Adı:
Yaban Kızlar
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691455
Orijinal adı:
Wild Girls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap Yayınları
Baskılar:
Yaban Kızlar
Vahşi Kızlar
Locus, Asimov ve Nebula Ödülü sahibi Yaban Kızlar, ipek ve kılıçla bezeli bir toplumdaki iki esir "toprak çocuğun" adalet arayışlarının şiddet ve aşk yüklü bir sona varan öyküsünü anlatıyor. Öyküyü Ursula K. Le Guin'in şirketsel yayıncılığın ve kapitalizmin temel varsayımlarının maskelerini alaşağı eden denemesi "Okurken Uyanık Kalmak" ve yazarının bilinmeyen yönlerini ortaya koyan bir söyleşi izliyor.
100 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Geçen 22 Ocak'ta hayatını kaybeden Ursula K.L.Guin'e ait okuduğum ilk kitap. Aslında bilim kurgu veya faztezi türü kitapları okumayı pek tercih etmem bu yüzden de bu tür kitapları aramam.  Yine de Guin'in anısı dolayısıyla bu kitabını okudum. Kitap bir uzun öykü, makale, röportaj karışımı bir şey. Kısacası kitapta yok yok :))
Peşinen şunu söyleyeyim ki kitaptaki uzun öykünün sadece enteresan sonunu beğendim.
Şöyleki, Taçlar (Hakim topluluk yağma yapabilir kendilerine eş seçmek veya satmak için için kız çocuklarına el koyabilir), Topraklar (Taçların köleleri) ve Kökler (Ticaretle uğraşan, Taçlar ve Toprakların arasındaki grup) arasında sıkışmış hayatların konu edindiği bu öyküye Modh ile Mal isimli iki kız kardeş, iki çocuk üzerinden kurgu verilmiş. Bu kardeşlerin Taçlar tarafından kaçırılırma anı ve sonrasındaki yaşamlarının anlatımı ile de devam ediyor. Öyle istemeye istemeye, sıkılan sıkıla, sırf başladım bitsin diye okurken birden karşıma beni sarsan son çıktı. O da olmasaydı muhtemelen "Bu kitabı neden okudum ki?" diye kendime bir soru sorardım. Neyse konuyu uzatmadan son olarak kitabı okumanızı tavsiye edermiyim, işte bundan emin değilim.
Geniş ve bol zamanınız olursa okuyun ama.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Le Guin kitapları hakkında bir şeyler yazarken her zaman korkarım. Ne yazsam yeterli gelmeyecek gibi hissederim. Kısacık eserleri bile derinine indikçe hacim kazanıyor. Yarattığı dünyalar, halklar derin ve bir o kadar bize tanıdık. Yepyeni dünyalar sunan romanlar genelde uzun olur, ya da seri olur, bazıları bitmez! Le Guin, bir dünya yaratırken bunu bir fincanlık çay sohbetine bile sığdırabilir. Ve bu çay sohbetinde yalnızca bu dünyayı öğrenmekle kalmazsınız, derinliklerine iner ve ufkunuzu genişletirsiniz.

Le Guin, ayrımcılık konusuna fazlasıyla değinen bir yazar. "Vahşi Kızlar"da cinsiyet ve ırk ayrımına göz atıyoruz. Bunu Le Guin kalemi üzerinden yapmak bambaşka bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığın nedeni de, Le Guin yarattığı dünyaya ne kadar aşina olduğunu her kelimesiyle belli ediyor. İnanılmaz bir hayal gücünün esiri oluyoruz. Kalemi de bir o kadar kendine bağlıyor. Uzun veya kısa önemli değil, o eserin tadı her zaman damağınızda kalıyor.

"Vahşi Kızlar" kısa fakat oldukça derin bir hikaye. Bu derinliği gözler önüne sermek için kitap bölümlere bölünmüş. Hikayemiz altmışlı sayfalarda son buluyor. Geri kalan, okuma üzerine bir ufak yazı, şiirler ve söyleşiden oluşuyor. Le Guin'in parmak bastığı noktaları anlayabilmek için, onu da tanımak gerekiyor. Kısa söyleşi bunu bir yere kadar başarıyor, karakterinin nasıl olduğu konusunda bir fikir sahibi olabiliyoruz. Yarattığı dünyalarla kurduğu bağların da ne kadar sağlam olduğunu yine verdiği cevaplardan çıkarabiliyoruz.

