Yalnızız

8,7/10  (422 Oy) · 
1.483 okunma  · 
429 beğeni  · 
10.638 gösterim
Peyami Safa'nın son romanı Yalnızız, engin ruh tahlilleri ve kendi türünde açtığı çığırla onu yalnızca Türk edebiyatının değil, Dünya edebiyatının zirvelerine taşımış şaheseridir. Peyami Safa'nın diğer bütün romanlarında olduğu gibi Yalnızız romanında da doğu-batı, madde-mânâ, ruh-beden, idealizm-materyalizm gibi ikilemler üzerinde durularak, aynı evde yaşadıkları hâlde birbirlerinden oldukça farklı mizaç, düşünce ve insan ilişkilerine sahip aile fertleri üzerinden ruhunu arayan bir toplum resmedilir. Bireysel ve toplumsal kimliklerimiz arasında, bilhassa Batılılaşma hareketlerinden sonra ortaya çıkan uyumsuzluğun yarattığı sıkıntılar, kalabalıklar içinde milyonlarca "yalnız"ın peyda olmasına sebep olmuştur. Yalnızız; sıra dışı kurgusu ve bir üst kurmaca metin olarak romanda kendine yer bulan ütopya ülkesi Simeranya ile yarım asırdır Türk edebiyatının en çok okunan ve sevilen romanlarının başında geliyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    414
  • ISBN:
    9789754370577
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Tanburi 
28 May 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Peyami Safa Türk edebiyatının, dünyanın okuduğu yazarlarla kıyaslanacak kadar dolu, insanlığa seslenen ancak hak ettiği yeri çok da bulamamış yazarı bence.Evet romanın dili günümüz Türkçesine göre ağır gelebilir bazı okurlara. Meslegimdendir belki ama bu beni hiç üzmedi okurken. Aksine dilinin zenginliği beni cezbetti. Roman tekniği açısından mükemmele yakın bir eser. Sanatını bu eserinde döktürmüş Safa. Böyle yazarları okuduktan, onların derinliğine indikten sonra günümüz yazarlarının birçoğuna ön yargılı yaklaşıyorum. Belki de olumsuz tek tarafı bu benim için. Hani "kesmiyor " derler ya onu yaşıyor insan. Tabi okunmaya değer kitaplar var. Okurken çok da keyif aldıklarım oluyor. Ama benim hayatımda yer ediyor mu okuduklarım ? Diye sorduğumda fark ortaya çıkıyor. Kitabı okuduktan sonra insan kendine bir " simerenya"kuruyor.Samim gibi kendi dünyasını yaratıyor. Ruh tahlilleri o kadar başarılı ki sanki bir psikoloji uzmanı Safa. Romanın konusu insandır Safa için. İşte bu eser de bunun en mükemmel örneklerinden. İnsanın en temel duygularından olan "şüphe " kavramını işlerken daha ilk sayfalarda alıyor insanı içine. Ayrıca bizdeki batı düşkünlüğü, dostluk , gösteriş , para tutkusu gibi kavramlar etrafında olay örgüsü şekilleniyor. Psikanalist bir romancı olan Safa bu eserinde kişilerin bozuk karakteriyle, karamsarlıklariyla insanlığa sesleniyor. Kendimizi tanimamizin ve ruhumuzu kesfetmemizin bizim tek çözümümuz olduğunu vurguluyor. Ayrıca II. Dünya Savaşı sonrası kaleme alınmış ve o dönemin izlerini satır aralarında hissediyorsunuz. Romanı incelerken olay örgüsünden çok bahsetmiyorum. Çünkü kısa bir özet niteliğinde oluyor ki ben hep merak duygusunu canlı tutmadan yanayım. Daha çok teknik özelliklere ve bendeki izlenimlerine vurgu yapıyorum bence bu ,romanın asıl önemli tarafı.Kisaca Samim, Besim, Mefharet gibi karakterlerle Türk edebiyatının en önemli psikolojik romanlarından. Benim hayatımda özel bir yere sahiptir. Keyifli okumalar...