Yalnız Sahabi - Ebu ZerAbdülhamid Cûdi Es-sahhâr

·
Okunma
·
Beğeni
·
358
Gösterim
Adı:
Yalnız Sahabi - Ebu Zer
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054194162
Çeviri:
Hilal Livaoğlu/ Emine Özkanlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılab
Ebû Zer evlenmiş ve mescidden ayrılarak kendi evine yerleşmişti. Evine gelip gidenler evde hiçbir şey göremeyince eşyaların nerede olduğunu soruyordu.
– Eşyalarımızın güzel olanlarını gönderdiğimiz bir evimiz var, diye cevaplıyordu Ebû Zer.
– Neden hemen o eve taşınmıyorsun öyleyse?
– Çünkü evin sahibi bizi dâvet etmiyor.
Ebû Zer adama bakıyor ve devam ediyordu.
– Eğer benim bildiklerimi bilseydiniz, hanımlarınıza kulak verip evlerinizi eşya ile doldurmazdınız. Allah’tan hep beni meyvesinden istifade edilen bir ağaç olarak yaratmasını istedim.
– Böyle olması senin dünyadan nasibini almana mâni mi?
– Rasûlullah demiştir ki: “Ebediyyet yurduna inanan ama aldatıcı dünya için çalışıp çabalayan birine ne kadar şaşarım!”

– Ya Rasûlallah, yolda yalnız başına yürüyen bir adam var!
Müslümanlardan biri gördü Ebû Zer’i.
– Ebû Zer olmalı, dedi Rasûlullah.
Yolcu kampa yaklaşıyordu. Gerçekten de Ebû Zer idi gelen. Rasûlullah:
– Allah Ebû Zer’e merhamet etsin. Yalnız yürür, yalnız ölür ve yalnız haşr edilir, buyurdu.
Ebu zer, zühd hayatı yaşayıp sıkıntılar yaşayan bir insan olduğu halde Allaha teslim olması... Fakirlere yardım yapılmasını, mal mülk biriktirilmesine karşı çıkması yüzünden sevmezler.
Yalnızlığın en güzel adısın Ya Ebû Zer yalnızlığın bi insana nasıl güzel yakıştığını anlatan çok güzel bi kitaptı bi nefesle okudum .. o yalnız gezer ve yalnız haşr edilir
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnız Sahabi - Ebu Zer
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054194162
Çeviri:
Hilal Livaoğlu/ Emine Özkanlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılab
Ebû Zer evlenmiş ve mescidden ayrılarak kendi evine yerleşmişti. Evine gelip gidenler evde hiçbir şey göremeyince eşyaların nerede olduğunu soruyordu.
– Eşyalarımızın güzel olanlarını gönderdiğimiz bir evimiz var, diye cevaplıyordu Ebû Zer.
– Neden hemen o eve taşınmıyorsun öyleyse?
– Çünkü evin sahibi bizi dâvet etmiyor.
Ebû Zer adama bakıyor ve devam ediyordu.
– Eğer benim bildiklerimi bilseydiniz, hanımlarınıza kulak verip evlerinizi eşya ile doldurmazdınız. Allah’tan hep beni meyvesinden istifade edilen bir ağaç olarak yaratmasını istedim.
– Böyle olması senin dünyadan nasibini almana mâni mi?
– Rasûlullah demiştir ki: “Ebediyyet yurduna inanan ama aldatıcı dünya için çalışıp çabalayan birine ne kadar şaşarım!”

– Ya Rasûlallah, yolda yalnız başına yürüyen bir adam var!
Müslümanlardan biri gördü Ebû Zer’i.
– Ebû Zer olmalı, dedi Rasûlullah.
Yolcu kampa yaklaşıyordu. Gerçekten de Ebû Zer idi gelen. Rasûlullah:
– Allah Ebû Zer’e merhamet etsin. Yalnız yürür, yalnız ölür ve yalnız haşr edilir, buyurdu.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Salih Zileli
  • Elif cicek
  • Ercan
  • Esraykya
  • Fatih Şahin
  • BayBabür
  • Ferah
  • Ali Haydar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%25 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0