Yalnız Seni Arıyorum (Nahit Hanım'a Mektuplar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.908
Gösterim
Adı:
Yalnız Seni Arıyorum
Alt başlık:
Nahit Hanım'a Mektuplar
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750827082
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı Orhan Veli'nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin İçin
Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.
Yine bir şair yine bir mektup silsilesi. Ama bunun sonu hepsinden farklı bir de acı. Güzel bir aşkın içindeyken belediye çukuruna düşüp iki gün sonra beyin kanamasından ölmek... hem de 36 yaşında...

Canımmmmm arkadaşım, bana bu sitenin en güzel armağanlarından biri, Meltek nin hediyesi bu kitap. Aynı satırları işaretlemişiz aynı dertlerde dertlenmişiz. Bu beni çok mutlu ediyor. Mektuplarimiz kitap kardesliğimiz hiç bitmesin :)
Muhteşem tespitime gelince bizim bu şairlerimiz niye hep zor olan kadınlara aşık olmuş bir türlü anlayamıyorum. Ya o dönemde bizimkilerin seveceği kadınlar çok azdı, herkes onlara aşıktı ya da bizimkilerin şairliği bu yönde:)
Ama şu cümleler insanın yüreğini yakmıyor mu ya;
" Saadetimin yalnız sana bağlı olduğuna inanıyorum. Canım sevgilim, tekrar ne zaman buluşacağız? Arzum, ümidim, zevkim, neşem, her şeyim sensin. Ancak senin yanında bahtiyar oluyorum. Hiç ayrılmadan yaşayacağımız gün gelmeyecek mi? Sen, bu arzumun ebedi olacağına inanmak istemiyorsun. Zannediyorsun ki günün birinde senden bıkabilirim. Senden bıkabilirsem Allah beni kahretsin. Ben bu hali üç beş günlük hissimin neticesi olarak söylemiyorum. Bu nice yıların tecrübesi. Sevdiğim, hoşlandığım, arzuladığım, güzel bulduğum, eşsiz şekilde güzel bulduğum tek kadın sensin. Hep senin yanında olmak, sonunda da senin yanında ölmek istiyorum. Bu sözlerimi mübalağa sanma. Duyduklarımı anlatamıyorum bile. Ben senin hayranın, esirinim. ..."
Orhan Veli Kanık'ın, Nahit Hanım'a yazdığı mektuplardan ve şiirlerden oluşan etkileyici kitap. Ahmed Arif'in Leylim Leylim'i ve Franz Kafka'nın Milena'ya Mektuplar'ı tadında sıcacık bir eser. Maalesef şimdilerde böyle mektuplar ve şairleri göremiyoruz. İçinde bulunduğumuz zaman düşünüldüğünde son derece yalın ve keyifsiz bir hayat sürdürdüğümüz aşikar.

Mektupları okurken yıllar önce yazılmış cümleler, yüreğinizi derinden etkiliyor. Benim en çok hoşuma giden kısımları ise, dönemin diğer şairleri, özellikle hayranı olduğum Sabahattin Ali, ile ilgili bilgiler ve yaşantılarından gizli ipuçları içermesiydi.

Birçok okur Nahit Hanım'ın Orhan Veli'ye karşı olan soğukluğu ve ilgisizliği karşısında Nahit Hanım'a karşı kin beslese de dönemin şartları içerisinde değerlendirildiğinde evli bir kadın olan Nahit Hanım'ı acımasızca eleştirmenin doğru olmayacağı kanaatindeyim. Kadının orta halli kocasının yanından ayrılıp beş parasız Orhan Veli'nin yanına yerleşmesi dönemin şartları da düşünüldüğünde Nahit Hanım'dan elbette beklenemezdi.

Son olarak, şiir okumaktan hoşlanmayan benim gibi okurları bile etkileyebilen, okunmaya değer, içten ve sıcak bir kitap olduğunu söylemem gerekir.
Ne acı ne keder, aşk mı ıstırap mı ?

