Yalnızız

8,6/10  (233 Oy) · 
924 okunma  · 
234 beğeni  · 
5.427 gösterim
Peyami Safa'nın son romanı Yalnızız, engin ruh tahlilleri ve kendi türünde açtığı çığırla onu yalnızca Türk edebiyatının değil, Dünya edebiyatının zirvelerine taşımış şaheseridir. Peyami Safa'nın diğer bütün romanlarında olduğu gibi Yalnızız romanında da doğu-batı, madde-mânâ, ruh-beden, idealizm-materyalizm gibi ikilemler üzerinde durularak, aynı evde yaşadıkları hâlde birbirlerinden oldukça farklı mizaç, düşünce ve insan ilişkilerine sahip aile fertleri üzerinden ruhunu arayan bir toplum resmedilir. Bireysel ve toplumsal kimliklerimiz arasında, bilhassa Batılılaşma hareketlerinden sonra ortaya çıkan uyumsuzluğun yarattığı sıkıntılar, kalabalıklar içinde milyonlarca "yalnız"ın peyda olmasına sebep olmuştur. Yalnızız; sıra dışı kurgusu ve bir üst kurmaca metin olarak romanda kendine yer bulan ütopya ülkesi Simeranya ile yarım asırdır Türk edebiyatının en çok okunan ve sevilen romanlarının başında geliyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    414
  • ISBN:
    9789754370577
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Nurhan ATA 
28 May 18:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Peyami Safa Türk edebiyatının, dünyanın okuduğu yazarlarla kıyaslanacak kadar dolu, insanlığa seslenen ancak hak ettiği yeri çok da bulamamış yazarı bence.Evet romanın dili günümüz Türkçesine göre ağır gelebilir bazı okurlara. Meslegimdendir belki ama bu beni hiç üzmedi okurken. Aksine dilinin zenginliği beni cezbetti. Roman tekniği açısından mükemmele yakın bir eser. Sanatını bu eserinde döktürmüş Safa. Böyle yazarları okuduktan, onların derinliğine indikten sonra günümüz yazarlarının birçoğuna ön yargılı yaklaşıyorum. Belki de olumsuz tek tarafı bu benim için. Hani "kesmiyor " derler ya onu yaşıyor insan. Tabi okunmaya değer kitaplar var. Okurken çok da keyif aldıklarım oluyor. Ama benim hayatımda yer ediyor mu okuduklarım ? Diye sorduğumda fark ortaya çıkıyor. Kitabı okuduktan sonra insan kendine bir " simerenya"kuruyor.Samim gibi kendi dünyasını yaratıyor. Ruh tahlilleri o kadar başarılı ki sanki bir psikoloji uzmanı Safa. Romanın konusu insandır Safa için. İşte bu eser de bunun en mükemmel örneklerinden. İnsanın en temel duygularından olan "şüphe " kavramını işlerken daha ilk sayfalarda alıyor insanı içine. Ayrıca bizdeki batı düşkünlüğü, dostluk , gösteriş , para tutkusu gibi kavramlar etrafında olay örgüsü şekilleniyor. Psikanalist bir romancı olan Safa bu eserinde kişilerin bozuk karakteriyle, karamsarlıklariyla insanlığa sesleniyor. Kendimizi tanimamizin ve ruhumuzu kesfetmemizin bizim tek çözümümuz olduğunu vurguluyor. Ayrıca II. Dünya Savaşı sonrası kaleme alınmış ve o dönemin izlerini satır aralarında hissediyorsunuz. Romanı incelerken olay örgüsünden çok bahsetmiyorum. Çünkü kısa bir özet niteliğinde oluyor ki ben hep merak duygusunu canlı tutmadan yanayım. Daha çok teknik özelliklere ve bendeki izlenimlerine vurgu yapıyorum bence bu ,romanın asıl önemli tarafı.Kisaca Samim, Besim, Mefharet gibi karakterlerle Türk edebiyatının en önemli psikolojik romanlarından. Benim hayatımda özel bir yere sahiptir. Keyifli okumalar...

