Yağmur Beklerken

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.111
Gösterim
Adı:
Yağmur Beklerken
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
227
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750502329
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminin ilk safhasını noktalayan Serbest Fıkra denemesi... 1929 büyük ekonomik buhranı ve buna eşlik eden ağır kuraklık tehlikesi. Şeyh Sait ve ilk Dersim isyanları bastırılmış, Takrir-i Sükun yasaları ile her tür muhalefet ezilmiş, dağıtılmış, "Atatürk devrimleri" yürürlüğe girmiştir. Yağmur Beklerken'de Tarık Buğra Serbest Fıkra denemesi/girişimi ekseninde bütün bu gelişmelerin Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını konu edinirken aslında on yıllık Cumhuriyet'in bir bilançosunu da yapmaktadır. 1946-50'de DP'yi zafere taşıyacak hareketin ipuçları, bu hareketin odağında yer alan sağ/muhafazakar zihniyetin devlet, demokrasi, parti... kavramlarının sosyo-politiği, psikolojisi, Yağmur Beklerken'in o alabildiğine gerçekçi, canlı taşra tipleri ve diyalogları içerisine gayet ustaca serpiştirilmiştir. Bu haliyle bu kitap, sadece Serbest Fıkra'ın kapatılması öncesi Türkiye taşrasının değil, darbeler öncesi Türkiye'nin sağ/muhafazakar gözden görünümü olarak da okunabilir.
227 syf.
·Puan vermedi
Cumhuriyetin ilk zamanlarından, çok partili hayata geçme sürecinde CHP nin ve de Serbest Cumhuriyet Halk Fırkası arasındaki çekişme, rekabetten bahsederek aslında o döneme ait halkın gözünden siyaseti yorumlamış tabiki sadece siyasetle kalmayarak o dönemde gerçekleşen kuraklığı ise aslında halk nezdinde daha büyük bir sorun olduğunu göstererek siyasileri tenkit eden güzel ve de faydalı bir kitaptır.
227 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin çok partili döneme geçişini anlatan kıymetli bir eser ki bu tarz kitapların sayısının azlığını da düşünecek olursak mutlaka okunması gerekir.
Düne kadar padişah buyruğuyla yönetilmeye alışık olan, bundan başka yönetim biçimi olabileceğini bile bilmeyen bir milletin çok partili hayata geçiş döneminde sergilediği tutumlar, çekişmeler ve bu değişimin bir Anadolu kasabası örneğiyle halk kimliğinde yansıtılması.
Tarık Buğra'nın ülke meselelerini anlatırken en tepeden en uça verdiği örnekler, tıpkı Küçük Ağa'da olduğu gibi bu kitapta da onu çağdaşlarından ve sonra gelen toplum öncelikli yazarlardan ayırıyor. Zira Tarık Buğra bireyden hareketle toplumu anlatmakta bence bu ülkenin yetiştirdiği en önemli kalemdir.
227 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Cumhuriyetin ilk zamanlarından , çok partili hayata geçiş zamanını anlatan ve o dönemi halkın gözünden anlatan bir kitap , jandarma ve polisin bile o dönemlerde baştaki yetkililerden ötürü karşı cikilan serbest Cumhuriyet fırkası döneminin anlatıldığı ve o dönemde bir diğer gerçekleşen olay kuraklık; halkın tarım ile ilgilendiği zamanlarda su sikintisi çektiği dönemleri , pancar üzerinden geçimlerini sağlayan insanların zor dönemlerden geçtiği ve bankaların sıkıntı yaşadığı dönemleri anlatmış. Anlatımı gayet güzel olan ve halkın üzerinden bunu anlatıyor olması da o dönemlerde insanların gözünde çok partili hayata bakışlarını anlatıyor bizlere. İlk okuduğum tarık Buğra kitabıdır , ve anlatımı gayet güzel akıcı .
227 syf.
·Puan vermedi
Tarık Buğra’nın okuduğum ilk romanı. Roman tek partili hayattan çok partili hayata geçişi küçük bir kasaba ve o kasabada yaşayan insanlar üzerinden aktarıyor. Romanda yağmur metaforu kullanılmış ve yağmurla asıl kastedilen şey partidir. Romanın baş kahramanı Rahmi bu zamana kadar çizilen olumsuz aydın tiplemelerinden farklı olarak karşımıza örnek aydın modeliyle çıkıyor. Romandaki Kenan Bey ise genelde Cumhuriyet dönemi romancılarının çizdiği yanlış aydın tipine karşılık geliyor. Sade ve akıcı bir dil kullanan Tarık Buğra kadınların da bu dönemde yani çok partili dönemde değişimlerini Rahminin eşi üzerinden aktarıyor. Bir solukta okunacak bir roman
227 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Tarık Buğra'nın okuduğum üçüncü eseridir Yağmur Beklerken. Romanı okuduğum dönemin de etkisiyle yaşanan olayları ve karakterleri oradaymışım gibi hissettim. Cumhuriyet'in ilk dönemleri, siyaset ve akraba ilişkileri, siyasetin Anadolu kültüründeki yeri kitapta çok güzel biçimde işlenmiş. Osmancık benim için Tarık Buğra'nın zirvesidir ancak Yağmur Beklerken Osmancık'ın hemen altında yer alır.
227 syf.
Usta bir yazardan, yıllar önce TRT tarafından çok da güzel bir dizisi yapılan, okunası bir roman. Cumhuriyetin ilk yıllarında, bir Ege kasabasında, yaşanan değişimin insanların hayâtına kattıkları, eksilttikleri. Belki derinden derine biraz politika kokuyor. Ama Buğra' nın ustalığı gerçekçi bir öykü olmasını sağlamış. Hem o günleri biraz bilmek hem de Tarık Buğra' yı tanımak için okunmalı.
227 syf.
·9/10
Bu romanı okuduğumda bir kez daha anladım ki yazarlarımız, dünyanın başka ülke yazarlarından çok daha güzel ürünler vermişler vermeye de devam ediyorlar. Kendim için çok geç buluştuğum bir roman Yağmur Beklerken. Bir çok yorum yapabilmenin yanı sıra küçük bir kasabada kuraklığın insanlar üzerindeki psikolojik etkisi çok güzel kurgulanmış. Kasabada açılan park, bu yöre insanlarının buluşmaları için bir meclis. Ancak bu meclise katılmayan uzaktan bakan köylülerin, fırka kuruluşunda hısım akraba bile olsalar bitaraf olmalarını ve karşı fırkadan olanları düşman olarak görmeleri çok partili yaşama geçmenin erken oluşunu pek güzel anlatmış
Elinden geleni -elbette- yapacaktı. Ama elinden gelmeyen ve gelemeyecek olan o kadar çok şey vardı ki.
Tarık Buğra
Sayfa 194 - İletişim yayınları
...
Hafızayı.. her şeyden önce, o dev yapı kaplıyordu. kuvvet!
Ama hepsi o kadar değildi; dürüstlük.. iyilik..bilgi, akıl ve mantık üstünlüğü.. bir kelime ile büyüklük!
Kuvvet ve büyüklük!
Ve bunların uyandırdığı, çekingenlik ile korku ve beğenme ile hayranlık arasında sallanan duygular!
Tarık Buğra
Sayfa 170 - İletişim yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yağmur Beklerken
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
227
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750502329
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminin ilk safhasını noktalayan Serbest Fıkra denemesi... 1929 büyük ekonomik buhranı ve buna eşlik eden ağır kuraklık tehlikesi. Şeyh Sait ve ilk Dersim isyanları bastırılmış, Takrir-i Sükun yasaları ile her tür muhalefet ezilmiş, dağıtılmış, "Atatürk devrimleri" yürürlüğe girmiştir. Yağmur Beklerken'de Tarık Buğra Serbest Fıkra denemesi/girişimi ekseninde bütün bu gelişmelerin Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını konu edinirken aslında on yıllık Cumhuriyet'in bir bilançosunu da yapmaktadır. 1946-50'de DP'yi zafere taşıyacak hareketin ipuçları, bu hareketin odağında yer alan sağ/muhafazakar zihniyetin devlet, demokrasi, parti... kavramlarının sosyo-politiği, psikolojisi, Yağmur Beklerken'in o alabildiğine gerçekçi, canlı taşra tipleri ve diyalogları içerisine gayet ustaca serpiştirilmiştir. Bu haliyle bu kitap, sadece Serbest Fıkra'ın kapatılması öncesi Türkiye taşrasının değil, darbeler öncesi Türkiye'nin sağ/muhafazakar gözden görünümü olarak da okunabilir.

Kitabı okuyanlar 122 okur

  • Mine Poyraz
  • Aybala Albay
  • Şadan Kıranlı
  • Fatma Ergun Bozgül
  • Halime AYCAN
  • Bünyamin Tetik
  • Zeynep Gökçe Özdemir
  • Emine Köse
  • Akkadın Kandemir
  • Merve Sönmez

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%7.5
18-24 Yaş
%17.5
25-34 Yaş
%32.5
35-44 Yaş
%17.5
45-54 Yaş
%17.5
55-64 Yaş
%5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52
Erkek
%48

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.9 (4)
9
%16.1 (5)
8
%29 (9)
7
%22.6 (7)
6
%9.7 (3)
5
%3.2 (1)
4
%6.5 (2)
3
%0
2
%0
1
%0