·
Okunma
·
Beğeni
·
68,1bin
Gösterim
Adı:
Yakıcı Sır
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050320992
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Arzunun mıknatıslı iğnesi, son bir kez, yoğun bir aşk tecrübesi umudu ve nihai geri çekilme arasında gidip gelir. Kadının yüzleşmesi gereken zor bir karar vardır : Kendi hayatını mı yaşayacak, yoksa hayatını çocuğuna mı adayacak ; öncelikle bir kadın mı, yoksa bir anne mi olacak ?

Zweig bu öyküsüyle bir çocuk ve annesinin gizli dünyasına bizi çağırıyor... İnsan ruhunu bir psikolog edasıyla ustaca önümüze seren yazarın bu novellasını beğenerek okuyacaksınız.
88 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
(SPOİLER İÇEREBİLİR)
Bak ben sana söyliyiverem. Kitap ucuz, öyle 60-70 lira diil. 6-7 Liraya alıverirsin. Ben de ucuz diye aldım zaten, yoksa Stefanımış, Zwaygımış ben anlamam. Aldım ben de elimde taşıyon öyle afillli görünüyo falan neyse canım sıkıldı, açıp okuyuverem dedim. Kısa çünkü ondan 60-70 sayfa bi şey. Anlatıverem: Baron diye bi adam var, çapkın, sinsi, lanet herifin teki. Kır düğününde bi hatunu görüyo, gözüne kestiriyo bunu. Amma kadın evli, çocuğu falan var, pek de pas vermiyo, bizim Baron bakıyo papuç sağlam. Gidiyoo çocuğa sarıyo pislik herif. Çocuklan arkadaşmış gibi tanışıveriyo bu Baron, çocuğa ülker çikolatalı gofret alıyo ne bilem sulugöz sakız alıyo, stres çarkı falan ne varsa yapıştırıyo namussuz kansıız, bizim saftirik de kanıveriyo buna. Vay Baron amca kral adam da bilmem ne de derken anasıynan tanıştırıveriyo saf çocuk. Bizim Baron amacına ulaşıyo gali o zaman Alahın belası lanet Baron, yüzüne tokatlaa patlıyasıca eşek herif seni!!! Neyse bizim çocuk, sonradan anlıyo mu meğer bu Baron anasını ayarlamış, bi ayar oluyo çocuk, sinsi bi velede dönüşüveriyo deme gitsin… Gerisini de sen oku gali ben anlatmıyem. Bu yakıcı sır dediğini de ben ateşin icadını falan anlatıyo sandıydım, meğer ne anlatıyomuş aman ayıp, deyemem.
Aha da sana mis gibi inceleme. Yani şimdi ben sana kitaptaki ima ve gölgelemeleri, anjenbemanı, yok kendini çocuk yerine koyup yaptığı empatiyi, dilindeki akıcılığı, rahmetli Stefan’ın üslubunu falan anlatmaya kalksam, ne sen okucen, ne de ben doğrudüzdün anlatabilecem. Sözün özü kitap ucuz, bu rahmetli Zwaygın kitapları hep böyle, hem ucuz hem kısa, yoksa kim okur? Kitabın ana fikri de şu: Çocuk kısmısı öyle her şeyi merak etmez! Hadi hayırlı okumalar…
:)
88 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
En sevdiğim Zweig eserleri arasında yeri çok sağlam olmuştur. Akıcı, merak uyandıran, insan ve çocuk psikolojisin derinlemesine ve en fevkalade şekliyle okuyucuya geçirildiği muazzam bir eser... Sevgi ve ilgiden yoksun birinin hayatın acımasızlıkları karşısında olgunlaşmaya başlamasını konu ediyor. Diğer kitaplarında olduğu gibi karakterlerinde biraz Zweig'i görür gibi oluyorsunuz
Spoiler...
Oldukça çapkın, genç ve yakışıklı bir baron'un tatil için gittiği otelde vakit geçirebileceği, birlikte olabileceği bir kadın araması üzerine başlıyor hikaye. Kadını bulduğunda ona ulaşmak için kadının on iki yaşındaki oğlu Edgar'la tanışıp arkadaş olması yani aslında onu kandırarak hedefine ulaşmaya çalışması ve bunu başardığında çocuğun yaşadığı kandırılmışlık hissi, hayal kırıklığı ve yetişkin oyunları karşındaki çaresiz kalışı... Bir yetişkinin arkadaşlığına kendisi alıştıran ve bu arkadaşlığı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Edgar'ın ruh hali geçiyor okuyucuya.
108 syf.
·Puan vermedi
Bir çocuğun duygularıyla oynayıp kendisini ona karşı iyi niyetli ve dost canlısı olarak tanıtan Baron...
Duygularına kapılıp bazı şeyleri görmezden gelen anne Mathilda...
Küçük bir çocuğun çocukluktan ergenliğe kadar uzanan ve başına gelen olaylar Edgar...







“Çocukları kandırmak,kimsenin kalplerini kazanmak için uğraşmadığı bu masumların gözünü boyamak,ne kadar da kolaydı...”
88 syf.
·Puan vermedi
Hikaye , genç bir adamın tanışıp yaklaşmak istediği kadının on iki yaşında ki oğluyla ahbaplık kurarak işe koyulması ile başlar. Hikayenin baş kahramanlarından olan çocuğun edındiği arkadaşının meğerse annesi için onu kullanıldığını anladığı anda karakter değişimine uğramaya başlıyor. Kitapta bu travmatik olayla karşı karşıya kalan bir çocuğun ne denli duygular içinde olduğunu görüyoruz. Aldatılmanın , kandırılamanın çocuklar üzerinde nasıl etki bıraktığını göreceğiz.
88 syf.
·Puan vermedi
#yakıcısır #stefanzweig #haziranayı #iyihaftasonları #babalargünü

Eseri hep okumak istiyordum ve bugüne kısmetmiş .Esere başlamadan önce beni nasıl bir macera bekliyor diye beklerken ,nasıl bittiğini yine anlamadım yazar beni gene eserin içine alıp ardından da bitince nasıl bu kadar anlamlı yazmış dedirtti...üzerinden ne kadar yıl geçmiş olmasına rağmen bana göre eser sanki dün yazılmış gibi ,belki de insandaki bu duygu durumları hiçbir/ hiçbir zaman değişmedi içindir.... Konusuna gelince; Edgar ve annesi yarıyıl tatili için babaannesinin evine yakın bir lüks otelde kalırlar; babası Viyana'da önemli işlerin peşindedir... Edgar buluğ çağının getirdiği duygu durumlarını yaşarken bir yandan da otelde canı çok sıkılır annesinin şatafatlı hayatı biraz ona sıkıcı gelir ,bir gün otele bir genç adam gelir başta Edgar'a çok arkadaşça davranır sonra ne olurda, bu genç adamın yani küçük dostundan soğur?
Bu genç adamın derdi nedir, annesini kendisine neden düşman eder?
Edgar içinde bir çıkış yolu ararken çözümü ne olur?
Edgar ve babasının arası dizilecek midir ?
En önemlisi edyar ve annesinin arasındaki o küçük sır nedir?
Herkese tavsiye ediyorum.
111 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Merhaba arkadaşlar...
Nasılsınız iyisinizdir inşallah...
Neyse başlım...

Çocuklar çok Özel onlar herşeyi hissederler yetişkinlerden daha çabuk çünkü onlar masumdur yürekleri kalpleri temizdir...
Çocukları üzmeyin çocuk kavramını yanliş anlamayın lütfen.
Doğurmakla olmuyo.İlgiye değere ihtiyaçları var
Bi kadın anne olurken herşeyi bi yana birakıp sadece çocuğuna bağlı olmalı .
Annelik döverek söverek olmuyo , bütün yükü cocuğun omzuna vermek olmuyo o küçük kalpine yük vermemek demek.
Annelik doğurmakla olmuyo...
Bir anne ne yaparsa yapsın hiçbir zaman çocuğuna olan sevgisi azalmaz.
Edgar o kadar koca yürekli bir çocuk ki 12 yaşında o kadar acıdan sonra annesinin gözlerindeki acıyı görüp yalan söylemesi çok güzeldi tatlı ve şirin bir yalandı.


Şimdi kitapta edgar rahatsiz ve babasıda onun kafası dağilsin diye annesiyle birlikte tatile yoluyo ve edgar canı sıkılıyo .
Tatil yerine baron diye biri de geliyo o da biriyle gönül eğlendirmek için geliyo.
Edgarın annesine gözüne kestiriyo ve edgarın canının sıkıldığını görünce fırsat bu fırsat diye çocukla konuşmaya başlıyor annesi ile ilgili bilgileri alıyor.
Sonra baron çocukla baya ilgileniyo edgar onu akşam yemeğine davet ediyor annesi İlk başlarda baronla sohbet etmiyo.
Edgar her sabah akşam onu yemek saatinde masaya cağrıyo ve kadın bayağı sohbeti yürütüyor ve oğlunu ihmal ediyor bunlar her akşam her sabah beraber yemek yiyorlar.
Ve edgar bunu kıskanıyo annesinin arkadaşını onun elinden aldını düşünüyor.
Annesi oğluna eskisi gibi ilgi göstermiyor.
Edgar aralarında bir şey olduğunu düşünüyor ve bayağı gözetliyor bunları.
Bunların beraber olduğuna kanaat getiriyo annesin edgara neyin var dediğinde
_Seninle o adamın arasında ne var diye çikişiyor.
Annesi oğluna bağırıyor ve odaya kilitliyor.
Baron ve annesi akşam yemeğine iniyolar .
Çocuk endişe duyuyor ve aşağı inmek istiyor ama annesi onu kilitlemişti.
Odanın camından atlıyor.
Aşaği iniyo ve onlara bakmak istiyo ama yemek masasında olmadıklarını görüyo ilerden ses gelince o yöne gidiyo.
Ve ormanın içine sokuyo baron kadını kadın yapma olmaz dediğini duyuyo edgar ve korkuyo.
Edgarın tutulduğu dal kırılınca adam kadını birakıp otele yürümeye devam ediyorlar.
Çocuk odaya onlardan önce girip annesinin içeriye girmesini bekliyo annesi giriyo annesine nerdesin diyo ve annesi hiç diyo çocuk öfkesine yenik düşüyor.
_o adam seni gerçekten sevmiyor anne O adam ihanet peşinde senden başka bir şey istiyor diyo ve çikişiyo kadın oğlunun dediklerimi düşününce hak veriyo ama olduğuna bağırıp Sen ne diyorsun hayal mi gördün deyip tokat atıyo .
Edgar Ben seninle o adamı gördüm diyo sen yapma diyişini gördüm diyo kadın sinirlenip tokat atıyo. Ve çocuğa yatağına gitmesini söylüyor edgar yatapina giriyo.
Kadın akşam yemeğine indiğinde oğlunu odada bırakıyor yemek bayağı uzun sürüyor edgar odada annesini bekliyor.
Kapıda gölge olduğunu fark ediyor ve ses duyuyor kapıya kulağını dayıyor aralıktan bakınca baronın annesini zorla tuttuğunu ve annesinin yapma olmaz dediğini duyuyor.
Ve dayanamayıp adamın üstüne gidip yumruk atıyor.
Adam da çocuğa yumruk atarak çocuk bayılıyor.
Edgar sabah uyandığında üstüne başına bakıyo ve aynaya bakıyor gözünün morardığını görüyor ve annesinin öfkesini fark ediyor annesi hemen barondan özür dilemesini istiyor edgar itiraz edince annesi bağırıp kızıyor aralarında tartışma geçiyo .
Baron dün akşamki olaydan sonra oteli terk edip gidiyor.
Annesi ısrar edince edgar kapıyı çekip gidiyor.
Uzun zaman gezdikten sonra kimsesının olmadığını fark edip büyük annesine gitmeye karar veriyor.
Cüzdanında harcama de parayla bilet alıyor.
Ve büyük annesinin yanına gidiyor hizmetçinin kızı edgar bu edgar deyince kapı açılıyor büyük annesi arkasında da annesinin olduğunu fark ediyor. Acmısın fln diye soruyorlar ve üstünü değiştiriyor annesi onunla konuşmuyor ama .
Annesinin babasını aradığını edgarın geri döndüğünü söylüyor.
Ve kapıya bir araba yaklaşıyor arabadan babasının çıktığını fark ediyor edgar .
Babasından çok korkuyo du .
Babası bağırıp neden kaçtığını sorunca babasının arkasındaki annesini farkedip eliyle susmasını işaret ettiğini görüyor.
Ve koca yürekli edgar annesinin gözlerindeki acıyı ve düşmanlığı görüyor.
Ve annem bana çok iyi baktı ben sadece sıkıldığım için kaçtım diye cevap veriyor babasına.
O kadar yorulmuş ki akşam yatağa gidiyor.
Annesinin gelip onun öptüğümü fark ediyor pişmanlığı gidiyor ve güzel bir rüyaya dalıyor.

Baya kitabı anlattım. :D
88 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
YouTube kitap kanalımda Yakıcı Sır kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: https://youtu.be/a3ctaLux8B4

Nasıl ki milletler arasında savaş olduğunda buna dünya savaşı deniyorsa, insan ilişkileri konusunda sadece insanlar arasında gerçekleşen dünya savaşları da vardır.

Edgar'ın annesinin yaptığı şeyi unutturmaya çalışması "bastırma"yı ve "bahane bulma"yı, kendi suçunu sanki kendisinin değilmiş gibi göstermesi "yansıtma"yı, kitabın sonunda yaşanılan onca olaydan sonra edinilen buruk zafer "telafi etme"yi, annelik sorumluluğuna sahip birinin tamamen annelikten uzaklaşması "karşıt tepki geliştirme"yi, annenin sıkıcı hayatına özenti bir heyecan katarak kendini başarıya ulaşmış gibi göstermeye çalışması "özdeşim kurma"yı, anneyi tavlamaya çalışan baronun bütün hareketleri "hayal kurma"yı, Edgar'ın yaşadığı ruhsal kaos ve sonunda kendinden uzaklaşması "kaçma"yı, asıl tepkinin barona verilmesi gerekirken çocuğa veriliyor olması "yön değiştirme"yi, Edgar'ın annesinin ve adamın onca iyi hareketinden sonra yaptıklarını bir türlü kabullenememesi "yadsıma"yı, Edgar'ın ne olursa olsun kötünün iyisi bir sonuca kavuşmayı "pollyanna"cılığı temsil ediyor. Yani bu kitabın adı Yakıcı Sır değil de Zweig ile Savunma Mekanizmaları Manifestosu olsaydı hiç şaşırmazdım.

Olay sadece kör olup olmamakla ilgili. Bahsetmeye çalıştığım şey de fiziki körlükten öte manevi körlük zaten. Kalp bile düz bir çizgide devam edemiyorken ruhumuzun devinimlerinin de dümdüz olmasını bekleyemeyiz. Ruhlarımız da başka insanlarla iletişimde, ilişkide, herhangi bir deneyim üstünde olurken dünya savaşları yaşayacak. Herkesin kazanmayı arzuladığı bu savaşta bizim de savunma mekanizmalarımız olacak saldırılarımızdan fazla. Herkes Bukowski'nin de dediği gibi "Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki." psikolojisinde yaşıyor olacak. Bir yerde sevgiyi ararken zulümle, merhameti ararken nefretle, zevki ararken pişmanlıklarla karşılacağız. Ama sonuçta bir arayışta olacağız. En güzeli de bu değil mi zaten? Sonuçların verdiği o keskin sayısal birimlerin dışında sürecin ve arayışın verdiği o belirsiz ve ruhumuzu daima canlı tutan sorgulama ihtiyacı en değerli şey değil mi? Sorgulamalarımız olmasaydı Zweig bu kitabı yazıp sadece bir çocuk karakter üzerinden siyasi göndermelere, psikolojik tahlillere, anne-baba-çocuk ilişkilerine ulaşabilir miydi? Diplomalarımız olur her zaman ama üzerlerinde sorgulayışlarımızın notu yazmaz hiçbir zaman. Onun içindir ki günlük rutin ve heyecansız hayatlarımız için kullanacağımız, üzerinde birtakım sayılar yazan kağıt parçalarından başka bir şey bilmeyiz biz.

Bir kenarda oturup zamanında çokça vakit geçirdiğimiz insanları, nesneleri, olayları, şehirleri, dersleri, okulları ve işleri düşüneceğiz. Bunların hepsinin birbirleriyle uyum içinde yaptığı o sırlı dansı anlamaya çalışacağız. Pek tabii ki meraklı kişiler için bu biraz anlamsız gelecek. Edgar gibi Malala gibi Atatürk gibi sadece kendimiz için değil aynı zamanda başkalarının da mutluluğu için çalışacağız. Bir kenarda otururken aslında beynimiz de bir o kadar bir kenarda oturmayacak. Hep düşüneceğiz, hep düşüneceğiz ve hep düşüneceğiz ki artık şu sonsuz evrenin sırlarını çözmeye çalışmaktan beynimiz patlama noktasına gelecek. Ve bu o kadar değerli bir patlama sınırı ki sayın Hiroşima'nın kıskanmasıyla sonuçlanacak. Öldüren cinsten değil de tam tersine daha çok yaşatan, daha çok renklendiren ve ruhundan çiçek açtıran cinsten reaksiyonlara sebep olacak şekilde. O kadar dokunaklı olacak ki güzel olmasına gerek kalmayacak. Ve o kadar doğru bir hareket olacak ki cesaretle yapılmasına gerek kalmayacak.

Yine de sırları olmalı insanın başka insanlardan saklamaya çalıştığı... Yoksa ne anlamı kalırdı sadece onun üzerinde yaşam olduğunu sandığımız dünyanın?
88 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktir. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplik kurarak işe koyulur. Yakıcı Sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara büyüklere göründüğünden çok daha berrak görünmektedir...
88 syf.
·10/10 puan
Stefan Zweig'ın eserleri arasında özellikle psikolojik tahliller içeren hikaye ve romanlar ile tarihî kişiliklerin hayat hikayeleri yer alır.

Zweıg, Yakıcı Sır kitabında kendine has üslubu ile sürükleyici bir kitabı okuyucularının beğenisine sunmuş. Kitabın içeriğinden kısaca söz edeyim :
Avusturya Alplerine giden bir baronun, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramasıyla başlar. Öncelikle tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla arasını iyi tutması gerekecektir. Devamında neler olduğunu merak ediyorsanız kitabı okumanız gerekiyor.
112 syf.
·Beğendi·8/10 puan
"Kendini ondan korumalısın.
Birini aldatan ötekini de kolayca aldatır."
.
Edgar ben sana üzüldüm çocuk, tek istediğin Arkadaşının olmasıydı toplumda yerini gösterebilmekti..Ama ben Baronu değil Anneni hatalı buldum, elin adamı derler herşeyi yapar...
Zweıg'ın muhteşem eserlerinden biri , bir nefeste bitecektir ..
8/10
"Hayat hakkında hiçbir fikri yoktu,sözlerin sadece patlamaya hazır hava balonları gibi olup arkalarında hiçbir iz bırakmadan kaybolduklarını yeni öğreniyordu."
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Olabildiğince az sayfayla, olabilecek karşılaşılabilecek olayları böylesine yoğun hissiyat yükleyerek anlatabilmek Stefan Zweig'İn başarısının sırrı belki de. Her kitabında başka bir duyguyu irdeleyip o duygu etrafında anlattığı, basit hikayeleri nasıl bu kadar etkileyici hale getirdiğini gerçekten anlayamıyorum. Dili de yalın. Öyle süslemeler, uzatmalar, allayıp pullamalar yok. Belki çok gerçek olduğu için. Her insanın düştüğü ya da düşebileceği hataların altını net birşekilde çizdiği için... Yine soluksuz okudum.
96 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum her satırında en çok baskın gelen düşüncem şu oldu .( Hiç bir zaman çocuk zekasını ve anlama kapasitesini aşağılamamak gerek) . Ve kitapta geçen şu çarpıcı cümle yetişkinlerin ciddi derecede dikkate alması gereken türden bir düşünce " Yetişkinler , biz çocukların uyuduğunu sanıyorlar ve onların ne dediğini duyacak ve ne yaptıklarını görecek kadar zeki olduğumuzu unutuyorlar"
Gerçekten bunun farkında olmadan yaşıyoruz ...
Hiçbir şey zekâyı tutkulu bir kuşku kadar bileyemez. Hiçbir şey olgunlaşmamış bir zihnin bütün olanaklarını karanlıkta kaybolan bir iz kadar harekete geçiremez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakıcı Sır
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050320992
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Arzunun mıknatıslı iğnesi, son bir kez, yoğun bir aşk tecrübesi umudu ve nihai geri çekilme arasında gidip gelir. Kadının yüzleşmesi gereken zor bir karar vardır : Kendi hayatını mı yaşayacak, yoksa hayatını çocuğuna mı adayacak ; öncelikle bir kadın mı, yoksa bir anne mi olacak ?

Zweig bu öyküsüyle bir çocuk ve annesinin gizli dünyasına bizi çağırıyor... İnsan ruhunu bir psikolog edasıyla ustaca önümüze seren yazarın bu novellasını beğenerek okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 21,6bin okur

  • klostrofobik`kaplumbağa
  • zehirli`bal
  • bishamonnten`
  • Fatma VAT
  • Meryem Özkan
  • ♡Havo♡
  • Sultan Eşmebaşı
  • Mustafa
  • Gûza Pûç
  • Nermin Erdoğan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (3)
9
%0 (2)
8
%0.1 (6)
7
%0.1 (4)
6
%0 (2)
5
%0 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları