Yalancı Şeker (Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız?)

·
Okunma
·
Beğeni
·
72
Gösterim
Adı:
Yalancı Şeker
Alt başlık:
Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız?
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051716299
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Metin Başaranoğlu bu çok önemli çalışmasıyla aslında psikolojik, sosyolojik ve antropolojik nedenleri olan ve gelecek yüzyıllarda insanlığın çöküşünü başlatabilecek önemde bir hastalığı tanımlıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.


İhtiyacı olan enerjiden daha fazlasını tüketmek ve bu tüketimini insan doğasına uygun olmayan kaynaklardan sağlamak, insanlığı metabolik sendrom denen yeni bir olguyla karşı karşıya getirdi. Bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek olan bu insanlar sonuçta Başaranoğlu’nun tanımladığı Şişman Sirozu adayları oluyor.


Biyolojik çeşitliliğin azalması, iklimin olumsuz değişikliği, nüfus artışı, adaletsiz paylaşım ve insan doğasına aykırı yaşam tarzları artık tüm dünyayı aynı derecede ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre dünya üzerinde 300.000’e yakın yenilebilir bitki çeşidi bulunurken Amerikan Bitki Bilim Topluluğunun verilerine göre tüm dünyadaki gıda ihtiyacının yaklaşık %95’i yalnızca 30 kadar farklı bitki üründen elde edilmektedir.


Diğer yandan yaklaşık 1 milyar insan ihtiyacı olan enerjiyi temin edemediği için açlık çekerken ondan daha fazla insan şişmanlığın oluşturduğu hastalıklarla boğuşmaktadır. İşin ironik yanı ise yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun hiç tüketilmeden çöpe atılmasıdır.


Sınıf arkadaşım değerli bilim insanı Metin Başaranoğlu’nu bu önemli başarısı için kutluyor, insanlığın geleceğine olumlu katkılar yapmasını diliyorum.


Dr. Kerem Kınık


Kızılay Genel Başkanı
248 syf.
·7/10
Bence fazlasıyla tekrara düşülmüş bir kitap.Kitap boyunca aynı konunun aynı cümlesinden defalarca bahsediliyor ve bir süre sonra insanı sıkıyor.
Türkiyede sirozun en sık nedeni olarak karaciğer yağlanmasını gösteriyor.Gastroenterelog hocamız neye dayanıyor acaba çünkü kendisinden başka bu fikri savunana rastlamadım.Yağlı karaciğer kriptojenik sirozun içinde ele alınır ve o da toplumda küçük bir kesimi temsil eder.
Kitabın en sonunda verilen kaynaklar sanki kaynak vermiş olmak için verilmiş gibi.Kaynaklar etiketli olarak cümle veya paragraf sonunda verilmelidir ki merak eden doğrudan kaynağa gidebilsin.
Kitap kapağında karaciğeri fruktoz şurubundan neden korumalıyız diyor ama kitap içinde fruktoz şurubunun neden zarar verdiğinden nasıl metabolize edildiğinden vs bahsedilmiyor.Zararlıdır denip kestirilip atılıyor.
Kitabın mizanpajını beğenmekle birlikte beklentimi karşılamadığını söyleyebilirim.
Obezite bir nevi dünya besin kaynaklarını adil paylaşmayı bilmeyen,paylaşamayan insanoğluna bir cezadır.
Metin Başaranoğlu
Sayfa 113 - alfa kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalancı Şeker
Alt başlık:
Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız?
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051716299
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Metin Başaranoğlu bu çok önemli çalışmasıyla aslında psikolojik, sosyolojik ve antropolojik nedenleri olan ve gelecek yüzyıllarda insanlığın çöküşünü başlatabilecek önemde bir hastalığı tanımlıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.


İhtiyacı olan enerjiden daha fazlasını tüketmek ve bu tüketimini insan doğasına uygun olmayan kaynaklardan sağlamak, insanlığı metabolik sendrom denen yeni bir olguyla karşı karşıya getirdi. Bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek olan bu insanlar sonuçta Başaranoğlu’nun tanımladığı Şişman Sirozu adayları oluyor.


Biyolojik çeşitliliğin azalması, iklimin olumsuz değişikliği, nüfus artışı, adaletsiz paylaşım ve insan doğasına aykırı yaşam tarzları artık tüm dünyayı aynı derecede ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre dünya üzerinde 300.000’e yakın yenilebilir bitki çeşidi bulunurken Amerikan Bitki Bilim Topluluğunun verilerine göre tüm dünyadaki gıda ihtiyacının yaklaşık %95’i yalnızca 30 kadar farklı bitki üründen elde edilmektedir.


Diğer yandan yaklaşık 1 milyar insan ihtiyacı olan enerjiyi temin edemediği için açlık çekerken ondan daha fazla insan şişmanlığın oluşturduğu hastalıklarla boğuşmaktadır. İşin ironik yanı ise yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun hiç tüketilmeden çöpe atılmasıdır.


Sınıf arkadaşım değerli bilim insanı Metin Başaranoğlu’nu bu önemli başarısı için kutluyor, insanlığın geleceğine olumlu katkılar yapmasını diliyorum.


Dr. Kerem Kınık


Kızılay Genel Başkanı

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Derya
  • Ayşe Burcu
  • Ömer yıldız
  • Mantık Akademi
  • İrem
  • Şule tosun
  • Şevval
  • CELAL BULUT İPEK
  • salih
  • Gülnur Tezcan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%16.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0