Gamze Kamanlı 
 25 Nis 23:02 · Kitabı okudu · 39 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazar çok farklı karakterleri bir ailede bir araya getirip aile fertlerinden yola çıkarak insan ilişkileri, toplum, ahlaki değerler gibi bir çok konuya değinmiş. Kitapta en çok ilgimi çeken konu Samim'in ütopyası olan Simeranya! Simeranya öyle bir yer ki orada herkes yeteneklerine göre eğitim alır, insanlar hasta olduğunda buna sebep olan psikolojik etkenler aranır ve çözülür, herkes sakin ve mutludur. İşte öyle güzel bir yer:) Ve çok güzel akıcı bir kitap.

Süheyla Merve 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitabı okuduğum gibi Yalnızız ile ilgili bir makale okuma ihtiyacı hissettim. Batı ve Doğu sentezini yapabilecek kişinin kadın olduğunu söyler, Peyami Safa bu kitabında. Erkekler ya Doğu'nun bilgeliğindedir ya da Batı'nın sahtekârlığında, insan iki benlikten oluşur. Birincisi maneviyatı, ikincisi insanın içindeki dürtülerin baskın gelmesinden oluşur.
Kitap üç bölümden oluşuyor, ilk bölümde Selmin'in yalanı ve Samim ve Besim'in arasındaki diyaloglar, Samim'in aşkı ve fail aranırken ki biraz daha romanın akıcılık kısmı buradadır. İkinci bölümde daha çok roman felsefik gider, ilk bakışta düalizmi gördüğümüzü sansakta kitap daha çok ''tekâmül'' üzerine kuruludur. Üçüncü bölümde ise olaylar biraz daha açığa çıkar. İnsan iki benliğinden birini seçtiğinde yaptıklarının cezasını ya da mükafatını görür.
Teknolojinin her saniye daha çok girdiği evde yozlaşmış bir neslin olduğunu ve maneviyatın olmazsa olmaz olduğunu anlatır. Kitapta Samim mutaasıp biri değildir ama insanın içinde maneviyatın olması gerektiğini söyler.
Kitap batı ve doğu sentezini anlatırken bir yandan Samim'in yüz elli yıl sonraki Simeranya'sından bahseder. Simeranya bir ütopyadır, iyisinden. Simeranya örnek toplumdan bahseder. Örnek bir toplumun nasıl olması gerektiğinden. Kitapta Simeranya üzerinden işlenir, Samim'in dünyasında Simeranya'dan örnekler verilir. Kitapta birçok fikirden alıntılar vardır.
Ahlaken çöken bir toplumda maneviyattan söz edilir ve bu problemin bir çaresi vardır, ideal. İnsanlar idealleriyle ayakta kalabilir. İdeal ve hisler.
Kitabı okumak için Peyami Safa'nın birçok kitabının okunmasını sonra buna gelmesini tavsiye ederim. Çünkü diğer kitaplarındaki karakterlerin son noktasıdır, Samim.
Okurken birçok yerini altını çizebileceğinizi, fikirlerinizin değişebileceği ve sonunun sizi nasıl şaşırtabileceği izleyin ve Peyami Safa'ya bakın. Birçok bilim dalıyla, özellikle psikolojiyle, bu kadar içeçe olması dogmatizme karşı tepkisini koyuyor.
Ne yazık ki, bizler Peyami Safa'yı eleştirel kimliğinden dolayı yanlış konumlara getirmiş ve hatta onu yok saymışızdır. Ne kadar da üzücü ama söylemeden geçemeyeğim o bir ''üstat''.

Ayrıksı 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın bütünü ayrı sonu apayrı güzel.Tüm dikkatimle ve ruhumla okudum cidden insanın derinlerine işleyen bir kitap.Peyami Safa yazar değil sanki bir psikolog bir filozof aldı götürdü kitap

Muhammet Çelik 
30 May 11:46 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 7/10 puan

Peyami Safa, karakter analizleri çok yoğun yapan, bu konuda bence deha seviyesinde bir adam. Zira yazdıklarını hayal ederken aklınızdan devamlı "sahiden öyle oluyor" gibi ifadeler geçebilir.

Bundan sonrasında kitap hakkında bilgi vardır. Okuyacaklara spoiler olabilir.
Bu kitabı da iki bölüm ile incelenebilir. Birincisi evin kızı Selmin'in hikayesi var. Selmin insanları en kötüye alıştırmaktadır. Oynadığı oyunda insanlar, onun bunu oyun olduğunu söylediğinde o kadar rahatlamaktadırlar ki her şartı seve seve kabul etmektedirler.

İkinci kısım Samim ile Meral'in hikayesidir. Meral o dönem bir çok yazarda hissedilen bir karakterdir. Batıya körü körüne hayran ve batı için kendi şahsiyetinden birçok taviz verebilecek bir genç kız. Ancak içinde bir yerlerde yine de kendi kültürüne minik de olsa bağları vardır. Bu bağlar ile Samim'e tutunmaktadır. Safiye Erol, Bahaeddin Özkişi, Samiya Ayverdi, ve Kemal Tahir gibi birçok dönem yazarında benzer karakteri bulabilirsiniz.

Kitapta ayrıca önemli bir ayrıntı da hayal ülkesi olan Simeranyadır. Samim aklındaki ideal ülkeyi burada kurmaktadır.

Ekrem Özkara 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Peyami Safa'nın düşünce ve sanat gücünü aksettiren en olgun eserlerindendir.Üstad bu eserinde insanlığı materyalizmin kör çemberini kırmağa,kaybettiği ruhunu ve kendini bulmaya çağırmaktadır.Ona göre,asrımızda insanlığın bütün problemleri bı noktada düğümlenmektedir.
Ve Allah'ı bilmedikçe,insanlık buhrandan buhrana yuvarlanacak,huzur ve sükun bulamayacaktır.Yalnızız'da insanı laboratuardan kurtarma,onu varlık bütünü içinde kavrama gayretiyle,ruh tahlillerine kazandırdığı derinlik ve insana açtığı yeni ufuklar vardır.İyi okumalar dileklerimle..

Meşrebi Kalender 
 10 Haz 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Film afişlerine veya fragmanlarına aldanmayabiliriz ama çoğu kez kitapların isimleri bizi kandırabiliyor.

Kitabın ismi çok büyük ancak kitap bu büyüklüğü dolduramadığından büyük olarak kalan sadece hayal kırıklığımız oluyor.

Yazar kötü aile yapısının altını çizmek isterken, gözümüzü çıkarıyor.

Daha kitap başlar başlamaz Anne karakteri (Mefharet) öz kızı ile kendi öz abisi arasında bir cinsel ilişki olma şüphesinden o kadar rahat bahsediyor ki ağızda kötü bir tat oluşuyor.( Çok şükür ki, yarım asır sonra yazılan (2006) Baba ve Piç romanındaki ensest ilişki,hala "aman düşman başına vermesin dostlar" dediğimiz olaylar arasında. Çok şükür ki medeniyetimiz hala tek dişli...)

Meral ve Samim karakterleri arasındaki ilişki çok bunaltıcı.Samim karakterine ifrit olmamak elde değil.Egosu,gururunun üzerinde olan bir karakter Samim.

Toplum mühendisliğine soyunan her cumhuriyet yazarı gibi,yazarımız da kötü kadın(!) karakterine hak ettiğini buldurarak milletimize derin bir nefes aldırıyor.

Bu romanı okuyan tüm genç kızlarımız akşam ezanından önce evde olup dizlerini kırarak namuslarıyla evlerinde oturuyorlar....

Hiç mi güzel yanı yok tabi ki var:

Kitap 365 sayfa da olsa sonunda bitiyor....

İrem Kaplan 
30 Tem 04:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Peyami Safa'nın Simeranya'sında kadınlar saf, leyli ve güzeldir. Oraya yalan söyleyenler girememektedir. İnsanlar istediği mesleği yapmakta özgür ve bu nedenle hem çalışkan hem de mutlulardır. Orası benim de Simeranya'mdır, orası muhakkak herkesin Simeranya'sıdır.
Sizler icin bilemem ancak benim için tam anlamıyla kanonik bir eser, öyle de kalmaya devam edecek.

Ahmet Akyüz 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

1. Olay örgüsünün bir günlükten parçalar okuma şeklinde başlatılması kitabın sürükleyiciliğine zeval getirmiş. Giriş bölümünün bu insicamı olmayan paragraflardan oluşması kitaptan soğumaya neden olabiliyor. Neyse ki ikinci, yani Samim ve Meral odaklı bölüm gayet akıcı ve hoştu.

2. Meral'in intiharında ölüme gösterilmesi icap eden tahassüsat -artık hayret, üzüntü, korku, telaş her neyse- yeteri kadar verilememiş. Özellikle sevdiğin birinin intihar haberini yeni almış birinin vukuat hakkında o kadar uzun izahat verebileceğini sanmıyorum. Hadi insan önünden kendisinin sildiği takdirdeki trajedinin sadeliği Samim'in soğukkanlılığına kılıf olabilir ama bir anne için bu soğukkanlılık olmaması lazımdı.

3. Kitapta birden fazla üslup var. Bu her karakterin kendi üslubu olmalılığı açısından güzel. Fakat Samim abimiz bir konuşuyor sanki makale yazıyor maşallah. Yine de kendisi zaten entellektüel bir karakter olduğu için, bu durum konuşma doğallığına zarar veriyor diyemeyiz.

4. Samim'in Simeranya hakkında malumat verirken çok defa "bu konu aslında daha derin, ayaküstü bu kadarını anlatabiliyorum" benzerinde pekiştirmeler yapması göze batıyor.

5. Merakı diri tutmak için bazı entrikalara bolca müracaat edilmiş gibi. Sevdiğin kişinin annesinin bir zaman metresin olması ve o kişinin aslında öz kızın olması vb. abartı tesadüfler.

6. Bir sıfatla kolay kolay tamlama olamayacak, çok yönlü bir roman. Samim'in Meral'in olduğu oteli öğrenirken polisiye romanı, Necile ve Renginaz sahnesinde korku romanı diyebiliriz.

7. Kitapta bazı ufak tefek yerlerin teşrihine muhtaç kalabiliyoruz. Özellikle romanın sonunda Samim'in Necile'nin ölüsüyle beklediği odaya elini yüzünü yıkadıktan sonra döndüğünde Renginaz'ın yaşlanmış haliyle karşılaşmasını anlayamadım.


8. Bunlarla beraber güzel bir kitap. Kızların ibret diye, erkeklerin tedbir diye okuması gerek.

Fatma Özaydın 
 25 Mar 17:16 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çok kısa sürede soluksuz okuduğum bir kitap oldu benim için. Yazarın Samim karakterine ve ona kurdurduğu Simeranya 'sına hayran kaldım. Simeranya'nın eğitim, moda, yaşam politikaları çok mantıklıydı. Ruh tahlilleri, olayların gelişme ve sonuç bölümleri çok sürükleyici bir şekilde anlatılmış. Kesinlikle okunulası Türk Edebiyatı klasiklerinden..

Kitaptan 214 Alıntı

Kaderinin şoförü sensin. Emin ol. Onu dram istikametinde sürme. Biraz gül, yahu! Değmez vallahi bu dünya.

Yalnızız, Peyami SafaYalnızız, Peyami Safa

Bak şu gül bile yalan söylüyor. Öyle taze bir duruşu var ki, manası: "Ben solmayacağım, ben ebediyim’den başka bir şey değil. Yarına kadar solacak halbuki. Yalan söylüyor.

Yalnızız, Peyami SafaYalnızız, Peyami Safa
KübraOCAK 
24 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kalbin tüm meseleleri yalnız kalpte halledilir. Çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.

Yalnızız, Peyami SafaYalnızız, Peyami Safa
Ekrem Özkara 
 29 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

Bu dünyada en bahtiyar ve zeki kadınları kimlerdir,
bilirmisiniz ?
-: Hiç bir sırrı olmayanlardır..!

Yalnızız, Peyami SafaYalnızız, Peyami Safa
Kübra BAYINDIR 
11 Şub 04:25 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız.

Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 393 - ötüken)Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 393 - ötüken)
Ferah 
22 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ‘sevmek’ deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime.”

Yalnızız, Peyami SafaYalnızız, Peyami Safa
Oktay Dinç 
14 Ağu 22:12 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Sevgiliyi dışarıda öldürmek neye yarar, içimizde yaşadığı müddetçe?

Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 314 - MEB Yayınları)Yalnızız, Peyami Safa (Sayfa 314 - MEB Yayınları)