Bir insan içinde neler yaşıyor, nelerle imtihan oluyor.
Parasızlık ...
Aşksızlık...
Kimsesizlik...

Sizi anlayan insanlar bile sanki sizi anlamaktan bihaber.

Sayın Orhan Veli Kanık'ın Nahit hanım'a yazdığı mektupların oluşturduğu kitap bizleri duygu yoğunluğuna sürüklüyor. Çaresizlik içinde yaşam mücadelesi veren ve hiçbir durum da aşkından vazgeçmeyen Orhan Veli'nin hayatını da yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Senin gibi kimse sevmemiştir, senin gibi kimse beklememiştir.
Nahit hanım'ın eminim ki en çok seveni sen olmuşsundur. ve en çok sana çektirmiş. Bu kadar kendine hayran olmasının sebebi de senin bitip tükenmez sabrın olmuş.
Çok sinirlendim, çok laf söyledim, umursamazlık edişine. Seni olmazlara sürüklemesine.

Eminim ki zevkle okuyacaksınız. Ben çok sinir oldum :)

Fox Mulder teşekkürler :) Sen olmasan bu kadar sinir olamazdım :)) İyi ki okumuş ve okutmuş sun:) 7tl 1. baskı kitap benim olabilir demi ? :)
Nahit Hanım'dan Orhan Veli'ye
Affet, zor kadındım, gel unuttum gel... https://youtu.be/pR_3NbMboLU
Ama maalesef gelemez ki, çünkü o artık yok. Sen 12 Kasım 1950 tarihli o mektubu yazdığında o mektup ona ulaşamadan o gitmişti. Pişman mısın acaba? Eminim pişmansındır ama işte son pişmanlık neye yarar diyor ya baba https://youtu.be/2agdQzh_zSk o hesap.

Yalnız aşağıda da yazacağım gibi Orhan Veli'nin maddi sıkıntılar içinde olması vs. Nahit Hanım'ı ona karşı bu şekilde davranmaya mı itiyor acaba? Evli bir kadın bir de. Öğretmen kendisi. Ayrıca Orhan Veli'den başka dönemin yazarları ve şairleri de tutuk kendisine. Çok acayip işler.

Neyse gelelim mektuplara
Mektupların tarihlerine bakıyorum üç gün dört gün bazen bir hafta sonra.. Eskiler çok sabırlıymış gerçekten. Şimdi her türlü teknolojik imkan var bir şey yazıyorsun 5 dk cevap gelmezse kafayı yiyorsun bazen. Düşünsenize sorduğunuz bir sorunun cevabı beş gün sonra gelecek. O beş gün içinde kurar da kurar insanoğlu.

Orhan Veli'yi;
"Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?"
diye devam eden şiiri ile tanımıştım. Ortaokulda hep okurdum bunu sınıfta törenlerde vs. O zamanlar tabii sadece okuyoruz, ne hayatı ne başka bir şey bilmiyoruz. Şimdi öğrendik ama bu şiirleri yazdıran biri mutlaka olmalı değil mi?
Bazen okurken bu kadar da olmaz diyorsunuz ama oluyor işte. Bir de okurken keşke Nahit Hanım'ın mektupları da olsaydı dedim. O zaman daha net anlardık durumu ama yine de Orhan Veli'nin yazdıklarından anlaşılıyor çoğu şey.
Zaman zaman da güldüm hele de o at yarışları, kuponlar vs. mevzusu. Bu kadar da içten seviyor işte. Hiçbir şeyi konuşmaktan çekinmiyor. Parasızlık durumu ise maalesef en acı tarafı. Yapmak istediklerini, sevdiği insanın yanına bile gitmek için binbir çare araması vs. Yürek acıtıyor.
Daha önce Bütün Şiirleri'ni okumuştum, bu kitabı okuduktan sonra tekrar bakmak ve o şiirlerin anlamını daha iyi anlamak gerek.
Bu kitabı bana öneren, benim için çok değerli olan insana da buradan teşekkür ediyorum
Kitapta Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a yazdığı mektuplar var. Orhan Veli bu mektuplarda Nahit Hanım’a duyduğu sevgi, hasret, hayaller ve umutlarından bahsediyor. Bunun yanı sıra Orhan Veli başından geçen günlük olayları, sıkıntılarını Nahit Hanım’la paylaşıyor. İçten yazılmış mektuplardaki duygular size geçiyor. Ayrıca şairin içinde bulunduğu maddi olanaksızlıklara (bir kağıt ve pul parasının nasıl önemli olduğuna), sürekli sevgilisine kavuşmayı hayal eden şairin çaresizliğine tanık olup içiniz sızlıyor.
Nahit Hanım’ın mektuplarını da okumayı çok isterdim, kitabın sonunda tek mektubu var 12 Kasım’da yazılmış, ölümü nedeniyle Orhan Veli’nin eline geçmeyen, okuyamadığı. Burada da kendinizi kötü hissediyorsunuz.
Orhan Veli’nin duygu dünyasına girip sevgisini anlamak isteyenlere öneririm.
İyi ki seni tanımışım. Seni
tanımasaydım,hayatımda böyle bir aşk bulunmasaydı, hayatım ne kadar boş bir hayat olacaktı.

