Warcross (Bir Sanal Gerçeklik Oyunu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
19137
Gösterim
Adı:
Warcross
Alt başlık:
Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585675
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warcross
Çeviri:
Onur Kınacı Birler
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Kime güveneceğinize karar vermek oynayacağınız en büyük kumar olacak.

Efsane ve Genç Elitler serilerinin #1 New York Times çoksatan yazarı Marie Lu’dan yepyeni bir bilimkurgu gerilim romanı.

On yıl önce başlayan bu tutku artık bazıları için gerçekten kaçmak için bir seçenek, bazıları içinse kâr etmek için bir kaynak haline gelmişti. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Kolay para kazanabilmek için Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi haline gelmişti.

Tutuklanacağına neredeyse emin olan Emika, oyunun yaratıcısı, genç milyarder Hideo Tanaka’dan bir çağrı aldığında şaşkına dönmüştü: Üstelik kendisine reddedilmesi neredeyse imkânsız bir teklif sunulmuştu. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin içinde bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…

***
“Canlı, aksiyon dolu bir adrenalin bombası. Lu karakterlere kalp ve kararlılık verip, akıllıca tasarlanmış bir sınırsız olasılıklar dünyasına salıyor.” —Leigh Bardugo, Kargalar Meclisi kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyeceksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor. ” —Amie Kaufman, Illuminae kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Marie Lu’nun Warcross’u şimdiye dek okuduğum diğer kitaplarına hiç benzemiyor. Akıllıca yazılmış; renk, aksiyon fışkırıyor ve asla düşmeyen hızlı bir temposu var. Kitabı uçarcasına okudum, kesinlikle muhteşem.” —Sabaa Tahir, Küller ve Kor kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Ayrılmak istemediğim, insanı içine çeken bir dünya. Warcross saf bir deha ürünü. İkincisi için hazırım!” —Kami Garcia, Muhteşem Yaratıklar kitabının #1 New York Times çoksatan yazarlarından biri ve The Lovely Reckless kitabının yazarı
360 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilim kurgu kitabı!
Warcross, dünyayı kasıp kavuran bir sanal gerçeklik oyunu. Genç dâhi Hideo Tanaka'nın daha 13 yaşındayken tasarladığı Nörolink gözlüklerle oynanıyor. Şimdiyse Hideo 21 yaşında ve bu gözlükler aracılığıyla dünyaya hükmediyor. Nörolink gözlük veya lensleri takan kişiler anında sanal evrene adım atıyor ve beynin istekleri doğrultusunda kendi evrenini kontrol edebiliyor. Bu yüzden Warcross sadece bir oyun olmaktan çıkıp adeta bir yaşam tarzına dönüşmüş. Hatta her sene dünya çapında profesyonel Warcross oyuncularının takımlar halinde mücadele ettiği turnuvalar düzenleniyor. Oyundaki amaç; kendi takımının cevherini kaptırmadan karşı takımın cevherini elde etmek.
Ana karakterimiz Emika Chen, çok iyi bir Warcross oyuncusu fakat maddî imkanı ve sabıka kaydı el vermediği için oyunu daima yasa dışı yollarla oynamış bir hacker. Ev kirasını ödeyemediği için atılmak üzere olan fakir hackerımız, değerli bir güçlendiriciyi çalıp satmak için Warcross açılış oyununa sızar. Fakat işler umduğu gibi gitmez ve oyunu izleyen milyonların gözü önünde kendini açığa çıkarır. Az öncesinde kimsenin tanımadığı bir hacker iken şimdi dünya gündemine oturan, en çok tıklanan isim olmuştur. Tabii bu duruma Warcross yönetimi de kayıtsız kalmaz, bizzat Hideo Tanaka, Emika'yı Tokyo'ya davet eder. Oyunu hacklediği için dava edileceğini düşünen Emika, kendini usta oyuncularla Warcross mücadelesinde bulur. Fakat artık peşinde olduğu şey paradan veya oyunu kazanmaktan çok daha fazlası; tehlikede olan hayatları kurtarmaktır.
—————————
Okuduğum ilk Marie Lu eseri ve HARİKAYDI! Yazarın zekasına hayran olmamak elde değil. Bu nasıl güzel bir kurgudur? Sürükleyici ve tutarsızlıktan uzak bir anlatımı var. Sayfaları heyecanla çevirdim. Emika karakterini çok sevdim Biraz asi, başına buyruk ve güçlü bir karakter Hideo da iyi hoş ama bazen anlam veremediğim davranışları oldu. Zaten iki karakterin çok çabuk yakınlaştığını düşünüyorum
360 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Son zamanlarda okuduğum en güzel bilim kurgu kitabı!!!

İlk kez MARIE LU'nun bir kitabını okudum ve yazarın kalemine hayran kaldım. Gerek olay örgüsü gerekse yazım tarzıyla harika bir kitaptı.

Olaylar WARCROSS isimli bir sanal gerçeklik oyunu etrafında gerçekleşiyor.
Annesi tarafından terk edilen, babasını kısa bir süre önce kaybeden ve maddi sıkıntılar çeken EMIKA CHEN ve çocukken kardeşini kaybeden ve hayattaki tek amacı kardeşine ne olduğunu bulmak olan warcross oyununun kurucusu genç milyarder HIDEO TANAKA iki ana karakterimiz.

Unutmadan bir de WARCROSS oyunundan bahsedelim. NöroLink adı verilen gözlüklerle ya da lenslerle gerçek dünyanın yanında bir sanal evren de sizinle beraber oluyor. Bu sanal evrende bir seviyeniz var ve yaptığınız şeylerle puanlar kazanıyorsunuz.

İlk kez Marie Lu okumama rağmen hayal gücüne hayran kaldım.
İkinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.
Kitabi okudum ve çok güzel bir bilim kurgu kitabıydi. Açikcasi okurken cok etkilendim . Sayfalarin sürükleyici olmasinin yaninda cok sağlam bir kurgusu vardi.
Bence bilim kurgu fantastik tarzi kitaplar okumayi seviyorsanız kesinlikle okuyun derim
360 syf.
·2 günde·10/10
Oyun oynamayı çok seven bir insanım. Ama hiç kendimi bir oyunun içinde hissettiğim ve “Keşke gerçek olsaydı da oynayabilseydim!” dediğim bir kitap okumamıştım.

Ta ki Warcross’a kadar.

NöroLink adı verilen gözlüklerle ya da lenslerle gerçek dünyanın yanında bir sanal evren de sizinle beraber oluyor. Bu dünyada bir seviyeniz var ve yaptığınız şeylerle puanlar kazanıyorsunuz. Aynı zamanda bu gözlükle ya da lensle beraber bir oyunu oynayabiliyorsunuz.

Warcross.

Dünya çapında bir şampiyonası olan ve herkesin hayran olduğu bir deha olan Hideo Tanaka bu sanal gerçekliği yaratmış. Ve ana karakterimiz Emika Chen ile birlikte bu dünyaya adım atıyoruz.

Bir glitch ile hayatınız nasıl değişir böyle bir dünyada? Bunu çok güzel anlatmış. Çok sürükleyici ve karakterlerine bayıldığım bir kitap oldu.

Marie Lu’nun hayal gücüne yine hayran kaldım. Ters köşeleri çok iyiydi. İkinci kitabı hemen okumak istiyorum.

10/10
360 syf.
·10/10
Biliyordum!
Marie Lu'nun beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum. Aldığı her övgüyü hak eden bir kurgu gerçekten.

Yazığı her kitapla daha iyi bir yazar olan kadın; Marie Lu.

O kadar çok şeyden bahsetmek istiyorum ki, saçmalamaktan korkuyorum.

