Yalnızlık Paylaşılmaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
36,7bin
Gösterim
Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Şubat 2009
Sayfa sayısı:
126
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753318358
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayinevi
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Uzun Bir Öykü 
Hiç kimsenin kafesine 
Koyamayacağı bir kuş... 
Kaçmasını öylesine 
Uçmasını böylesine 
Unutmuş. 
Bir insan sesine 
Gelip konmuş.
283 syf.
·3 günde·9/10 puan
Yalnızlık Paylaşılmaz şiir seven sevmeyen herkesin anlayarak okuyabileceği anlamlı, kaliteli bir eser.

Mehmet Kaplan'ın bir yazısıyla başlıyor:

"Kelimeler ile gerçek arasında bir uçurum vardır. Hiçbir kelime gerçeğin yerini tutmaz.
Kelimeler gerçeğin uzak ve suni işaretlerinden ibarettir. Biz gerçeğe bizzat yaşayarak ulaşırız.
Fakat onları anlatmaya kalkınca kullanıla kullanıla yıpranmış, bizim yaşantılarımıza tekabül etmeyen
kelimelerle karşılaşırız. (...) Öyleyse her şeyi yeniden yoklamak, dilin aldanışlarına kapılmamak
lâzımdır. Bu nasıl olur? Paradokslarla. Zira paradoks bilinen kelimelerin manalarını siler.
Paradoksla yeni hakikatlere ulaşılmasa bile, hiç olmazsa, dilin o aldatıcı büyüsü yok edilmiş olur.
Özdemir Asaf'ı paradokslu bir üslup kullanmaya sevkeden psikolojik amilin bu arzu olduğunu
sanıyorum."

Mehmet Kaplan hocanın yazısının ardından o muhteşem dizeler geliyor adeta doğru bir kitap seçtiniz dercesine:

"Her insanın bir öyküsü vardır,
ama her insanın bir, şiiri yoktur."

Öyle değil mi sahiden? Her insanın iyi ya da kötü bir hikayesi var. Ama şiir herkese nasip olmuyor.

Neler yok ki kitapta: Aşk, yalnızlık, ölüm... Mısra mısra altını çizeceğiniz dizeler... Size hitap eden birkaç dizeye mutlaka rastlıyorsunuz. Ben de beni anlattığını düşündüğüm birçok dizeye rastladım. Birçoğunu da siz değerli okurlar ile paylaştım. Kim bilir belki de "bu kadarı fazla" dedirtmişimdir ama bir dizeyi paylaşsam hatrı kalıyordu diğer dizenin. O nedenle beğendiğim dizeleri buraya da ekleyerek sizleri sıkmayacağım.

Şairin en sevdiğim eseri oldu. Gönül rahatlığıyla öneriyorum.
120 syf.
"Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur"

Düşünüyorum da bir zamanlar ;
Susmak zorunda kalıyor olmak ne zordu.

"Ön yargılardan uzak
Eğilip içimize baksak."


Herkese , beklenen her yere aynı anda yetişmekten vazgeçiyor insan. Bir kere konuşan, ifade eden oldun mu, sanki hep bunu yapman gerekiyormuş gibi oluyor aslında böyle bir zorunluluğumuz yok.
Keşke herkes hiçbir durumu olmak zorunda olmasa, duygularına, isteklerine göre seslense anlaşılır olsa. Her zaman birilerine gerçek duygularımla bir şeyler anlatmaya çalıştım. Evet anlattım hakikatten ama baktım ki geçmişe tek yaptığım doğrusu olmayan insanlara anlatmak çabası. Sanırım ben hep bunu yaptım. Yanlış insanlara, yanlış yerlerde, yanlış zamanda doğru şeyler anlatarak anlaşılırım sandım. Yanıldım..
Sonra sustum, susmak zorunda kaldım.
Sonuç mu; içime atan, ne istediğimi bilmeyen, en son beni ne mutlu ettiğini bile hatırlamayan, olaylara karşı tepkisini kaybetmiş, sabah işe giden akşam aynı yolu kullanarak evine gelen ve haftalar geçsin, aylar bitsin diye kendini hayatın akışına bırakan o amaçsız insanlardan oldum.
Neydim ben sahiden?
Nasıl bir hayat istiyordum, bu muydu gerçekten?
Bazen ipi kopmuş bir uçurtma oluyordum bazen de kulelere imrenen bir çukur ..İyi değildim vesselam...
Korkuyordum hem de çok ve bu korkularımı anlatabileceğim hiç kimsem yoktu.
Bir kere daha hatta defalarca soruyordum kendime kimlerin yarası, kimin yarısı idim?. Bulamıyordum, susuyordum..
Bir insan bu kadar yalnız kalabilmeyi nasıl başarır?
Duygularımı saklaya saklaya kendimi tanıyamaz hale gelmiştim.
Zaman geçtikçe her şey yabancılaşmıştı. Ailem, dostlarım , adımladığım sokaklar, hatta kendim bile.
Olgunlaşmak mı , büyümek mi bu, öyleyse yerimde saymayı tercih ederdim.
Çocukken büyümek benim için, her şeyi yapma özgürlüğüydü ve bunu kullanıp kullanmama lüksü .
Büyüdükçe bir halt olmuyormuş.
İnsan büyüdükçe kafası daha çok karışıyor, yaş ilerledikçe daha çok uzaklaşıyor herkesten ve istemeden de olsa dışlanıp, kendi kabuklarında yaşlanıyormuş.
Haa bir de buna tükenmişlik sendromu , asrın hastalığı diyorlar..
Ne derseniz deyin inanın ki bir zamanlar, ben çok mutsuzdum .
Gün geçtikçe susuyor, sessizliğime sığınıyor ve medet umuyordum .
Nereye gidecek bu döngü bilmezken ama hayat diyorlar işte buna; süresini ve soru sayısını bilmediğim sınava...öl de öleyim hayat demiyorum artık .

