sonra başlıyor.

Marie Lu'nun birçok kitabının olumlu bir tepki aldığını biliyordum. Warcross'dan önceki tüm kitapları Pegasus ile basıldı. Pegasus yayınlarını severim ama Yabancı Yayınlarının yeri ayrı.

Yabancı yayınları okurlara sürpriz yapmak amacıyla 15 Eylül de Dünya'da ve Türkiye'de aynı anda kitabı çıkardı. Kitabın tasarımından dolayı bookstagram camiası sürekli fotoğraf paylaştı ve hepsi beğendi.

Kitabın tasarımı çok güzeldi. Cildine bayıldım. Ayraç da çok güzeldi. Açıkçası ben iç kısımdaki açık mavi kapağı da sevdim. Klasik Yabancı yayınları ilk iki sayfa da mükemmeldi.

Marie Lu ile tanışma kitabım Warcross'u her zaman alış-veriş listemin başına yazdım. Maalesef ki kitap siteleri çok fazla indirim yapmadı. DR 'de diğer sitelere göre biraz daha uygundu -almak isterseniz bakın-.

Üçlemenin ikinci kitabını heyecanla bekliyorum.

Ben genelde aksiyon sahnelerini çok sevmem ve olaydan bir yerden sonra koparım. Bu kitapta kopamadım. Yazarın konuyu işleyişi harikaydı! Emika ve Hideo'nun arasındaki bağ çok güzeldi. İlişki hakkında olumsuz bir fikrim de var. İlişki çok çabuk gelişti. Hideo'ya o kadar soğuk, ailesi hakkında bilgi vermez dediler ama çok çabuk her şeyi anlattı. Yani ilişkinin çabuk gelişmesini sevmedim.

Bu kısmı okumayanlar okumasın! Hideo'nun kardeşi nasıl olur da sıfırdı? O satırı birçok kez okudum. Hâlâ da şaşkınım. Ben Tremiane'nin ödül avcısı olduğuna da şaşırdım. Ve diğer şaşırdığım nokta ise; Hideo'nun yaptığı sözde Dünya barışı ile ilgili baskısı. Bu... çok acımasızcaydı.

Ben o dünyayı çok sevdim. Oradaki teknoloji keşke şimdi de olsa...

Kitabı çok fazla sevdim. Okumanızı fazlasıyla tavsiye ederim. Zaman kaybetmeyin, okuyun.
Kitabı okumaya başladığımdan beri o kadar heyecanlı bir şekilde gitti ki elimden bırakamadım. Kurguya hayran olmamak imkansızdı. Mükemmel kurgulanmış olay ve özenle yazılmış karakterler kitabı efsane yapıyor. Kitabın başında desteklediğim şeyler bi anda değişti ve kendimi bambaşka düşünürken buldum. Çok fazla beğendim ve eğer bilim-kurgu seviyorsanız kesinlikle bakmanızı öneririm.
Warcross okurken çok keyif aldığım, sürekli heyecan içinde olduğum ve karakterlerini oldukça sevdiğim bir kitap oldu. Warcross bir sanal gerçeklik oyunu. İnsanlar bu evrene girebilmek için sanal gözlükleri takıyorlar ve kendilerini sanal bir dünyada buluyorlar. Kitap teknolojinin ileri seviyeye ulaştığı Tokyo'a geçiyor ve bunu size gerçekten hissettiriyor. Kitabın evreni beni kolayca içine çekti, yani bu evrenin içine girmekte sıkıntı çekmedim ki bu tarz kitaplarda bu unsur çok çok önemlidir.

Kitabın konusuna hiçbir şekilde değinmek istemiyorm çünkü hiçbir şey bilmeyerek başlarsanız kitap sizin için daha heyecan verici olur. Sadece şunu söylemek istiyorum: karakterlerine çabuk ısınacağız, evrenini çok seveceğiniz bir kitap. Ayrıca yazarın dilini de çok sevdim, sıkılmadan okudum. Serinin üçüncü kitabı henüz çıkmadı ama ikinci kitabını okumak için can atıyorum. Keyifli okumalar:)

"Nesnelerin ruhu olduğuna inanırlar. Birinin içine ne kadar sevgi katarsan o kadar güzelleşeceğine."
Warcross’u sevdim, hem de çok sevdimmm. Aslında güncelleme konusunda geç kalmamış olsaydım kitapla ilgili söylenecek çok daha fazla sözüm vardı. Hatta kitabın etkisinde fazlasıyla kalmıştım diyebilirim. Ama şuan iyi durumdayım, sular duruldu diyebiliriz ;)

Marie Lu’yu Efsane serisi nedeniyle ne kadar çok sevdiğimi yorumlarımı okuyanlar bilir. Bu aralar bir yandan da yazarın Genç Elitler serisini okumaya çalıştığımdan fazlasıyla o depresif dünyaya adapte olmuş durumdayım. Bu nedenle de Warcross bana bol oksijenli bir nefes gibi geldi diyebilirim. Kitabın eksikleri yok mu? Tabiiki var. Madem bu kadar tüm Dünya’nın nefesini kesen bir Sanal Gerçeklik Oyunu yarattın çok daha ayrıntılı olması gerekmez miydi? Öyle çok bilgisayar oyunlarından falan anlayan biri değilim ama benim bile gözüme battı diyebilirim. Oyunsever arkadaşlar eminim okurken delirecektir :( Bu oyunu ve dünyayı şöyle okkalı bir şekilde tasvir etmiş olsaydı kitap tadından yenmez olurdu benim için... Gözlükler takılıyor hooopp dünyanın içine giriliyor. Bu nasıl bir oyun, bu nasıl bir dünya pek bir şey anlayamıyoruz açıkçası....

Bu eksiklikleri dışında hikaye nefes nefese, aksiyon doluydu. Ben de Emika gibi Hideo’nun büyüsüne kapıldım, inkar edemicem. Adam inanılmaz karizmatik yahuu... Bu arada Sıfır’ın kim olduğunu da çok önce tahmin etmiştim zaten. 2. kitabı merakla bekliyorum, kitap çok sağlam bir sonla bitti. Herkese iyi okumalar :)
Dün gece bitirdim ve hala etkisindeyim diyebilirim. İlk kez bir bilim kurgu kitabı okudum ve gerçekten övdükleri kadar varmış diyorum. Kitap konusu olsun yazım şekli olsun kurgulanması olsun gerçekten mükemmeldi ve benim eskiden olduğu gibi bilim kurguya önyargınız varsa bu kitaba bir şans vermenizi istiyorum. 2. kitabı sabırsızlıkla bekleyeceğim.
BA- YIL- DIM
kelimenin tek anlamıyla mükkemel bir ütopya, mükkemel bir kurgu.
Normalde aksiyon savaş sahnelerini okumaktan sıkılan bir insanım. Çünkü olayları tam takip edemediğimden okurken de zevk almam. Ama bu Marie Lu o kadar güzel yazmış, betimlemiş ki kavga sahnelerinde bile hikayeden kopmuyorsunuz aksine daha çok bağlanıyorsunuz.
Konusu bakımından teknolojik gelişmelerden tırsan ben bu konuda çok kitap okumazdım. Ama burda oluşturulan distopya her ayrıntısına kadar düşünüldüğünden hiç yabancılık çekmiyorsunuz ve gelinen son olaylara ağzınız açık kalıyorsunuz.
Mutlaka okumanız gereken bir kitap diye düşünüyorum
Tek kelimeyle mükemmeldi, şahane kurgulanmış bir evren, bide bilgisayarcı olunca ben kendimi kaybettim.. Marie Lu'dan okuduğum ilk kitaptı, Onur Birler harika çevirmiş gerçekten bayıldım.. Keşke daha sakin bir dönemde okusaydım, ev taşıma dönemimde okudum kitabı ve elimden bırakamıyorum ama devamlı başından kalkmak zorunda kalıyorum.. Tekrar okuyacağım kesin, ve duyduğuma göre ikinci kitabı Kasım Tüyapta çıkacakmış, sabırsızlıkla bekliyoruz artık hadi bakalım :))) okuyun okutturun, tam yazlık bir kitap :)
Selam
Aylarca konuşulan adına lansmanlar düzenlenen, önokumaları çıkan bir kitabın yorumuyla geldim.
Benim bu kitabı sevmeme neden olan etken anlatımın konunun, olayların işleyişininin konusunun yaratılan dünyanın karakterlerinin diğer kitaplardan farklı daha özgün bir kitap olması diyebilirim. Kitap acayip akıcı 1,5 günde bitirdim . Bu kitap bir ilk kitap .

Normalde bilim kurgu kitapları için ilk kitap daha olaysız olur, durgun geçer, yaratılan dünya'ya alışmamız gerekir ama bu kitapta böyle bir şey yoktu . Olaylar pot pat patladı bir ara nefes almayı unuttum filan İKİNCİ KİTAP EFSANE OLUCAK .

Karakterlere gelirsek Emika cidden okuduğum en zeki kadın karakterlerden biri . Çok sevdim ben Emika'yı . Hacker'lara her zaman bir ilgim olmuştur zaten çok havalı değiller mi yaa ? Birazcık Emika'dan bahsediyim .maddi Durumu kötü, çok fazla borcu olan harika bir hacker olmasına rağmen sabıkasındaki suçtan dolayı bu işi yapamıyor.
Para kazanmak için polisin vakit bulamadığından yakalayamayıp başına para ödülü koyduğu suçluları yakalayıp polise teslim ediyor. Fakat bir gün borçları kapıya dayanıyor ve Emika dünyaca bilinen bir sanal gerçeklik oyunu olan Warcross u hacklemeye karar veriyor. İşte böylece başlıyor hikayemiz.
Kitaptaki hideo ve Emika konuşmaları çok tatlıydı bence. Her iki karakterimizin de yaşadıkları olaylar çok zordu. Onlar için bir miktar üzüldüm :( 2. Kitabı cidden çok merak ediyorum. Sıfırı, sıfır ve emika'yı
Sıfır ve Hideo'nun ilşkisini... ay ikinci kitap çıksın artık. Eğer sizde benim gibi hala okumadıysanız hemen okuyun bence.
"Herkes dünya barışını sözde destekler gibi görünür," dedi Hideo. "Kendilerini iyi göstermek için anlamsız sorulara hoş bir cevap olarak kullanırlar bunu."
Marie Lu
Sayfa 347 - Yabancı Yayınları
Ölümün şimdiki zamanla geleceğiniz arasında dikkatlice çizdiğiniz tüm çizgileri kesip atma gibi bir huyu vardı.
Marie Lu
Yabancı Yayınları
"Duvara asılı bir resmi düşün.
Hiçbir alet kullanmadan resmin eğik olduğunu yine de anlayabilirsin,
çok az eğik olsa bile. Sana bir şeyler yanlışmış gibi hissettirir."
Marie Lu
Sayfa 41 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Warcross
Alt başlık:
Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585675
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warcross
Çeviri:
Onur Kınacı Birler
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Kime güveneceğinize karar vermek oynayacağınız en büyük kumar olacak.

Efsane ve Genç Elitler serilerinin #1 New York Times çoksatan yazarı Marie Lu’dan yepyeni bir bilimkurgu gerilim romanı.

On yıl önce başlayan bu tutku artık bazıları için gerçekten kaçmak için bir seçenek, bazıları içinse kâr etmek için bir kaynak haline gelmişti. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Kolay para kazanabilmek için Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi haline gelmişti.

Tutuklanacağına neredeyse emin olan Emika, oyunun yaratıcısı, genç milyarder Hideo Tanaka’dan bir çağrı aldığında şaşkına dönmüştü: Üstelik kendisine reddedilmesi neredeyse imkânsız bir teklif sunulmuştu. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin içinde bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…

***
“Canlı, aksiyon dolu bir adrenalin bombası. Lu karakterlere kalp ve kararlılık verip, akıllıca tasarlanmış bir sınırsız olasılıklar dünyasına salıyor.” —Leigh Bardugo, Kargalar Meclisi kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyeceksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor. ” —Amie Kaufman, Illuminae kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Marie Lu’nun Warcross’u şimdiye dek okuduğum diğer kitaplarına hiç benzemiyor. Akıllıca yazılmış; renk, aksiyon fışkırıyor ve asla düşmeyen hızlı bir temposu var. Kitabı uçarcasına okudum, kesinlikle muhteşem.” —Sabaa Tahir, Küller ve Kor kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Ayrılmak istemediğim, insanı içine çeken bir dünya. Warcross saf bir deha ürünü. İkincisi için hazırım!” —Kami Garcia, Muhteşem Yaratıklar kitabının #1 New York Times çoksatan yazarlarından biri ve The Lovely Reckless kitabının yazarı

Kitabı okuyanlar 513 okur

  • Eda Sönmez
  • Sena Kartal
  • İrem Kocakahya
  • Zehra ️
  • Selvi Nur Cihan
  • Elâ Nur TEMUR
  • Sıla Ertürk
  • Mihrimah Nilay Cankurt
  • Gizem Altay
  • winnerviolin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.8
14-17 Yaş
%55.3
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%8.2
35-44 Yaş
%3.5
45-54 Yaş
%1.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83
Erkek
%16.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.7 (148)
9
%23.6 (78)
8
%17.2 (57)
7
%8.2 (27)
6
%3.6 (12)
5
%0.9 (3)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0.6 (2)
1
%0.9 (3)

Kitabın sıralamaları