Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u

7,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
51 gösterim
Şairlerin güzelliğini anlatmak için yeterli kelime bulamadığı, tek taşına bile bütün Acem mülkünü feda ettikleri medeniyetler şehri İstanbul. Şüphesiz her dönemde olduğu gibi Bizans ya da bir başka değimle Doğu Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü yıllarda da birçok sebeple İstanbul’a gelen yabancılar vardır. Fetihten önce çeşitli ülkelerden değişik sebeplerle buraya gelen veya başkalarından öğrendiklerini yazan seyyah ve yazarların günümüze kadar ulaşabilen hatıraları Ortaçağ dünyasının bu önemli şehrinin görünümünü bir dereceye kadar tanıtmaktadır. 1996 yılında başlayan bu çalışma ile Bizans döneminde İstanbul’a gelen Hacılar, Haçlı askerleri, seyyahlar ve elçilerin tarihe tanıklıkları eşliğinde 1453’den önceki Konstantinopolis’e ışık tutulmaktadır.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    296
  • ISBN:
    9786059787857
  • Yayınevi:
    Yeditepe Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Halil Korkmaz 
28 Şub 15:57 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitap, 384 yılından başlayarak 1453 yılına kadar “geliş tarihlerine göre” Doğu Roma İmparatorluğuna gelen toplam 61 hacı, seyyah, elçi, tüccarın hatıralarını içermektedir. Her millet ve her dinden hatırat olmasına rağmen bunların içinde Türkler’e ait bir yazılı kaynağın olmaması elbette dikkat çekici ve üzücü.
Kitabın sonunda Semavi Eyice’nin kapsamlı bir değerlendirmesi de var.
1203 yılındaki Haçlı İstilasından sonra Bizans ve İstanbul’un çöküşe geçtiği ve bir daha da toparlanamadığı açıkça görülüyor. Bu çöküşün günümüzde de devam ettiği aşikâr olmakla birlikte, tabi ki okuyucuların görüşlerine de saygısızlık etmek istemem.
Fakat bir Arap seyyahın “biraz abartılı da olsa” XII. Yüzyıl sonları, yani Bizans yıkılırken “İstanbul’da yüz bin kilise ve sadece Ayasofya’da altı bin rahip olduğundan” söz etmesi galiba ne demek istediğimi anlatmaya kâfi bir izah olsa gerek.
İstanbul’a gelen batılılar başta Aysofya olmak üzere, kiliseler ve içindeki kutsal olduğuna inanılan hatıralarla (rolik) ilgilenirken, Müslüman Seyyahlar gösteriş, şaşa peşindeler.
Özellikle din ve mabetlerle perdelenerek icra edlinen zulüm, yağma, talan, hırsızlık ve yolsuzlukların bir sınırı olmadığını görebilmek için, bu kitabın okunması çok faydalı olur.
Kitapta anlatılan Bizans ve günümüz İstanbul’unu en iyi anlatan Tursun Bey’in fetih sırasında söylediği şu iki beyittir herhalde.
Örümcek, Kisrâ’nın penceresinde perdedarlık yapıyor,
Baykuş, Efrasiyab’ın kalesinde nevbet vuruyor.

Kitaptan 5 Alıntı

Halil Korkmaz 
 21 Mar 21:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Haçlı Yağması ve İstanbul
“1204’de Haçlıların işgali altında olan Konstantinopolis’i VIII. Mikhail Palaiologos 1261 yılında geri almıştı fakat Haçlılar şehri öyle yağmalamış, öyle tahrip etmişlerdi ki artık şehir “dünya devleti” olma vasfını kaybetmiş bulunuyordu.”

Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 251 - Yeditepe)Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 251 - Yeditepe)
Halil Korkmaz 
 02 Mar 15:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Surlarda Gedikler Açılırken Bizanslılar Ne Yapıyordu?
“Fatih'in topları İstanbul surlarında gedikler açtıkça Bizanslılar Ayasofya’da ayinler yapıyor, bütün kiliselerin çanlarını durmaksızın çalıyor, bin yıldır Konstantinapolis’i koruduğuna inandıkları Meryem'in çok değerli ikonunu (Hodigitira=Yol Gösterici) Sarayburnu'nda, kendi adını taşıyan kiliseden alıp koruması için, surların yakınına getiriyorlardı.”

Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 185 - Yeditepe)Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 185 - Yeditepe)
Halil Korkmaz 
20 Mar 23:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Savaş Yeteneği Gelişmemiş Millet
“Grekler hepsi de barbarlardan olan her milletten askerler toplarlar ve bunları Türklere karşı olan savaşlarda hizmet ettirirler.
Kendilerinin askeri ruhları gelişmemiştir ve adeta kadınlar gibi savaş yetenekleri yoktur.”

Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 71 - Yeditepe)Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 71 - Yeditepe)
Halil Korkmaz 
21 Mar 21:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Örümcekten Perdedar-Baykuştan Mehter
Örümcek, Kisrâ’nın penceresinde perdedarlık yapıyor,
Baykuş, Efrasiyab’ın kalesinde nevbet vuruyor.

Tursun Bey'in fetih sırasında söylediği iki beyit.

Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 196 - Yeditepe)Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 196 - Yeditepe)
Halil Korkmaz 
 26 Şub 21:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

"Ayıp Olmasın Diye Alınmayan" Altın Nal.
“1107 yılında İstanbul’a gelen Norveç Kralı I. Sigurd mahiyetindekilere: Dünyanın en zengin şehrine girmekte olduklarını, bu şaşaa karşısında hayran kalıp her şeye öyle uzun uzun bakmamaları konusunda uyarıda bulunmuştur.
Hatta şehirde ilerlerken Sigurd’un atnın altın olan nallarından biri koptuğu halde tembihli olan Norveç askerleri, hiç durmadan nalı düştüğü yerde bırakıp ilerlemişlerdir.”

Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 59 - Yeditepe)Yabancıların Gözüyle Bizans İstanbul’u, Semavi Eyice (Sayfa 59 - Yeditepe)