Yalnızlık Paylaşılmaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.490
Gösterim
Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750828928
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yarın düzenleyecekler aşklarımızı,
Ner'deyse.
Huysuzluğumuz ondan.
Perdeleri kapatmalı mı?
Perdeyse.
Yaşamlarımızın, doğumlarımızın
Tadı kaçmadan..
Gökteyse, yerdeyse,
Bir şeyse.

Çarpık çizdiriyorlar,
Karanlık yazdırıyorlar, 
Canından bezdiriyorlar..
Kırgınlığımız ondan.
Acı-acı güldürüyorlar..
Hırçınlığımız ondan.
Ağlamaca karamsarlık tütüyor
Buram-buram
Konularımızdan..
Burukluğumuz ondan.

Kısa dizelerle, çağdaş bir içerikle kurduğu, kendine özgü dokunaklı söyleyişiyle bir hayat dersi gibi okunabilecek şiiri genç kuşak okurların her zaman ilgisini çeken, Yalnızlık Paylaşılmaz dendiğinde akla gelen ilk şair Özdemir Asaf bir kez de tek vuruşta okumak için en sevilen kitabıyla bütün yalnızlıklara sesleniyor.
(Tanıtım Bülteninden)
"Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiir yoktur"

Öyküm, öykünüz, öyküleriniz.

Susmak zorunda kalmak olmak zor.

Herkese , beklenen her yere aynı anda yetişmekten vazgeçiyor insan. Bir kere konuşan, ifade eden oldun mu, sanki hep bunu yapman gerekiyormuş gibi oluyor aslında böyle bir zorunluluğumuz yok.
Keşke herkes hiçbir durumu olmak zorunda olmasa, duygularına, isteklerine göre seslense anlaşılır olsa. Her zaman birilerine gerçek duygularımla bir şeyler anlatmaya çalıştım. Evet anlattım hakikatten ama baktım ki geçmişe tek yaptığım doğrusu olmayan insanlara anlatmak çabası. Sanırım ben hep bunu yaptım. Yanlış insanlara, yanlış yerlerde, yanlış zamanda doğru şeyler anlatarak anlaşılırım sandım. Yanıldım..
Sonra sustum, susmak zorunda kaldım.
Sonuç mu; içime atan, ne istediğimi bilmeyen, en son beni ne mutlu ettiğini bile hatırlamayan, olaylara karşı tepkisini kaybetmiş, sabah işe giden akşam aynı yolu kullanarak evine gelen ve haftalar geçsin, aylar bitsin diye kendini hayatın akışına bırakan o amaçsız insanlardan oldum.
Neydim ben sahiden?
Nasıl bir hayat istiyordum, bu muydu gerçekten?
Bazen ipi kopmuş bir uçurtma oluyorum bazen de kulelere imrenen bir çukur ..İyi değilim vesselam...
Korkuyorum hem de çok ve bu korkularımı anlatabileceğim hiç kimsem yok.
Bir kere daha hatta defalarca soruyorum kendime kimlerin yarası, kimin yarısı idim?. Bulamıyorum, susuyorum..
Bir insan bu kadar yalnız kalabilmeyi nasıl başarır?
Duygularımı saklaya saklaya kendimi tanıyamaz hale geldim.
Zaman geçtikçe her şey yabancılaştı. Ailem, dostlarım , adımladığım sokaklar, hatta kendim bile.
Olgunlaşmak mı , büyümek mi bu, öyleyse yerimde saymayı tercih ederim.
Çocukken büyümek benim için, her şeyi yapma özgürlüğüydü ve bunu kullanıp kullanmama lüksü .
Büyüdükçe bir halt olmuyormuş.
İnsan büyüdükçe kafası daha çok karışıyor, yaş ilerledikçe daha çok uzaklaşıyor herkesten ve istemeden de olsa dışlanıp, kendi kabuklarında yaşlanıyormuş.
Haa bir de buna tükenmişlik sendromu , asrın hastalığı diyorlar..
Ne derseniz deyin inanın ki ben çok mutsuzum.
Gün geçtikçe susuyorum, sessizliğime sığınıyorum. medet umuyorum..
Nereye gidecek bu döngü bilmiyorum ama Hayat diyorlar işte buna; süresini ve soru sayısını bilmediğim sınava...öl de öleyim hayat diyorum ama "ol" diyor ve yaşıyorum.
Güvenebileceğim ve sevdiğim insanlar azalıyor.
Konuşanlara özeniyorum …Kendi sesimi duyurabilmek, doğru zamanda doğru insanlara doğru şeyler anlatmış olarak anlaşılır olmak istiyorum. https://youtu.be/Bsi5uvBtd3Q
Keyifli okumalar.
Herkese merhaba, böyle güzel bir şiir kitabına şiir gibi bir giriş yapmalı aslında. Özdemir Asaf'cım adın bile kafiyeli bir şiirin mısralarına ait gibi sanki inan. Belki de seni en güzel şiirlerle özdeşleştirdiğim için şiirden farkın kalmamış gibi geliyor bana. Hepiniz tanıyorsunuzdur onu muhakkak. Şiirle pek ilgisi bulunmayan biri bile hiç sanmıyorum ki onun Lavinia'sını bilmesin. Hâlâ anımsayamadın mı yoksa? Benimse sayısını bilmediğim kadar defalarca okuduğumdan ezberimde oysa. Dur hatırlatayım bir kez daha sana.
"Üşüyorsan ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal"
Eminim çoğunuz biliyorsunuz ve anımsamışsınızdır yine de şu dizelerini de söylemeden edemeyeceğim.
"Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia"
Yahu ne güzel bir şiir, bu mısraların aktığı kalp eminim ne sevgi dolu bir kalp... İşte bu yüzden Özdemir Asaf'la aşk başkadır. Onun şiirlerinde aşk daha bir başkadır. Aslında bu kitapta bu şiiri yok ama bunun dışında da bilinmeyi hak eden o kadar çok şiiri var ki.

Kitabı okurken kimi şiirlerini daha önce çoğu kez okumama rağmen aynı heyecanla okudum. Daha önce okumadıklarımı okuyunca da ona bir kez daha hayran kaldım, sonra da niye bu kadar geç kaldım bu şiirleri okumak için diye düşündüm, gözlerimi ve yüreğimi sizden niye bu kadar uzun süre mahrum bıraktım sevgili mısralar deyip kendime de kızsam yeriydi. Bir kez daha anladım onun sayesinde sadece "sen" ve "ben" kelimeleri kullanılarak bile mısraların gülücük ve hüznü bir arada saçabileceğini. Bu iki kelimenin tekrar ve yinelemeleriyle muhteşem şiirler yazılabileceğini...
"İnanırsam ben senden başkasına inanmam" derken mesela başkalarına inanmayacak olmasının verdiği hüznü de, sevdiği insana güvenme konusunda verdiği o tatlı değeri de hissettim adeta.
Şiirlerini tekrar tekrar okudum ben anlamadığım zamanlarda. Bazen bazı satırlar çok anlamsızmış gibi gelebiliyor çünkü. Ama tekrar okumamla birlikte yanıldığımı anladım. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okumaya özen göstersem bile, onların bulunmadığı yerlerde nasıl duraklasam da Sevgili Özdemir Asaf'ın hissettirmek istediği anlamı yakalasam diye düşündüm kimi zaman. Çünkü o anlarda sanki anlamsızlıkların içinde saklanan derin anlamı buldum da şaşırdım. Anlamıştım.

Ayrıca kitabın adından da anlaşılacağı üzere yalnız'ı, yalnızlığı anlatmıştı Asaf kimi şiirlerinde; özellikle artmıştı sonlara doğru. O:
"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz." demişti hani. Bense bu manidar satırlarına hak veriyordum onun lakin şu son ana kadar. Artık düşünüyorum da Sevgili Özdemir Asaf yalnızlık paylaşılır. İçinde geçen "yalnız"a rağmen paylaşılır hem de. Nasıl mı? Özdemir Asaf kalemini alıp bu dizeleri yazdığında herhangi bir kağıt parçasına yanında kimse yoktu belki içinde olan hislerinden başka. O içindeki yalnızlığı aktardı, şiirlere. Bir başına bıraktığı mısralara. Şimdi onun bu satırları yazdığından yıllar sonra ben açıp okudum her dizesini tek tek kimini sayısız kez, defalarca. İşte o an görmesek de birbirimizi ve hiç göremeyecek olsak da hislerini bana aktardı, onun kalbinden döktüklerini okuyup anlamaya çalışmamla. Paylaştı benimle paylaşılmaz sandığı "yalnızlığı" bile. Ve belki siz de taa derinden okursanız bu kitabı sizinle de paylaşır kesinlikle.

Ne denli büyük bir aşktı ki onunkisi böyle güzel şiirler bırakmış bizlere. Bunu düşününce bile şiirlerine aşık oluyor insan. Yani demem o ki durmayın. Bir yerden başlayın Özdemir Asaf'ı tanımaya, şiirlerini okumaya. Mahrum kalmayın daha fazla sizi ısıtacağı muazzam mısralardan, esirgemeyin kendinizi iki kelimeye kocaman anlamlar sığdırdığı dizelerden...
"Seni bulmaktan önce aramak isterim" diyen naif yüreği aramadan bulmaya kalkışmayın. "Seni sevmekten önce anlamak isterim" diyen güzel bir kalbi lütfen anlamadan sevmeyin. Beni kırmayın, onu hiç kırmayın. Onun tüm kitaplarını bitirmek değil de. Ona her şiirinde hep hep yeniden başlayın ;) Şiirle kalın ve en az şiir kadar güzel olan tebessümlerle :)
Yalnızlığı dizelerinde çok iyi tasvirleyen şair....Özdemir Asaf.

"Çiçek Senfonisi" adlı kitabında bu eserde olan tüm şiirlerinin olmasına rağmen, kızımın hediyesi olduğu için tekrar okumaktan keyif aldım. Özdemir Asaf en sevdiğim şairlerden bir tanesi. Yazım dili ve şiir dizelerinde kullandığı kelimeler oldukça etkileyici. Şiir sevenlere, şiiri tekrar sevdiren şair. Bu eserinde çoğunlukla yalnızlık üzerine yazdığı şiirleri bir araya getirilmiş olsa da, hayatın farklı kesitlerine ait şiirleri de kitaba zenginlik katmış...

Eseri okurken, sizler de anılarınız ile buluşacak, duygulanacak ve mazinizin kuytu köşelerine seyahate çıkacaksınız...
"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz." Daha önce bu dizeleri hiç bu kadar derinlemesine düşünmemiştim. Sevgili Özdemir Asaf bu şiir kitabında adından da anlaşıldığı üzere kiminin huzuru,kiminin mutsuzluğu, kiminin ise ta kendisi olan 'Yalnızlık' teması üzerinde durmuş. Yalnızlık... Ama ne yalnızlık! Ah, her şiirinde nasıl güzel tasvir etmektir , nasıl derinden hissettirmektir bunu! Okuduğum her yeni şiiri beni bambaşka diyarlara, içsel yolculuğuma taşıyan bir bulut oldu içinde kaybolmak, karışmak istediğim.
Tüm yalnız dostlarıma tavsiyemdir.
Hani bazı şiirlerin tadına doyum olmaz ya işte öyle şiirlerin bolca bulundugu bir kitap. Daha fazla ne yazılır bilinmez.

Çocuklukta büyüktüm, oyunlara girmedim..
O bahçelerde kaldı oynanmamış oyunlar.
Ben şimdi anlıyorum oyunda çocukları;
Ne zaman, nerde, baksam, beni de oynuyorlar
Düşünürsün hep " Acaba yalnız mıyım?" diye. Değilsin, çünkü paylaşabilidiğin çok şey var. Yalnızlık, aşk, sevgi ve daha niceleri. Hele ki yalnızlığını paylaşabiliyorsan asıl o zaman adı yalnızlık olmaktan çıkıyor şairin dediği gibi. Sabahları bir şeyler ararsın kahvaltı, eşin ya da yağmur, güneşli hava gibi ama öyle vurgular yapmış ki kahvaltıda yalnızlık arar gibi, eşinde yalnızlık bulur gibi, yağmurda yalnız kalır gibi... Hiçbir kelime ile ifade edemeyeceğin duygular binbir renkte kelimeyle ifade edilip okura sunuluyor. Demek ki her şeyin bir tanımı varmış. İlkbaharda açan çiçek kokusu, sonbaharda dökülen yaprak, kışın yağan kar, yazın parlayan güneş eşittir tek bir mevsimle bile ifade edilen duygular... Bir şeyleri gerçekten anlamak için önce birkaç defa okursun daha sonra sana şair seslenir. Bakarsın aynı şeyleri yaşıyoruz diyorsun o zaman toplumu ve duyguları ele almış binevi beni anlatmış. Kendinizi bulacağınız, belki de hayatınızı bulacağınız bir kitap. Bir kelime bin kelime olarak anlatılan yalnızlık her kelimesinde farklı bir okura, duyguya seslenir gibi. Her şeyini paylaş; sevgini paylaş ki çoğalsın, nefretini paylaş ki azalsın ama sadece tek bir şey; yalnızlığını paylaşma çünkü herkesin yanında zaten yalnızlığı var ve paylaşamadığın her şey ceza olur. Farklı yorumlar uyandıran ölümden sonra başlayan bir eser. Huzurlu okumalar.
Özdemir Asaf, yaşadığı dönemdeki geleneksel şiir akımının biraz dışında kalmış bir şairdir. Daha çok somut kavramları soyutlayarak çıkıyor karşımıza şiirleri. Bu aslında benim en sevdiğim tarafıdır O'nun. Kafiye uyumuna çoğunlukla dikkat etmekte hatta kıtalar arasında da kafiye düzeni getirmektedir. Kitaplarında zaman zaman felsefi ironilere de rastlayabilirsiniz.

Şiirlerinde mısra sayısını ikiye düşürebilmekte yada altıya çıkarabilmektedir. (Son dönem şiirlerinde daha çok dize sayısının azaldığını görürsünüz.) Sevgi, umutsuzluk, bekleyiş, ölüm ve huzursuzluk işlediği başlıca temalardandır.

Popülerlik olarak dönemin yazarlarının biraz gerisinde kaldığı olgusu yaygın olsa da, günümüzde her şiir seven okurun kütüphanesinde kitapları mutlaka yerini almıştır. Kendine has üslubu ve ahengiyle Türk şiirine zenginlik katmış ve okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim değerli bir şairdir.

Saygılarımla...
Yalnızlık paylaşılır mı?
Bazı insanlar kendini hep yalnız hissetmiştir. Rahatsızdır yalnızlığından, kurtulmak ister. Paylaşmak ister yalnızlığını…
Belki bazı insanlarda kalabalıkların içinde boğulurken kendini birden yalnızlık içinde bulmuştur. Bozulmasını istemez o güzel anın, paylaşmak istemez yalnızlığını...

Asaf “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz” diyor. Hiç düşünme gereği duymamıştım bu kitabı, bu şiirleri okuyana kadar. Ben cevabını bu şiirlerin içinde aradım.
Kitabın girişinde ilk olarak bizi “Şaka Değil” adlı şiiri karşılıyor ve ben bu güzel şiirlerin içinde kaybolup gittim. Bana göre akıcıydı ve açık bir anlatımı vardı. Okuduğunuz da bazı şiirlerin aksine kolay anlıyorsunuz. Bazı şiirlerde öğüt vermişken, bazı mısralarda sevindiriyor, bazı mısralarda ise hüzne boğuluyorsunuz. Adından anlaşılacağı üzere kitabın temasını yalnızlık oluşturuyor. Yalnızlığa sesleniyor Ö. Asaf bu kitapta…

Yine duygulardan duygulara atlayıp durdum. Yine geçmişin dalgaları arasında oradan oraya sürüklendim... Ne kadar da yalnız olduğumu bir kere daha hissettirdi.

Yalnızlık Paylaşılmaz sosyal medya da sürekli sözleri ile karşılaştığım fakat sadece en bilindik şiirlerini bildiğim Özdemir Asaf’ın okuduğum ilk kitabı oldu. Bu kitaptan sonra farkına vardım ki sosyal medya da gördüğümüz Özdemir Asaf sözleri bu şiirlerin yanında hiç bir şey... (O sözlerin çoğunun şaire ait olmadığını da hesaba katabiliriz. )
Birbirinden güzel şiirlerin olduğu bu eser kelimeler ile anlatılmaz belki ama üzerinde biraz durulabilir ve bir şeyler söylenebilir. Şairin de dediği gibi " Bir şey olmasaydı yazmak olmayacaktı.. Başka bir şey de olmasaydı, Silmek olmayacaktı."

Adam Yayınları'nın bu kitabında Çiçekleri Yemeyin(1975), Yalnızlık Paylaşılmaz(1978) ile birlikte bulunuyordu. Şiirlerin çok güzel olması ve verdiği hissiyat dolayısı ile zaman zaman kendimi bir kenara çekip dinlemem gerektiğini hissettim ve bu da daha geç bu eseri bitirmeme ve her bir şiirin içimi ısıtmasına yol açtı.

Yalnızlığın tasvirini ve hissettirdiklerini şahsen bu dizelerde buldum ve hiç bitmemesini istedim. Yalnızlık şiirinin "Yalnızlık, müziğin bile seni dinlemesidir." dizesinin bende oluşturacağı etki bir müddet daha sürecek gibi duruyor.

En beğendiğim şiiri "YALNIZ'IN DURUMLARI" oldu. Özdemir Asaf'ı seven okurlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Son olarak buraya Yalnızlık Paylaşılmaz şiirinin son iki dizesini bırakmak istiyorum...

"Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz."
Cumhuriyet dönemi şairlerinden Özdemir ASAF ' ın şiir kitapları her zaman en baş tavsiyelerimden olmuştur ve buna bir yenisi daha eklendi.

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan...
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kaçtıkça kovalayan...
Paylaşılmaz.

Bir düşünde seni bana ayıran
Yalnızlık
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Bazı kasvetli duygu ve durumları böyle güzel dile getiren güzel insanın : Bence her şiiri bir senfoni...
Bitirmek istemedim, her dizede ağır ağır ilerlerken şairin kitaba ismini verdiği ağır yargının taşıdığı keskinliği karşısında renkten renge kaç kez soludum yalnızlığın bireyselliğini. Tek bir oda,ayna ve dört duvar arasında olmak değil kalabalıklar kadar gürültülü insan sağanağının altında tek başına ıslanmak ne kötü dedim sonra ürpererek. İnsanın kendi düşüncesine vurduğu prangalar yalnızlıktır, paylaşılmaz. Suskun kalmak, tüm aynalarda hakikat yansıtılırken maskelere sarılmak yalnızlıktır. Yalnızlıktır paylaşılamayan, köyden kente gündemin yüz sima ile çarptılması. Emekçinin kuruyan alın teri yalnızlıktır. Yalnızlıktır, bir kadının dünyasından bakamayan soğuk dayatmacı kör bakışlar. Kaç yalnızlık türü var, sayamadı şair. yalnızlıklar atlasından geçerken anlatamadı. Paylaşamadığı derin tecrübelerin şifresi ile yalnız kaldı kendi sağanağında. Ezilen oldu yalnız kaldı paylaşılmadı. egemenin izleyen bakışlarından korku türedi. Yalnız o yaşadı. Paylaşmadı. Sustu tüm yalnızlıklarda. Konuştu yalnızlığıyla. Yalnız kaldı. Hep yalnız. Aldatıcı kalabalıklar arasında yapayalnız..
Gözünü kapat ve kulak ver şiire.
Yalnızlık.. bırak da Özdemir Asaf anlatsın..
Ne güzel diziler ne anlamlı sözler ile ifade etti yalnızlığı,taa iliklerine kadar hissedersin yalnız olduğunu..
Nihayetinde anlarsın ama ;
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILŞA YALNIZLIK OLMAZ.
(Kesinlikle okunası bir eser)
“Baharda kışı,
Kışın da baharı özler insan.
Ne uzaksa onu özler…
Kavuşmak şart mı ?
Boşver!
Bazı şeyler yokken güzel…”
Zamanın, ateşin ve ölümün
Boyası beyaz.

Aşkın, yalanın, kinin rengini
Kırmızı yaz.

Düşlerin, sevi'nin ve saygının giysilerini
Maviye boya.

Yoksulluğun, umutsuzluğun ve ayrılık gömleğini
Kara çiz.
"Bazı kadınlar makyaj yapmaz, gamzesi vardır.
Bazı kadınlar mücevher takmaz, gözleri vardır.
Bazı kadınlar söze ihtiyaç duymaz, bakışları vardır.
Bazı kadınlar silah kullanmaz, gülüşleri vardır..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750828928
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yarın düzenleyecekler aşklarımızı,
Ner'deyse.
Huysuzluğumuz ondan.
Perdeleri kapatmalı mı?
Perdeyse.
Yaşamlarımızın, doğumlarımızın
Tadı kaçmadan..
Gökteyse, yerdeyse,
Bir şeyse.

Çarpık çizdiriyorlar,
Karanlık yazdırıyorlar, 
Canından bezdiriyorlar..
Kırgınlığımız ondan.
Acı-acı güldürüyorlar..
Hırçınlığımız ondan.
Ağlamaca karamsarlık tütüyor
Buram-buram
Konularımızdan..
Burukluğumuz ondan.

Kısa dizelerle, çağdaş bir içerikle kurduğu, kendine özgü dokunaklı söyleyişiyle bir hayat dersi gibi okunabilecek şiiri genç kuşak okurların her zaman ilgisini çeken, Yalnızlık Paylaşılmaz dendiğinde akla gelen ilk şair Özdemir Asaf bir kez de tek vuruşta okumak için en sevilen kitabıyla bütün yalnızlıklara sesleniyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.354 okur

  • Sıla Dincer
  • Sena T
  • Kumru Koçak
  • Ali Adıbelli
  • Sena Nur
  • Buğlem
  • Hasan Gedik
  • Adem Garipoğlu
  • Dilay Ok
  • Okan K.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%11.3
18-24 Yaş
%27.1
25-34 Yaş
%26.9
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%3.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.9
Erkek
%33.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.5 (161)
9
%20.1 (80)
8
%20.1 (80)
7
%11.1 (44)
6
%2.3 (9)
5
%2 (8)
4
%0.3 (1)
3
%1 (4)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları