Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve AtatürkCezmi Eraslan

·
Okunma
·
Beğeni
·
68
Gösterim
Adı:
Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve Atatürk
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758691296
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır.

Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur.

"30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve Atatürk
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
327
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758691296
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır.

Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur.

"30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • İlkay Şal
  • Sehertan
  • elizabeth.
  • Soner AYAN
  • Derya
  • Anıl Haco

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0