Adı:
Yaban Diyarlarda Yabancı
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yaban Diyarlardaki Yabancı
Yaban Diyarlarda Yabancı
avsiye et Hata bildir Favorilerime Ekle

Açıklama
Hugo En İyi Roman Ödülü
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“SİZ TANRI’SINIZ, BEN TANRI’YIM VE GROKLAYAN HER ŞEY TANRI’DIR.”

Robert A. Heinlein, Clarke ve Asimov’la birlikte Altın Çağ bilimkurgusuna damga vuran üç büyük ustadan biri. İdeolojisi ve bunu eserlerinde kullanma tarzıyla çağdaşlarından farklılaşan yazarın yalnızca kendi külliyatında değil bilimkurgu türünde yazılmış en önemli, en tartışmalı ve en sıradışı romanlardan biri olan Yaban Diyarlarda Yabancı ise altkültür için bir dönüm noktası.

Mars’ta Marslılarca geliştirilmiş insan Valentine Michael Smith, Arz’a geleli çok olmamıştır. Kendi halkıyla ilk kez tanışan Smith, bu mavi gezegendeki geleneklere, insan ırkının önyargılarına alışmakta zorlansa da –telepati, telekinezi, teleport ve kehanet gibi– zihinsel güçleri sayesinde insanlar arasında âdeta bir mesih gibi dolaşır. En nihayetinde Mars yönetiminin varisidir.

Tüm bir gezegene ve ırka “groklamayı”, sevgiyi ve su paylaşımını öğretecek bu Marslı, otoriteyle ve Mars’ın yönetimini isteyen bürokratlarla uğraşmak zorunda kalsa da yazar Jubal Harshaw’un yardımlarıyla amacına adım adım ilerleyecek ve kendi kilisesini kurarak “serbest aşk”ı yaygınlaştırmaya devam edecek ve en nihayetinde –her mesihinki gibi– kaderiyle yüzleşecektir.

Müfit Özdeş’in önsözüyle
Virginia Heinlein’ın sunumuyla
Neil Gaiman’ın sonsözüyle

Yaban Diyarda Yabancı kısaltılmamış tam metin olarak İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nde!
712 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Son dönemlerde belli bir türe takılmadan, o an paşa gönlüm ne okumak isterse o kitabı okudum. Bu kitaba da tesadüfen rastladım.
İlk gördüğümde uzaydan Dünya’ ya gelip burada mahsur kalan, gezegeninden biri duyar umuduyla radyoda kendi tuhaf dilinde hüzünlü şiirler okuyan, gözleri kör uzaylı adam hakkında okuduğum kitapla karıştırmıştım bu kitabı.. İyi ki de yanılmışım.
Kitabın konusuna gelince,
Artık gelecekteyiz. Uzayda seyahat mevzu bile değil ve gezegenler ziyarete başlanıyor. İlk Mars yolculuğu yapacak gemiye özenle seçilen mürettebat gemiyle birlikte kayboluyor. Bir zaman sonra ikinci bir gemi gönderiliyor ve bu gemi Dünya’ ya bir sürpriz haber bir de hediye getiriyor.
- Mars' ta Hayat Var !!!
- İlk gemi mürettebatından birinin çocuğu olan Mike !!

Mars’ ın yerlileri tarafından büyütülen Mike ismindeki bu çocuk ve Dünya insanlarının ona olan tepkileri bir hayli ilginç. Mike bir insan ama bir marslı gibi düşünüyor ve bazı özel yeteneklere sahip.
Yazar, Mike ‘ ın insanlara ve olaylara yaklaşımıyla inançtan tutun da günlük hayatımızın alışkanlıklarına kadar bir çok olguyu ince ince sorgulatıyor.

Hayatı Groklayın !
712 syf.
·52 günde·Puan vermedi
   Hepimizin ya da bazılarımızın, kendini bu dünyaya yabancı hissettiği zamanlar olmuştur. Sanki buralara ait değiliz. Yaban diyarlardayız, sürgün edilmişiz sanki. Çoğu şeyi yapmak içimizden gelmiyor ama yapmak zorundayız. Kendimizi inandırmalıyız bu dünyaya ait olduğumuza. Yoksa nasıl yaşarız?
  
    Birbirimize bakar, birbirimizi taklit ederiz. Mesela neden sevgimizi öperek göstermek zorundayız? Başka bir şekilde olamaz mıydı? Ya da nefret ve sinir anında neden karşımızdakine vurma gereği hissederiz? Çünkü böyle öğrettiler değil mi? Sevmeyi, nefret etmeyi bize öğrettiler.

