Wilma'nın Sandığı

·
Okunma
·
Beğeni
·
124
Gösterim
Adı:
Wilma'nın Sandığı
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754343991
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Murat Tuncel günlük hayatın hayhuyu içinde görmezden geldiğimiz küçük olayları, belli belirsiz hareketleri, dalgın bakışlara, kısa bakışmalara, en hafif seslere gizlenen ince sızıları yakalayan bir dil duyarlılığı ile yazıyor öykülerini. Göçmenlerin, mültecilerin dünyasında paramparça edilmiş zamanı yeniden harmanlayarak okura bir yapboz sunuyor ve ondan kendi öyküsünü kurmasını bekliyor.

“Dayısı aldığı anahtarı bir süre parmaklarının arasında çevirdi. Ablalarına ve Marianna’ya baktı birkaç kez. Marianna’nın konuşmaya pek niyetli olmadığını anlayınca, kalkıp üstünde el oymalı sandığın bulunduğu tekerlekli sehpayı masanın yanına çekti. Anahtarı sokup üç kez çevirerek kilidi açtı. Kapağı açılan sandıktan odaya naftaline batırılmış lavanta kokusu yayıldı. Herkes birbirine bakarken, Marianna’nın dayısı elini uzatıp, biri beyaz, biri sarı, biri pembe üç ipek bluz, yarı yanmış kırmızı bir mum, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir madalya, bir denizci şapkası, çok eski zamanlardan kalma küçücük bir Meryem Ana ikonu ve üç tane de sedef düğme çıkarıp masanın üzerine koydu...”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Wilma'nın Sandığı
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754343991
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Murat Tuncel günlük hayatın hayhuyu içinde görmezden geldiğimiz küçük olayları, belli belirsiz hareketleri, dalgın bakışlara, kısa bakışmalara, en hafif seslere gizlenen ince sızıları yakalayan bir dil duyarlılığı ile yazıyor öykülerini. Göçmenlerin, mültecilerin dünyasında paramparça edilmiş zamanı yeniden harmanlayarak okura bir yapboz sunuyor ve ondan kendi öyküsünü kurmasını bekliyor.

“Dayısı aldığı anahtarı bir süre parmaklarının arasında çevirdi. Ablalarına ve Marianna’ya baktı birkaç kez. Marianna’nın konuşmaya pek niyetli olmadığını anlayınca, kalkıp üstünde el oymalı sandığın bulunduğu tekerlekli sehpayı masanın yanına çekti. Anahtarı sokup üç kez çevirerek kilidi açtı. Kapağı açılan sandıktan odaya naftaline batırılmış lavanta kokusu yayıldı. Herkes birbirine bakarken, Marianna’nın dayısı elini uzatıp, biri beyaz, biri sarı, biri pembe üç ipek bluz, yarı yanmış kırmızı bir mum, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir madalya, bir denizci şapkası, çok eski zamanlardan kalma küçücük bir Meryem Ana ikonu ve üç tane de sedef düğme çıkarıp masanın üzerine koydu...”

Kitap istatistikleri

  • 124 defa gösterildi.