“Ben seni seviyorum,
Gizlice.”

Aldığım bir nefes minicik bir nefes "ol" diyor ve yaşıyorum.
Sil baştan yeniden yazılan öykümü, öykümüzü.

Güvenebileceğim ve sevdiğim insanlar artıyor .

"Yüzüme susanlardan konuşmayı öğrendim."

Kendi sesimi duyurabilmek, doğru zamanda doğru insanlara doğru şeyler anlatmış olmanın huzurunu yaşıyorum.

Herkese, öyküsünü çekinmeden sorgulayacağı, sonrasında yeniden yeniden heyecanıyla, bolca sağlıklı huzurlu bir ömür ve keyifli okumalar diliyorum.

https://youtu.be/T8xl0XtzmnM
https://youtu.be/PXL-lLLCMvU
  • Üstü Kalsın
    8.3/10 (1.797 Oy)1.907 beğeni8,1bin okunma25,9bin alıntı28,1bin gösterim
  • Üvercinka
    7.7/10 (2.419 Oy)2.440 beğeni10,7bin okunma16,8bin alıntı48,4bin gösterim
  • Ben Sana Mecburum
    8.3/10 (1.204 Oy)1.362 beğeni5,7bin okunma13bin alıntı28,3bin gösterim
  • Otuz Beş Yaş
    8.6/10 (1.555 Oy)1.613 beğeni6,7bin okunma22,6bin alıntı30,3bin gösterim
  • Gelmiş Bulundum
    8.2/10 (1.282 Oy)1.186 beğeni5,3bin okunma21,1bin alıntı21,8bin gösterim
  • Lavinia
    8.9/10 (2.768 Oy)2.997 beğeni10,9bin okunma24,4bin alıntı70,9bin gösterim
  • Henüz Vakit Varken Gülüm
    9.0/10 (3.189 Oy)3.449 beğeni12,8bin okunma30,2bin alıntı51,7bin gösterim
  • Bütün Şiirleri
    8.5/10 (2.457 Oy)2.609 beğeni9,5bin okunma38,7bin alıntı43,5bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (3.495 Oy)3.495 beğeni12,6bin okunma40,7bin alıntı71,3bin gösterim
  • Dokuza Kadar On
    8.7/10 (2.899 Oy)2.982 beğeni11,8bin okunma38,1bin alıntı58,5bin gösterim
283 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın içerisinde sevdiğim çok fazla şiir var. Öyle şiirler yazıyor ki, okuduğunuz zaman yüreğinize oturuyor ve öylece kalıp, sayfayı çevirmeye eliniz varmıyor. Asaf'ın değindiği noktalar o kadar anlamlı ki, en kısa zamanda okumalısınız.
156 syf.
·6 günde·10/10 puan
Özdemir Asaf ‘ın şiirlerini sevmeyenimiz yoktur .Çok severek okuduğum veya dinlediğim şiirlerini ilk defa toplu bi şekilde okuma fırsatı buldum .
Şunu da belirtmeliyim ki elimdeki bu basım Özdemir Asaf’ın özgün elyazmalarıyla daktiloya çekilmiş müveddelerini (karalamalarını)bir araya getiriyor . Kitaba artı bir değer katıyor .