İlk olarak ebeveynler hakkındaki düşüncelerimi yazayım.
Yazarın yazdığı her kitapta kadın karakterlerin anneleriyle bir sorunu var. Bilmiyorum ilgimi bu çekti. İlk serinin sadece birinci kitabını okudum, Genç Elitler serisinde de biraz bu konu hakkında kafa yordum ama önemsemedim. Şimdi Warcross'u okuyunca dedim ki; Neden anneler, neden hep anneler?

Teşekkürler kısmında kendi annesiyle bir sorununun olmadığını anladım. Belki de annesi olmadan bile nasıl güçlü olduklarını anlatmak istiyordur kadın karakterlerinin. Bilemiyorum.

Şimdi bu kitap farklı bir dünya ve öyle bir kitap ki sadece -anlatılmaz, okunur- denebilir. Ben bu kitabı 5 tane müzik eşliğinde okudum. Bu benim (Bana Dokunma serisini saymıyorum, onun müzikleri bu kitabınki gibi tam oturmadı.) ilk başarılı müzik listem oldu. Her sahnede ne çalacağımı biliyordum, oyunlarda çalan müziğim belliydi. Hideo ve Emika'nın sahnelerinde genelde Daughter'ın Flaws'ını çalıyordum. Hatta bir yerde o kadar duygulandım ki…

Duygulanmamın nedeni Marie Lu'nun bu 'Hiçbir Şey İmkansız Değildir' anlayışı. Gerçekten bu düşüncesine, bu düşüncesini kaleme döküşüne hayranım. İşte Hideo ve Emika arasındaki o ilk görüşme beni benden aldı. İmkansız diye bir şey yok diye bağırıyor Marie Lu her kitabında.

Gül Cemiyeti'nin o manyak sonundan sonra Warcross deliceydi. Kitabın her sayfasını tatlı yiyormuşum gibi okudum. Ama o son bölüm… O son sayfalar… Biliyordum! Gerçekten biliyordum, anlamıştım. Ve tahmin ettiğim şeyin doğru çıkması kadar güzel bir şey yok.

Şimdi Marie Lu'nun, Sarah j. Maas ve Tahereh Mafi'nin erkeklerle alıp veremedikleri ne onu anlayamı… Anlıyorum aslında ve böyle yapmaları beni benden alıyor. Zaten kim ilk seferinde gerçek aşkını bulmuş ki.

Kitabın ne kadar iyi olduğuyla ilgili paragraflar yazabilirim ama gerek yok. Devam kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. Daha zalim bir Hideo bizi bekliyor diye düşünüyorum bu arada.

Şu konudan da bahsetmek istiyorum, oyuncularla Emika arasındaki ilişkinin değişimini çok sevdim. Hideo ve Emika arasındaki ilişkinin değişimi hakkında çok önyargılı şeyler yazmak istemiyorum. Diğer kitapta neler olacağı belli değil çünkü.

Bir yanlış anlaşılmanın, böyle bir yanlış anlaşılma olacağını hiç düşünmemiştim. Kimin iyi adam, kimin kötü adam olduğu kafalarda soru işareti olarak kaldı diye düşünüyorum. En azından bende öyle kaldı.

Konu o kadar…yani konuyu açıklayacak kelime bulamıyorum. O kadar karışık, kör bir konu ki. Kimin haklı olduğunu uzun uzun düşünsem de işin içinden çıkamıyorum. Yine de Emika haklı. Evet evet, haklı.

Şu an yazmak istediğim bazı şeyleri unuttuğumdan eminim, şunu söylemeden bitirmeyeyim. Gerçekten kaliteli bir kitaptı. Okunması gereken ve tek başına okunmaması gereken bir kitap. Bir arkadaşımla birlikte okuyup, karşılıklı konuşmak isterdim. Hakkında tartışılacak çok şeyi olan bir kitap çünkü.
Müziklerden;
**Oynat bunu, bir şekilde tutsak oluveriyorum bu tehlikeli ve zorlu olan oyunda**

**Bu duyguyu hissediyorsan ellerini havaya kaldır
Evet evet evet
Bir adım, iki adım, hadi!
Bu gece sen, ben ve diğer herkes bağımlı olacağız.**

**Evet , herhangi bir yerde, her yerde ol
Tek yapman çağırmak
Ateşle oynanan bir oyun gibi,**

**Yıldızlara diliyor, senin ne olduğunu merak ediyorum
Ben bilmiyorum, O çok güzel
Belki benden biraz daha fazla parlıyordur**
360 syf.
·4 günde·10/10
Kelimeler yetmez kitabı anlatmaya. Önceden izlediğim bir anime vardı. Ordada sanal alemde geçiyodu ondan dünyasını yadırgamadım. Ilk başlarda olaylar çok sıradan gelişmeye başlaması kitaba karşı yargı sergilememe sebep oldu. Fakat sonradan yazar çok güzel şaşırmalar yaparak bunları bana unutturdu. Warcross adındaki bir oyunun hacklenmesiyle başlayan kitap çok farklı yerlere gitti. Yazarın üslubu zaten çok güzel. Sade ve akıcı. Kitabın en güzel yanı sanal alemdeki betimlemelerdi. Benim çok hoşuma gitti. Cidden 10 puanı hakedecek bir kitap
360 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Warcross okurken çok keyif aldığım, sürekli heyecan içinde olduğum ve karakterlerini oldukça sevdiğim bir kitap oldu. Warcross bir sanal gerçeklik oyunu. İnsanlar bu evrene girebilmek için sanal gözlükleri takıyorlar ve kendilerini sanal bir dünyada buluyorlar. Kitap teknolojinin ileri seviyeye ulaştığı Tokyo'a geçiyor ve bunu size gerçekten hissettiriyor. Kitabın evreni beni kolayca içine çekti, yani bu evrenin içine girmekte sıkıntı çekmedim ki bu tarz kitaplarda bu unsur çok çok önemlidir.

Kitabın konusuna hiçbir şekilde değinmek istemiyorum çünkü hiçbir şey bilmeyerek başlarsanız kitap sizin için daha heyecan verici olur. Sadece şunu söylemek istiyorum: karakterlerine çabuk ısınacağız, evrenini çok seveceğiniz bir kitap. Ayrıca yazarın dilini de çok sevdim, sıkılmadan okudum. Serinin üçüncü kitabı henüz çıkmadı ama ikinci kitabını okumak için can atıyorum. Keyifli okumalar:)

"Nesnelerin ruhu olduğuna inanırlar. Birinin içine ne kadar sevgi katarsan o kadar güzelleşeceğine."
360 syf.
·21 günde·Beğendi·Puan vermedi·
Baş rolümüz Emika Chen Warcross Oyunlarını hacklemeye çalışırken oyunun içine girer ve Warcross Oyunlarının yaratıcısı olan Hideo Tanaka, Emika'yı Tokyo'ya çağırır. Ve olaylar böyle başlamış olur...

Marie Lu'nun okuduğum ilk kitabı ve yazarın kalemi gayet başarılı. Kitap bir solukta bitecek bir kitap. Hatta kitabın dünyasından hemen çıkmamak için yavaş okuduğum nadir kitaplardan. Okuduğum en iyi bilim-kurgu kitaplarından biri:) Kitabı gerçekten çok beğendim. Herkese öneririm. Keyifli okumalar
360 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yine bir kitabın daha sonuna geldik. Bir çok kitap okudum ama sonunu tahmin edemediğim nadir kitaplardan.
Baş karakter Emika'nın dediği bir söz var.

"Her kilitli kapının bir anahtarı vardır."

Warcoss da benim için mükemmel kitaplara giden kilitli kapımın anahtarlarından biri. Anlatımından tut hikayenin gidişatı hem sade hemde bir o kadar gizli kapaklı ilerledi. Sonunu okuduğumda aynn şöyle oldum. " Devamı nerede bu kitabın. Gerçekten bittimi?"

Bitmemesi için ara ara okudum. Hatta elime almamaya çalıştım. O büyülü evrende ne kadar durursam olanları ne kadar içselleştirirsem o kadar hoşuma gideceğini biliyordum. Ama warcross oyuncuları nasıl içine çekiyorsa okuyucularıda öyle içine çekiyor. Kitabı okumamak için ne kadar kendimle yüzleştiysem kitabı elime aldığımda zamanda o kadar çabuk geçti. Ve kitap 4. Günde bitti.

Böyle akıcı ve mükemmel kitaplar okumak beni her zaman mutlu etmiştir.

Okumalısınız...
360 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Warcross: Bir Sanal Gerçeklik Oyunu

Bitirmemek -daha fazla bu dünyada kalmak- için çabaladım. O kadar akıcı ve güzeldi ki...

On yıl önce başlayan sanal gerçeklik tutkusu bazıları için gerçekten kaçmak bazıları için de kâr etmek amacıyla kullanılıyordu. Emika Chen bir ödül avcısı olarak yasadışı iş yapanların peşine düşüp onları yakalamaya çalışıyordu. Emika Chen kirasının ve diğer ihtiyaçları kapıya dayanınca kolay yoldan para kazanmak amacıyla Warcross şampiyonasını hackledi. Olay buradan sonra başlıyor.

Marie Lu'nun birçok kitabının olumlu bir tepki aldığını biliyordum. Warcross'dan önceki tüm kitapları Pegasus ile basıldı. Pegasus yayınlarını severim ama Yabancı Yayınlarının yeri ayrı.

Yabancı yayınları okurlara sürpriz yapmak amacıyla 15 Eylül de Dünya'da ve Türkiye'de aynı anda kitabı çıkardı. Kitabın tasarımından dolayı bookstagram camiası sürekli fotoğraf paylaştı ve hepsi beğendi.

Kitabın tasarımı çok güzeldi. Cildine bayıldım. Ayraç da çok güzeldi. Açıkçası ben iç kısımdaki açık mavi kapağı da sevdim. Klasik Yabancı yayınları ilk iki sayfa da mükemmeldi.

Marie Lu ile tanışma kitabım Warcross'u her zaman alış-veriş listemin başına yazdım. Maalesef ki kitap siteleri çok fazla indirim yapmadı. DR 'de diğer sitelere göre biraz daha uygundu -almak isterseniz bakın-.

Üçlemenin ikinci kitabını heyecanla bekliyorum.

Ben genelde aksiyon sahnelerini çok sevmem ve olaydan bir yerden sonra koparım. Bu kitapta kopamadım. Yazarın konuyu işleyişi harikaydı! Emika ve Hideo'nun arasındaki bağ çok güzeldi. İlişki hakkında olumsuz bir fikrim de var. İlişki çok çabuk gelişti. Hideo'ya o kadar soğuk, ailesi hakkında bilgi vermez dediler ama çok çabuk her şeyi anlattı. Yani ilişkinin çabuk gelişmesini sevmedim.

Bu kısmı okumayanlar okumasın! Hideo'nun kardeşi nasıl olur da sıfırdı? O satırı birçok kez okudum. Hâlâ da şaşkınım. Ben Tremiane'nin ödül avcısı olduğuna da şaşırdım. Ve diğer şaşırdığım nokta ise; Hideo'nun yaptığı sözde Dünya barışı ile ilgili baskısı. Bu... çok acımasızcaydı.

Ben o dünyayı çok sevdim. Oradaki teknoloji keşke şimdi de olsa...

Kitabı çok fazla sevdim. Okumanızı fazlasıyla tavsiye ederim. Zaman kaybetmeyin, okuyun.
360 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Marie Lu’nun Asi kitabını okuduktan sonra kadına bayıldım ve hemen bu kitabı aldım. Gerçekten aşırı beğendim. Kitabı okurken o kadar gözümde canlandırıyorum ki film izler gibi oluyor.
Warcross bir oyun. Baş karakterimiz Emika bir ödül avcısı. Warcross için bahis oynayanları, borcunu ödemeyenleri yakalayıp gerekli yere bildiriyor. Kızımız aynı zamanda bir hacker. Warcross açılış oyunlarında emika gizli izleyicidir ama oyunu hackeleyek oyuna sızar ve herkes onu görür. Tutuklanacağını düşünen Emika oyunun kurucusu Hideodan bir çağrı alıyor ve büyük bir teklif alıyor. Ama zamanla bu Warcross evreninin çok tehlikeli olduğunu anlıyor.
360 syf.
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilimkurgu/gerlilim kitabıydı. Gerçekten her detayı ince ince düşünülmüş ve işlenmiş bir kitaptı. Emica'nın zekice davranışları kitaba renk katıyor ve sanki Warcross evrenindeymişsiniz gibi hissettiriyor. Kesinlikle okumanız gereken bilimkurgu kitapları arasında bu kitap, başı çekmeli.
Ölümün şimdiki zamanla geleceğiniz arasında dikkatlice çizdiğiniz tüm çizgileri kesip atma gibi bir huyu vardı.
Marie Lu
Yabancı Yayınları
"Duvara asılı bir resmi düşün.
Hiçbir alet kullanmadan resmin eğik olduğunu yine de anlayabilirsin,
çok az eğik olsa bile. Sana bir şeyler yanlışmış gibi hissettirir."
Marie Lu
Sayfa 41 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Warcross
Alt başlık:
Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585675
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warcross
Çeviri:
Onur Kınacı Birler
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Kime güveneceğinize karar vermek oynayacağınız en büyük kumar olacak.

Efsane ve Genç Elitler serilerinin #1 New York Times çoksatan yazarı Marie Lu’dan yepyeni bir bilimkurgu gerilim romanı.

On yıl önce başlayan bu tutku artık bazıları için gerçekten kaçmak için bir seçenek, bazıları içinse kâr etmek için bir kaynak haline gelmişti. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Kolay para kazanabilmek için Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi haline gelmişti.

Tutuklanacağına neredeyse emin olan Emika, oyunun yaratıcısı, genç milyarder Hideo Tanaka’dan bir çağrı aldığında şaşkına dönmüştü: Üstelik kendisine reddedilmesi neredeyse imkânsız bir teklif sunulmuştu. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin içinde bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…

***
“Canlı, aksiyon dolu bir adrenalin bombası. Lu karakterlere kalp ve kararlılık verip, akıllıca tasarlanmış bir sınırsız olasılıklar dünyasına salıyor.” —Leigh Bardugo, Kargalar Meclisi kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyeceksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor. ” —Amie Kaufman, Illuminae kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Marie Lu’nun Warcross’u şimdiye dek okuduğum diğer kitaplarına hiç benzemiyor. Akıllıca yazılmış; renk, aksiyon fışkırıyor ve asla düşmeyen hızlı bir temposu var. Kitabı uçarcasına okudum, kesinlikle muhteşem.” —Sabaa Tahir, Küller ve Kor kitabının #1 New York Times çoksatan yazarı

“Ayrılmak istemediğim, insanı içine çeken bir dünya. Warcross saf bir deha ürünü. İkincisi için hazırım!” —Kami Garcia, Muhteşem Yaratıklar kitabının #1 New York Times çoksatan yazarlarından biri ve The Lovely Reckless kitabının yazarı

Kitabı okuyanlar 2.135 okur

  • Doga tanyel
  • Erdem Deniz Tan
  • Yağmur Baybaş
  • Mualla Haliloğlu
  • BK
  • Yaşasın Kafein
  • Elif Erten
  • Ay_booke
  • Ebru Aykılıç
  • Sudenaz Yetim

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.8
14-17 Yaş
%55.3
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%8.2
35-44 Yaş
%3.5
45-54 Yaş
%1.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83
Erkek
%16.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.8 (483)
9
%22 (243)
8
%19.3 (213)
7
%7.5 (83)
6
%3.4 (38)
5
%2.4 (26)
4
%0.5 (5)
3
%0.4 (4)
2
%0.4 (4)
1
%0.5 (5)

Kitabın sıralamaları