Le Guin'in feminizm üzerine fikirleri kulak kabartmaya değer ve kesinlikle doğru noktaları işaret ediyor. Fikir akımları her daim yozlaşmıştır, bu yüzden doğru yönü gösteren yazarlar es geçilmemelidir. Özellikle anarşizm ve feminizm üzerine sıra dışı fikirleri olan Le Guin mutlaka okunmalı ve incelenmelidir.
100 syf.
·Puan vermedi
Yaban Kızlar kitabında , tanımadığımız bir medeniyet anlatıyor. Taçlar, Kökler ve Topraklar'dan oluşan bir sistem mevcut.Toprak kızı olarak yaşayan iki kız kardeşin Taçlar sistemine uyum sağlama dönemi ve hayat hikayesini okuyoruz.Kitapta en beğendiğim bölüm ise yazarın Okurken Uyanık Kalmak isimli makalesi oldu.Ayrıca Ursula K.le Guin in şiirleri ve Terry Bisson ve Ursula Le Guin arasında gerçekleşmiş söyleşide mevcut bulunmaktadır.
112 syf.
·9/10
Le Guin okumayı her zaman sevmişimdir. Hem insanı bambaşka dünyalara götürürken, hem de derin psikolojik yorumlamalarla ufkunu açıyor okuyucunun.
Vahşi Kızlar öyküsüne gelince, bahsettiğim o bambaşka dünyalardan birinde geçiyor yine öykü. Bu distopik öyküde Taç ve Kök insanları arasında kalan iki vahşi Toprak kızının kısa hayat hikâyesi anlatılıyor. Bilimkurgu sevenleri için kısa ve doyurucu bir okuma olacaktır.
Asıl bahsetmek istediğim öykü ellidokuzuncu sayfada biterken kitabın yüzon sayfa sürüyor olması. Evet öykü bitiyor fakat kitap bitmiyor. Çünkü kitapta, öyküden daha da güzel iki deneme, bir söyleşi ve bir de şiirler bölümü var. Okurken Uyanık Kalmak adlı denemede Le Guin'in yayıncıları sert bir dille eleştirmesini okuyoruz. Açıksözlü Bir Söyleşi adlı bölümde ise Le Guin'in Modesty(Mütevazı) kelimesi ve niteliği hakkındaki incelemesine yer verilmiş. Ve bir de Le Guin ile yapılmış bir söyleşi var son bölümde. Bu söyleşide ise iyi seçilmiş sorularla Le Guin'in kendi kitaplarına ve genel olarak kitap dünyasına bakış açısını görüyoruz.
Bu kitap güzel öyküsünün yanı sıra, benim gibi Le Guin seven okurlar için Le Guin'i daha iyi öğrenmek adına iyi bir seçim olabilir.
Tavsiyedir, keyifli okumalar... ️
109 syf.
·3 günde·9/10
**Spoiler**
Yazarımız bilim kurgu dalında en önemli yazarlardan biri. Son dönemde popüler olmuş fakat kitaplarının eski olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor.
Vahşi Kızlar kitabında hangi dönemde ve nerede geçtiğini bilmediğimiz bir hayat var. Bu hayatta insanlar köle olan toprak insanları, sahip olan taç insanları ve üretimi gerçekleştiren kök insanları olarak üç tabakaya ayrılıyor. Kitabın kapağında da köle iki kızı ve onların sahibini görüyoruz. Bu kızlardan büyük olanı baş karakterimiz Modh ve diğeri de kardeşi Mal.
Çok gariptir ki kölelere sahipleri isim verdikten sonra isimleri olabiliyor ve isimsizler öldüklerinde ruhlarının dünyada kalacağına inanılıyor. Batıl inançların, barbarlıkların, acıların bol olduğu bir dünya burası. Yazarımız çok başka kapıları açarak bize dünyasını göstermiş.
Modh büyüdükten sonra sahibi olan kişi ile evleniyor, çünkü sahibi onunla evlenmek için onu evinden kaçırmıştı. Modh bir süre mutlu yaşıyor ama kardeşi istemediği bir taç erkeği ile evlenip canına kıyınca üzüntüden ölüyor. Çok kısa bir kitap, kısa zamanda okuyarak bu dala giriş yapabilirsiniz.
Keyifle okumalar dilerim.
109 syf.
·5/10
Ursula K. Le Guin ile tanışma kitabınız bu olmasın!

Kitaba yorum yazıp yazmamak konusunda tereddütte kaldım. Öncelikle, belirtmek istiyorum bu kısımdan sonrası tamamen şahsi fikrim ve anlatımım haşin bir hal alabilir.

