Yalnızlık Paylaşılmaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
20954
Gösterim
Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
283
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754181012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
alnızlık her yaşamda bir an gibi, her bitimde yeniden başlayan gibi, dışardan anlaşılmaz, içerden yaşanılmaz. Yalnızlık koca bir yalan kaçtıkça kovalayan, paylaşılmayan. Yalnızlık, yaşamda bir an Hep yeniden başlayan Dışından anlaşılmaz Ya da kocaman bir yalan Kovdukça kovalayan Paylaşılmaz Bir düşün'de beni sana ayıran Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılsa yalnızlık olmaz Özdemir Asaf
120 syf.
"Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiir yoktur"

Öyküm, öykünüz, öyküleriniz.

Susmak zorunda kalmak olmak zor.

Herkese , beklenen her yere aynı anda yetişmekten vazgeçiyor insan. Bir kere konuşan, ifade eden oldun mu, sanki hep bunu yapman gerekiyormuş gibi oluyor aslında böyle bir zorunluluğumuz yok.
Keşke herkes hiçbir durumu olmak zorunda olmasa, duygularına, isteklerine göre seslense anlaşılır olsa. Her zaman birilerine gerçek duygularımla bir şeyler anlatmaya çalıştım. Evet anlattım hakikatten ama baktım ki geçmişe tek yaptığım doğrusu olmayan insanlara anlatmak çabası. Sanırım ben hep bunu yaptım. Yanlış insanlara, yanlış yerlerde, yanlış zamanda doğru şeyler anlatarak anlaşılırım sandım. Yanıldım..
Sonra sustum, susmak zorunda kaldım.
Sonuç mu; içime atan, ne istediğimi bilmeyen, en son beni ne mutlu ettiğini bile hatırlamayan, olaylara karşı tepkisini kaybetmiş, sabah işe giden akşam aynı yolu kullanarak evine gelen ve haftalar geçsin, aylar bitsin diye kendini hayatın akışına bırakan o amaçsız insanlardan oldum.
Neydim ben sahiden?
Nasıl bir hayat istiyordum, bu muydu gerçekten?
Bazen ipi kopmuş bir uçurtma oluyorum bazen de kulelere imrenen bir çukur ..İyi değilim vesselam...
Korkuyorum hem de çok ve bu korkularımı anlatabileceğim hiç kimsem yok.
Bir kere daha hatta defalarca soruyorum kendime kimlerin yarası, kimin yarısı idim?. Bulamıyorum, susuyorum..
Bir insan bu kadar yalnız kalabilmeyi nasıl başarır?
Duygularımı saklaya saklaya kendimi tanıyamaz hale geldim.
Zaman geçtikçe her şey yabancılaştı. Ailem, dostlarım , adımladığım sokaklar, hatta kendim bile.
Olgunlaşmak mı , büyümek mi bu, öyleyse yerimde saymayı tercih ederim.
Çocukken büyümek benim için, her şeyi yapma özgürlüğüydü ve bunu kullanıp kullanmama lüksü .
Büyüdükçe bir halt olmuyormuş.
İnsan büyüdükçe kafası daha çok karışıyor, yaş ilerledikçe daha çok uzaklaşıyor herkesten ve istemeden de olsa dışlanıp, kendi kabuklarında yaşlanıyormuş.
Haa bir de buna tükenmişlik sendromu , asrın hastalığı diyorlar..
Ne derseniz deyin inanın ki ben çok mutsuzum.
Gün geçtikçe susuyorum, sessizliğime sığınıyorum. medet umuyorum..
Nereye gidecek bu döngü bilmiyorum ama Hayat diyorlar işte buna; süresini ve soru sayısını bilmediğim sınava...öl de öleyim hayat diyorum ama "ol" diyor ve yaşıyorum.
Güvenebileceğim ve sevdiğim insanlar azalıyor.
Konuşanlara özeniyorum …Kendi sesimi duyurabilmek, doğru zamanda doğru insanlara doğru şeyler anlatmış olarak anlaşılır olmak istiyorum. https://youtu.be/Bsi5uvBtd3Q
Keyifli okumalar.
120 syf.
·Puan vermedi
Bir kaç cümle ile anlatmam gerekirse sevgili kitap kokusu gibi huzur veren dostlarım , şiir severlerin okurken uzaklara gidip iç geçirecekleri mısralar.Okurken sessiz bir ortam bulup öyle okuyun.Huzurun dalgaları yüreğinizi okşayacaktır
120 syf.
·9/10
Herkese merhaba, böyle güzel bir şiir kitabına şiir gibi bir giriş yapmalı aslında. Özdemir Asaf'cım adın bile kafiyeli bir şiirin mısralarına ait gibi sanki inan. Belki de seni en güzel şiirlerle özdeşleştirdiğim için şiirden farkın kalmamış gibi geliyor bana. Hepiniz tanıyorsunuzdur onu muhakkak. Şiirle pek ilgisi bulunmayan biri bile hiç sanmıyorum ki onun Lavinia'sını bilmesin. Hâlâ anımsayamadın mı yoksa? Benimse sayısını bilmediğim kadar defalarca okuduğumdan ezberimde oysa. Dur hatırlatayım bir kez daha sana.
"Üşüyorsan ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal"
Eminim çoğunuz biliyorsunuz ve anımsamışsınızdır yine de şu dizelerini de söylemeden edemeyeceğim.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia"
Yahu ne güzel bir şiir, bu mısraların aktığı kalp eminim ne sevgi dolu bir kalp... İşte bu yüzden Özdemir Asaf'la aşk başkadır. Onun şiirlerinde aşk daha bir başkadır. Aslında bu kitapta bu şiiri yok ama bunun dışında da bilinmeyi hak eden o kadar çok şiiri var ki.

Kitabı okurken kimi şiirlerini daha önce çoğu kez okumama rağmen aynı heyecanla okudum. Daha önce okumadıklarımı okuyunca da ona bir kez daha hayran kaldım, sonra da niye bu kadar geç kaldım bu şiirleri okumak için diye düşündüm, gözlerimi ve yüreğimi sizden niye bu kadar uzun süre mahrum bıraktım sevgili mısralar deyip kendime de kızsam yeriydi. Bir kez daha anladım onun sayesinde sadece "sen" ve "ben" kelimeleri kullanılarak bile mısraların gülücük ve hüznü bir arada saçabileceğini. Bu iki kelimenin tekrar ve yinelemeleriyle muhteşem şiirler yazılabileceğini...
"İnanırsam ben senden başkasına inanmam" derken mesela başkalarına inanmayacak olmasının verdiği hüznü de, sevdiği insana güvenme konusunda verdiği o tatlı değeri de hissettim adeta.
Şiirlerini tekrar tekrar okudum ben anlamadığım zamanlarda. Bazen bazı satırlar çok anlamsızmış gibi gelebiliyor çünkü. Ama tekrar okumamla birlikte yanıldığımı anladım. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okumaya özen göstersem bile, onların bulunmadığı yerlerde nasıl duraklasam da Sevgili Özdemir Asaf'ın hissettirmek istediği anlamı yakalasam diye düşündüm kimi zaman. Çünkü o anlarda sanki anlamsızlıkların içinde saklanan derin anlamı buldum da şaşırdım. Anlamıştım.

Ayrıca kitabın adından da anlaşılacağı üzere yalnız'ı, yalnızlığı anlatmıştı Asaf kimi şiirlerinde; özellikle artmıştı sonlara doğru. O:
"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz." demişti hani. Bense bu manidar satırlarına hak veriyordum onun lakin şu son ana kadar. Artık düşünüyorum da Sevgili Özdemir Asaf yalnızlık paylaşılır. İçinde geçen "yalnız"a rağmen paylaşılır hem de. Nasıl mı? Özdemir Asaf kalemini alıp bu dizeleri yazdığında herhangi bir kağıt parçasına yanında kimse yoktu belki içinde olan hislerinden başka. O içindeki yalnızlığı aktardı, şiirlere. Bir başına bıraktığı mısralara. Şimdi onun bu satırları yazdığından yıllar sonra ben açıp okudum her dizesini tek tek kimini sayısız kez, defalarca. İşte o an görmesek de birbirimizi ve hiç göremeyecek olsak da hislerini bana aktardı, onun kalbinden döktüklerini okuyup anlamaya çalışmamla. Paylaştı benimle paylaşılmaz sandığı "yalnızlığı" bile. Ve belki siz de taa derinden okursanız bu kitabı sizinle de paylaşır kesinlikle.

Ne denli büyük bir aşktı ki onunkisi böyle güzel şiirler bırakmış bizlere. Bunu düşününce bile şiirlerine aşık oluyor insan. Yani demem o ki durmayın. Bir yerden başlayın Özdemir Asaf'ı tanımaya, şiirlerini okumaya. Mahrum kalmayın daha fazla sizi ısıtacağı muazzam mısralardan, esirgemeyin kendinizi iki kelimeye kocaman anlamlar sığdırdığı dizelerden...
"Seni bulmaktan önce aramak isterim" diyen naif yüreği aramadan bulmaya kalkışmayın. "Seni sevmekten önce anlamak isterim" diyen güzel bir kalbi lütfen anlamadan sevmeyin. Beni kırmayın, onu hiç kırmayın. Onun tüm kitaplarını bitirmek değil de. Ona her şiirinde hep hep yeniden başlayın ;) Şiirle kalın ve en az şiir kadar güzel olan tebessümlerle :)
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yine bir hüzüne dalıp çıktık, ah ah Özdemir Asaf!
Niye böyle şeyler yapıyorsun bizi de hüzünlere boğuyorsun.
Şiir her insan da farklı duygular uyandırır yani kişi de ne eksikse ya da ne tamamlanmamışsa kişi onu arar ve anlar.
Bir çok şair de yaşadıklarını şiirlerle bize yansıtıyor, Özdemir Asaf'ta bunlardan biridir.
Şu mısraları hoşuma gidiyor;
..
Bir gece.
Gecede bir uyku,
Uykunun içinde ben.
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen..
Uykunun içinde bir rüya.
Rüyamda bir gece.
Gecede ben.
Bir yere gidiyorum.
Delice.
Aklımda sen..
Ben seni seviyorum,
Gizlice.
El-pençe duruyorum.
Yüzüne bakıyorum.
Söylemeden,
Tek hece.
Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda.
Birden uyanıyorum.
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda..
..
Şiir de anlatmak istenen asıl şey düş veya hayal fikrimce, yani sevdiği kişiye kavuşamayan aşığın gecesi, rüyası ya da gündüzü sevdiği kişi olmuş. Tabi yazar burda tam olarak ne anlatmak istemiş bilemem ama benim bu cümlelerden anladığım,
birini seviyorsan gecen, gündüzün, rüyan ya da düşlerin ondan ibaret olur. Ben de uyandırdığı his biraz farklı, Iki taraflı bakmak lazım mesela sevgiliye yazılmışsa özlem içeriyor , hasret yada kavuşamamanın verdiği ızdırap, ama birbirine kavuşan iki sevgili için yazılmışsa korku barındırıyor kaybetme korkusu, yitirme, elindeki düş kadar güzel o mutluluğu kaybetme dediğim gibi kim nereden eksikse o yanını tamamlamak ister şiirle..
Sevmek pamuktan bir ipliğin üstünde yürümek gibi hele sevgine karşılık bulmuşsan ve hissettiklerin gerçek bir sevgiden ibaretse. Sevmek sevgiliyle karşılıklı bir muhabbet içerisindeyse ve senin ona kattıklarını oda sana katıyorsa daha da incelir o pamuktan iplik, çünkü bulup sonradan yitirmenin acısı hiç bulamadan kaybetmenin acısından daha beterdir. O mutluluğu, sana bahşedilen sevgiyi yada sevgiliyi kaybetmek istemez hiç bir varlık. Peki nerden gelir bu kaybetme korkusu... Elbette ki faniliğimiz den yani biz biliriz içimiz de barındırdığımız her duygu iyi yada kötü olsun birgün muhakkak yitirilmeye mahkumdur. Ama insanoğlu nankördür ve güzel olanın, mutlu edenin hep yanında kalmasını, onun olmasını ister. Biz buna bir yerde araf diyoruz. Yaşadığı mutluluğun hep onunla olmasını ister ama onu birgün kaybedeceğini de bilir ve bunun için ızdırap çeker. Gördüğümüz rüya olsun yada olmasın aslında şiir de anlatılmak istenen de bu bence kaybetme korkusu ve onun insana hissettirdikleri...
İnces ince bir kağıt kesiği gibi kanar durur kalbin belki de en ucra köşelerin de. Daha fazla açığa çıkması yada tamamen körelmesi kaybetme korkusunun yoğunluğuna ve sevgiliye duyulan sevginin güçlülüğüne göre değişir. Sevgiliyle arandaki muhabbet ne kadar derinse çektiğin ızdırapta o oranla derinleşir ve girdiğin araf daha da çıkmaz bir hal alır..

||Demem o ki çok sevmemeye çalışın yoksa kaldığınız arafın derinliklerin de kaybolup gidersiniz..||

Keyifli okumalar..
120 syf.
·Beğendi·10/10
Düşünürsün hep " Acaba yalnız mıyım?" diye. Değilsin, çünkü paylaşabilidiğin çok şey var. Yalnızlık, aşk, sevgi ve daha niceleri. Hele ki yalnızlığını paylaşabiliyorsan asıl o zaman adı yalnızlık olmaktan çıkıyor şairin dediği gibi. Sabahları bir şeyler ararsın kahvaltı, eşin ya da yağmur, güneşli hava gibi ama öyle vurgular yapmış ki kahvaltıda yalnızlık arar gibi, eşinde yalnızlık bulur gibi, yağmurda yalnız kalır gibi... Hiçbir kelime ile ifade edemeyeceğin duygular binbir renkte kelimeyle ifade edilip okura sunuluyor. Demek ki her şeyin bir tanımı varmış. İlkbaharda açan çiçek kokusu, sonbaharda dökülen yaprak, kışın yağan kar, yazın parlayan güneş eşittir tek bir mevsimle bile ifade edilen duygular... Bir şeyleri gerçekten anlamak için önce birkaç defa okursun daha sonra sana şair seslenir. Bakarsın aynı şeyleri yaşıyoruz diyorsun o zaman toplumu ve duyguları ele almış binevi beni anlatmış. Kendinizi bulacağınız, belki de hayatınızı bulacağınız bir kitap. Bir kelime bin kelime olarak anlatılan yalnızlık her kelimesinde farklı bir okura, duyguya seslenir gibi. Her şeyini paylaş; sevgini paylaş ki çoğalsın, nefretini paylaş ki azalsın ama sadece tek bir şey; yalnızlığını paylaşma çünkü herkesin yanında zaten yalnızlığı var ve paylaşamadığın her şey ceza olur. Farklı yorumlar uyandıran ölümden sonra başlayan bir eser. Huzurlu okumalar.
120 syf.
·2 günde·10/10
Yalnızlığı dizelerinde çok iyi tasvirleyen şair....Özdemir Asaf.

"Çiçek Senfonisi" adlı kitabında bu eserde olan tüm şiirlerinin olmasına rağmen, kızımın hediyesi olduğu için tekrar okumaktan keyif aldım. Özdemir Asaf en sevdiğim şairlerden bir tanesi. Yazım dili ve şiir dizelerinde kullandığı kelimeler oldukça etkileyici. Şiir sevenlere, şiiri tekrar sevdiren şair. Bu eserinde çoğunlukla yalnızlık üzerine yazdığı şiirleri bir araya getirilmiş olsa da, hayatın farklı kesitlerine ait şiirleri de kitaba zenginlik katmış...

Eseri okurken, sizler de anılarınız ile buluşacak, duygulanacak ve mazinizin kuytu köşelerine seyahate çıkacaksınız...
120 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz." Daha önce bu dizeleri hiç bu kadar derinlemesine düşünmemiştim. Sevgili Özdemir Asaf bu şiir kitabında adından da anlaşıldığı üzere kiminin huzuru,kiminin mutsuzluğu, kiminin ise ta kendisi olan 'Yalnızlık' teması üzerinde durmuş. Yalnızlık... Ama ne yalnızlık! Ah, her şiirinde nasıl güzel tasvir etmektir , nasıl derinden hissettirmektir bunu! Okuduğum her yeni şiiri beni bambaşka diyarlara, içsel yolculuğuma taşıyan bir bulut oldu içinde kaybolmak, karışmak istediğim.
Tüm yalnız dostlarıma tavsiyemdir.
120 syf.
·10/10
Hani bazı şiirlerin tadına doyum olmaz ya işte öyle şiirlerin bolca bulundugu bir kitap. Daha fazla ne yazılır bilinmez.

Çocuklukta büyüktüm, oyunlara girmedim..
O bahçelerde kaldı oynanmamış oyunlar.
Ben şimdi anlıyorum oyunda çocukları;
Ne zaman, nerde, baksam, beni de oynuyorlar
120 syf.
Yalnızlık paylaşılır mı?
Bazı insanlar kendini hep yalnız hissetmiştir. Rahatsızdır yalnızlığından, kurtulmak ister. Paylaşmak ister yalnızlığını…
Belki bazı insanlarda kalabalıkların içinde boğulurken kendini birden yalnızlık içinde bulmuştur. Bozulmasını istemez o güzel anın, paylaşmak istemez yalnızlığını...

Asaf “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz” diyor. Hiç düşünme gereği duymamıştım bu kitabı, bu şiirleri okuyana kadar. Ben cevabını bu şiirlerin içinde aradım.
Kitabın girişinde ilk olarak bizi “Şaka Değil” adlı şiiri karşılıyor ve ben bu güzel şiirlerin içinde kaybolup gittim. Bana göre akıcıydı ve açık bir anlatımı vardı. Okuduğunuz da bazı şiirlerin aksine kolay anlıyorsunuz. Bazı şiirlerde öğüt vermişken, bazı mısralarda sevindiriyor, bazı mısralarda ise hüzne boğuluyorsunuz. Adından anlaşılacağı üzere kitabın temasını yalnızlık oluşturuyor. Yalnızlığa sesleniyor Ö. Asaf bu kitapta…

Yine duygulardan duygulara atlayıp durdum. Yine geçmişin dalgaları arasında oradan oraya sürüklendim... Ne kadar da yalnız olduğumu bir kere daha hissettirdi.

