Yakacık Mektupları

·
Okunma
·
Beğeni
·
237
Gösterim
Adı:
Yakacık Mektupları
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059147330
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cümle Yayınları
Tedavi vakitleri, öksürük sesleri, ızdırapları, gittikçe derinleşen karamsarlıkları, beklenenleri ve gelmeyenleri ile hırpalanmış dünyalar. Hayata gözlerini kapayacakları âna doğru giderken içlerinden geriye sayan, bununla birlikte ölümü dile getirmemek üzere hiç konuşmadan anlaşmış insanlar. Yakacık'ın doğal güzellikleri içinde yükselen duvarlarıyla hastaların yalnızlığını çevreleyen ?gönüllü" bir hapishane: Sanatoryum.
Ölüm karşısında yalın hislerle bu sanatoryuma giren, başına gelecekleri bildiği hâlde hayatı boyunca yaptığı en iyi işten -yazmaktanvazgeçmeyen, bu kötücül dünyalar yumağını hastalığın kendisinden başka bütün ayrıntılarıyla sunmak isteyen bir anlatıcı. Başka bir deyişle, Mahmut Yesari'nin ölümü bekleyişi.
Türk edebiyatının çok yönlü yazarlarından Mahmut Yesari'nin henüz kırklı yaşlarının başında mücadele etmek zorunda kaldığı verem, onun yaşadığı dönem için amansız bir hastalıktı. Pek çok veremli gibi o da bu hastalıktan kurtulamadı. Yakacık Mektupları'nda, tedavi için yatırıldığı Yakacık Sanatoryumu'ndaki günlerine ilişkin izlenimlerini bulacaksınız.
Hastalığını unutmak için dikkatini çevresine yönelten bir yazarın, kendi kaderini paylaşan insanlarla birlikte yaşadığı günlere dair, unutulmasına yüreğinin elvermediği anıları da denebilir bu kitaptakilere. Hastalığın hasta insanlar üzerinden anlaşılır kılındığı bu kitap, Mahmut Yesari'nin diğer kurgusal metinlerine de kapı aralayacak bir duyarlılık taşıyor. ?Yaşamak kaygısının öldürdüğü" insanları anlayan bir duyarlılık bu.
120 syf.
·Beğendi·8/10
Pür neşe, zevk ile değil, düşlere hüznü bulayarak okudum; On iki hikayenin oluşturduğu bu kitabı. Hoş, Mahmut Yesari den okuduğum ilk kitap aslında. Son iki hikayenin kurgu olduğunu, diğerlerinin yazarın sanatoryum da tedavi sırasındaki gözlemlerine dayandığını belirtiyor tanıtımında. Ayrıca da öğrendim ki devrinin en iyi yazarları arasına koymuş yapıtları ve okurları onu. Romancı Cahit Uçuk un da eşi olduğunu da öğrenmiş oldum. Hastalığı ayrılıklarına sebep olmasa da, hastalığına karşı vurdum duymazlığı eşleri ayırmış birbirlerinden.
Hikayeler gerçekten güzel ve hissiyat dolu. Hasta bir insanın kaleminde hissiyat dahada bir sivriliyor. Adamın kalbine kalbine batıyor her söz, her ifade....
Ben, diğer romanlarını da okumayı planladım. Umarım vaktim buna yeter...
Okumanızı tavsiye ederim...
Doğduğum günden beri değilse de, küçük yaştan beri alışmaya başladım ve gözlerimi açar açmaz kulaklarımda çınlayan işbaşı düdüğü, hala paydos çalmadı.
Müsaade ederseniz, eski üslup söyleyeceğim. Ben bu misafirhane-i aleme ( dünya misafirhanesine), misafirlikte mihman ( konuk ) olmuşum !

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakacık Mektupları
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059147330
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cümle Yayınları
Tedavi vakitleri, öksürük sesleri, ızdırapları, gittikçe derinleşen karamsarlıkları, beklenenleri ve gelmeyenleri ile hırpalanmış dünyalar. Hayata gözlerini kapayacakları âna doğru giderken içlerinden geriye sayan, bununla birlikte ölümü dile getirmemek üzere hiç konuşmadan anlaşmış insanlar. Yakacık'ın doğal güzellikleri içinde yükselen duvarlarıyla hastaların yalnızlığını çevreleyen ?gönüllü" bir hapishane: Sanatoryum.
Ölüm karşısında yalın hislerle bu sanatoryuma giren, başına gelecekleri bildiği hâlde hayatı boyunca yaptığı en iyi işten -yazmaktanvazgeçmeyen, bu kötücül dünyalar yumağını hastalığın kendisinden başka bütün ayrıntılarıyla sunmak isteyen bir anlatıcı. Başka bir deyişle, Mahmut Yesari'nin ölümü bekleyişi.
Türk edebiyatının çok yönlü yazarlarından Mahmut Yesari'nin henüz kırklı yaşlarının başında mücadele etmek zorunda kaldığı verem, onun yaşadığı dönem için amansız bir hastalıktı. Pek çok veremli gibi o da bu hastalıktan kurtulamadı. Yakacık Mektupları'nda, tedavi için yatırıldığı Yakacık Sanatoryumu'ndaki günlerine ilişkin izlenimlerini bulacaksınız.
Hastalığını unutmak için dikkatini çevresine yönelten bir yazarın, kendi kaderini paylaşan insanlarla birlikte yaşadığı günlere dair, unutulmasına yüreğinin elvermediği anıları da denebilir bu kitaptakilere. Hastalığın hasta insanlar üzerinden anlaşılır kılındığı bu kitap, Mahmut Yesari'nin diğer kurgusal metinlerine de kapı aralayacak bir duyarlılık taşıyor. ?Yaşamak kaygısının öldürdüğü" insanları anlayan bir duyarlılık bu.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ata Saygı
  • Halil Yavuz KAYA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0