Keyifli okumalar.
156 syf.
·Puan vermedi
" Her leke
Kendisiyle çıkar "

Her mısrasında insanın yüreğine o en özel duyguları o içtenliği kendine özgü inceliğini sevgisini kelimelerle büyülü bir şekilde insanı geçirip hissettirişiyle insana yeniden ve yeniden okuma isteği doğuran bir şair .... Yalnızlıklarımıza dokunmak değil yalnızlığımız oldun #özdemirasaf
120 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Uzağa değil, usta
Öteye hep öteye gitti;
Yalnızlığı ondandır. "
(s. 14)

İlk defa okuduğumda bu şiiri anlamadım fakat uzak ve öte gibi yakın anlamlı kelimeleri inceleyince şunu fark ettim; Uzaktaki kişi gurbettedir, öteki kişiler ise biraz daha "öteye" giderek yalnız kalmayı tercih ederler. Tıpkı bir bankın en ucuna, "öte" sine oturmak gibi ya da insan topluluklarının bulunduğu bir yerde en öteye gitmek gibi. "Öteye" gidenler bu yüzden yalnızdırlar. Uzaktakiler gurbettedir, özlediği/özleyenleri elbette vardır. Fakat ötedeki, kendisi yalnızlığı tercih etmiştir.
120 syf.
·9/10 puan
Herkese merhaba, böyle güzel bir şiir kitabına şiir gibi bir giriş yapmalı aslında. Özdemir Asaf'cım adın bile kafiyeli bir şiirin mısralarına ait gibi sanki inan. Belki de seni en güzel şiirlerle özdeşleştirdiğim için şiirden farkın kalmamış gibi geliyor bana. Hepiniz tanıyorsunuzdur onu muhakkak. Şiirle pek ilgisi bulunmayan biri bile hiç sanmıyorum ki onun Lavinia'sını bilmesin. Hâlâ anımsayamadın mı yoksa? Benimse sayısını bilmediğim kadar defalarca okuduğumdan ezberimde oysa. Dur hatırlatayım bir kez daha sana.
"Üşüyorsan ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal"
Eminim çoğunuz biliyorsunuz ve anımsamışsınızdır yine de şu dizelerini de söylemeden edemeyeceğim.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia"
Yahu ne güzel bir şiir, bu mısraların aktığı kalp eminim ne sevgi dolu bir kalp... İşte bu yüzden Özdemir Asaf'la aşk başkadır. Onun şiirlerinde aşk daha bir başkadır. Aslında bu kitapta bu şiiri yok ama bunun dışında da bilinmeyi hak eden o kadar çok şiiri var ki.

Kitabı okurken kimi şiirlerini daha önce çoğu kez okumama rağmen aynı heyecanla okudum. Daha önce okumadıklarımı okuyunca da ona bir kez daha hayran kaldım, sonra da niye bu kadar geç kaldım bu şiirleri okumak için diye düşündüm, gözlerimi ve yüreğimi sizden niye bu kadar uzun süre mahrum bıraktım sevgili mısralar deyip kendime de kızsam yeriydi. Bir kez daha anladım onun sayesinde sadece "sen" ve "ben" kelimeleri kullanılarak bile mısraların gülücük ve hüznü bir arada saçabileceğini. Bu iki kelimenin tekrar ve yinelemeleriyle muhteşem şiirler yazılabileceğini...
"İnanırsam ben senden başkasına inanmam" derken mesela başkalarına inanmayacak olmasının verdiği hüznü de, sevdiği insana güvenme konusunda verdiği o tatlı değeri de hissettim adeta.
Şiirlerini tekrar tekrar okudum ben anlamadığım zamanlarda. Bazen bazı satırlar çok anlamsızmış gibi gelebiliyor çünkü. Ama tekrar okumamla birlikte yanıldığımı anladım. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okumaya özen göstersem bile, onların bulunmadığı yerlerde nasıl duraklasam da Sevgili Özdemir Asaf'ın hissettirmek istediği anlamı yakalasam diye düşündüm kimi zaman. Çünkü o anlarda sanki anlamsızlıkların içinde saklanan derin anlamı buldum da şaşırdım. Anlamıştım.

Ayrıca kitabın adından da anlaşılacağı üzere yalnız'ı, yalnızlığı anlatmıştı Asaf kimi şiirlerinde; özellikle artmıştı sonlara doğru. O:
"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz." demişti hani. Bense bu manidar satırlarına hak veriyordum onun lakin şu son ana kadar. Artık düşünüyorum da Sevgili Özdemir Asaf yalnızlık paylaşılır. İçinde geçen "yalnız"a rağmen paylaşılır hem de. Nasıl mı? Özdemir Asaf kalemini alıp bu dizeleri yazdığında herhangi bir kağıt parçasına yanında kimse yoktu belki içinde olan hislerinden başka. O içindeki yalnızlığı aktardı, şiirlere. Bir başına bıraktığı mısralara. Şimdi onun bu satırları yazdığından yıllar sonra ben açıp okudum her dizesini tek tek kimini sayısız kez, defalarca. İşte o an görmesek de birbirimizi ve hiç göremeyecek olsak da hislerini bana aktardı, onun kalbinden döktüklerini okuyup anlamaya çalışmamla. Paylaştı benimle paylaşılmaz sandığı "yalnızlığı" bile. Ve belki siz de taa derinden okursanız bu kitabı sizinle de paylaşır kesinlikle.

Ne denli büyük bir aşktı ki onunkisi böyle güzel şiirler bırakmış bizlere. Bunu düşününce bile şiirlerine aşık oluyor insan. Yani demem o ki durmayın. Bir yerden başlayın Özdemir Asaf'ı tanımaya, şiirlerini okumaya. Mahrum kalmayın daha fazla sizi ısıtacağı muazzam mısralardan, esirgemeyin kendinizi iki kelimeye kocaman anlamlar sığdırdığı dizelerden...
"Seni bulmaktan önce aramak isterim" diyen naif yüreği aramadan bulmaya kalkışmayın. "Seni sevmekten önce anlamak isterim" diyen güzel bir kalbi lütfen anlamadan sevmeyin. Beni kırmayın, onu hiç kırmayın. Onun tüm kitaplarını bitirmek değil de. Ona her şiirinde hep hep yeniden başlayın ;) Şiirle kalın ve en az şiir kadar güzel olan tebessümlerle :)
120 syf.
·Puan vermedi
Bir kaç cümle ile anlatmam gerekirse sevgili kitap kokusu gibi huzur veren dostlarım , şiir severlerin okurken uzaklara gidip iç geçirecekleri mısralar.Okurken sessiz bir ortam bulup öyle okuyun.Huzurun dalgaları yüreğinizi okşayacaktır
126 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz diyor şair.. Körebe gibi yalnızlığın içinde dolaşan , bazen anlamsız gelen, karmaşık ama insanı oradan oraya savurup duran dizeleriyle insana kendini sorgulatıyor. Şiirler satırlarda sevilmez, kafiyelerde aşık eder kendine. Çok şiir sevmemeli insan, çok şiir okuyup kendine en yakın hissettiğini alıp öpmeli, yüreğinde taşımalı. İşte tam da bu yüzden okunmalı, okunduğuna hep hayran bırakacağından şüphesi olmadan hem de.
156 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Şiir okumak çok farklı duygular hissettiriyor heleki kalemi güçlü olan bir şairse. Şiiri okurken her dizenin altında çok derin duygular yattığını anlıyorsun. Bir daha okuyorsun, kahveni yudumluyorsun devam ediyorsun apayrı bir zevk veriyor. Yalnız bir ortamda, yalnızlıkla ilgili ustaca yazılmış şiirleri okuyorsun. Vakit buldukça açıp açıp okumak istiyorsun. Bi süre sonra da kendi el yazısını çözüyorsun zaten. YKY yayınlarında şiirler kendi el yazısıyla fotoğraf şeklinde koyulmuştu. Çok hoş bir kitap olmuş.

Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanin kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.
Bir sevgiyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.
Kedi kadının yanındaydı,
Kadın gecenin yanındaydı.
Kedi gitti geceye değdi,
Karardı,
Döndü kadına değdi.
Bir kadın portresi belirdi;
Elinde siyah bir gül vardı,
Kucağında kırmızı bir kedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Şubat 2009
Sayfa sayısı:
126
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753318358
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayinevi
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Uzun Bir Öykü 
Hiç kimsenin kafesine 
Koyamayacağı bir kuş... 
Kaçmasını öylesine 
Uçmasını böylesine 
Unutmuş. 
Bir insan sesine 
Gelip konmuş.

Kitabı okuyanlar 6,4bin okur

  • şerife
  • Nurgül Gedik
  • Bahar eker
  • Deniz N.
  • Özgül Ece Mersin
  • H.
  • Doruk
  • Merve Özgül
  • Emir Can TATAR
  • yasin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (12)
9
%0.7 (11)
8
%0.9 (15)
7
%0.2 (3)
6
%0.2 (4)
5
%0.1 (1)
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0.1 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları