·
Okunma
·
Beğeni
·
4.828
Gösterim
Adı:
Xaç Atası
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Qanun Neşriyat
Baskılar:
Baba
The Godfather
Baba
Xaç Atası
Mario Puzonun 1969-cu ildə çap olunmuş “Xaç atası” romanı onu bütün dünyada məşhurlaşdırdı. Əslən Siciliyalı olan Vito Korleone klanı haqqında yazılmış bu roman indiyə kimi də mafiya haqqında ən yaxşı əsər sayılır. Onun balaca oğlu Maykl professor olmaq istəyir, lakin şərait elə gətirir ki, atasının varisi olur. İkinci Dünya müharibəsindəki döyüşlərdə bərkimiş, savadlı Maykl Karleone qüdrətli mafiya başçısına çevrilir.
488 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
The Godfather filmi en çok sevdiğim filmdir,filmi izledikten uzun süre sonra kitabını da okumak(filmi,kitaptan uyarlanma) benim için mutluluk kaynağı oldu.

Her şeyden önce şunu belirtmekte fayda duyuyorum;Baba kitabı edebi bir eser değildir,karşımızda bir Dostoyevski-Tolstoy-Proust...yok.Bu yüzden kitabı okumadan önce derin karakter analizleri-büyülü tasvirler-psikolojik betimlemeler -gerçek hayattaki gibi duygusal yönden inişli-çıkışlı karakterler-perspektif-hümanist ve evrensel bir tema- kitaplarda geçen dönemin sosyal ve siyasal yapısına geniş bir bakış ....gibi dünya klasiklerine özgü olan artıların bu kitapta olamayacağını biliyordum.Sonuçta popüler ve çok satanlar kitaplar ayrı değerlendirilmeli,dünya klasikleri ise bambaşka bir bakış açısıyla yorumlanmalı.Yoksa dünya üzerinde edebiyat romanlarına kafa tutacak başka tür romanlar yok bana göre !

Baba,kitabında Sicilya'dan Amerika'ya yerleşmiş ve orada kendine ait güçlü bir imparatorluk kurmuş mafya dünyasını anlatmaktadır,ama bu güçler kendilerine 'mafya' kelimesi yerine 'aile ' kelimesini tercih etmektedir.Çetelerden başlayıp şirketleşene kadar bu güçlerin eylemlerine şahit oluyoruz.Mafya savaşlarının aslında tüm amacının 'iş ' için olduğu yani sahip olduğu güçleri kaybetmemek ve yeni alanlar kazanmak,rakiplerini alt etmek...gibi amaçlarının aslında günümüz kapitalist dünyasındaki ticari savaşlar gibi yürütüldüğü,adeta rakipleri ile mücadele ederken bir SATRANÇ OYUNU OYNUYORMUŞ gibi stratejik hamleler yapıldığını öğreniyoruz.

Mafya nedir ? Mafya neden kuruldu ? Kime tepki için ya da hangi koşullar yüzünden ? Devletler ile mafyalar arasındaki karanlık bağlantılar neler ? İnsanlar neden adaleti sağlaması için mafyaya gider ve sıradan halk adalet için neden mafyaya muhtaç halde bırakılır ?.....bir sürü soru sorabiliriz,bazı sorularının cevabını da kitap bize veriyor zaten.

Çeteden,mafyaya dönüşme ve sonra da holding düzeyinde şirketleşme....İşte sokak savaşlarından koskoca bir şirket olma...Bütün bunlar neden kapitalizmin anavatanı Amerika'da yoğun şekilde yaşanıyor ? Kitap maalesef bu soruları sorma cesaretini göstermedi,bu konuda kendi fikrimi söyleyeyim:Sistemi yöneten bir avuç insan sadece kendi kontrol edebileceği silahlı güçler,finansal güçler,siyasi ve sosyal güçler meydana getirirBunlardaki hiyerarşi,piramit gibi basamak basamaktır.Alt tabadaki kaos ve çatışma üst tabakaya muazzam bir güç sağlar bu tepedeki güçler için kapitalist sistem onların para içinde yüzdüğü,yeni mafyalar türeten en ideal ortamdır.Yani,sistem kendi menfaati ( öncelik zenginlerin çıkarı ) için mafya gibi örgütleri besler,büyütür,gerekirse dağıtır,ya da o mafya o kadar yükselir ki piramitin tepesindeki nadir birkaç aileden biri olur belki de ! Ama ne de olsa bu düzen ;zenginlerin dünyasına hizmet eden,zenginlere göre asla bozulmaması gereken bir düzendir.

Kitap yine de bazı sorulara cevap veriyor,insanlar dertlerini çözülmesi ve adaletin sağlaması için mafya babalarına başvuruyor,bu babalar,mahkemelerin sağlamadığı adaleti sağlıyorlar,gerektiğinde bu güçler Oscar ödüllleri ve oyuncu seçimlerine etki ediyor,Savcılarla işbirliği yapıp suçluları suçsuz yapıyor....Kısaca adalet sistemi,holywood sektörü eleştirisi,devlet-mafya-polis-savcı işbirliğine eleştiri...Hem filminde hem kitabında birçok alt metinler,göndermeler...Kitapta her şey var,sosyal-ekonomik ve siyasal eleştiriler,ama yukarıda yazdığım paragrafta açıkladığım gibi sistemin mafya üretmesi sonucu çıkarını yani büyük oyuna değinmemiş yazar.Bunu da normal karşılıyorum çünkü yazar ,büyük pencereyi okura göstermek isteseydi inan ki ne kitabı basılırdı ne de filmi çekilirdi !

Kitabı okumadan önce düşününün biraz:Devletler neden sadece kendilerinin kontrol edebileceği örgütler ister ? Neden bu örgütleri güçlendirmek ister ? Mafya hangi koşullarda oluşur ve büyür ? Mafyanın büyümesini destekleyen perde arkasındaki güçlerin mafya oluşumlarından çıkarı ne ? Sistem neden mafya'ya ihtiyaç duyar ki ? Mafya zaman içinde güçlendikçe neden sistem içindeki önemli bir çark haline gelir ? Herkes bu soruları sorsun kendi kendine ve kendi cevaplarını bulsun.Büyük oyunu görsün,gözler açıldıkça karşımıza dünyadaki sistemin BİG BROTHER benzeri olduğu,aslında yaşadığımız dünyayı şu an için medya yolu ile saklansa da 1984 adlı kitaptaki gibi bir hiyeraşik sistem olduğunu her düşünen vatandaş fark eder ! Ama hiçbir güç halkın bir araya gelmesiyle yıkılmaz değildir ! Kitap yorumlamamı şu anlamlı 2 alıntı ile bitirmek istiyorum:

''Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız.Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa,onun yıkılmaz,devrilmez bir şey olduğunu sanmayın.En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.'' SIRÇA KÖŞK adlı kitabın aynı adı taşıyan masalından sayfa 141-Sabahattin ALİ

''Bu dünya da çobansız da,köpeksiz de yaşanabilirmiş.Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur.Bari siz gözünüzü açın da,ilerde başınıza yeni itler,hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa,sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın ! '' SIRÇA KÖŞK adlı kitabın KOYUN MASALI adlı bölümünden sayfa 135-Sabahattin ALİ
488 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Size okumakta reddedemeyeceğiniz bir inceleme yazacağım. :) Neyse bu kült haline gelmiş filmin; mükemmel bir repliğiyle incelemeye başlamak çok güzel oldu. Çünkü incelemeye başlarken nasıl başlayacağım bilemiyorum. Öncelikle kendi ön yargımı kırdığım için çok mutluyum. Bir filmi izledikten sonra onun kitabını okumakta çok zorluk çekiyordum. Ama bu romanı okuyunca anladım ki filmini izlesen de o replikler ve anlatılmamış detaylar çok daha fazla bir roman ediyor.

Hemen alttan müziği de verelim. :) Okurken açarsanız çok sevinirim...
André Rieu - The Godfather Main Title Theme (Live in Italy) : https://www.youtube.com/watch?v=qSxxQcVd2MU

Baba’yı sanırım izlemeyen yada duymayan yoktur diye düşünüyorum. En iyi filmler listesinde ilk 5 de, Oscar ödüllü eserin metnini okudum dostlarım. Roman tamamen filmle öylesine uygun ki anlatamam ya. Bir yandan saniye saniye filmi izliyorum; diğer yandan da romanı okuyorum. Tabi önce okuyorum… Elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici ve heyecanlı. Böylesine güzel kurguyu düşünüp yazdığı için Mario Puzo’ya; bu romanı böylesine güzel uyarladığı için de Francis Ford Coppola’ ya teşekkürler ve minnetler sunuyorum.

Kitabı öylesine eski bir baskıdan okudum ki saklamayı düşünüyorum. 1976 basım bir eser. Kitap farklı farklı bölümlerden ve kendi içinde de kitaplar olarak yedi kitaptan oluşuyor. Filme uyarlanan bölüm ilk iki film. Üçüncü filme dair bir konu yok.
Konu demişken konuya geçelim artık. Bir babamız var Don Carloone. Onun yaşamını anlatıyor eser. Nasıl büyüyüp neler yaptığını. Nerede doğup yaşamına nasıl devam ettiğini anlatıyor. Doğumunda başlayan cinayetler ölümüne kadar devam ediyor. Büyük bir İtalyan hikâyesi. Sicilya bölgesinin tasviri. Gayet de gerçek bir kurgu bence. Cinayetler ve faili meçhuller bölge olan Sicilya’dan kurtulan Don’un Amerika’ya yerleşmesi, orada gerçek karakterini ortaya kurarak bir küçük aile oluşturması. Zengin ve karaktersizden alıp doğruya ve haklıya vermesi bir nevi Robin Hood’luk yaparak bir mafya babası olmasını konu alıyor. Öylesine güzel bir büyüme ki bunu okumanızı ve izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Baba’nın dâhiyane kurgularıyla, planlarıyla işleyen bir düzen. Sonrasında aile büyüyor ve siyasete de etki ediyor. Aslında geçmişimize bakarsak kesinlikle ülkemizde de bu tür şeyler vardı. Şimdi de var mı? Bilemiyorum…

Baba’nın uyuşturucuya karşı durması sonucunda mafyalar arası bir savaş başlıyor ve ikinci bölümde bu savaşın sonunda yaralanan Don’un yerine oğlu Michael Carlone’nin yani Al Pacino’nun geçmesiyle büyük bir savaş başlıyor. Mükemmel ötesi konular, gayet güzel duygular barındıran bir eser. Tabi bunu derken muhteşem bir edebiyat beklemeyin ama öylesine güzel kurguyla anlatılan günümüz konuları var ki… O zamanın kurgusuna ve düşünce yapısına göre gayet muhteşem, mükemmel, dâhiyane olarak da sıfatlar da sıralayabilirim. Siyasileri satın alma, polise rüşvet, kumarhanelerin işlemesi, uyuşturucu satılması… vb. tüm suçların devletin kötü yönetimle ilgili her şeyi barındırıyor. Mafyanın ne olduğu, nasıl olması gerektiğini, devletin göz yummasını, insanların devletten bulamadığını gelip babadan istemesi bile başlı başına bir hukuksuzluk göstergesi… Hollywood sektörünün iğrençliğini de bize bir bakıma anlatıyor. Nasıl Oscar alındığını ? Hangi filmde kimlerin oynamasının istendiğini? Bunun devlet eliyle nasıl olacağını anlatıyor. Sanatçıların nasıl bir destekle ya da hileyle sanatçı olup, filmlerde oynamasının baskısı bu romanda mevcut. İşçi sendikalarına devamlı atıfta bulunulması bir mesaj gibi geldi. Kurtlar Vadisi’nin bazı yerleri aklıma geldi. Çünkü orada da devlet eliyle yönetilen mafyaların yaptığı düzen işlediği çark gayet kitapla uyumlu.

Ana temaya gelirsek devletin bu sitemi neden ve nasıl kullandığı ? Kendisinin yetmediği, yapmak isteyip de elinin varmadığı, kendisinden olup da güçlendirdikten sonra eliyle piyon yaptığı ve onları sonrasında yargılamaktan bile korktuğu bir düzeni açıklamak istemiş. Devletten pek söz edilmiyor ama mafyaların bir çark olduğu dönemi öylesine güzel aktarmış ve ABD’nin nasıl bir düzen sonrasında kendine geldiğini anlatmış çok şahane bir kitap.

Kesinlikle tavsiye ederim. Su gibi gidiyor inanın. İyi okumalar diliyorum…
488 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Don Carleone, The Godfather, Baba, Vito ya da Marlon Brando şeklinde duyulan ve takvimler 1972 olduğunda sinemaya da girerek kendini dünyanın en iyi yapımları arasında bulan ve yakın dönem şartlarını saymazsak geçmiş dönemde en iyi şekilde çekilen film olduğunu düşündüğüm bir yapım ve bu yapının kitabı.
Genelde kitaplar, filmler için esin kaynağı olur ama kitaptaki konuşmayı bile filme uyarlamak, o kitabı okurken sanki seyrettiğim filmi yeniden görmüş gibi olmak, işte bu mükemmel. Sahne aralarında Al Pacino yani kitaba göre Michael’in konuşmaları olsun, hatta daha detaylı örnekle Bonasera vardır ondan örnek vereyim. Çünkü kafanızda daha iyi canlandırırsınız. Filmde gelir biri kulağına eğilmiştir ve Baba’ya kızının kurtulmasını, tecavüzcülerin ölmesini söylediği sahnede kulağına eğildiği kısım oldukça meşhurdur.
https://i.hizliresim.com/Vr8GXr.png
Bu olayı bile okurken gözümde canlandırdığım için gerçekten iyi hissettim ve Bonasera ve kızının geçmişini kitapta daha iyi anladım diyebilirim. Sonuçta Baba’nın vaftiz kızına yapılmış bir durumdu bu.
Kitabın bilinmeze bir çözümü de benim için şudur. Öncelikle belirteyim filmde duymadım, o yüzden yeni geldi. Al Pacino rolünde gördüğümüz Michael Carleone karakterinin bir savaş kahramanı olduğunu biliyoruz ancak eve nasıl geldiğinin detayını kitapta öğrenmiş oldum.
Don’un vaftiz oğlu için yaptıklarını da biliriz kitapta. Yarım Milyon £ değerindeki attan bahsediyoruz tabi ki. Ya da Don’un vurulma sahnesi olsun. Okurken aynı anda gözüme gelen sahnelerdi. Hatta Michael’in yaşadığı silah sahnesi olsun ve sonra kaçışı –ki sanırım Sicilya- hep gözümün önünde canlanmışlardı. Burada da hikâye bitiyordu ama filmde böyle miydi onu da bilmiyorum tabi unuttum heyecandan düşününce.
Mesela devamında Vito’nun yani Baba’nın hayatından da yerer verilmesi şu filmdeki kısa sahneleri anımsattı bana. Çoğu şey o kadar iç içe ki Marlon Brando gençliği, Mafia 2 oyununda Vito derken kitapta anlaşılanın film olarak kafamda canlandırması. Gerçekten çok sağlam bir yapıt geliyor gözümün önüne. Sadece burada tek fark kitapla filmin finali. Eh hangisi daha iyiydi derseniz de kitap diyeceğim.
Çeviri hususunu da belirtmek istiyorum. Eyvallah ve Allasen gibi kelimeleri katarak biraz da bize göre çeviri yapan ekibe de oldukça teşekkürler.
Son olarak şunu da eklemek istiyorum mesela. Eskilerden bir kitap vardır. David Osborn – Av Mevsimi. Bu kitabı bulabilirseniz okumanızı tavsiye ederim. Gerilim türünde belki de tadı 1 yıl sonra bile hatıramda kalan bu eski kitabın zamanında bir filmi çekilseydi derim hep. Belki de vardır ben bilmiyorum. Söyleyeceklerim bu kadar. Herkese hayırlı cumalar, iyi günler dilerim..
488 syf.
Baba.
Başlı başına bir sinema şaheseri. Kimileri eleştirse de oyunculuk ve kurgu bakımında müthiş bir başyapıt. Senaryosunda bulunan altın replikler, çoğumuzun hafızasındaki yerini ilk günkü gibi korur.
Gelelim kitabına.
Kitabın girişinde Balzac'ın "Her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" yazar. Sanırım kitabın tüm özeti burada saklı.
Ben bu kitabı ortaokul birde iken- tahminen 2002- yılında ilçe halk kütüphanesinden almıştım. Zaten filmini daha önceden izlediğim için bu kitap benim için cevher niteliği taşıyordu. Kış günleri annem babam ben aynı odada kalırdık. Ben kitabı çok merak ediyordum. Akşam altıda okuldan gelince ödevdi falan derken, okumak için geriye sadece gece saatleri kalıyordu. Ben de el feneri ile bu kitabı yatağımda, yorganın atında 2 gecede bitirmiştim. Bugün bu yazıyı yazıyorum çünkü o günkü duygular taptaze.
Kitapta, filimde olmayan pek çok ayrıntı var. Farklı olaylar ve sözler.
Hep yinelerim, Puzo'yu dünya edebiyat sahnesinde, ön sıralara koyamayız. Çünkü Puzo, hayatında yaşadıklarını yazar kurmaca yaparken. Güzel bir anlatıcı ve hikayecidir. Gelgelelim edebi yönden veya düşünsel olarak klasikler ile kıyaslayamayız. Modern klasikler ile de değerlendiremeyiz. Puzo başlıbaşına bir türdür bence. Onun kitaplarında, Amerika'ya göçen İtalyanların yaşadıkları, kayıpları,acıları vardır. Bunları da müthiş yansıtır. Bu kitapta Don Corleone'nin Sonny'nin Michael'in Key'in ve diğer karakterlerin betimlenmesi gayet yerindedir. Karakterleri oluştururken sanki kendi çevresinden kaynak almıştır.( Bence mutlak böyle yaptı).
Kendisi de İtalyan göçmen bir ailenin çocuğu olduğu içindir muhtemelen, karakterlerin duygusunu güzel anlatmıştır.
Genel kanı "mafya, silah,suç" anlattığı için Puzo çoğu kesim tarafından sevilmez. Ama ben çocukluğumdan beri severim. Hatta ondan esinlenip kendi suç öykümü yazmıştım o yaşlarda.
Sonuç olarak, bu kitap okunabilir. Polis, suç, mafya ve devlet ilişkileri örgüsünü seven dostlar okuyabilir. Zaten çoğu kişi filmi de izlemiştir.
Okurken sürüklenip gidebilirsiniz. O yüzden kısa sürede bitebilecek bir kitap.
Herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
488 syf.
·Beğendi·10/10
Mario Puzo, Baba'dan önce yazdıkları geniş kitlelere ulaşamadığı için maddi sıkıntılar yaşamış. Puzo, tüm varını yoğunu ortaya koyup Baba'yı yazınca büyük başarı elde etmiş ve kitabı tüm dünyada bestseller olup bir de üstüne filmi çekilince bu başarısı katlanarak artmış.
Kitabı geçen yıl almıştım. Önceden filmini izlediğim için mi bilmiyorum sürekli öteledim kitabı. Uzun zaman kitaplığımda tuttuktan sonra nihayet raftan indirdim. Kitaba başlayınca da tüm o ötelemelerden pişman oldum...
Kitap, Sicilya'dan Amerika'ya yerleşmiş ve orada kendine ait güçlü bir imparatorluk kurmuş bir aileyi anlatmakta. Her ne kadar kitap Mafya yaşantısını anlatıyor gibi görünse de bana göre aile ilişkilerinin ön planda tutulduğu bir eserdi. Hem dilin akıcılığından hem de ifade kullanımlarındaki zenginlikten memnuniyet duyarak okuduğum bir kitaptı. Dolu dolu bir dünya var kitapta. Herkese bir yerinden dokunacak bir dünya bu. İntikam, cinayet, aşk, polis ve suç konularının bu kadar iyi işlendiği bir kitap görmedim. Beni benden aldı okurken. Hani dünya dönüp durur ve siz döndüğünü hissetmezsiniz ya işte ben de kitabı her elime alışımda dünya durdu sanki. Elime aralıklarla aldım kitabı belki ama her alışımda okuma hazzını en üst seviyelerde yaşadım.
Bu kitapta ihaneti, ölümü, intikamı ve karakterlerimizin unutulmaz öykülerine şahit oluyoruz. Karakterlerinizin kalbinden geçen duyguların hepsi tüm çıplaklığıyla satırlarda. Karakter sanki kanlı canlı. Onlarla birlikte gezip, gülüp ağlıyor acılarını ta içimizde hissediyoruz. Kitabı okurken bazen öyle cümlelere denk geliyoruz ki üzerine kafa yorarken buluyoruz kendimizi. İnsanın kafasını yormayan fakat insana kafa yorduran kitaplar hep olsa...
Kitap bitti ama bir dostumu uzun bir yolculuğa uğurlamışım gibi bir his var üzerimde. Özlenecek ve ara ara okumak istenecek kitaplardan. Şiddetle tavsiyemdir!
488 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Sadakat ve güven konularının her yönüyle bu kadar iyi işlendiği bir kitap daha görmedim. Karakterlerin birbirleri arasındaki ilişkiler yazar tarafından ustaca kurulmuş, okuyucuya daha iyisinin olamayacağı bir şekilde anlatılmış. Mario Puzo ,daha önce hiçbir yazarda görmediğimiz bir ustalıkla, böyle ağır bir konuyu en iyi şekilde kağıda dökmüş.
Kitaba ilk başladığımda beni sıkmadı değil. Ama daha sonra okudukça beni içine alan ve aslında her ilişkinin en önemli yapıtaşı olan sadakati bu kadar güzel anlattığı için beni kendine hayran bırakan bir kitap oldu. İnsanlar için adaletin, hangi kurum tarafından sağlanırsa sağlansın, ekmek ve su gibi zorunlu bir ihtiyaç olduğunu düşünen Puzo, bunu okuyucuya öyle bir anlatıyor ki okuyucu kendi dünyasında da bir ‘Baba’ istemiyor değil. Don Corleone’nin saygıya verdiği önem, son zamanlarda kaybedilmiş bir çok değeri hatırlamamıza yardımcı oluyor. Yoğun iş temposun rağmen ailesini hiç aksatmayarak, ailesiyle vakit geçirmeyen bir erkeğin asla gerçek bir erkek olamayacağını düşünüyor ve hak ettiği saygıyı belki de iki katına çıkarıyor. Geriye kalan her yönüyle de bu kitabın Puzo’nun baş yapıtı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
488 syf.
·5 günde·8/10
Kitap mafya tarzı roman açısından oldukça güzel, yazar iyi bir hikaye ve karakter örgüsüne sahip olsa da olaylar ve sunuş açısından aynı güçte değildi ne yazık ki. En azından ben istediğimi bulamadım. Şöyle ki kitap mafya hayatını, o zamanın şartlarını ve güçlü karakterleri bir araya getirerek ortaya çok güzel bir ham madde koymuş yalnız iyi işleyememiş, biraz eksikleri vardı. Mafyanın tarihini okuyabiliyor, güçlü karakterler okuyorsunuz ama olayların sunuşu biraz zayıf kalıyor bunların yanında. Ve kitap bana biraz kısa gibi geldi, yazar uzatsa kitap çok rahat kaldırırdı gibi, bittiğinde biraz daha olmalıydı dedim.

Okunuşu oldukça rahattı, Don Corleone yani Baba çok güçlü ve okuması çok zevkli bir karakter, insanı kendine hayran bırakabilecek türde bir karakter. Mafya babası olmasa favori karakterlerimden biri olurdu kesin.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/2017/02/baba.html
488 syf.
·Beğendi·10/10
Filmi malesef kostüm, müzik ve oyunculuklar sayesinde ön plana çıkmış olsa da asıl değeri kitabı okursanız hissedeceksiniz insanın hayatındaki o ikilemler yollar bana göre.
Her zaman bambaşka hayatlar isteyen içinde özlemler saklayan ama gurbet, yaşam savaşı gibi mücadeleler veren karakterler insanın kitabı sevmesine sebep oluyor. Kalbinde sadelik köy yaşamı ve küçük bir ev taşıyan ama ülkenin en büyük mafya lideri haline gelmiş olan Baba Don Carlione ve hayalleri uzaklara dayanan renklerle süslü olan ama ailesine sırt çeviremeyen Michael Carlione...
Kitap her şeyden önce o ikisinin içinde taşıdığı dram.
488 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Susurluk kazasında yaşadığımız şoku sanki önceden haber vermişçesine anlatan bu roman bizlere mafya dendiğinde sadece kötü adamlar olduğunu anlatmak yerine onlarında kuralları olduğunu ve yaşamlarının öyle kolay olmadığını anlatmaktadır.
Onlar arasındaki savaşları,dostlukları ve ihanetleri anlatması bizlere gerçeklik payının yüksek olduğunu gösteriyor.Mafya ailerinin zeki,çalışkan,acıya dayanıklı ve kendi kanlarından bile birini feda edecek düzeyde olması gerektiğini görürüz.Kitapta ailenin önemi çok vurgulanmasının sebebi 9 yaşındayken ailesini kaybeden Vito'nun acılarıdır.
488 syf.
Kitabını okuduktan sonra filmini izlemeyi sevmediğim gibi, filmini izledikten sonra da kitabını okumak pek hoş değilmiş. Çok severek izlediğim bir filmdi ve çok severek okuduğum bir kitap. Ama nedense karakterlerin fiziksel özellikleri zaten belli olduğu için kitapta onları kafamda farklı bir fiziki özelliğe büründüremedim ve sanki bu biraz okur özgürlüğümü kısıtladı. Bu da beni rahatsız etti. Ama genel anlamda gerçekten çok güzel kurgulanmış ve sürükleyici bir dille aktarılmış bir kitap.
488 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Mafya filmlerine şu ya da bu şekilde kaynaklık eden, sinema tarihinde yapılmış en sağlam kurgulardan biridir Mario Puzo'nun kitabı Don Corleone ailesi ile o kadar özdeşleşiriz ki, aslında sevmememiz gereken bütün hareketlerini onaylarız.
Şiddet dolu, katı, kırılan ama bükülmeyen bir ‘gelenek'.
Gerekirse kanla korunan alternatif bir ‘ahlak'.
Bir ‘jest' olarak ölünen ve öldürülen, stilize bir ‘savaş'.
Filmini de mutlaka izleyin...
488 syf.
·Beğendi·9/10
Kesinlikle okuduğum ve izlediğim en güzel yapıt listemde. 7. baskısına(1972) sahibim ve maalesef her okuduğumda çok hızlı bitiriyorum çünkü kendimi tutamıyorum :( Ne olacağını bilmeme rağmen her seferinde heyecanlanıyorum o cümleleri okumak için. Benim için bir başyapıt. Tabii filmindeki oyunculukların da hakkını vermek lazım. Hayatıma felsefe katan nadir yapıtlardan. “ Great men are not born great, they grow great.”
Uyuyan, belki de ölmek üzere bulunan Nino'ya baktı. Nino'nun, sesini kazandığı için kendisini kıskanmadığını biliyordu. Bundan büyük mutluluk duyduğu için kıskanmıştı sadece. Şarkı söylemeye bu kadar değer vermesine içerlediğini biliyordu. O an gerçeği açıkça görebildi. Nino Valenti, yeryüzünde hiçbir şeye değer vermiyordu. Dolayısıyla da hayatta kalması için bir neden yoktu.
Bir cömertlik yapılacağı zaman bunun samimiyetle yapıldığını belirtmenin çok önemli olduğunu öğütlerdi Baba her zaman çevresindekilere.
Neticede evrak çantalı avukatlar elleri silahlı, yüzleri maskeli insanlardan çok daha fazla para çalarlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Xaç Atası
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Qanun Neşriyat
Baskılar:
Baba
The Godfather
Baba
Xaç Atası
Mario Puzonun 1969-cu ildə çap olunmuş “Xaç atası” romanı onu bütün dünyada məşhurlaşdırdı. Əslən Siciliyalı olan Vito Korleone klanı haqqında yazılmış bu roman indiyə kimi də mafiya haqqında ən yaxşı əsər sayılır. Onun balaca oğlu Maykl professor olmaq istəyir, lakin şərait elə gətirir ki, atasının varisi olur. İkinci Dünya müharibəsindəki döyüşlərdə bərkimiş, savadlı Maykl Karleone qüdrətli mafiya başçısına çevrilir.

Kitabı okuyanlar 481 okur

  • Ilahe Eliyeva

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları