Yaban Ördeği

·
Okunma
·
Beğeni
·
1164
Gösterim
Adı:
Yaban Ördeği
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adonis Yayınları
Baskılar:
Yaban Ördeği
Yaban Ördeği
Yaban Ördeği
Yazarlık yaşamı boyunca gerçeğin yılmaz savunucusu olmuş, gerçekliği deşerek yaşamdaki yalanları ortaya çıkarmaya kendini adamış olan Ibsen, bu oyununda kendisiyle çelişkiye düşme pahasına, bazen 'yasam yalanları'nın yasamda ayakta kalmak için gerekeceğini vurgulayarak "gerçeklik aşkına" yapılacak bağnazlıkların, masum insanların kurban edilmesine yol açabileceğini gösterir. Yaban Ördeği, bu buyuk yazarın, kendi öz eleştirisini yaparak kendini yargıladığı ilginç bir çalışması olduğu gibi, tiyatro sanatında simgesel gerçekliğin en önemli örneklerinden biri olma özelliğine de sahiptir.
160 syf.
Yaban Ördeği'nin karşıma çıkışı Dag Solstad'ın o çok övülen Mahcubiyet ve Haysiyet isimli küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk kitabı ile oldu. Solstad bu kitabında Yaban Ördeği'ndeki bir parantez içini didikleyerek dünyalar yaratmıştır. Bir kitabın diğerine vesile olması neticesinde Yaban Ördeği'ne savruldum. Bu metinlerarası yolculuğu bilenler bana katılacaktır diye umuyorum, bütün bu okumalar önceden avuç içinize çizilmiş bir yol gibidir, kaderinizde vardır. Gider toplu kitap alışverişi yaparsınız, ama kitaplığınızda bekleyenler yerine, okumakta olduğunuz kitabın yol açmasıyla kütüphaneden Ibsen ödünç alırsınız. Üstelik okudukça bir başka yazarı hatırlarsınız, sanki o yazarla bu yazar birbirlerini tanısalar bu tanışmadan iyi bir dostluk çıkacak gibidir. Ibsen bana Solstad'ın parantez içinden ziyade, daha çok Javier Marias'ın öğütlediğine ilgi duyardı gibi geldi. Geçtiğimiz sonbahardı, Marias Karasevdalılar'da bana demişti ki, "Bir şeyi duymamamız gerektiğini anlamak, onu öğrenmek için elimizden geleni yapmamıza yeter de artar, halbuki, kendi iyiliğimiz için, hayal kırıklığına uğramayalım diye, ya da bizi bulaştırmamak için, hayat bize o kadar da kötü görünmesin diye bunların bizden saklandığını fark etmeden yaparız bunu." İşte Ibsen de bunu demeye getiriyor bence Yaban Ördeği'nde. Tıpkı arka kapakta yazdığı gibi, "Ibsen, bu oyununda kendisiyle çelişkiye düşme pahasına, bazen 'yaşam yalanları'nın yaşamda ayakta kalmak için gerekeceğini vurgulayarak "gerçeklik aşkına" yapılacak bağnazlıkların, masum insanların kurban edilmesine yol çabileceğini gösteriyor."
128 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İbsen'den yine beklendiği gibi, çok özgün bir metin. Kurgunun içinde dönemin ruhunu olağanüstü yansıtıyor, insan ilişkileri yüzeysel geçilmiyor ve yazıda tempo da düşmüyor. İbsen'in sadece diyalog üstüne gitmemesi, sahneleri okuyucunun gözünde canlandırtması da alkışı alıyor.
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yaralandıktan sonra bir kurt köpeği tarafından kurtarılan, evin tavan arasında yaşamaya başlayıp, aileye dahil olan yaban ördeği, benim için oyunun can damarıydı. İbsen, oyunun başından itibaren #13 sayısına gönderme yaparak okuyucuyu huzursuz ediyor. İçimize, kötü bir şeyler olacak hissini yerleştiriyor ve oyunun sonunda bir trajedi yaşanıyor. Çağdaşları arasında en iyi oyun yazarlarından biri olarak kabul edilen İbsen, yarattığı yaralı karakterlerle bugüne ayna tutuyor. Kişisel cehennemini yaşayarak ısrarla orada kalmaya devam eden insanların hikayesi bugün de çok tanıdık. Hakikat, çoğu insanın dokunmadan yaşadığı kapalı bir kutuda saklı. Kimi toprağa gömmüş, kimi açmaya hazırlanıyor, kimi de açmış ama acı çekerek kabule yanaşmıyor. Yalanlarla yaşamak ne kadar kolay. Kim olduğumuz gerçeğini kabul etmekse kolay sayılmaz. Olsaydı, kurtarılmayı beklemezdik, kendimizi kurtarırdık.

"Anne babalarımızın ruhları bizim içimizde yaşamakla kalmıyor, bunun yanı sıra öldü sayılan her türlü inanç ve düşünce de yeniden ortaya çıkıyor. Bunlar içimizde uykuya yatmış gibi, varlıklarından haberdar bile değiliz ama yine de onlardan kurtulamıyoruz."


"Yaralanınca yaban ördekleri hep böyle yapar. Güçleri yettiğince derine dalarlar. Dipte yosun, çamur, ne varsa dişleriyle sımsıkı sarılırlar. Sonra bir daha yukarı çıkamazlar. "
80 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dag Solstad’ın Mahcubiyet ve Haysiyet kitabını okurken ilk sayfalarda söz konusu kitaba değinmesi üzerine ilk bunu okumam gerek diye başladığım ve bitirdiğim kitap. Açıkçası oyunlarını okuduğum bir veya iki yazar vardı. Artık yeni bir yazar ile de tanışmış oldum: Henrik İbsen.

Doğruluk hummasına yakalanmış Gregers Werle, bir gün çocukluk arkadaşı Hjalmar ile babasının verdiği yemekte karşılaşır. Babasının arkadaşına maddi olarak yardımlar ettiğini öğrenen Gregers Werle, aslında arkadaşının kendi evliliği konusunda birtakım şeylerden haberi olmadığını anlar ve bunları arkadaşına anlatmak ister. Babası ile de konuşan Gregers Werle daha başka gerçekler de öğrenmiştir. Bu gerçeklerden biri Hjalmar’ın büyüttüğü kızı Hedwig’in kendi çocuğu olmayıp baba Werle’nin çocuğu olmasıdır. Bir gün gerçekleri açıkladığında Hjalmar büyük hayal kırıklılığına uğramıştır. Bu durum oyunun son perdesinde korkunç bir trajediye yol açacaktır...
160 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Henrik İbsen ; daha çok oyun yazarı olarak bilinen yazarımız, bu kitabında ( Yaban Ördeği) ,aile yaşamının özel dünyasını tiyatro oyunu şeklinde anlatıyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
"Sıradan bir insanın hayatında inandığı yalanları elinden alırsanız, onun mutluğunu da elinden almış olursunuz..."
Henrik Ibsen
Sayfa 106 - Mitos Boyut yayınları - Tiyatro/Oyun Dizisi- 342
Ağaçda duran kuş dal’ın kırılmasından hiç korkmaz.
Onun güvencesi ağaca değil, kanatlarınadır.
Senin için vurulmuşsun demek istemiyorum. Sen bir bataklığa  saplanmışsın. İçini kemiren bir sayrılık var, o yüzden ta dibe kadar batmışsın, hiç karşı  koymadan, karanlıklar içinde ölüp gitmek için.
Henrik Ibsen
Kültür Bakanlığı Yayınları - ePub
Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutlulugunuda bitirirsiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaban Ördeği
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adonis Yayınları
Baskılar:
Yaban Ördeği
Yaban Ördeği
Yaban Ördeği
Yazarlık yaşamı boyunca gerçeğin yılmaz savunucusu olmuş, gerçekliği deşerek yaşamdaki yalanları ortaya çıkarmaya kendini adamış olan Ibsen, bu oyununda kendisiyle çelişkiye düşme pahasına, bazen 'yasam yalanları'nın yasamda ayakta kalmak için gerekeceğini vurgulayarak "gerçeklik aşkına" yapılacak bağnazlıkların, masum insanların kurban edilmesine yol açabileceğini gösterir. Yaban Ördeği, bu buyuk yazarın, kendi öz eleştirisini yaparak kendini yargıladığı ilginç bir çalışması olduğu gibi, tiyatro sanatında simgesel gerçekliğin en önemli örneklerinden biri olma özelliğine de sahiptir.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Uğur Tan
  • KitapKadın

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%6.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0