Yaban Koyununun İzinde

8,2/10  (33 Oy) · 
87 okunma  · 
31 beğeni  · 
990 gösterim
Japonya hakkındaki tüm bildiklerinizi unutun...
Haruki Murakami'nin yarattığı, insanların tek bir kimono görmeden, meslekleri için ter döktükleri, aşırı içtikleri ve dağılmış evliliklerin girdabında sürüklendikleri dünyaya girin.

Bu değişik, unutulmaz öykünün yirmili yaşlarındaki kahramanı, çok ünlü bir dedektifin küçük erkek kardeşi ya da en azından Japon kuzeni olabilir pekâlâ. Kadınlarla ilişkileri ve kadın kulağına duyduğu aşırı ilgi yüzünden başının derde girmesi yetmiyor, bir de sırtında krem rengi bir yıldızı olan esrarengiz koyunun peşine düşmek zorunda kalıyor.

Tokyo'nun kent kargaşasında bir sağ kanat politikacısının geniş malikânesine, oradan da uzak Hokkaido Adası'nın buz gibi ıssızlığına sürükleyen bu kitap, Japonya'nın önde gelen romancısından unutulmaz, büyüleyici, heyecan dolu ve gizemli bir öykü.

"Rüyaların, sanrıların ve inanılmaz bir hayal gücünün, eldeki somut ipuçlarından çok daha önce geldiği, postmodern bir dedektif öyküsü."
-Publisher Weekly-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    353
  • ISBN:
    9789759919559
  • Orijinal Adı:
    Hitsuji O Meguru Boken
  • Çeviri:
    Nihal Önol
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
siyal 
20 May 19:20 · Kitabı okudu · 7 günde

Yazarın ilk kitaplarından olduğu o kadar belli ki. Tarzı daha yeni oturuyor kitapta. Kedi ve gizem, murakami kitaplarının ayrılmaz parçası. Bir koyunun peşinde bazen insanlığımızı sorguluyoruz, bazen de dünyanın sessiz bir köşesinde kaybettiğimiz gerçek beni buluyoruz. Bu arada diğerlerinden daha acemice, dolambaçlı ve içten.. Ama okunası...

ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her ne kadar içinde parapsikoloji ya da pagan dininden öğeler içerse de sizi tuhaf inandırıcılığı içerisinde hikayeye inandırıp koyunun peşine düşmenize neden olan roman.

Melis 
22 Haz 17:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Murakami'nin okuduğum ikinci kitabı, "Yaban Koyununun İzinde". Bir koyun ne kadar ilginç olabilir ki, diyebilirsiniz. Ama sözü geçen bir yaban koyunuysa iş değişir. Hele de bu yaban koyunu ideolojileri temsil ediyorsa. Tarih boyunca taş üstünde taş bırakmayan ideolojiler bir insanın zihnine nasıl yerleşir? Nasıl etkiler hayatımızı? Nelerden vazgeçilir onlar için? "Koyunsuz" kalmak ne demektir?

Önemli diğer bir nokta ise kitaptaki isim vurgusu. Bir isme sahip olabilmek için insanla aynı duyguları paylaşmak yetmiyor, aynı zamanda görme ve işitme duyuları da gerekiyor. Hal böyleyken kitaptaki hiçbir karakterin isminin olmaması gerçeklikten uzaklaştığımızın bir başka ifadesi aslında. Biz karakterlerin hayatını didik didik ederken onlar bizi ne görüyor ne de işitiyor.

Murakami güzel bir olay örgüsünün altına zekice saklamış söylemek istediklerini. Keşfetmek için düşüne düşüne okumak gerekiyor yalnız. İyi okumalar dilerim efendim:)

Kitap ve Kahve Delisi 
11 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Haruki'nin ilk defa bir kitabını okudum. Ve nasıl yorumlasam bilemedim. Öncelikle kitabı çok beğendim ama sonunda beynim yandı diyebilirim. Kafamda sonucu sentezlemem gerekti. Bana göre anlatım izlediğim bir yabancı filmde aradaki diyologları anlamadığım halde sonunda olayı çözmem için bir satırını bile kaçırmamam gereken sahneler gibiydi. Anlatımın çoğunda betimlemeler mevcuttu konu itibariyle Japonya'nın doğal ve tarihinden bahsediliyordu. Eğer Albert Camus'nun yabancı kitabını okuduysa bilirler karakterin kendi kendine konuşur gibi bir anlatımı olduğunu. Haruki'nin anlatımı bana onu anımsattı. Gelelim konusuna; Kahramanımıza Fare diye lakabı olan arkadaşından seneler önce bir mektup gelir ve içinde bir dağın yamacında koyunların otladığı bir doğa manzarası bir fotoğraf gönderir ve işi olan reklam afişinde kullanmasını ister. Sonra çok güçlü statüsü ve mevkisi olan bir patronda bu afişleri ve reklamı iptal etmesini ve o fotoğrafta kahramanımızın hiç dikkatini çekmeyen sırtında yıldız dövmesi olan bir koyunu bulmasını ister. Kahramanımız güçlü patronun yaptırımları karşısında çaresiz kalarak belirlediği süre içinde bu koyunun izini sürmeye başlar. İzleri takip ettikçe bilmediği birçok şey öğrenir ve olaylar tahmin etmediği şekilde gelişir. Sonuna kadar koyundaki hikmetin ne olduğunu merak ederek okudum. En sonundada sorgulama yapmama neden oldu. Sakin bir dedektiflik havası da var azda olsa kitapta. Uzun lafın kısası ben çok beğendim ve herkese de tavsiye ediyorum...

emine karakaya 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Yalnızlık ve hayattaki kopuk yaşantılarımız?? İnsanların hayal gücü ve metaforlarin etkin bir sunumu gibi bazen birşeyleri devam ettirmek sizin elinizde olabilir mi ?

Mustafa izmirli 
 12 Nis 21:35 · Kitabı okudu · 16 günde · 9/10 puan

Hani kitapların bir tadı olduğuna inanırım hani öyle duyularla değil yürekten gelen bir hisle alınır. Öyle trende,otobüste,kütüphanede birinin elinde okuduğumuz bir kitap gözümüze çarptığında o his anlik gelir ya gülümsetir ya üzer ya da kızdırır. Açıkçası bir anıyı hatırlamak gibidir. İşte Yaban Koyunun izinde insanda hoş bir duygu/his/anı bırakıyor. Muhakak eksi yönleri de var; çok fazla betimle bulundurması "Eeee ama" dedirtse de genel olarak artı yönleri üzerini kapatıyor. Kitabı bitirdiğimde "Bu nasıl son saçma anlamsız olmuş" dedim. Dedim ama sindirmem gerekiyormuş meğer ve aradan biraz zaman geçince "Aslında hikayeye göre böyle bitmesi o farklı tadın oluşmasını sağlıyor." dedim ve yazarın diğer kitaplarına da merak oluşturdu.Keyifli okumalar.

sAhte 
 25 Mar 23:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

kitap gayet güzeldi, haruki murakami'nin okuduğum ilk kitabıydı ve gerçekten sevdim. fakat doğan kitap'ın çevirisi berbat ötesiydi! Kötü çeviri nedeniyle okurken hayli zorlandım

Kitaptan 13 Alıntı

Burak 
31 Ağu 17:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"...Sinirlenmek yaşamdaki yolumuzu yitirmek demektir."

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 119)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 119)
Melis 
22 Haz 17:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Birini beklemek üzere yoğunlaşırsanız, bir süre sonra artık ne olmuş ne olmamış hiç önemi kalmaz. Beş yıl da olabilir, on yıl da veya sadece bir ay da. Hepsi birdir artık.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 117)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 117)

Ruslar
Huy belki ama basitlik değişmez. Bir Rus yazarın belirttiği gibi. Ruslar özlü söz yaratmakta ustadırlar. Herhalde uzun kış günleri boyunca düşünüp düşünüp buluyorlar

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 116)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 116)

En büyük kusurum
Elbette herkesin kusurları vardır.
Benim en büyük kusurum da, doğuştan gelen kusurlarımın her yıl daha da çoğalması. Sanki içimde tavuk besliyormuşum gibi. Tavuklar yumurtlar ve yumurtalardan başka tavuklar çıkar, onlar da yumurtlar. Böyle yaşamak olur mu? Bunca kusurumla, düşünmeden edemiyorum doğrusu. Gerçi yaşamayı sürdürüyorum elbette. Ama sorun bu değil zaten, öyle değil mi?

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 94 - Fare'nin mektubı)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 94 - Fare'nin mektubı)

Can Sıkıntısı
İşte gene burada, doğduğum şehirdeydim. Zaman beni aşıp geçiyordu. Bu şehirden ayrılalı tam on yıl olmuştu. Koskocaman bir hiçlik. Bu zaman içinde tek bir değerli şey elde edememiş, tek bir anlamlı şey yapmamıştım. Her şey can sıkıntısından ibaretti.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 104)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 104)

Ama bir zamanlar bir şahsın bir yerlerde yazmış olduğu gibi, uzun bir gezgin yaşamı sürmek için şu üç şeyden birine sahip olman gerekiyormuş: Ya dindar olacaksın, ya sanatçı, ya da ruhsal biri.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 96)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 96)

Zaman gerçekten de tek parça ve arkası gelmeyen büyük bir kumaş parçası değil mi? Genelde bize uysun diye zamandan parçalar biçer ve kendimizi, zamanı ölçümüze uyduruyoruz diye aldatırız ama gerçekte o, geçer de geçer.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 98)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 98)
Yusuf Çorakcı 
21 Ağu 11:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Rollerimiz
Önceleri, evlilik yaşamına uygun olmayanı kendisi sanıyor ve beni toplum yaşamına alıştırmaya çabalıyordu. Karşılıklı rollerimizi, görece iyi oynuyor sanırdık. Ama geçerli bir anlaşmaya vardığımızı düşünmeyegörelim, hemen bir şeyler yıkılıveriyordu. En ufak bir değinmek bile, onarılmaz yaralar açıyordu. Uzun, çıkmaz bir sokakta öyle huzurla yürüyegelmiştik ki. Bu da sonumuz olmuştu.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 31 - Doğan Kitap)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 31 - Doğan Kitap)

Zifiri Karanlıkta Uyanmak
Zifiri karanlıkta uyanmaktan beter bir şey yoktur. Geri dönüp, hayatı sil baştan yaşamak gibi bir şeydir bu. Gözlerimi ilk açtığımda, bir başkasının yaşamını sürüyormuş gibiydim. Çok, çok uzun bir süre sonra, yaşam, benim kendi yaşamımla uyum sağlamaya başladı. Garip bir birbirinin üzerine bindirme bu, benim kendi yaşamım bir başkasınınki gibi... Benim gibi bir insanın yaşıyor olması bile akla yakın bir şey değildi.

Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 326)Yaban Koyununun İzinde, Haruki Murakami (Sayfa 326)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim
Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim Yaban Koyununun İzinde, Sahilde Kafka, 1Q84, Koşmasaydım Yazamazdım, Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Uyku ve Kadınsız Erkekler gibi unutulmaz eserler kaleme alan Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim isimli kitabı Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.