Giriş Yap

Yahuda İskariot

Modern Klasikler Dizisi - 130

7.710 üzerinden
410 Puan · 87 İnceleme
88 syf.
Yarı Kurgu Yarı Gerçek Bir Hikaye; İhanetin Öyküsü
Yahuda İskariot; İsa'yı ele vererek ölümüne sebep olan kişi, çirkin havari, sadık öğrenci, sevgi ve öfke bileşiminin vücut bulmuş hali... Zavallı hain Yahuda!.. Hz. İsa, Hristiyanların peygamberi, İncil kitabının elçisi, İsrailoğullarına gönderilen son peygamberdir ve bir öğreticidir, öğretmendir. Yahuda ise onun, çirkinliği ısrarla vurgulanan, biraz yalancı fakat oldukça özverili, eğlenceli, sıradanlığa muhtaç öğrencisidir. Bir havaridir. Havariyi bilmeyenler için tanımlayalım hemen; 1. Hristiyanlıkta, Hazreti İsa’nın, İncil’i, inancını ve öğütlerini yaymakla görevlendirdiği on iki yardımcısından her birine verilen ad. 2. Bir öndere bağlı ve onun öğretisini yayan kimse. Yahuda, diğer havariler tarafından sevilmeyen, dışlanan, Hz. İsa'yı hak etmediği düşünülen aykırı bir öğrencidir. İsa bile, bir peygamberden beklenen barışçıl, adaletli, bütünleştirici tutumuna aykırı davranarak ona, diğer öğrencilerine davrandığı gibi, yakın ve sıcak davranmaz. Yahuda, İsa'ya hem çok yakın hem de çok uzak olan tek havaridir. Onun seçimi, tercihi ya da 'suç'u olmayan çirkinliği yüzünden gerekli sevgi, ilgi, şefkat ve yakınlığı göremeyen; ağzıyla kuş tutsa takdir görmeyen; İsa'nın ağzından çıkacak sıcak bir sözcüğe, samimi bir bakışa ya da tatlı bir tebessüme muhtaç Yahuda'nın süreğen mutsuzluğu zamanla öfkeye dönüşür. Fark edilmenin ve ilgi görmenin yolunu başka şekillerde aramaya başlar kızgın Yahuda. Tıpkı, ailesinden tüm iyi huylarına rağmen ilgi görmeyen, fakat ne zaman ağlamaya başlasa kucağa alındığını, kafasının okşandığını, kendisiyle konuşulduğunu fark eden çocuğun, ilgi görmek istediği zamanlarda bir bahane bularak ağlaması gibi... Oldukça komik bir para karşılığında düşmanlarına satar İsa'yı Yahuda. Fakat hiçbir zaman ölümünü istemez içten içe. İhanet ettiğini zımni de olsa itiraf eder diğerlerine ve İsa'ya. Onları defalarca uyarır hazırlıklı olmaları konusunda. Hatta silah bile çalar onlara, İsa'yı korumaları için. Fakat engel olamaz kendi başlattığı ölüme... Hangimiz en iyi öğrenciyiz, hangimiz İsa'yı en çok seviyoruz diye birbirini yiyen öğrencilerden hiçbiri bir şey yapmaz korkunç ölümle baş başa bırakılan İsa için. Hiçbiri ölüme engel olmaya çalışmaz ve hatta öğretmenleri öldüğü için yeterince duygulanmazlar bile. Ölümün ertesi günü dönerler dünyevi zevklerine. Önce İsa'ya ihanet ederek ölümüne sebep olan, sonra da İsa'yı satmak üzere anlaştığı askerlere ihanet ederek ölüme engel olmaya çalışan, aldığı paraları askerlerin yüzlerine fırlatan Yahuda, artık herkes için bir hain olmuştur ve artık ait olduğu hiçbir yer kalmamıştır. Hayatta en değer verdiği insanın ölümüne, acılar içinde ölümüne tanık ve sebep olan Yahuda'ya, yaşamak ağır gelmiş ve şefkatli bir karşılamanın arzu ve özlemiyle İsa'nın peşinden gitmiş, intihar etmiştir. Öğretmenlerinin ölümünü engellemeye çalışmayan havariler değil, İsa peygamberin kolları ve bacaklarından tahtaya mıhlanmasını ve göğe yükseltilmesini ilgiyle izleyen halk değil, İsa'nın öğretilerini anlamayarak yüzyıllardır haçı kutsal kabul ederek öpen insanlar değil Yahuda mı haindir bu hikayede sadece? Biraz düşünün isterim. Son zamanlarda okuduğum kitaplardan en etkilendiğim bu olsa gerek. Bir süre etkisinde kalmak istiyorum, tadı damağımdan silinmesin bir süre. Sizlere de mutlaka tavsiye ediyorum okumanızı. Okur kalın.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
88 syf.
Yaptım ama hele bir sor bakim niye yaptım? Adı ihanetle özleşen Yahuda İskariot'un İsa' ya olan sevgisinin ihanete dönüşmesini anlatıyor. İsa'nın öldürülürken sadece kendisinin yanında olacağını ispatlamak ister. Kaçınılmaz son geldiğinde diğer öğrenciler yanında değilken, gerçeğin anlaşılması için sadece Yahuda bekliyor.Bu durumda onu yakalatıp ihanet eden Yahuda mı, yoksa sessizce saklanan diğer öğrenciler mi? Okurken çok keyif aldığımı söyleyemem açıkçası. Sıkıldığım yerler de oldu ama yarıda bırakma huyum olmadığı için okumuş bulundum. Aç karnına okumuştum belki o yüzden sevemedim bilemiyorum. Elinizde varsa okuyun bir şey kaybetmezsiniz. Çok merak uyandıran bir kitap olmadı benim için. "...Ve herkese karşı hassas ve harikulade bir çiçek, hoş kokulu bir Lübnan gülüyken Yahuda'ya sadece sivri dikenlerini bırakıyordu." (15)
1 yorumun tümünü gör
84 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Her İhanet Sevgiyle Başlar: Yahuda İskariot
"Ama İsa susuyor ve öğrenciler haine dehşetle bakıyorlardı insan ruhunun içine bu kadar kötülüğün nasıl sığdırılabildiğini anlamadan." Leonid Andreyev ve Eserleri Hakkında Kısaca Modern Rus edebiyatının önemli isimlerinden
Leonid Andreyev,
1871 doğumludur. Öyküleri, oyunları ve romanlarıyla başarılı bir yazarlık kariyerine sahip olan Andreyev, ülkede yaşanan devrimlerin ardından mevcut durumdan rahatsız olarak Finlandiya’ya yerleşmiş ve ölümüne dek orada yaşamıştır. Ülkeyi terk etmesinin nedenleri arasında ölüm tehditleri alması da vardır. İntihar dürtüsü de her zaman içinde bir yerlerde gizli olan Andreyev, Finlandiya’da yoksulluk içinde ölmüştür. Eserlerinin başarısı siyasi çalkalanmalara kurban giden yazar hayattayken kariyerinin ekmeğini fazla yiyememiştir fakat günümüzde yazdığı her metin birer klasik olarak karşımızda durmaktadır. İnsanlığın duygu durumlarını ve yaşanan büyük tarihi gerçekleri alaycı bir üslupla kurgulaştıran Andreyev’in kara mizah anlayışı meşhurdur. Burjuvazi ve aristokrasiyi eleştiren alegorik öykü ve oyunlar kaleme alan yazarın ayrıca dini simgeleri kullanarak yazdığı yarı kurgu yarı tarihi gerçeklerden oluşan birçok eseri de mevcuttur. Bunların arasında
Şeytan'ın Günlüğü,
Yahuda İskariot isimli kısa romanlarına ek olarak,
Lazarus
isimli öyküsü de örnek olarak gösterilebilir. Dini metinlere dayanmayan fakat sarsıcı bir savaş karşıtı roman olan
Kızıl Kahkaha
'nın da ismini anmak gerek zira kısa olmasına rağmen uzun süre hafızalardan silinmeyecek ölçütte dehşet verici sahnelere sahiptir. Lazarus isimli öyküsünde İsa’nın günler sonra ölümden döndürdüğü ve Hristiyan inancında bir mucize olarak anılan Lazar isimli adamı anlatıyor Andreyev. Şeytan’ın Günlüğü’nde ise adından da anlaşılacağı üzere, çeşitli dini inanışlarda daha önceden “Melek” olduğu söylenen fakat Tanrı’yla aralarında yaşanan sürtüşmenin ardından “Şeytan”a dönüştüğüne inanılan canlının yeryüzüne inmesi ve Roma’da yaşadıklarını günlükleştirmesi gibi bir tema üzerinden ilerletiyor kurgusunu. Yahuda İskariot isimli bu kitapta ise, yine Hristiyan inancında yer eden İsa ve 12 Havari’sini gündemine alıyor Leonid Andreyev. Yahuda’nın İhanet Öyküsü ve Da Vinci’nin Tablosu Üzerine “Aptal her söze inanır, aklıselim sahibi ise yürüdüğü yollara dikkat eder.” -Yahuda Para karşılığında İsa’ya ihanet ettiği söylenen Yahuda, İsa’nın havarileri arasında görünüş olarak en çirkini olduğu söylenir. Yine içinde bulunduğumuz çağa kadar milyarlarca insanın inandığı bir diğer dini metin olan “Habil ile Kabil” efsanesinde de Kabil’in “kötü ve çirkin” olarak resmedilmesi, akıllara kötülüğün çirkinlikle bağdaştırıldığı düşüncesini getiriyor. Birçok dini ve sanatsal metinde karşımıza çıkan ve aslında gereksiz bir genelleme olan bu durum, ne yazık ki çoğu kez gerçeği yansıtmıyor. İyilik ve kötülük kavramlarının güzellik ve çirkinlikle eşdeğer olmadığını ifade ederek bu dini metindeki Yahuda portresine dönecek olursak eğer, çirkinliği dillere destan olan Yahuda’nın ünlü ressam
Leonardo da Vinci
’nin popüler tablosu “Son Akşam Yemeği”ne de konuk olduğunu belirtmek gerek. Da Vinci aylar süren bu tablonun yapımında her şeyi bitirmiştir ve fakat Yahuda’nın yüzünü nasıl çizmesi gerektiğini bilmemektedir. Milano sokaklarında aylarca dolaşıp uygun bir sima aramasına rağmen bir türlü istediği yüzü bulamayan Da Vinci’nin tablosu çok uzun bir sürenin sonucunda tamamlanır. Bu tablo günümüzde Milano şehrinde sergilenmektedir ve ayrıca bahsi geçen konuyu
Leo Perutz
'un
Leonardo'nun Yahuda’sı
isimli romanından detaylıca okumak mümkündür. Yahuda’ya (Judas) gelecek olursak eğer, İsa’nın Roma lejyonlarınca öldürülmesinin müsebbibi olarak gösterilen bu havari, diğer havariler tarafından asla sevilmez ve sürekli dışlanır. Fakat onun İsa’ya olan sevgisi de en az diğer havariler kadar hatta belki daha da fazladır fakat sevgiyi ölçebilecek bir alet olmadığı için buna net bir cevap verebilmek mümkün değil. İsa’nın Yahuda’ya olan sevgisi de yine oldukça sıra dışıdır zira onu hiçbir zaman yanından uzaklaştırmaz, adeta dizinin dibinde tutar. Fakat son nefesini işte bu havari yüzünden verecektir zira küçük bir para kesesi karşılığında inanç ve sevgi beslediği “öğretmen”ininin ölümüne göz yummuş, hainlik yapmıştır Yahuda. Bu öykünün Müslümanlar’ın inancında daha farklı olduğunu da ifade etmek gerek ayrıca fakat şu anki konumuz Hristiyan inancındaki hikâye olduğu için buradan devam edelim. Binlerce yıldır gizemi çözülemeyen bu ihanetin nedenleri ve sonuçları üzerine sayısız metin kaleme alınsa da, hiç kimsenin net olarak ifade edemediği bir durum vardır ortada. Yahuda’nın ihaneti, sevginin fazlasının zarar olabileceği fikrini de atıyor ortaya. Yahuda, diğer havarilerden daha fazla sevdiğini düşündüğü İsa’ya ihanet ederek onların bu duruma verecekleri tepkiyi görmek istemiştir. Hastalıklı bir psikolojiye sahip olduğu görüşü de sıkça dile getirilen Yahuda’nın fazla kibrinin bu sonuca yol açtığı da söylenir. Fakat belki de Yahuda bu ihanetiyle insanlığın gözünü açan gerçek bir yoldaş, bir kahraman olmuştur. Bunların hepsi ve daha fazlası insanlık var oldukça konuşulmaya ve tartışılmaya devam edecektir şüphesiz. Son Söz “Seven kişi ne yapmalıyım diye sormaz. Gider ve ne gerekiyorsa yapar.” -Yahuda Andreyev’in romanı hakkında konuşmaya devam edecek olursak eğer, İsa’nın Romalı askerler tarafından yakalanmasının ardından havarileri ve ona inanan insanların yanında yer almaması elbette şaşırtıcıdır. Birlikte ölüme yürüyeceğini söyleyen herkes İsa’yı yalnız bırakmıştır fakat Yahuda oradadır. İsa’nın türlü işkencelere maruz kalması ve çarmıha gerilmesini bir bir izleyen Yahuda, onun ölüm anına da tanıklık edecektir. Tüm bu yaşananları kaldıramayan Yahuda’nın kısa bir süre sonra intihar ettiği de yine öyküde anlatılan bir diğer önemli olaydır. Andreyev, bu dini öyküyü kendi üslubuyla anlatarak bazı farklı açılardan olayı yeniden resmeder. Çeşitli dini ve mitolojik hikâyelerin günümüzde gerek edebiyat gerek müzik ve resim gerekse de diğer sanat dallarında sıklıkla yeniden işlenmesine şahit olmaktayız. Günümüzden 114 yıl önce kaleme alınan bu metni de o kulvarda değerlendirmek mümkün. Benzer edebi metinlerden hoşlanan herkesin keyifle okuyacağı bir novella Yahuda İskariot. Leonid Andreyev’le tanışma kitabı olarak da düşünülebilir fakat bu öyküyü ilgi çekici bulmayan okurların Kızıl Kahkaka ile başlamaları daha sağlıklı olacaktır. İsa dönemine ait farklı bakış açılarının yer aldığı başka bir kitap da bilimkurgu yazarı
Michael Moorcock
’un kaleme aldığı “
İşte İnsan
” adlı romandır. Zamanda yolculukla İsa’ya yakın bir zamana giden bir gezginin gördüklerini anlatması sıra dışı bir kurgu çıkarıyor ortaya. Kitaba dair inceleme için bakınız: #108171300 Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın Modern Klasikler dizisi kapsamında ilk kez dilimize aktarılan Yahuda İskariot kitabının çevirmeni ise
Mustafa Kemal Yılmaz
. Keyifli okumalar dilerim. "Ruhları vardı, bu ruhtan olacaklar; hayatları vardı, kaybedecekler bu hayatı; gözlerinin önünde ışık vardı, ebedi karanlık ve dehşet örtecek bu gözleri."
·
88 syf.
·
1 günde
·
8/10 puan
Kim suçlu?
Bir ihanetin öyküsü, "Yahuda İskariot" Hz. İsa'yı delicesine seven ve sevgisini paylaşmak istemeyen, kıskançlığın vücut bulmuş hali gibi adeta. Yahuda, Hz İsa'nın havarilerinden biridir. Kitaptan öğrendiğimiz kadarı ile kendisi çirkin, yalancı, fakat yalanlarını insanları güldürmek ve eğlendirmek ile süsleyen aynı zamanda kötülük içinde kullanan, dikkat çekmek isteyen biridir. Diğer havarilerin gözünde ise, "ahtapot Yahuda" lakabı takılacak cinsten sevilmeyen bir şöhreti bulunmaktadır. Hz. İsa'nın sevgisine ve merhametine layık olmadığı düşünülmekte olup, bu sebepten fazlasıyla horlanmaktadır. Yahuda ise, kendini ispat etme, sevgisini kanıtlama çabası içindedir. Zaman içerisinde bir tercih yapar ve ben mi İsa'yı daha çok seviyorum, havariler mi? Kanıtlasınlar o zaman gibi kıskançlık sonucu bir bahis yapar. Bunun sonucunda Hz. İsa'yı para karşılığı satmaya karar verir. 30 gümüş altına satar. Üstelik bu paranın çok mu az mı olduğunu kestiremez. Bunun yanında ölmesini değil, sadece kimin onu daha çok sevdiğini bu süreçte görmesini, onu sevenlerin onun için neler yapacağını da görmesini ister. Fakat hiç bir şey düşündüğü şekilde ilerlemez. Hz İsa ihbar sonucu yakalanır, yargılanır ve çarmıha gerilir. Bu süreçte bu işin başının Yahuda olduğu ortaya çıkmış ve herkes tarafından hain olarak adlandırılacağı süreç başlamıştır. Hz. İsa'nın ölümünü hiç bir şekilde kabullenemez ve havarilerin mutlaka buna el atacağını düşünür fakat öyle olmaz. Ölümü sırasında bile havariler Hz. İsa'nın yanında bulunmaz. Yahuda bunu kaldıramaz ve hesap sorar havarilerinden fakat aldığı cevaplar onu tatmin etmez. Tek bir yol kalmıştır o da çok sevdiği İsa'nın yanına gitmektir. Bu şekilde intihar ederek hayatını sonlandırır. Kitapta, İsa'nın çarmığa gerilmiş halini öpeceksiniz der. Dediği gibi de olur. Bugün halen boyunlarda taşınan haçları, öper insanlar. Gerçekten enteresan bir hikayeydi. Okuması keyifli bir o kadar düşündürücü idi. Tek suçlu gerçekten Yahuda mıydı? Bu soru uzun bir süre aklımda kalacak sanırım. Herkese iyi okumalar.
·
Reklam
2
9
87 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42