Ya Tahammül Ya Sefer

8,1/10  (27 Oy) · 
109 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.333 gösterim
İnandığımız uğruna pek çok şeyi göze aldığımız "dava"lar. Bizimle aynı duyguları, fikirleri paylaşan arkadaşlar. Ancak onlarla var olabileceğimizi hayatımızın bir mana kazanabileceğini düşünürüz.

Ya Tahümmül Ya Sefer, yakın geçmişimizde böyle düşünen insanların, nesillerin nasıl bir araya geldiklerini, sonra nasıl dağıldıklarını, şahsiyetlerinden ve bulunmaları gereken yerlerden nasıl uzaklara sürüklendiklerini ele alıyor. Bu insanların açmazlarını, acılarını dile getiriyor.

Fotoğrafta Biri Var, Hilâli Gördün mü, Görülen Geçmiş Zamanın Aşırı Uçları, Limandaki Yoğun Sis, Kuşlar da Kaderle Uçar, Ya Tahammül Ya Sefer, Dön Geri Bak, Sarışın Sorular, Elhan-ı Siyaset, Kara Kumudur Kalan Gün Işığı Nereye, Oyunbozan, Irmaktan Öteye.

 
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789759953157
  • Yayınevi:
    Dergâh Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mine Şahin 
05 Kas 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Artık soframıza melekler inmiyor...'
Serzenişi. Gidişatın yön verdiği ve hatta değiştirdiği insanlar ve iç savaşları. farklı kişilerin aynı biçimde değişen hayatlarını yine çok başarılı bir üslupla okuyucuya aktarmış Mustafa Kutlu

Fatih Kurt 
30 Oca 01:23 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nefsin geçici arzularına uyup davasını satan ve bu dava uğruna çetin bir mücadele veren insanların mukayesesini çok güzel bir şekilde işleyen bir kitap. "Davamız İslam" diyen herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.

Emre kocak 
 12 Şub 23:09 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap kısmen bir çocuğun iki dünya arasında (dindarlık ve seküler yaşam) nasıl kaldığını ele alıyor. Kitap fena değildi, biraz karma karışık anlatıldığı için tam olarak beklediğimi bulamadım.

Kivirciktosh 
15 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

‘’Ya Tahammül Ya Sefer’’ ve yine yeniden Mustafa Kutlu kitabı... En son Mustafa Kutlu’nun ‘’Uzun Hikâye’’ kitabını okumuştum ve çok sevmiştim. Bu kitabını da sevdim. Öncelikle kitabın ana konusundan bahsetmek istiyorum. Aslında bunu birçok şekilde tanımlayabilirim, haydi bakalım başlayalım; Kitap genel olarak kişiliklerinden, benliklerinden, hayatlarından, inançlarından taviz vererek bambaşka bir hal alanların hikâyelerinden oluşuyor. Gelecek adına bir dava güden insanların zamanla bu davalarından uzaklaşmalarının hikâyesi. Hayalleri, amaçları, idealistliği ve davaları terk edişin ve kendine yabancılaşmanın hikâyesi. ‘’Ruhunda yanan ateşi her yana taşımak, gönülleri tutuşturmak’’ isteyenlerin zamanla bu heyecan ateşlerinin sönüşünün hikâyesi…
Genelden özele indirgersek; Hikâyeler çok gerçekçi. Hikâyelerin büyük kısmı ailesinin içinde daha doğrusu ailesinin yaşadığı hayat tarzı içinde bir yalnız hayat süren İhsan tarafından anlatılıyor. Yaşadığı yere uyumsuzluk ve yaşadığı yerle çatışma yaşayan İhsan ağlamayı bile beceremediğini söylüyor. ‘’Kendime bir dünya kurmaya çalışıyorum. Biliyorum aranızda yerim yok.’’ diyerek hüzünlendiriyor beni. Baba ve oğul arasındaki ilişki çok soğuk. Babasının geçmişine yani eskiye gidince anlıyoruz neler olmuş ve neler bitmiş. (Daha fazla bahsetmek istemiyorum.)
Geçen gün televizyonda bir psikoloğun konuşması dikkatimi çekti, şöyle diyordu; ‘’Sizin için uygunsuz olan, rahatsız olduğunuz veya yapmamak için kendinizle savaş verdiğiniz bir şeyin bulunduğu ortamda vakit geçirmeniz, her gün onun önünden geçmeniz bir süre sonra sizde irade yorgunluğuna sebep olur. Ve kendinizi amaçlarınızı unutarak yapmayacağım dediğiniz şeyi yaparsınız.’’ İşte olay budur. Size uygun olmayan, nefret ettiğiniz bir ortama girerseniz oradan huylar kapmadan ayrılmıyorsunuz. Sonra alın başınıza belayı! Çünkü ‘’Can çıkar huy çıkmaz’’ demişler eskiler. Ne kadar uğraşsanız da o davranıştan kurtulmanız zorlaşacaktır bir bataklık gibi sizi içine çekecektir. Bir süre sonra ‘’Ben niye buraya gelmiştim ki acaba?’’ diyebilirsiniz. Önceden tedbir almak gerek ki en iyisi böyle ortamlara hiç girmemek.
Nerede kalmıştık? Hah kitap hakkında konuşuyorduk. Kitapta bazı bölümleri ikişer kez okudum, çok sade bir dili olmasına rağmen bazı yerlerde ‘’Şu an kim konuşuyor? Kimden bahsediliyor?’’ diyebiliyorsunuz. Bunu göze alıp okumak isterseniz kitabı tabii ki de tavsiye ederim. Faydalı ve bol istifadeli okumalar…

Polat S. 
26 Mar 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ya Tahammül Ya Sefer adlı hikaye kitabında yazar her ne kadar kitabın içinde farklı başlıklar altında farklı bir hikaye anlatıyor gibi gözükse de biraz okuduktan sonra aslında tüm karakterlerin bir önceki hikayedeki karakterlerle aynı olduğunu ve birbirini tamamlayan bir zincir halkası şeklinde eklendiğini görürüz.Hikaye kitabının temel konusu yazarın diğer hikayelerinden biraz daha farklı olarak bağlı olduğu dava ve ideolojiye olan inancı zayıflayan, daha doğrusu hayatla birlikte başka yollara ve amaçlara geçmek zorunda kalan insanların geçmiş yaşantılarına ve kendilerini adadıkları davaya olan özlemleri ve eski günleri, arkadaşlıkları, üniversite ortamındaki yaşamlarını yad etmeleri olarak özetlenebilir.Davadan kasıt hikayedeki ipuçlarından yola çıkarak islami ideolojiye bağlılık olarak açıklanabilir.

Aygan H. 
4 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Şimdilerde pek bir moda olan ‘dava adamı’ olama sloganının dilden kalbe indirilmesinin kritiği yapılıyor kitapta, davadaki samimiyetimizi sınatıyor bizlere.

Yakuphan Güleç 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dava delilelerinin vasat olmadığı zaman bir anda tepetaklak nefslerine nasıl uyduklarını anlatan ibretlik bir hikâyedir. Okuyalım ve okutalım...

Kitaptan 18 Alıntı

Bulutizm 
07 Şub 00:56 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sabahı beklemek öğleni, öğleni beklemek akşamı beklemek gibi bir ruh gevşekliğini doğurur.

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa KutluYa Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu
Zeynep Şentürk 
10 Kas 2016 · Beğendi · 8/10 puan

Irmak bir başlangıç.
Bir düş.
Ama bir yol ve bir yoldaş. Ne tabiat parçası, ne çiftlik hayali. Ne kaçıp gitmek, ne ekip biçmek. Sefer de içimde, tahammül de...

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 124 - Dergah Yayınları)Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 124 - Dergah Yayınları)
Bulutizm 
07 Şub 00:52 · Kitabı okudu · 8/10 puan

' Kitaplardan çok insanlarla düşüp kalkmaya ihtiyacım var. ' diye düşündü. Bu kadar hüzün yeter.

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa KutluYa Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu
Salih Çermik 
10 Oca 18:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Devrimiz makine gıcırtısının ahlak ilahilerini susturduğu devirdir. Bizim ahlakımız hürmet, hizmet ve merhamet prensiplerini kendinde birleştiren aşk ahlakıdır.

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 84 - Dergâh Yayınları - 18. Baskı)Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 84 - Dergâh Yayınları - 18. Baskı)
Bulutizm 
07 Şub 00:49 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir kere taviz verildi mi, asla çiğnenmemesi gereken unsurlar bir kere gözden çıkarıldı mı, kalbin aynası bir yerinden çizildi mi, kefareti büyük oluyor.

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa KutluYa Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu
yasemin taş 
07 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

...Ne kaçıp gitmek , ne ekip biçmek. Sefer de içimde tahammül de.

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa KutluYa Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu
Fatih Kurt 
05 Şub 00:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel, pek güzel, böyle deniyordu ardından, alçak sesle, kimden yanasınız? Baş dik, gözler ilerde, kalbin çarpıntısı ve ruhun yükselişi: Hak'tan yanayız. Ah ne kadar tatlı, biz de haktan yanayız, daha doğrusu herkes haktan yana. Siz kiminle birlikte haktan yanasınız?

Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 87 - Dergâh Yayınevi)Ya Tahammül Ya Sefer, Mustafa Kutlu (Sayfa 87 - Dergâh Yayınevi)
2 /