Yalnızlık Paylaşılmaz sosyal medya da sürekli sözleri ile karşılaştığım fakat sadece en bilindik şiirlerini bildiğim Özdemir Asaf’ın okuduğum ilk kitabı oldu. Bu kitaptan sonra farkına vardım ki sosyal medya da gördüğümüz Özdemir Asaf sözleri bu şiirlerin yanında hiç bir şey... (O sözlerin çoğunun şaire ait olmadığını da hesaba katabiliriz. )
120 syf.
·1 günde·9/10
"Sözün bitim yerini olay ya da konu seçmez, söz seçer. Başlangıcını da olduğu gibi."
-diye başlıyor kitap. Özdemir Asaf'ın okuduğum ikinci şiir kitabı bu. Kitap onun yalnızlık adı altında derlenen şiirlerinden oluşuyor. Ne zaman ki yalnızlığa özlem duyduğumda açıp okuyacağım bir kaç kitaptan birisi haline geldi.
Eğer şiir aza indirgeme sanatı ise, bunun en iyi örnekleri Özdemir Asaf'ın şiirleridir. Bunu en iyi onun şiirlerini okurken fark ediyorsunuz. Şiirlerinde bazen bir iki mısrada size söylemek istediğini hissettirmesini iyi bilendir, Özdemir Asaf. Zira bir kelimeye bir çok anlam yükleyerek sizin ruhunuzu farklı diyarlara, alemlere götürmesini ustalıkla başarmış bir şair. Şiirlerini dönüp dolaşıp bir daha okuduğum zaman benim aldığım tadı sizde alırsınız umarım. Kısa bir inceleme de tarife sığdırılamaz tabiii ki de onun kendisi ve şiirleri. Sadece tekrar tekrar okuyarak anlayabilir onu okur. İncelememin sonunda onun bir şiirine yer vermek istedim:
Yalnız
Önceden sezer
Sonra olacakları..

Paylaşacak biri vardır;
Anlatır anlatır ona
Olanları, olmayacakları.
Keyifli okumalar..
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Özdemir Asaf, yaşadığı dönemdeki geleneksel şiir akımının biraz dışında kalmış bir şairdir. Daha çok somut kavramları soyutlayarak çıkıyor karşımıza şiirleri. Bu aslında benim en sevdiğim tarafıdır O'nun. Kafiye uyumuna çoğunlukla dikkat etmekte hatta kıtalar arasında da kafiye düzeni getirmektedir. Kitaplarında zaman zaman felsefi ironilere de rastlayabilirsiniz.

Şiirlerinde mısra sayısını ikiye düşürebilmekte yada altıya çıkarabilmektedir. (Son dönem şiirlerinde daha çok dize sayısının azaldığını görürsünüz.) Sevgi, umutsuzluk, bekleyiş, ölüm ve huzursuzluk işlediği başlıca temalardandır.

Popülerlik olarak dönemin yazarlarının biraz gerisinde kaldığı olgusu yaygın olsa da, günümüzde her şiir seven okurun kütüphanesinde kitapları mutlaka yerini almıştır. Kendine has üslubu ve ahengiyle Türk şiirine zenginlik katmış ve okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim değerli bir şairdir.

Saygılarımla...
120 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Cumhuriyet dönemi şairlerinden Özdemir ASAF ' ın şiir kitapları her zaman en baş tavsiyelerimden olmuştur ve buna bir yenisi daha eklendi.

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan...
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kaçtıkça kovalayan...
Paylaşılmaz.

Bir düşünde seni bana ayıran
Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Bazı kasvetli duygu ve durumları böyle güzel dile getiren güzel insanın : Bence her şiiri bir senfoni...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
283
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754181012
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
alnızlık her yaşamda bir an gibi, her bitimde yeniden başlayan gibi, dışardan anlaşılmaz, içerden yaşanılmaz. Yalnızlık koca bir yalan kaçtıkça kovalayan, paylaşılmayan. Yalnızlık, yaşamda bir an Hep yeniden başlayan Dışından anlaşılmaz Ya da kocaman bir yalan Kovdukça kovalayan Paylaşılmaz Bir düşün'de beni sana ayıran Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılsa yalnızlık olmaz Özdemir Asaf

Kitabı okuyanlar 3.338 okur

  • Ve Dağlar Yankılandı
  • Yağmur
  • Zülfikar
  • Deste Işık
  • Müşkülpesent
  • hassas köfte
  • Elif Uçar
  • Kitapkurdu
  • Yıldızlarınaltında
  • Nisa

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.5 (47)
9
%3.4 (29)
8
%2.9 (25)
7
%2.6 (22)
6
%1.4 (12)
5
%0.4 (3)
4
%0.4 (3)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları