0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
22 gösterim
Yalan, bir tatlı zehir gibi katılır hayatımıza. Sinsince sokulur yanımıza, sonra içimize; ufak ufak belli eder varlığını; rahatsız etmeden. Gerçi bir huzursuzluk duyarız başlangıçta, bir yabancının tedirgin edici varlığını, fazlalığını. 'Burdayım,' der fısıltıyla, 'burdayım bana ihtiyacım olduğunda, sakın unutma, sana hayatı kolaylaştırmak için varım ben. Hem bir şey de istemiyorum senden, yardımımı iste yeter.' Temkinle yaklaşırız ona önce, hafifçe uzatıp elimizi dokunuruz tenine. Yumuşaktır, sıcaktır, dokunulasıdır. Sonra parmaklarımızı açıp kavrarız onu, hemen gelir, istediğimiz gibi eğip bükeriz, biçimden biçime sokarız, hükmederiz ona. Öyle sanırız. Ne kolaydır onun yumuşacık kıvrımlarına sokulmak, kendimizi kollarına bırakmak. Bizim yerimize o çözümler sorunlarımızı, o çare bulur çaresizliğimize. Her birimizin hayatına çıkmamak üzere girmiştir oysa. Kimliğimizin bir parçası olmuştur, vazgeçemeyiz, kurtulamayız kollarından kolayca. Yalan, gerçeğin bir parçası olur sonunda, gerçekten de gerçek olur. Ve bizi inandırır kendine.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2003
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789750703188
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü: