Geri Bildirim

Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve AtatürkCezmi Eraslan

·
Okunma
·
Beğeni
·
63
Gösterim
Adı:
Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve Atatürk
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
327
ISBN:
9789758691296
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır.

Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur.

"30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.
Kitapta Eraslan Halkçılık hakkında genel bilgiler verdikten sonra Osmanlı İmparatorluğundan ta ki Türkiye Cumhuriyet'ine kadar olan Halkçılık esasını ayrıntılı bir şekilde dile getirmiş ve başta Ziya Gökalp, Mehmet Akif Ersoy gibi isimler olmak üzere yanı sırada Jön Türkler Komite'sinin de Halkçılık ile ilgili düşünceleri güzel bir üslup ile dile getirmiş.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakın Dönem Türk Düşüncesinde Halkçılık ve Atatürk
Baskı tarihi:
Haziran 2003
Sayfa sayısı:
327
ISBN:
9789758691296
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır.

Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur.

"30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Sehertan
  • elizabeth taylor.
  • Soner AYAN
  • Derya
  • Pirtûkhez / Anıl Haco

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0