  Kitabın başkahramanı olan Smith mesela, arasında bağ olan kişiyle su paylaşıyor. Artık birbirlerinin su kardeşi oluyorlar. Aralarında artık tarif edilemez bir bağ oluyor. Su kardeşinin kalbinden geçen bir gramcık huzursuzluğu bile hissedebiliyor ve onu her şeye rağmen koruyor.

   Smith; insan dışılar tarafından yetiştirilmiş ve sonra da kendisine tamamen yabancı bir topluma sokulmuş biri. İnsanlar ondan kendileri gibi bir insan olmasını beklerken, toplum onu bir kaba sokmaya hazırlanırken, hükümet, bürokrasi, yasalar onu sömürmek için kollarını sıvamışken o kimsenin beklemediği bir şey yapıyor. İnsanlara sevmeyi, groklamayı, su paylaşmayı öğretiyor.

   Dünya bizi insan dışı bir varlığa dönüştürüyor. Marstan gelen adam ise hepimizden daha "insan" kalabilmiş biri. Ondan öğreneceğimiz çok şey var. Onu gerçekten tanımanız gerekiyor. Herkese Smith ile tanışmayı öneriyorum. O, bizim en saf halimiz. Kimsenin dokunamadığı, bir kaba girmemiş bir canlı. O, bizim anne karnındaki halimiz.

  Not: Bu kitap hakkında daha bir çok şey yazabilirdim, yazıcaktım da ama galiba yorgunum. Gücüm bu kadarına yetti. Yazmak yorucu bir iş ve ben üşengeç biriyim.
752 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap okunması gereken bir bilim kurgu klasiği. insani değerler üzerine sorgulamalarla özellikle dinle ilgili saptamalarla dolu. saptama kelimesi doğru olmadı aslında yorumlar demeli. Yorumlar var ama fikirleri empoze etmek yerine konuları değişik açılardan göstermeye çalışan metinler bunlar. Bilim kurgu hayranlarının ve felsefe sevenlerin okumasını öneririm fakat kitabın hem baskısı hem de ikinci eli bulunmuyor. Yine de kazara elinize geçerse mutlaka okuyun.
752 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Kitap klasik bir bilimkurgu gibi başlıyor, macera soluksuz ve zihninzde o hollywoodvari sahneler uçuşuyor! Sonrasında ise o harikulade düşünce bombardımanı başlıyor! Yazar tüm düşüncelerini kitaba öyle yedirmiş ki hem kurgudan bir kopma yok hem de sorgulamaya, düşünmeye başlıyorsunuz! Ve mizah, sağlam bir mizah, sarkastik! Neden bir klasik olduğu ayan beyan ortada, okuduğum için çok mutluyum ve grokluyorum!
712 syf.
·31 günde·Beğendi·10/10
Yaban Diyarlarda Yabancı Robert A. HEİNLEİN
Büyük çabalar ile toplanmış Mars keşif ekibi dünyadan ayrıldıktan sonra Mars'a ulaşır ama yıllar sonra geride büyük bir şey bırakarak kaybolurlar. Giden ikinci ekip ise İlk kafilenin mirasını alıp Dünya'ya getirir. Valentine Michael Smith (Mike) Büyük bir gizlilik ile hastanede bakıma alınır.

Mars'tan gelen bu adam anne babasının geride bıraktığı Devletler üstü mirasın tek sahibi ve Mars Halkının Elçisi, Kralı olarak Güneş'e en yakın üçüncü gezegende, gezegen şartlarına ve kültürüne uyum sürecini hızlı bir şekilde atlatır. Onu koruyan, kollayan çevresi ona sahip olduğu gerçek hazineyi bulmasında en önemli yardımı sağlıyor.

Kitapta dinler hakkında çeşitli irdelemeler yapıldıktan sonra Mars'tan Gelen Adam bir çok noktada 'yı grokluyor ve mutlak barışı, huzuru ve toplumsal refahı sağlayacak şeyi çıkarıp masaya koyuyor. Ancak böyle bir şeye en bozulmuş din bile tepki gösteriyor.
Mike, tüm görevlerini yerine getirip kendine ayrılan masabaşı işine başlıyor.

Oldukça keyifli bir okuma sunan hikaye yer yer düşündürüp yer yer kahkaha atmanıza neden oluyor, en azından ben attım

Keyifli Okumalar
En iyi ihtimalle evren saçma sapan kahrolası bir yerdi ama evren'in varlığı için en az olası açıklama, hiçbir açıklaması olmayan rasgelelikti.
 İnsanın hiçbir şekilde geçilemeyeceği bir tek alan vardı; kendi kendine dert olma, birbirini öldürme, tutsak etme ve hayatını berbat etme konusunda sınırsız bir beceri ile binlerce yol geliştirmişti. İnsan en dehşetli şakasını yine kendisine yapmıştı. Mizahın en temel öğesi.
   "İnsan gülebilen hayvandır."
Hükümet! Dörtte üç kan emici parazitler, dörtte bir ise aptal sakarlardan oluşuyordu! İnsanın toplumsal bir hayvan olmasını kabul ediyordu, yönetim kavramından , bireyin bağırsaklarına olan ömür boyu bağımlığından kurtulamayacağı gibi, kaçınamazdı. Hükümetin gezmeye çıkıp yolunu kaybetmesini diledi.
İnsanlardan makul bir tavır beklemezdi; çoğu, deli gömleği giyip altları bezli olarak yaşamaya uygundu. Samimi olarak isteği sadece kendisini rahat bırakmalarıydı! Peki ya oyun arkadaşı olarak seçtiği insanlar? Kendi başına kalmış olsa çoktan Nirvana'ya ulaşmış olacagına kesinlikle emindi. Kendi göbek deliğine dalar ve ortadan kaybolurdu, tıpkı o Hint fakirleri gibi. İnsanı neden rahat birakmazlardi ki?
Nefret her zaman alıcı bulur ama uzun vadede daha karlı bir satış için mutluluk daha iyi bir mal.
 "İnsan" ne demekti? Tüysüz bir iki bacaklı mı? Tanrı'nın dünyadaki yansıması mı? Yoksa hep tekrarlanan açıklamaya göre hayatta kalan en uygun tür müydü? Ölüm ve vergilerin mirasçısı mı?
   Biçimin insan kavramının tanımıyla bir ilgisi yoktu, şarabın içinde bulunduğu şişenin şekli kadar önemsizdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaban Diyarlarda Yabancı
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yaban Diyarlardaki Yabancı
Yaban Diyarlarda Yabancı
avsiye et Hata bildir Favorilerime Ekle

Açıklama
Hugo En İyi Roman Ödülü
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“SİZ TANRI’SINIZ, BEN TANRI’YIM VE GROKLAYAN HER ŞEY TANRI’DIR.”

Robert A. Heinlein, Clarke ve Asimov’la birlikte Altın Çağ bilimkurgusuna damga vuran üç büyük ustadan biri. İdeolojisi ve bunu eserlerinde kullanma tarzıyla çağdaşlarından farklılaşan yazarın yalnızca kendi külliyatında değil bilimkurgu türünde yazılmış en önemli, en tartışmalı ve en sıradışı romanlardan biri olan Yaban Diyarlarda Yabancı ise altkültür için bir dönüm noktası.

Mars’ta Marslılarca geliştirilmiş insan Valentine Michael Smith, Arz’a geleli çok olmamıştır. Kendi halkıyla ilk kez tanışan Smith, bu mavi gezegendeki geleneklere, insan ırkının önyargılarına alışmakta zorlansa da –telepati, telekinezi, teleport ve kehanet gibi– zihinsel güçleri sayesinde insanlar arasında âdeta bir mesih gibi dolaşır. En nihayetinde Mars yönetiminin varisidir.

Tüm bir gezegene ve ırka “groklamayı”, sevgiyi ve su paylaşımını öğretecek bu Marslı, otoriteyle ve Mars’ın yönetimini isteyen bürokratlarla uğraşmak zorunda kalsa da yazar Jubal Harshaw’un yardımlarıyla amacına adım adım ilerleyecek ve kendi kilisesini kurarak “serbest aşk”ı yaygınlaştırmaya devam edecek ve en nihayetinde –her mesihinki gibi– kaderiyle yüzleşecektir.

Müfit Özdeş’in önsözüyle
Virginia Heinlein’ın sunumuyla
Neil Gaiman’ın sonsözüyle

Yaban Diyarda Yabancı kısaltılmamış tam metin olarak İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nde!

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Irish
  • Clara Oswald
  • Fatih Mehmed
  • Göksu Yılan
  • Burcu CANDAŞ
  • GG
  • Meltem ks
  • Işık Altunbaş
  • Ozan Çelik
  • Adil Aydın

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%0
8
%0
7
%16.7 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0