Yalanın Erdemi

7,8/10  (4 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
442 gösterim
.Yalanın Erdemi, benzerine az rastlanır bir kurmaca. Yazarı, pek az yaratıcıda görülen üslup ve ifade yeteneğine sahip. Alışık olunduğu gibi, okura, ilk safyadan son sayfaya kadar refakat etmiyor. Fantastik betimlemeler, inanılmaz vakalar, nadide karakterler yok. Ama çekip gitmiyorsunuz bir yere. Bırakmıyorsunuz romanı, bırakamıyorsunuz... Hakikat ile yalan arasındaki o uçurum, o uçurumda filizlenen çiçek, o çiçeğin dehşetli kokusu büyülüyor sizi. Satır aralarına serpiştirilen afyon, keyfe keyif değil, keder katıyor. Kapalı yaraları kanırtıyor, açık yaralara tuz basıyor. Romanda, üsluptan biçime kadar hakim olan parçalılık, bir süre sonra okura sirayet ediyor. Gelin görün ki, o parçalılık ne romanı bir yapboza dönüştürüyor, ne de okurda bulmaca çözüyormuş hissi uyandırıyor. Söz konusu olan, hayatın ritmine dair bir parçalılık... O hayatı kurgulayanlara dair bir parçalılık... O kurgudan etkilenen kişisel, ulusal tarihe dair bir parçalılık...

Joachim Zelter, özellikle İskandinav ülkelerinde büyük ilgi gören bu kitabında, uçurumun kenarında bırakıyor okuru. Bir büyükanne ile torununun hikayesi uçurumdaki köprüler üzerinde geçiyor. Hakiki hayatta kurgusal bir dünyaya sığınmak, ölümün eşiğindeki bir büyükanne için pek cazip görünüyor.
Bildik pek çok vaka, bilinmedik ilişkilerle dahil ediliyor hikayeye. 1974 Münih Olimpiyatları ya da Wimbledon Tenis Turnuvası... Hepsi, torunun kurguladığı radyo programları sayesinde ulaşıyor üçüncü şahıslara. Peki dünyayı, tüm olup bitenleri bu kurgulanmış radyo programlarından takip eden büyükanne, farkında değil midir söylenen yalanların? Belki daha da önemlisi: Riyanın tanrı olduğu bir yerde, hakikate ihtiyaç var mıdır?

(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2005
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789755394664
  • Orijinal Adı:
    Die Würde des Lügens
  • Çeviri:
    Regaip Minareci
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Fatih Gökalp Akbaş 
28 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Bana kimse inanmayacak ama, gerçek diye bir şey varsa, onu kimse tarafından inanılmamasından tanıyabiliriz. yalancı kişi, doğruya, doğruyu arayan ya da doğruyu isteyen kişilerden daha yakındır. gerçek, gerçekten söz eder ama aynı zamanda ondan korkar da. yalancı, gerçeğin sıkıntısını çeker ve onu değiştirmeye çalışır."

Yalanın Erdemi, Joachim ZelterYalanın Erdemi, Joachim Zelter