Geri Bildirim

Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.996
Gösterim
Adı:
Yalnız Seni Arıyorum
Alt başlık:
Nahit Hanım'a Mektuplar
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789750827082
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı Orhan Veli'nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin İçin
Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.
Yine bir şair yine bir mektup silsilesi. Ama bunun sonu hepsinden farklı bir de acı. Güzel bir aşkın içindeyken belediye çukuruna düşüp iki gün sonra beyin kanamasından ölmek... hem de 36 yaşında...

Canımmmmm arkadaşım, bana bu sitenin en güzel armağanlarından biri, Meltek nin hediyesi bu kitap. Aynı satırları işaretlemişiz aynı dertlerde dertlenmişiz. Bu beni çok mutlu ediyor. Mektuplarimiz kitap kardesliğimiz hiç bitmesin :)
Muhteşem tespitime gelince bizim bu şairlerimiz niye hep zor olan kadınlara aşık olmuş bir türlü anlayamıyorum. Ya o dönemde bizimkilerin seveceği kadınlar çok azdı, herkes onlara aşıktı ya da bizimkilerin şairliği bu yönde:)
Ama şu cümleler insanın yüreğini yakmıyor mu ya;
" Saadetimin yalnız sana bağlı olduğuna inanıyorum. Canım sevgilim, tekrar ne zaman buluşacağız? Arzum, ümidim, zevkim, neşem, her şeyim sensin. Ancak senin yanında bahtiyar oluyorum. Hiç ayrılmadan yaşayacağımız gün gelmeyecek mi? Sen, bu arzumun ebedi olacağına inanmak istemiyorsun. Zannediyorsun ki günün birinde senden bıkabilirim. Senden bıkabilirsem Allah beni kahretsin. Ben bu hali üç beş günlük hissimin neticesi olarak söylemiyorum. Bu nice yıların tecrübesi. Sevdiğim, hoşlandığım, arzuladığım, güzel bulduğum, eşsiz şekilde güzel bulduğum tek kadın sensin. Hep senin yanında olmak, sonunda da senin yanında ölmek istiyorum. Bu sözlerimi mübalağa sanma. Duyduklarımı anlatamıyorum bile. Ben senin hayranın, esirinim. ..."
Orhan Veli Kanık'ın, Nahit Hanım'a yazdığı mektuplardan ve şiirlerden oluşan etkileyici kitap. Orhan Veli'nin mektupları da şiirleri kadar naif ve içtenmiş, bunu öğreniyoruz kitabı okurken...

Ahmed Arif'in Leylim Leylim'i ve Franz Kafka'nın Milena'ya Mektuplar'ı tadında sıcacık bir eser. Maalesef şimdilerde böyle mektuplar ve şairleri göremiyoruz. İçinde bulunduğumuz zaman düşünüldüğünde son derece yalın ve keyifsiz bir hayat sürdürdüğümüz aşikar.

Yokluğun ve sefaletin içerisinde bu kadar zengin bir aşk yaşamak her insana özgü olabilecek bir özellik değildir. Orhan Veli ise yaşamı boyunca bunu başarabilmiş nadir şairlerdendir.

Mektupları okurken yıllar önce yazılmış cümleler, yüreğinizi derinden etkiliyor. Benim en çok hoşuma giden kısımları ise, dönemin diğer şairleri, özellikle hayranı olduğum Sabahattin Ali, ile ilgili bilgiler ve yaşantılarından gizli ipuçları içermesiydi.

Birçok okur Nahit Hanım'ın Orhan Veli'ye karşı olan soğukluğu ve ilgisizliği karşısında Nahit Hanım'a karşı kin beslese de dönemin şartları içerisinde değerlendirildiğinde evli bir kadın olan Nahit Hanım'ı acımasızca eleştirmenin doğru olmayacağı kanaatindeyim. Kadının orta halli kocasının yanından ayrılıp beş parasız Orhan Veli'nin yanına yerleşmesi dönemin şartları da düşünüldüğünde Nahit Hanım'dan elbette beklenemezdi.

Son olarak, şiir okumaktan hoşlanmayan benim gibi okurları bile etkileyebilen, okunmaya değer, içten ve sıcak bir kitap olduğunu söylemem gerekir.

Benzer kitaplar

Bu kitabı lütfen okuyun... Orhan Veli'nin çektiği sefalet ve büyük çok büyük aşkı. Öyle çaresiz zamanlar olmuş ki, Nahit hanımın yanına gitmek istiyor fakat ne üstünde parkası ne bir ayakkabısı var. Ve sürekli mektup yazıyor Nahit hanıma. Kitabı okurken ne kadar ince düşünüyor deyip duruyorum kendime. Öyle detaylar var ki ince düşünülmüş, ne kadar naif diyorum. Öyle pataküte sevmek değil yani. İlmek ilmek sevmek diyorum..
Kitapta Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a yazdığı mektuplar var. Orhan Veli bu mektuplarda Nahit Hanım’a duyduğu sevgi, hasret, hayaller ve umutlarından bahsediyor. Bunun yanı sıra Orhan Veli başından geçen günlük olayları, sıkıntılarını Nahit Hanım’la paylaşıyor. İçten yazılmış mektuplardaki duygular size geçiyor. Ayrıca şairin içinde bulunduğu maddi olanaksızlıklara (bir kağıt ve pul parasının nasıl önemli olduğuna), sürekli sevgilisine kavuşmayı hayal eden şairin çaresizliğine tanık olup içiniz sızlıyor.
Nahit Hanım’ın mektuplarını da okumayı çok isterdim, kitabın sonunda tek mektubu var 12 Kasım’da yazılmış, ölümü nedeniyle Orhan Veli’nin eline geçmeyen, okuyamadığı. Burada da kendinizi kötü hissediyorsunuz.
Orhan Veli’nin duygu dünyasına girip sevgisini anlamak isteyenlere öneririm.
Bir garip Orhan Veli, bir garip aşık...

Şairliğine hayranlık duyduğum Orhan Veli'nin şiirleriyle beraber kendi iç dünyasına, zengin hayallerine, gündelik yaşayışına bir nebze hâkim olabilmek adına bu kitabın büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. O kadar samimi bir üslupla kaleme alınmış mektuplar ki bazen kendimi "ya sen ne sempatik bir adamsın" derken buldum. Parası olmadığı için sevdiği kadına at yarışı oynatması bile Orhan Veli'nin de pek şahsına münhasır bir hareket doğrusu :))
Yalnız Seni Arıyorum kitabı, Orhan Veli'nin şiirleri kadar etkileyici olan mektuplarını gün ışığına çıkarıyor. Nahit Hanım'dır onun tek büyük aşkı. Ne kadar uzağında olursa olsun kalbine daima yakın tuttuğu tek aşkıdır. Orhan Veli ise vapurda seyahat ederken yalnız sevgilisini düşünmek için kimsenin yüzüne bakmayan, hasretini sürekli içinde yaşayıp hisseden, içten ve kısa süren ömründe sevdasına bağlı kalan bir insandır.
Orhan Veli'yi daha yakından tanımak ve daha çok sevmek adına okunması gerektiğine inandığım bir kitap. Tavsiyemdir.
İncelemeyi Orhan Veli"nin Nahit Hanım'a yazdığı düşünülen "Aşk Resmigeçiti" adlı tamamlanmamış şiiriyle noktalamak istiyorum:
"Hiçbirine bağlanmadım
Ona bağlandığım kadar.
Sade kadın değil, insan.
Ne kibarlık budalası,
Ne malda mülkte gözü var.
Hür olsak der,
Eşit olsak der.
İnsanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar."
Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile beraber Garip akımının kurucusu olan Orhan Veli, çok genç yaşta beyin kanamasından hayatını kaybetmeden önce uzun zaman Nahit Hanım'a aşk mektupları kaleme almıştır.

Mektuplarında Nahit Hanım'a olan aşkını, yaşamındaki maddi ve manevi zorlukları, bazen at yarışı tahminlerini, bazen de yeni yazdığı şiirlerini paylaşmıştır.

Kitabı okurken Orhan Veli'nin ruh haliyle, kendi ruh halimin oldukça benzeştiğini fark ettim. Zaman zaman Orhan Veli ile beraber Nahit Hanım'a sitem ettiğim, zaman zaman da sinirlendiğim oldu. Kitabı okuyan herkesin, mektuplarda kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Orhan Veli'nin sadece büyük bir şair değil, aynı zamanda romantik bir aşık olduğunu, Nahit Hanım'a nasıl büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu görmek isteyen herkesin okuması gereken bir eser.
Mektup okumayı çok severim. Hele bi'de Orhan Kanık'ın ise daha çok severim. Nahit Hanım "Cumhuriyet gibi bir kadındı!"..

Not: çok acemi bir okurun basit cümleleri. Ama siz gene de okuyun, okurun!!
Bunu okumadan önce Orhan Veli'nin mektubu yok sanırdım. Şairliğiyle tanırdım. "Bir de sevgilim var pek muteber ismini söylemeyeceğim edebiyat tarihçisi bulsun" der bir dizesinde. İşte o muteber insan meğer Nahit Hanımmış..
En sevdiğim şairlerden biridir Orhan Veli. Nahit Hanım ile güzel bir aşk yaşarken belediye çukuruna düşüp,2 gün sonra beyin kanamasından daha 36 yaşında iken vefat etmesi ne acı. Yazdığı mektubu parası olmadığı için geç gönderen ama yinede sevmekten vazgeçmeyen garip Orhan Veli sen ne yüreği güzel adamsın...
Şiir sevmeyen benim en sevdiğim şairdir Orhan Veli. Onun şiirlerini hem çok masum hem de eğlenceli bulurum. Şairin 36 gibi çok erken bir yaşta vefat etmesine de her zaman üzüldüm, üzülürüm. Keşke daha uzun yaşasaydı da biz de onu okuyabilseydik.

Yalnız Seni Arıyorum, şairin âşık olduğu Nahit Hanım’a yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Nahit Hanım bir edebiyat öğretmeni ama o dönem o kadar popüler ki birçok edebiyatçıyla iç içe. Cemal Süreya kendisi için “Bir sanat albümü Nahit Hanım’ın evi. 1930 dedin mi, Hasan Ali Yücel, Sabahattin Ali, Peyami Safa çıkar. 1940 dersin, Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat, Sabahattin Eyuboğlu… 1950 dedin mi, Edip Cansever, Metin Eloğlu, Alp Kuran. 1960, Gürdal Duyar.

Yahya Kemal’le de yemek yemiş günümüzün en genç şairlerinden Küçük İskender’le de (Bu yazı 1988’de yazılmış). Özellikle şairlere yakın.” diye yazmış.

Atatürk’le üç defa dans etmiş. Hakkında Sabahattin Ali, Orhan Veli, Arif Damar, Gülten Akın ve Cemal Süreya şiirler ve yazılar yazmış. Sabahattin Ali de Nahit Hanım’a âşıkmış ama karşılık bulamamış. Bu arada Nahit Hanım, Arif Damar’la evli. Bu kadar popüler birinin dünya güzeli olmasını bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Kapakta da görebileceğiniz gibi çok bir güzelliği yok Nahit Hanım’ın. Bu kadar edebiyatçıyı aklıyla etkilemiş demek ki.

Orhan Veli bazı şiirlerini Nahit Hanım’a göndermiş ve fikrini sormuş.

Nahit Hanım’ın sadece bir mektubu kitapta, son sayfada yer alıyor. Orhan Veli’nin satırlarından taşan duygularından sonra onun mektubunu duygusuz bulduğumu söylemeliyim.

Yorumumun devamını blogumdan okuyabilirsiniz. https://suleuzundere.blogspot.com.tr/...z-seni-ariyorum.html
Hep seni düşünmekten kimsenin yüzüne bakmadım.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 59 - yapı kredi yayınları
Sen benim için daima tek varolan şeysin.
Senden başka hiçbir şeyim yok.
Hiçbir şeyim de olmasını istemiyorum.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 46 - yapı kredi yayınları
Bu arada kaç defa rüyama girdin. Bazen iyi, bazen fena. Ama ne olursa olsun, hepsi, içimin senden uzak kalamadığına delalet ediyordu. Hiç merak etmedin mi?
Ama benim için güzel şehir, çirkin şehir diye bir şey yok. Sadece senin bulunduğun şehir, senin bulunmadığın şehir diye bir şey var…
Ben de yavaş yavaş her şeye tahammül etmesini öğreniyorum. Fazla iyi olmak iyi bir şey değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnız Seni Arıyorum
Alt başlık:
Nahit Hanım'a Mektuplar
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789750827082
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı Orhan Veli'nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin İçin
Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.

Kitabı okuyanlar 244 okur

  • Seda Uzun
  • Ahmet Köçek
  • Cem Karaalioğlu
  • Herze
  • Buse Kocacik
  • Burak Akcan
  • Nisa Nisa
  • Sıla TİRYAKİ
  • Buket Bilici
  • Gogol'un Paltosu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%22.8
25-34 Yaş
%38.6
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.9
Erkek
%32.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.1 (37)
9
%23.2 (19)
8
%14.6 (12)
7
%9.8 (8)
6
%4.9 (4)
5
%1.2 (1)
4
%1.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0