Kitap, Orhan Veli'nin tek ve en büyük aşkı Nahit Hanım'a yazdığı mektuplardan oluşuyor. Mektuplar'da Orhan Veli'nin sevdiceği Nahit Hanım'a olan uçsuz bucaksız aşkına şahit oluyoruz. Saf ve temiz duygularıyla her mektupta bir hüzün bırakıyor insanın yüzüne. Yaşadığı maddi güçlükler ise şiirlerinde olduğu gibi mektuplarda da var.
Orhan Veli'nin şiirlerini seviyorsanız mektuplara da bakmanızı öneririm. Keyifli okumalar..
Bu kitabı lütfen okuyun... Orhan Veli'nin çektiği sefalet ve büyük çok büyük aşkı. Öyle çaresiz zamanlar olmuş ki, Nahit hanımın yanına gitmek istiyor fakat ne üstünde parkası ne bir ayakkabısı var. Ve sürekli mektup yazıyor Nahit hanıma. Kitabı okurken ne kadar ince düşünüyor deyip duruyorum kendime. Öyle detaylar var ki ince düşünülmüş, ne kadar naif diyorum. Öyle pataküte sevmek değil yani. İlmek ilmek sevmek diyorum..
Bir garip Orhan Veli, bir garip aşık...

Şairliğine hayranlık duyduğum Orhan Veli'nin şiirleriyle beraber kendi iç dünyasına, zengin hayallerine, gündelik yaşayışına bir nebze hâkim olabilmek adına bu kitabın büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. O kadar samimi bir üslupla kaleme alınmış mektuplar ki bazen kendimi "ya sen ne sempatik bir adamsın" derken buldum. Parası olmadığı için sevdiği kadına at yarışı oynatması bile Orhan Veli'nin de pek şahsına münhasır bir hareket doğrusu :))
Yalnız Seni Arıyorum kitabı, Orhan Veli'nin şiirleri kadar etkileyici olan mektuplarını gün ışığına çıkarıyor. Nahit Hanım'dır onun tek büyük aşkı. Ne kadar uzağında olursa olsun kalbine daima yakın tuttuğu tek aşkıdır. Orhan Veli ise vapurda seyahat ederken yalnız sevgilisini düşünmek için kimsenin yüzüne bakmayan, hasretini sürekli içinde yaşayıp hisseden, içten ve kısa süren ömründe sevdasına bağlı kalan bir insandır.
Orhan Veli'yi daha yakından tanımak ve daha çok sevmek adına okunması gerektiğine inandığım bir kitap. Tavsiyemdir.
İncelemeyi Orhan Veli"nin Nahit Hanım'a yazdığı düşünülen "Aşk Resmigeçiti" adlı tamamlanmamış şiiriyle noktalamak istiyorum:
"Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
İnsanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar."
Orhan Veli'nin hayatına bizzat şahit oldugunuz bir kitap. Yazdığı mektuplara, kişiliğine ve Nahit Hanım'a duyduğu derin sevgisine hayran olmamak elde değil. Öylesine naif bir kişiliğe sahip ki Nahit Hanım'a istemsizce kızdığınız zamanlar oluyor. Çünkü zorluklarla dolu yaşamında onu ayak tutan tek şeyin sevgi oldugunu görebiliyorsunuz. Mektupları okumakla kalkmıyor adeta yaşıyorsunuz. Orhan Veli'yi bu kitap sayesinde daha çok sevecek yaşadıklarına bir o kadar da üzüleceksiniz.
Mektup okumayı çok severim. Hele bi'de Orhan Kanık'ın ise daha çok severim. Nahit Hanım "Cumhuriyet gibi bir kadındı!"..

Not: çok acemi bir okurun basit cümleleri. Ama siz gene de okuyun, okutun!!
Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile beraber Garip akımının kurucusu olan Orhan Veli, çok genç yaşta beyin kanamasından hayatını kaybetmeden önce uzun zaman Nahit Hanım'a aşk mektupları kaleme almıştır.

Mektuplarında Nahit Hanım'a olan aşkını, yaşamındaki maddi ve manevi zorlukları, bazen at yarışı tahminlerini, bazen de yeni yazdığı şiirlerini paylaşmıştır.

Kitabı okurken Orhan Veli'nin ruh haliyle, kendi ruh halimin oldukça benzeştiğini fark ettim. Zaman zaman Orhan Veli ile beraber Nahit Hanım'a sitem ettiğim, zaman zaman da sinirlendiğim oldu. Kitabı okuyan herkesin, mektuplarda kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Orhan Veli'nin sadece büyük bir şair değil, aynı zamanda romantik bir aşık olduğunu, Nahit Hanım'a nasıl büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu görmek isteyen herkesin okuması gereken bir eser.
En sevdiğim şairlerden biridir Orhan Veli. Nahit Hanım ile güzel bir aşk yaşarken belediye çukuruna düşüp,2 gün sonra beyin kanamasından daha 36 yaşında iken vefat etmesi ne acı. Yazdığı mektubu parası olmadığı için geç gönderen ama yinede sevmekten vazgeçmeyen garip Orhan Veli sen ne yüreği güzel adamsın...
Sen benim için daima tek varolan şeysin.
Senden başka hiçbir şeyim yok.
Hiçbir şeyim de olmasını istemiyorum.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 46 - yapı kredi yayınları
Bu arada kaç defa rüyama girdin. Bazen iyi, bazen fena. Ama ne olursa olsun, hepsi, içimin senden uzak kalamadığına delalet ediyordu. Hiç merak etmedin mi?
Duydum ki merak ediyormuşsunuz
Hususî hayatımı,
Anlatayım:
Evvelâ adamım, yani
Sirk hayvanı falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 18 - Yapı Kredi yayınları
Aşkla beraber kendimi de dünyayı da unutmak istiyorum. İstiyorum ki dünya da beni unutsun.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 83 - Yapı Kredi yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnız Seni Arıyorum
Alt başlık:
Nahit Hanım'a Mektuplar
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750827082
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı Orhan Veli'nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin İçin
Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.

Kitabı okuyanlar 360 okur

  • Zennure Karaaslan
  • Gokmaviyerdeniz
  • Enivre
  • Eda GÜNDAY
  • Kepilleus
  • Ali KURT
  • pamplemousse
  • Ezgi Kaya
  • Şeyma Özbek
  • Sümeyye Nisanur Acar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%22.8
25-34 Yaş
%38.6
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.9
Erkek
%32.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.1 (48)
9
%27.2 (31)
8
%16.7 (19)
7
%7.9 (9)
6
%4.4 (5)
5
%0.9 (1)
4
%0.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0