Kitapla ilgili incelemeleri ve değerlendirmeleri okuduğumda, bazılarının kitabı ya da yazarı tanıtmak cihetinden çok "nasıl bir inceleme yaparsam beğeni alırım" güdüsüyle yazdıklarını fark ettim ve bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Üstelik bu durum sadece sitemizdeki incelemelerde değil internet genelindeki incelemelerde de mevcut. Mesela kimse sormamış bu kitap bilim kurgu mu değil mi diye. Bilim kurgu olmamasına rağmen Ayrıntı yayınlarının bilim kurgu adı altında satmasında da bir sorun görülmemiş. Üstelik, bazıları kitabın bilim kurgu ve fantastik türde yazıldığını da ayrıca vurgulamak istemiş.

Bu kitap bilim kurgu mudur? Bu kitap fantastik midir? Yoksa kitap sadece, her kitabın olduğu kadar tuzu kararında bir "kurgu" mudur? Ve ayrıca bir yazarın yazdığı önceki kitapların iyi olması tüm kitaplarının iyi olduğu anlamına mı gelir?

Kitapta vahşi kızlar adlı öykünün akabinde, yazar tarafından yazılmış bir eleştiri yazısı, birkaç şiir ve kendisiyle yapılan bir söyleşi bulunuyor. Birazcık kast sistemi, birazcık kadınların duruma göre hem değerli hem değersiz olması, bolca yabanıllık, dolayısıyla bir adaletsizlik ve eşitsizlik, hafiften metafizik ögeler, metaforik kelime kullanımları ve işte! Vahşi kızlar öyküsü karşınızda.

Evet, birçok kitapta bunlar az ya da çok var zaten, ama bu hikaye bende nasıl bir etki bıraktı biliyor musunuz? Piyasadaki "çok satan kitap nasıl olunur"un tarifini veren kitaplar vardır ya, onların verdiği sığlığı ve kofluğu hissettim. Onlar, en basit insana kadar inebilmek için aşk, ihtiras, çok kötü ve çok iyi insanlar eklerken kitaplarına; Ursula hanım bir tık üst kesim olduğunu düşündüğü okurlara özgürlük, adalet, eşitlik, spiritüalizm gibi kavramlarla yürümüş. Bu hikayenin duygu yoksunluğunu, yapay duruşunu nasıl ifade edebilirim başka türlü bilemiyorum. Anlatım dili güzel, düşünce iyi, ama bu öyküyü iyi bir öykü kategorisine sokmuyor.

Yaşar Kemal'in eşitlik, adaletsizlik, kadınların mal gibi alınıp satılması, zulüm, çaresizlik duyguları çerçevesinde, evrenle ruhunun irtibatını kesmeden yazdığı Çukurova kokan ve içimize işleyen o hikayelerini okuduktan sonra tamamen aynı konuları işleyen bu yayvan hikayeye iyi demiyorum, diyemiyorum. Hatta bu hikayeye iyi denilmesini, Yaşar Kemal gibi yazarlara yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum, hiddetim de buradan geliyor. Yazar, gerçekten savunduğu düşüncelere inanıyor mu? İnanıyorsa bu kofluk neden?

Son olarak yazarla ilgili okuduğum söyleşide ve yazdığı eleştiri yazısında çok yoğun bir kibir havası, bundan kaynaklı savunduğu fikirlerin aksine kendisi dışındakileri küçümseme ve aşağılama havası sezdim. Ayrıca, "yazmaya çalıştığı" şiirler de şiirin edebiyatın bambaşka bir dalı olduğunun, her yetenekli yazarın iyi bir şair olmadığının da kanıtı şeklinde.

Bu yazarla keşke bu şekilde tanışmasaydım. Karanlığın Sol Eli ve meşhur Mülksüzleri, ayrıca Yerdeniz serisi yemeğin sonuna ayırdığım tatlılar gibi duruyordu. Yine de, yazar hakkındaki son hükmümü vermeden önce, bir şans daha vereceğim.

Haşinliğim için özür diler, ilk defa Ursula K. Le Guin okuyacaklara başka bir kitabına bakmalarını tavsiye ederim.
100 syf.
·2 günde·7/10
Kitap, kısa bir hikaye- olaylar; Taç, Kök ve Toprak şeklinde adlandırılan bir kast sistemine tabi köle olarak esir düşen (toprak grubuna tabi) iki kız kardeşin etrafında şekillenir.- denemeler, şiirler ve yazarla yapılmış bir söyleşiyi içeriyor.

Yazarın anlatımı gayet akıcıydı. Kolay okunabilir bir kitap. Özellikle yazarla yapılan söyleşi ve Okurken Uyanık Kalmak adlı deneme hoştu.
100 syf.
Farklı bir dünyada, hayaletler, ataerkil kurallar ve statülerden oluşan uzun bir öykü. Başarılı, ilk andan itibaren içine çeken bir konu etrafında şekillenmiş. Hikayeden sonra oldukça haklı bir okur-yazarlık sitemi bulunuyor. Ardından röportajı geliyor. Yazarda inanılmaz bir İslam ve Hristiyan eleştirisi var. Feministliği ayan beyan ortada zaten. Eleştirilerini de kadın hakları üzerinden yapıyor. Haklı olduğu noktalar kadar, bir Hristiyan ya da bir Müslüman gibi yaşamadan bunları değerlendirmekte acele ettiğini düşünüyorum. ^^
100 syf.
·Beğendi·10/10
Kitaptaki öykü kısa ama çok etkileyici. Karaktetleri, kitaptaki mesajı çok beğendim. Ayrıca kitabın sonundaki söyleşi de yazarı tanımak ve ne kadar iyi bir mizah anlayışına sahip olduğunu görmek açısından güzel.
112 syf.
·2 günde·8/10
''Dostum, benliğim, budala
Yakılmış bir mumla mı
beş yıldır
yağmurda duruyorsun?
Ne için?
Sanırım göstermek için
yağmurda yanabileceğini bir mumun.''
'Bu kitapla bu şiir ne alaka?' diyebilirsiniz. Bu kitapta yok yok. Ursula K. Le Guin'i tanımak için doğru bir kitapla başlangıç yapmış olduğumu düşünüyorum. (Diğer kitaplarını okumadığım için yanılıyor olabilirim.) 107 sayfalık bir kitapta Vahşi Kızlar hikayesini, Okurken Uyanık Kalmak adlı denemesini, yazarın bilinmeyen yanlarını ortaya koyan ''Açıksözlü Bir Söyleşi'' mülakatını, şiirlerini ve yazarı daha yakından tanımamı sağlayan,içimi ısıtan Terry Bisson'un Ursula K. Le Guin ile söyleşisini okudum. Yazarın her türdeki başarısını görmem için bu 107 sayfa bana çok yardımcı oldu. İlk kitabımdı ama son olmayacak. Keyifli okumalar.
112 syf.
Kitaba adını veren hikaye yine Ursula teyzemizin yazdığı güzel hikayelerden birisi o yönden şaşırtmadı. Fakat beni asıl çeken ise kitabın sonundaki röportaj ve eleştiri yazısı oldu. Onlarla birlikte yazarı daha yakından tanıma ve samimiyet yakalama şansımız oluyor.
112 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
esir alınmış iki kız kardeşin hayat öyküsü.. bir toplum nasıl kategorize edilir, güçlü olan nasıl diğer insanları kullanır ve istediği zaman bir mal gibi alır, satar.. hepsi bu kısa ama çarpıcı hikayede.
Okumak bir iş birliği, bir katılımdır. Herkesin becerememesine şaşmamak lazım yani.
Ursula K. Le Guin
Sayfa 67 - Okurken Uyanık Kalmak Makale
Kitap, televizyon veya film gibi gözlerinizi, bakışlarınızı bir yerden bir başka yere götürmez. Aklınızı vermezseniz aklınızı, yüreğinizi vermezseniz yüreğinizi etkilemez.
"Bir kitap size on beş yaşınızdayken söylediği şeyi elli yaşınızdayken de söyler ama söylediği o zaman öyle farklı gelir ki yepyeni bir kitap okuyormuşsunuz gibi gelir."
Kuralları öğretti. Neye inanıldığını öğretti. Kurallar adalet içermediğinden adaleti öğretmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaban Kızlar
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691455
Orijinal adı:
Wild Girls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus Kitap Yayınları
Baskılar:
Yaban Kızlar
Vahşi Kızlar
Locus, Asimov ve Nebula Ödülü sahibi Yaban Kızlar, ipek ve kılıçla bezeli bir toplumdaki iki esir "toprak çocuğun" adalet arayışlarının şiddet ve aşk yüklü bir sona varan öyküsünü anlatıyor. Öyküyü Ursula K. Le Guin'in şirketsel yayıncılığın ve kapitalizmin temel varsayımlarının maskelerini alaşağı eden denemesi "Okurken Uyanık Kalmak" ve yazarının bilinmeyen yönlerini ortaya koyan bir söyleşi izliyor.

Kitabı okuyanlar 203 okur

  • Selda
  • erva
  • E.T.
  • edâ
  • bhmflzf
  • ista
  • Kadir Kılıç
  • özge
  • Şeyma Bayrakdar
  • sAhte

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%15.6
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.4
Erkek
%30.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (12)
9
%5 (4)
8
%16.3 (13)
7
%11.3 (9)
6
%2.5 (2)
5
%2.5 (2)
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%1.3 (1)
1
%1.3 (1)