Where the Crawdads Sing

·
Okunma
·
Beğeni
·
168
Gösterim
Adı:
Where the Crawdads Sing
Baskı tarihi:
14 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
G.P. Putnam's Sons
Baskılar:
Kya
Where the Crawdads Sing
"Painfully beautiful."--The New York Times Book Review

"Perfect for fans of Barbara Kingsolver."--Bustle

"Owens delivers her lush mystery wrapped in gorgeous, lyrical prose."--Alexandra Fuller

How long can you protect your heart?

For years, rumors of the "Marsh Girl" have haunted Barkley Cove, a quiet town on the North Carolina coast. So in late 1969, when handsome Chase Andrews is found dead, the locals immediately suspect Kya Clark, the so-called Marsh Girl. But Kya is not what they say. Sensitive and intelligent, she has survived for years alone in the marsh that she calls home, finding friends in the gulls and lessons in the sand. Then the time comes when she yearns to be touched and loved. When two young men from town become intrigued by her wild beauty, Kya opens herself to a new life--until the unthinkable happens.

Perfect for fans of Barbara Kingsolver and Karen Russell, Where the Crawdads Sing is at once an exquisite ode to the natural world, a heartbreaking coming-of-age story, and a surprising tale of possible murder. Owens reminds us that we are forever shaped by the children we once were, and that we are all subject to the beautiful and violent secrets that nature keeps.
432 syf.
·9/10
Delıa Owens-Kya’nın şarkı söylediği yer


#alıntı
“Anne gittiğinden beri kimse onun doğum gününü kutlamamıştı. Hayatında kimse ona, bir pastaneden, üstünde adı yazan bir pasta almamıştı. Kimse ona gerçek paket kağıdıyla sarılmış ve fiyonkları olan hediyeler vermemişti. “


“Ben asla insanlardan nefret etmedim. Onlar benden nefret ettiler. Onlar bana güldüler. Onlar beni terk ettiler. Onlar beni taciz ettiler. Onlar bana saldırdılar. Evet bu doğru; onlar olmadan yaşamayı öğrendim..”



Henüz sadece altı yaşındayken önce annesi sonra kardeşleri ve en sonda babası tarafından terk edilmiş bir kız çocuğu Kya. Ve onlardan başka kimsesi olmadığını biliyorken tüm diğer insanların arasında yapayalnız kalıyor. Hiç parası ve yemeği yokken ailesinden öğrendiği şeyleri yaparak para kazanmaya çalışıyor. Her şeyi tek tek yapıp, öğrenip hayatta kalmaya çalışıyor. Tüm bunları yaparken özellikle insanlardan uzak duruyor. İnsanlarda ondan.. Bataklıkta bir kulübede yaşayan çıplak ayakla dolaşan bu pis ve vahşi kızı kimse insan olarak görmüyor hiç bir zaman. Taki dikkat çekmeye başlayacak kadar büyüyüp güzelleşene kadar. İki genç Kya’ nın farkına varıyor ve onlar sayesinde hem güzelliklerle hem de hayatında asla tanık olmak isteyeceği şeylerle tanışıyor.. Tüm bunlarla savaşırken bir gözü hep geri gelecek olan annesinin yolunda kalıyor..


Sevgi, özlem ve umut dolu duyguların şekillendirdiği bir kız çocuğunun yalnızlığını okudum bu güzel kitapta. Böylesine yoğun aktarılan duygular bir cinayet gizemiyle öyle güzel harmanlanmış ki elimden bırakamadım. Merak duygusu her daim en üst seviyelerde seyrederken bir yandan da anne ve aile kavramlarının insan için ne kadar önemli olduğunu çok iyi aktarmış yazar. Çok güzel bir kitaptı kesinlikle okunmalı derim ben. Keyifli okumalar ️ Kya'nın Şarkı Söylediği Yer Delia Owens
432 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Merhabalar. Öncelikle yazarın bir hayvan ve çevre bilimci olduğunu belirteyim. Çünkü eğer kitabı okumaya başlarsanız göreceksiniz ki kitapta çok yoğun bitki, hayvan ve biyoloji alanlarındaki bilgilerle dolu. Bu açıdan kitap biraz kafa yoruyor diyebilirim fakat akıcı bir dille ifade etmiş yazar. Ayrıca kitabımızda satır aralarına ve sayfalara şiirler serpiştirilmiş.
Konusuna gelirsem şayet: Kya henüz 6 yaşındayken ailesi parçalanmış ve terkedilmiş küçük bir kız çocuğunun olgunlaşıp genç bir kadın oluşunu dinliyoruz. Fakir bir aile ve maddi imkansızlık yarattığı psikolojik baskı ile Baba'nın yarattığı şiddetten kaçan anne ve çocukları..
Tek başına babasıyla kalan kyanın çarpıcı hayat mücadelesi.
İlk aşk.
Ergenlik.
Kadınlık.
Kyanın tüm bu sorunlarının dışında yazar; zengin-fakir, beyaz-siyah ırk ayrımına değinmiş çünkü kitap 1952 yılında başlıyor.
Sondan başa doğru kitabı okuyoruz diyebilirim. Barkley Cove kasabasında, kasabanın zengin, yakışıklı bir eski sporcunun ölü bulunmasıyla başlıyor. Ve bu cinayetin Kya'nın hayatını nasıl etkilediğini, insanların genç bir kadına fakir olduğundan ön yargılarla nasıl baktığını aynı zamanda okuma yazma bilmeyen bu kızın yazarlığa attığı adımları görüyoruz.
Ben 3 günde okudum. Çok akıcı, keyifli yer yer hüzünlüydü.
Sizlere iyi okumalar.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Bataklıkta hayatta kalmak için yazılı bir kural yoktur. Orada ya ölürsün ya da yaşarsın. Bataklıklar kasabalar gibi değildir. Kasabadan çok farklıdır. Bataklıkta yaşayan insanların ve kasabada yaşayan insanların yaşamları aynı değildir.

"Bataklık onları hapsetmiyordu fakat onları tanımlıyor ve her kutsal toprak gibi sırlarını derinlere gömüyordu. Bu arazinin onlarda olması kimsenin umurunda değildi çünkü kimse burayı istemiyordu. sonuçta burası boş bir bataklıktı.

Bataklık sakinlerinin, viskileri gibi kanunları da kaçaktı. Taş tabletlere kazınmış ya da dokümanlara işlenmiş olanlar gibi değil, daha ziyade genlerine işlenmiş olan, daha derin kanunlardı bunlar. Eski ve doğal yasalardı, adeta şahinler ve güvercinlerden doğmuştu. İnsanoğlu köşeye sıkıştırıldığında, çaresiz olduğunda ya da izole edildiğinde doğrudan, hayatta kalmayı sağlayan içgüdülerine yönelir. Bunlar çabuk ve adildir. Bunlar, insanın her zaman elinde olan kozlardır çünkü daha narin genlerden, sonraki jenerasyonlara aktarılır. Ahlaki kural değil, basit hesaplardır. Kendi içlerinde, güvercinler de şahinler kadar kavga ederler."

Rotamızı Kuzey Carolina'a çevirelim. Orada bulunan kendi içinde sessiz bir kasabadır Barkley Cove. Asıl korkulması gereken kasabalar sessiz kasabalardır. Çünkü kendi içindeki sessizliğin çıkarlara uygun olması gerekir. Bu şekilde yaşamını sürdüren insanlarla doludur. Hani her şeyi bilirler ama işlerine gelmediği için hiçbir şey yapmayan insanlar. İşte bu kasabada herkesin bildiği "Bataklık Kızı" olarak tanınan Kya ile ilgili dedikodular da kasabalıların işine gelmediği zaman onu hedef olarak göstermek çok kolay oldu.

Kya, annesini timsah derisi ayakkabısı ile son kez bataklıktaki kulübesinden çıkarken gördü. Annesini son kez gördüğünde sadece 6 yaşındaydı. Kya o yaşında onun bir daha gelmeyeceğini anladı. Annesinin orayı terk etmesi ile ailenin diğer fertleri teker teker kulübeyi terk etti. En sonunda ailedeki herkesi döven babası ile yalnız kalmıştı. Babasının davranışları İkinci Dünya Savaş'ında yaşadığı travmalardan sonra alkole ve kumara kendini teslim etmiş, ailesine bakmaz olmuş herkesi döven biri haline gelmiştir.

Herkes babasından kaçmış ancak Kya'nın kaçacak bir yeri yoktur. Küçük domuzcuk evde kalmıştır. Babası da onu terk ettiğinde hayatta tek başına kaldığını anladı Kya. İşte benim yüreğimi parçalayan yer burası oldu. Küçücük yaşta yaşamak için mücadele etti Kya. Bataklıkta ya yaşayacaktı ya da ölecekti. Bu mücadelesinde o sessiz kasaba onu pis, hastalıklı biri olarak gördü. Onunla dalga geçtiler. Onu dışladılar.

Dışlandığını anladığında kendi bataklığında bir hayat kurdu. Doğanın güzellikleri ile bataklığı keşfetmeye başladı. (Burada yazarın vahşi doğa bilimcisi olması sayesinde hayvanlar ve doğa hakkında bir çok şey öğrendim.) Para kazanmak için erkenden kalkıp midye topladı.

Kya' vın hayatını okurken onun ne kadar güçlü biri olduğunu hayatta kalmak için elinden geleni yaptığını fark ettim. Ona, "Ben senin yanındayım." demek istedim. O sessiz kasabadaki bir çok insana kızdım. Bu kitapla birlikte empatinin, sevginin hayatımızdaki önemli rolüne bir kez daha şahit oldum.

Kitabın içinde ayrıca cinayet vakası da var eğer gizemli, polisiye tarzında kitaplardan hoşlanıyorsanız bu kitaba da bakabilirsiniz.

Beni cinayetten ziyade Kya'nın hayat mücadelesi onun karakteri etkiledi. Doğanın, şiirlerin iç içe olduğu aynı zamanda Kya'nın hüzünlerini ve mutluluklarına şahit olacağınız bir kitap.

Ne zaman bir ormana veya bir bataklığa gidersem Kya'nın ruhunu da oraya götüreceğim onunla şiir okuyup şarkı söyleyeceğim. Tıpkı onun gibi.
Neden yaralanmış olan, hâlâ kan kaybediyor olan kişi bir de affetmenin yüküyle sorumlu olsundu ki?
Delia Owens
Sayfa 236 - Salon Yayınları
"Gün batımları asla basit değildir.
Alaca karanlık kırılır ve yansıtılır
Ancak asla doğru değildir.
Akşamüstü, bir kılık değiştirmedir,
İzleri kapatan
Yalanları kapatan.

Umursamayız
Alaca karanlığın kandırmasını...
Parlak renkler görürüz,
Ve asla öğrenmeyiz
Güneşin düştüğünü
Dünyanın altına,
Yanmayı gördüğümüz zaman.

"Gün batımları birer kılık değiştirmedir.
Gerçekleri kapatan, yalanları kapatan.""
Yıllardır -Babanın yakmadığı tek elbise olan- bu güzel giysiye bakıyor, onun küçük pembe çiçeklerine dokunuyordu. Önünde bir leke vardı, omuz askılarının birinin altında soluk kahverengi bir kısım, belki de kandı. Ancak diğer bütün kötü anılar gibi artık leke de solmuştu.
Delia Owens
Sayfa 97 - Salon yayınları
Birkaç tane uzun süreli ilişkisi bile olmuştu ancak kimse Kya’nın yerini tutamamıştı. DNA, izotoplar ve protozoaladan hemen sonra öğrendiği şey şuydu: Kya olmadan nefes alamıyordu. Doğru, Kya, onun istediği üniversite ortamında yaşayamazdı ama artık Tate, onunkinde yaşayabilirdi.
Delia Owens
Sayfa 214 - Salon yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Where the Crawdads Sing
Baskı tarihi:
14 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
G.P. Putnam's Sons
Baskılar:
Kya
Where the Crawdads Sing
"Painfully beautiful."--The New York Times Book Review

"Perfect for fans of Barbara Kingsolver."--Bustle

"Owens delivers her lush mystery wrapped in gorgeous, lyrical prose."--Alexandra Fuller

How long can you protect your heart?

For years, rumors of the "Marsh Girl" have haunted Barkley Cove, a quiet town on the North Carolina coast. So in late 1969, when handsome Chase Andrews is found dead, the locals immediately suspect Kya Clark, the so-called Marsh Girl. But Kya is not what they say. Sensitive and intelligent, she has survived for years alone in the marsh that she calls home, finding friends in the gulls and lessons in the sand. Then the time comes when she yearns to be touched and loved. When two young men from town become intrigued by her wild beauty, Kya opens herself to a new life--until the unthinkable happens.

Perfect for fans of Barbara Kingsolver and Karen Russell, Where the Crawdads Sing is at once an exquisite ode to the natural world, a heartbreaking coming-of-age story, and a surprising tale of possible murder. Owens reminds us that we are forever shaped by the children we once were, and that we are all subject to the beautiful and violent secrets that nature keeps.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 8 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0