Yalnızlığın Keşfi

7,7/10  (3 Oy) · 
28 okunma  · 
4 beğeni  · 
684 gösterim
Can Yayınları arasında çıkan kitaplarıyla tanıdığınız "Paul Auster"dan ilginç bir anı-roman sunuyoruz. "Yalnızlığın Keşfi" adlı bu anı-romanın "Görünmeyen Bir Adamın Portresi" başlıklı bölümünde, yazar, babasının ölümünden sonraki duygularını ve anılarını anlatıyor; ikinci bölüm olan "Anı Kitabı"nda ise mercek kendi babalık konumuna çevriliyor. Kendisinden ve gerçeklerden kaçan, varolmama'yı seçen babasının düz ve yavan kişiliği ile dünyayı sorgulayan ve onu kavramaya çalışan kendisi, romanın yaşamsal eksenini oluşturuyor. Yazar, baba-oğul söylencelerine yaptığı göndermelerle bu ilişkiyi yeniden irdelerken, yaşam, ölüm, bellek, dil üzerine de düşünmekte, öykülemenin ve yazmanın doğasındaki müthiş yalnızlığı bulgulamaktadır:
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789755103204
  • Orijinal Adı:
    The Invention Of Solitude
  • Çeviri:
    İlknur Özdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Diğer Paul Auster kitaplarından oldukça farklı bir anlatıma sahip olan bu kitapta olayların(anlatılanların) birbiriyle ilişkilerini kavramakta oldukça zorluk çektiğimi kabul ediyorum.

angelsbooks 
21 Mar 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ben yazarın bana hitap etmediğine karar verdim. Bir nevi kendiyle hesaplaşma, düşünceler arasında labirent misali gezinmek gibiydi kitap. Güzel olan yanı okuduğum yorumlara dayanarak, anlattıklarının gerçek oluşuydu. Kitabın dili orta ağırlıkta. Okurken yoruyor. Cümleleri sindirmek için 2. kez okumaya ihtiyaç duydum çoğu kez. Bu kitabı okumayı tercih edenin sakin bir ortam seçmesi gerektiğini düşünüyorum. Boş bir yazar değil kesinlikle. Örneğin bir bölümde Pinokyo hikayesini anlatıyor. Yalnız karşılaştırma yapıyor. Hikayenin orjinali ve Disney uyarlamasından bahsediyor. Ben hikayenin orjinalini bilmediğimden yaptığı karşılaştırmayı yorumlayamadım mesela.

Kitaptan 8 Alıntı

Pascal
İnsanın tüm umutsuzluğu yalnızca bir tek şeyden kaynaklanır, odasında sessizce kalmayı başaramamasından.

Yalnızlığın Keşfi, Paul AusterYalnızlığın Keşfi, Paul Auster

Olağandışı gerçeğin karşısında, düş gücünün yerini bilinç alır.

Yalnızlığın Keşfi, Paul Auster (Wallace Stevens-Opus Posthumous)Yalnızlığın Keşfi, Paul Auster (Wallace Stevens-Opus Posthumous)

Evet, büyümeyebiliriz, yaşlanırken bile her zamanki çocuk olarak kalabiliriz. Eskiden nasılsak öyle anımsarız kendimizi ve değişmediğimizi duyumsarız. Kendimizi şimdi olduğumuz biçime eskiden soktuk, yıllar geçse de öylece kalıyoruz. Kendi açımızdan değişmiyoruz. Zaman bizi yaşlandırıyor, ama biz değişmiyoruz.

Yalnızlığın Keşfi, Paul AusterYalnızlığın Keşfi, Paul Auster
ozan erdoğan 
19 Ağu 02:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Bazen bir kentte amaçsızca dolaşır gibi oluruz. Sokak boyunca yürür, rasgele bir sokağa sapar, bir binanın yüzeyindeki kabartmalara hayranlıkla bakmak için durur, bize beğendiğimiz tabloları anımsatan, kaldırımın üstündeki bir katran lekesini incelemek için yere eğilir, içinde taşıdıkları yaşantılarını hayal etmeye çalışarak sokakta yanımızdan geçen insanların yüzlerine bakar, yemek için ucuz bir lokantaya gider, dışarı çıkınca ırmağa doğru yürümeyi sürdürür (bu kentte bir ırmak varsa), ırmakta işleyen tekneleri ya da rıhtıma yanaşmış büyük gemileri izler, yürürken belki kendimize şarkı söyler ya da ıslık çalar ya da unuttuğumuz bir şeyi anımsamaya çalışırız. Bazen kentin içinde dolaşırken hiçbir yere gitmiyor, yalnızca vakit geçirmenin bir yolunu arıyor gibiyizdir, nerede, ne zaman durmamız gerektiğini bize bildiren de duyduğumuz yorgunluktur. Ama nasıl ki bir adımın ardından kaçınılmaz olarak ikincisi atılırsa, bir düşünce de bir öncekinden doğar; eğer bir düşünce birden fazla düşünce doğurursa (eşit derecede önemli iki ya da üç düşünce), yalnızca ilk düşünceyi sonuna kadar izlemek değil, ikinci, onun ardından da üçüncü düşünceyi sonuca ulaştırabilmek için dönüp o ilk düşüncenin ilk durumunu görmek gerekli olur, böylece, zihinlerimizde bu sürecin bir imgesini oluşturmak istersek, insanın kan dolaşımı imgesinde (kalp, atardamarlar, toplardamarlar, kılcal damarlar) ya da bir harita imgesinde (öncelikle büyük bir kentin sokaklarını gösteren ya da benzin istasyonu haritaları gibi yayılan, kesişen ve kıtayı zikzaklar çizerek dolaşan yolları gösteren haritalar) bir yol ağı çizilmeye başlanır, öyle ki (,) kentte dolaşırken gerçekte yaptığımız şey düşünmek olur, düşüncelerimiz bir yolculuk oluşturur, bu yolculuksa attığımız adımlardan ne fazla ne eksiktir, böylece sonunda bir geziye çıktığımızı söyleyebiliriz, odamızdan çıkmamış olsak da, bir gezi yapmışızdır, nerede olduğunu bilmesek de bir yere gitmiş olduğumuzu güvenle söyleyebiliriz.”

Yalnızlığın Keşfi, Paul Auster (Sayfa 160 - Can Yayınları)Yalnızlığın Keşfi, Paul Auster (Sayfa 160 - Can Yayınları)