Yalnızlıklar

9,0/10  (37 Oy) · 
115 okunma  · 
33 beğeni  · 
1.533 gösterim
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...

Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak...

ve benim gözlerim gördüklerimden yaratılmıştı
o yıllarda,
ellerim dokunduklarımdan.
Dilimi sormayın,
konuşamadıklarımdandı
ve kanlı bir kitap gibi yatıyordu ağzımda.

Hasan Ali Toptaş, aklımızın ve dilimizin yerleşik egemen mantığına karşı ruhumuzun sözünü geçerli kılıyor.
Necmiye Alpay

YALNIZLIKLAR, THEATER RAST TARAFINDAN HOLLANDADA HOLLANDACA VE
TİYATROOYUNEVİ TARAFINDAN DA TÜRKİYEDE SAHNEYE KONULMUŞTUR.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2009
  • Sayfa Sayısı:
    113
  • ISBN:
    9789750506741
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Celal Uslu 
29 Oca 11:43 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

(bkz: 4. Yazar Kitapları Okuma Etkinliği: Hasan Ali TOPTAŞ) düzenlenen bu etkinlik kapsamında yazarın okuduğum ilk kitabı ve özellikle yazarla tanışma kitabı olarak Yalnızlıklar'ı seçtim.

Mısralar arası derinliklerin ölçüsü bir çok yazar/şair derinliğinden -hakkını verecek ölçüde- fazla, dili de bir o kadar sade. Yerli yazarlarımızdan dili bu sadelikte olup okuyucuya da doruklarda haz silsilesi yaşatan isim Ahmed Arif'tir. Hasan Ali de kesinlikle ilk beşe girecek kaleme sahip bir yazar, dilerim şiirlerinin devamını getirmekten çekinmez.

Kitap da yazarın kendisi hariç bahsi geçen üç belirgin şahıs var. Onlardan bir tanesi nine; gelenek, toplum tabuları, batıl inançlar, karşılıksız, temiz bir sevgi ekseninde torunu üzerinde etki bırakmış bir karakter. Diğer bir karakter ise baba; sevgisinin büyüklüğünden dolayı ve rol model olarak sevilen aynı zaman da bir o kadar da nefret edilen bir karakter olarak vücut bulmuş Hasan Ali'nin kaleminde. Bir de sevgili karakteri var; sevilen ama ulaşılamayan, ulaşılsa bile elde tutulamayan bir yalnızlık nedeni yazar için. Kendisi ise içinde geçtiği ve üzerinde etki bırakan olayları ele almış; darbe, savaş çığırtkanlığı, eskiye duyduğu özlem bunlardan en belirginleri olarak sıralanabilir.

Sırada ki kitabı Kuşlar Yasına Gider için, kitap hakkında okuduklarım ve Yalnızlıklar'dan sonra güzel bir eserle karşılacakmışım izlenimini bıraktı.

İyi okumalar dilerim. Etkinlik için ayrıca teşekkürler.

Ilayda Caner 
 28 Oca 20:09 · Beğendi · 10/10 puan

YALNIZLIKLAR / HASAN ALİ TOPTAŞ
İnsana en yakın yalnızlıktır insan, cümlesini kitabın girişinde tek sayfaya sığdırabilmiş bir yalnız Hasan Ali Toptaş (Hangimiz değiliz ki? sorusu kitabın ardından bilinçaltından bilinç düzeyine çıkıyor.) Sandığımız, içinde bulunduğumuz durum, içinde bulunduğumuzu sandığımız durum, ve içinde bulunduğumuz ama sanmadığımız durum sorularını dile getiriyor kitap, en çok da yalnızlık tanımınla başbaşa bırakıyor seni. ''Fiiliyatımızın kaynağı kendimizi zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır.'' demiş Cioran, fiiliyat'ı yalnızlık olarak düşledim sonra her defasında. Yalnızlıklarımızı düşünürken yalnızken nasıl hissettiğimi düşündüm.. terk edilmiş? ıssız? hissiz olamazdım çünkü yalnızlığı hissediyordum, mutsuz? olağan? sonra ilk aklıma gelen cevabın üzerinde durmam gerektiğini ayırt ettim. Kimsesiz. neydi kimsesizlik, ne değildi? bedenen insan kalabalığı oluşması mıydı etrafında, Kafka giriyordu burda da işin içine ''Benim yalnızlığım insanlarla dolu..'' O halde neydi yalnızlık? Kimsesizliğin içinde kendimizin kendimizi bulamaması mıydı, hep ötekini aramak, bulamadığın zaman (öteki yoktu çünkü) içinde bulunduğunu varsaydığın -varsaymayı istediğin çünkü- durum muydu? ''Ben sensizliği yalnızlık sanmıştım, yalnızlık bende bensizlikti oysa- ya da bende birçok ben.'' Tam bu noktada kozanın içinden kelebek çıkıyordu, parmaklığın içinden Kafka, yalnızlıkların içinden Hasan Ali. İçinizden daha önce olmadığınızı düşündüğünüz, ya da içgüdüsel olarak hep hazırlandığınız durum, tam olarak aslında başından beri içinde bulunduğunuz; ayrımsamadan: Yalnızlığınız çıkıyordu. İnsanın içinde bulunmaktan kaçınması gereken durum Tanrı için ebediydi başından beri gelen. Çünkü yalnızlık Allah'a mı mahsustu? (Öyle denir)
Yalnızlık neydi? Hüzünle, kederle eş anlamlı mıydı bazan sevinç de doğurabilir miydi? Ben neyi yalnızlık sanmıştım bir keresinde? diyor yazar, biz neyi yalnızlık sanmıştık her keresinde? İçinde bulunduğumuz ebedi duruma yağdırılan sitem değil miydi yalnızlıklarımız -sanılanlar.- Belirli dönemlerde (o dönemler hiç bitmez; ''...'' olarak sandığımız dönemler biter yerini başkasına devrederken) Sandıklarımızın bir bütünü değil miydi yalnızlıklar. Hatırlarım bir keresinde yalnızlığı dedemsizlik sanmıştım, şimdi huzursuzluk sanıyorum.. yarın ne sanacağım, ne sanacaktım? BİR ŞEYİN OLMAMASI DURUMUNA VERDİĞİMİZ TANIM MIYDI YALNIZLIK?
Türkçeyi yerle bir eder bu sanrılar... (!)
Kitabı bitirdiğim gündür, yalnızlıkların ve yalnızlığın tanımıyla başım dertte, halbuki bildiğimi sanıyorum, tanımlama isteği de bir yalnızlık belirtisi (kafamızdaki karşılığından bağımsız yalnızlığın) ''Tanımlama zaafı onu merhametli bir cani ve uysal bir kurban haline getirmiştir..'' diye de eklemiş Cioran gene, bu incelemeyi yazarken oturup düşündük, dünkü ben, bugünkü ben, yarınki bana ulaşamadık, Hasan Ali, Cioran ve Çürümenin Kitabı, en başta Yalnızlıklar...

Gamze 
 25 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yalnız kalmaktan değil yalnız olmaktan kork sen diyor Kargo grubunun söz yazarı Mehmet Şenol Şişli. Hasan Ali Toptaş ın bu kitabı bu sözleri uzun uzun açıklamış sanki. Okurken kendimden o kadar çok şey buldum ki neredeyse kitabın her bir satırını işaretlemek istedim. Uzun zamandır okuduğum kitaplar arasında beni en çok etkileyenlerden. Dizeleri okurken yalnızlığınızla oturup dertleşir gibisiniz. Dilin kullanımı yalınlığı akıcılığı duyguların aktarımı sizi içine çekiyor. Kesinlikle okuyun.

Selman Ç. 
 03 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hasan Ali Toptaş ilk iki kitabını 1987 ve 1990 yıllarında kendi imkanlarıyla yayımlatmış ancak beklentilerinin altında bir durum olunca Yalnızlıklar kitabını oyalanmak amacıyla, yayımlatmak düşüncesi olmadan yazmış. İyi ki de yazmış diyorum şimdi. Kitap şiir kitabı olarak geçse de bana göre şiir kitabı denemez kendisinin tabiriyle 'şiirsel metinler' diyebiliriz. Yalnızlık üzerine Deneme-İnceleme daha bir açıklayıcı olacaktır. Yalnızlık teması ancak bu kadar güzel işlenebilirdi. Okurken aslında ne kadar da yalnız olduğumuzu içinize işleye işleye öğreniyorsunuz. Gerçekten çok büyük bir keyifle okudum. Çoğu sayfayı tekrar tekrar okudum. Çok içten ve samimi bir dille yazılmış. Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

Zeynettin 
08 Mar 14:36 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ansızın ayaklanmışken bir yanın
bir yanının köleliğine; 
bir yanın sakalı yüzüne yüzü sakalına 
batmış bir derviş
gibi dalmışken kendine;
bir yanın yeni haberler getiriyorken
dünden bugünden,
yalnızlık susturmaktır 
kendi sesinle kendini,
iç bedenini oymaktır diş diş,
düş düş 
genişletmektir. 
Yalnızlık en çok susturmaktır." Nasıl bu kadar geç kalmışım dedirten cinsten!

cansu tekcan 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Son zamanlarda yeni kitabı Kuşlar Yasına Gider'le tekrar dikkatimi çekmiş olan yazar. Yıllar önce Gölgesizler'i okuduğumda çok beğenmiştim. Uzun bi süre hikayeyi unutamamış, etkisinden çıkamamıştım. Hasan Ali Toptaş denildiğinde aklıma direkt o gelirdi, okuduğum tek kitabı olmasına rağmen çok iyi bi yazar olduğunu teyit ederdim. Sonra dedim ki diğer kitapları da okuyayım, en çok duyduğum Yalnızlıklar'dı. Nedense roman olduğunu düşündüm hiç bilmiyordum şiir olduğunu. Adından da anlaşılacağı gibi yalnızlık üzerine. Ben beğendim ama aşırı iyiydi mükemmeldi diyemiyorum. Vurucu gelen birkaç yer vardı. Yani romanı kadar mükemmel değildi. Elimde diğer kitapları da var hikayelerden oluşan vesaire. Bakalım, onları da okuyup yine bahsederim nasıl olduğundan. Fakat güzel olacağına eminim.

Esra 
 21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde

Hasan Ali Toptaş'ın okuduğum ilk kitabı. Çok merak ettiğim bir yazardı ve rastgele Yalnızlıklar kitabını aldım. İlk başta kitabı açtığımda şiir kitabı zannettim. Ancak okudukça şiir ve düz yazının birbirine karıştığını fark ettim ve kelimelerin anlamlarla dans edişini keyifle okudum. Yalnızlık ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi...
Hasan Ali Toptaş deyince akla kelimeleri anlamlarla yoğurması geliyor. Zaten kendisi de yazma serüvenini "hayatı kelime kelime genişletmek " olarak ifade ediyor.
Hasan Ali Toptaş'ı okuyun asla pişman olmayacaksınız.

Peyroux 
17 Oca 13:04 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hep merak ettiğim bir yazardı Hasan Ali Toptaş. Nihayet sıra geldi, iyiki de gelmiş. Aslında özellikle şiir kitabından başlamak istedim çünkü şiirin insanın özüne giden en kısa yol olduğunu düşünüyorum. Tam olarak şiir de denebilir mi bilmiyorum bu kitap için. Şiir tadında denemeler de diyebiliriz belki.
Yalnızlık ancak bu kadar dokunaklı anlatılabilir. Kendinizle dertleşmek gibi, îçerdeki bir şeyleri keşfetmek gibi, derinlere giden sorgulayan bir yolculuk yapmak gibi kitabı okumak.
Keyifli, hüzünlü bir yolculuk...

Okan Bayram 
 19 Nis 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hasan Ali Toptaş'ın çok etkileyici ve kaliteli şiirleri bulunan bir kitap. Kitaptaki bazı şiirler sizi çok etkilerken, hiçbir şiir boş ve anlamsız gelmiyor. Kitapta Hasan Ali Toptaş her şiirinde yalnızlığın tanımını yapıyor. Her bir yalnızlığı ifade edişi anlamlı ve derin. Bazen bu kadar doğru tespitlere ağzınız açık kalıyor. Sadece tespit yapmakla kalmıyor, bunun yanında bunları müthiş bir dille dile getiriyor. Bu kadar az kelimeyle bu kadar şey anlatması takdiri hak ediyor.

Y. Serkan Tuncer 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Edebiyatımızın değerli ismi Hasan Ali Toptaş'ın yalnızlıklar üzerine kurulu şiirsel metinlerinden oluşan bir eser. İnsanın yalnızlıklarını, kederini, hüzünlerini, kısacası insana ait insanca olan tüm hisleri çok başarılı şekilde aktaran bir eser. Zaman zaman döner döner okunur ve insan kendinden birçok şeyi de bulur bu güzel eserde. Velhasıl kelam, okunmaya değer.

2 /

Kitaptan 117 Alıntı

Zafer KORKMAZ 
 05 Mar 12:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"...................
ve romanları daha da büyük bir iştahla
okur, okudum da
hep sen kalırdın aklımda.
Sen kalırdın senden de büyük.

Anlardım ki,insan bir başkasındaki kendini okur;
ve okunanlar yalnızlıktır.

Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 54 - Everest)Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 54 - Everest)

Neresinden bakılırsa bakılsın,
her cümlede bir çift göz vardır
ve her noktada bir insan.
O insan ki, bakar bize ve ötemize;
ve o insan ki, giyindiği zamanın gerisinden sorar hep
kaygılanır, duraksar ve ve sessizdir;
ve geldim demenin bir sessizliği varsa, öpüşelim
demenin, sen hâlâ gitmiyor musun demenin ya da
ölmek istemenin bir sessizliği varsa,
kelimeleri de vardır sessizliğin
duruşun kelimeleri vardır;
bakışın, uzanışın,
gülüşün...

Ama yalnızlığın kelimeleri yoktur.
O, bütün kelimelerden oluşmuş bir kelimedir.

Yalnızlıklar, Hasan Ali ToptaşYalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş

...
yürür ya da koşarken,
coşarken ya da
deli dolu yaşarken
ansızın ölümü istemektir yalnızlık;
kendimizin kendimize sağırlığıdır.

Yalnızlıklar, Hasan Ali ToptaşYalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş

"…

yalnızlık susturmaktır
kendi sesinle kendini,
iç bedenini oymaktır diş diş,
düş düş
genişletmektir.

Yalnızlık en çok susturmaktır.”

Yalnızlıklar, Hasan Ali ToptaşYalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş

Çünkü yüzlerle birlikte anlamlar da azalır;
Ve anlam,
Yüzün öteki yüzüdür.

Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest)Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 28 - Everest)
Celal Uslu 
29 Oca 10:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Henüz ölmemiş ölülerleyim
derdim aynaların içine girerek;
ve içimde bir iç büyütürdüm gizlice.
Çünkü onlarla paylaşıyorduk gökyüzünü.
Onlar ki,
yüzlerini anımsamayan birer maske hamalıydılar
ve yalnızlık biraz da dışını düşlemekten korkan
maskelerin içiydi.

Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 84)Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 84)
Y. Serkan Tuncer 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İçin ki, içimin aynasıydı
ve yalnızdık

Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 48 - İletişim Yayınları)Yalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 48 - İletişim Yayınları)