Yamuk Bakmak (Popüler Kültürden Jacques Lacan`a Giriş)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.473
Gösterim
Adı:
Yamuk Bakmak
Alt başlık:
Popüler Kültürden Jacques Lacan`a Giriş
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
233
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424691
Orijinal adı:
Looking Awry
Çeviri:
Tuncay Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri... Hepsi bir arada, yan yana. 

İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı anlarda hissettiğimiz, sezdiğimiz, ama en derinlerdeki mantığına bir türlü nüfuz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır... Son dönemde Avrupa'nın "çevresi"nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayesinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor. Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor: Zizek'e özgü bu "yamuk bakış" sayesinde, dik, cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne. Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor.

Hangi alana yerleşiyor bu kitap? Felsefe mi, psikanaliz mi? Film ya da edebiyat eleştirisi mi? Yoksa sosyoloji ya da siyaset mi? Bizce hepsine ve hiçbirine. Sadece şu söylenebilir: Böyle bir metin ancak Zizek tarafından yazılabilirdi.
(Arka Kapak)
233 syf.
·5/10
Zizek kendisi her ne kadar başarılı olsa da lacan'ın öğrencisi olması yüzünden lacan'ı bu kadar övmesi rahatsız edici. Lacan gercekten psikodinamik kuramlara hicbir sey eklemeden sadece karışık cümleler kurması yönünden cok başarısız bir kuramcı fakat kitap ortalama psikodinamik yorumlar için okunabilir.
233 syf.
·9/10
Sosyoloji ve sinemanın birleşimden çıkan şahane şeylerden birisi zaten Zizek bu konuda başka bir degeri olan birisi..yaptıgı şeyden keyif aldıgı aşikar.Kitabı okumak isteyenlere önerim Hitchcock sinemasıyla oldukça haşır neşir olmadan okumamaları;hem analizlerden keyif almak için hem de bahsedilen filmler hakkında ciddi anlamda(dogal olarak) spoilerle karşılaşabilirler.
Demokrasiyi yolsuzluk, demagoji ve otorite zayıflığına yol açan bir sistem olarak görüp karalayanlara cevap olarak Churchill şöyle demişti: “Demokrasinin mümkün bütün sistemlerin en kötüsü olduğu doğrudur; sorun, başka hiçbir sistemin ondan daha iyi olmayacak oluşudur.”
Godot’nun hiçbir zaman gelemeyeceği gayet iyi bilinir, çünkü hiçliğe, merkezi bir yokluğa verilen bir addan başka bir şey değildir. Bu hikâyenin “postmodernist” yeniden yazımı nasıl bir şey olurdu? Sahnede Godot’nun kendisi olurdu: Tıpkı bize benzeyen biri, bizimle aynı boş, sıkıcı hayatı yaşayan, aynı aptalca nazlardan keyif alan biri olurdu. Tek fark, farkında olmadan, kendini rastlantıyla Şey mertebesinde bulması olurdu: Gelmesi beklenen Şey’in ete kemiğe bürünmüş hali olurdu.
Slavoj Zizek
Sayfa 231 - Metis
Psikotik çözüm, ötekinin ötekisi, asgâri bir normalliğin ön koşulu, patolojik yalancı, üstü kapalı bir fikir, öteki sahne, özgürleşmiş hiçlik (...)
Evlilik,
diye yazıyordu Kant, “karşı cinsten iki yetişkin
şahıs arasında cinsel organlarını karşılıklı olarak
kullanma konusunda yapılan bir sözleşmedir
Sadece insan, bizzat doğruyu kullanarak aldatma yeteneğine sahiptir....
Sadece insan, yalan sayılacağını beklediği bir doğruyu söyleyerek yalan söyleyebilir. Sadece insan aldatıyormuş gibi yaparak aldatabilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yamuk Bakmak
Alt başlık:
Popüler Kültürden Jacques Lacan`a Giriş
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
233
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753424691
Orijinal adı:
Looking Awry
Çeviri:
Tuncay Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri... Hepsi bir arada, yan yana. 

İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı anlarda hissettiğimiz, sezdiğimiz, ama en derinlerdeki mantığına bir türlü nüfuz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır... Son dönemde Avrupa'nın "çevresi"nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayesinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor. Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor: Zizek'e özgü bu "yamuk bakış" sayesinde, dik, cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne. Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor.

Hangi alana yerleşiyor bu kitap? Felsefe mi, psikanaliz mi? Film ya da edebiyat eleştirisi mi? Yoksa sosyoloji ya da siyaset mi? Bizce hepsine ve hiçbirine. Sadece şu söylenebilir: Böyle bir metin ancak Zizek tarafından yazılabilirdi.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 77 okur

  • Özge Orak
  • gizem alan
  • Meliha
  • Brkbrc
  • buradaki
  • Dileda Arslan Takipçisi
  • Ali Can
  • marquez
  • Ali
  • Murat ÇABUK

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.6
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%27.3
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%4.5
65+ Yaş
%4.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%21.9
Erkek
%78.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%27.8 (5)
8
%22.2 (4)
7
%0
6
%0
5
%11.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0