Adı:
Willard ve Onun Bowling Kupaları
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059878296
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Willard and His Bowling Trophies
Çeviri:
Kaan Çaydamlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Adam: Yetersiz olmaktan hoşlanıyordu. Tüm hayatı darmadağın ve acı dolu bir karmaşaydı. Kaput takmak her zaman onu utandırırdı ve takınca kendisini işe yaramaz bir aptal gibi hissederdi. Islak ve sıcak kaputun, uzaydan gelen pis bir şaka gibi, elinde durmasından nefret ederdi.
Kadın: İçine giren kaputun verdiği duygudan nefret ediyordu. Bir yıl boyunca içinde hissettiği tek şey adam değil, kaputtu. Doğru düzgün yapamıyordu. Onu ne kadar çok sevdiğini söylemek istedi, adam buna hazırdı, ama söyleyemeyedi. Her şeyin bir sonu olduğunu biliyordu.
Hep böyle olurdu: Sevişmelerinin ardından kendilerini hep üzgün hissederlerdi, çoğu zaman da üzgündürler zaten. Otlarla kaplı boş bir alandan birbirine bakan perili evler gibi, bedenlerinin üstünden henüz geçmişti.
120 syf.
·4 günde·7/10
-Richard Brautigan, sağda solda elinde bir daktilo ile fotoğraf çektiriyorsa, vardır önemli bir sebebi.
- O bowling kupaları, Logan Kardeşler'in bütün hayatlarını simgeliyordu ama ne yalan söyleyeyim kupalar Willard'da daha büyülü duruyordu.
- Richard Brautigan, Beat Kuşağı'nda kendine önemli bir yer bulabiliyorsa, vardır yine önemli bir sebebi.
- Saçma sapan, iğrenç, hastalıklı, anlamsız bir hikaye demeyiniz buna.
- Hikayenin esprisi nedensiz ve sonuçsuz olmasında zaten.
- ''Sapkın bir roman'' hiç demeyiniz.
- Sadece okuyunuz.
susuzluk












Yatakta birbirlerine sarılmış olarak yatıyor ve kendilerini çok kötü hissediyorlardı. Seviştikten sonra kendilerini hep üzgün hissederlerdi ama çoğu zaman da üzgündüler zaten, her neyse, bu yüzden pek fazla bir şey fark etmiyordu; ama şimdi sıcaktılar ve üstlerinde hiçbir giysi olmadan birbirlerine dokunuyorlardı ve tutku, kendi başına belirgin bir şekilde, garip kuşların uçuşları veya karanlık bir kuş uçuşu gibi bedenlerinin üstünden henüz geçmişti.

Uzun bir süre bir şey konuşmadılar.

Constance, tıkırdayan bir saati andıran gece trafiğini dinlerken, Bob’u ve onu ne kadar çok sevdiğini, olaylara şimdi olduğu gibi daha ne kadar dayanabileceğini, Bob’un neden siğillerden kurtulamadığını, neden onun tedavisinde iki doktorun da başarısız olduğunu düşündü.

Her şeyin bir sonu olduğunu biliyordu.

Sonra bir bardak su düşündü.

Bob ise elbette Yunan Antolojisi'ni düşünüyordu.

"'Sen fazlasıyla korkak değilsin,' " diye aklında tekrarladı.

"Susadım,” dedi Constance.
Zührevi siğiller hayatlarını ziyaret etmeden önce,seks onlar için kuyrukluyıldızlar bahçesinde piknik yapmak gibiydi.
...cinsel olarak değişmemiş olmasını, eski düzüşmelerine dönebilmeyi umut ediyordu. Cinsel olarak aşırıya kaçan biri değildi ama tüm seks hayatının sadizm üzerine kurulu olmasını da istemiyordu.
Willard, California'nın ulaşılması zor bölgelerinden birindeki ıssız dağlarda yaşayan bir sanatçı tarafından yapılmıştı.
Sanatçı otuzlu yaşlarının sonlarındaydı,bir sürü kötü ilişkisi ve acı dolu,düzülmüş bir hayatı vardı ama bir şekilde ayakta kalmayı başarmıştı.Şimdi hayatını yontuculuktan kazanıyordu.Kafasını gevezelikle yormadan onun temel fiziksel ve ruhsal gereksinimlerini karşılayan bir kadını vardı.
Willlard ona bir rüyada görünmüştü,inşa edilmiş ama kullanılabilmek için bir din
bekleyen,gümüş ve altın minyatür tapınaklardan oluşan bir rüyaydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Willard ve Onun Bowling Kupaları
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059878296
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Willard and His Bowling Trophies
Çeviri:
Kaan Çaydamlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Adam: Yetersiz olmaktan hoşlanıyordu. Tüm hayatı darmadağın ve acı dolu bir karmaşaydı. Kaput takmak her zaman onu utandırırdı ve takınca kendisini işe yaramaz bir aptal gibi hissederdi. Islak ve sıcak kaputun, uzaydan gelen pis bir şaka gibi, elinde durmasından nefret ederdi.
Kadın: İçine giren kaputun verdiği duygudan nefret ediyordu. Bir yıl boyunca içinde hissettiği tek şey adam değil, kaputtu. Doğru düzgün yapamıyordu. Onu ne kadar çok sevdiğini söylemek istedi, adam buna hazırdı, ama söyleyemeyedi. Her şeyin bir sonu olduğunu biliyordu.
Hep böyle olurdu: Sevişmelerinin ardından kendilerini hep üzgün hissederlerdi, çoğu zaman da üzgündürler zaten. Otlarla kaplı boş bir alandan birbirine bakan perili evler gibi, bedenlerinin üstünden henüz geçmişti.

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Gizem Emeli
  • umut çakır
  • Özgür Yüksel
  • Can Örnekli
  • malefizz
  • Doğan ATAŞ
  • Nurhan Topaloğlu
  • mrtdgdvrn
  • Damra Şahin
  • ESER TANRIKULU

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%57.1 (8)
7
%35.7 (5)
6
%0
5
%7.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0