·
Okunma
·
Beğeni
·
1770
Gösterim
Adı:
Yanan Günışığı
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754068795
Kitabın türü:
Çeviri:
Kemal Kandaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Yanan Günışığı
Yanan Gün
Yanan Günışığı
Yanan Gün
Kırk yıllık kısacık yaşamına kimsenin üstesinden gelemeyeceği işler sığdıran kitaplarında anlattığı "üstün adam"ı bile gölgede bırakan Jack London'un en güzel yapıtlarından biri de "Yanan Günışığı"dır.

Kendiliğinden gerçekçi ve toplumcu Jack London'u, insana o kadar yakın ve inandırıcı yapan, parlak düşler ve çelişkiler üstüne kurulu renkli ve coşkun dünyasıdır. İnsan varlığının birbirini tamamlayan iki yönünü, gerçek ile düşü birlikte kucaklamış, ölümlü katı gerçeklerden ölümsüz şiire uzanmıştır. Gerçeği avuçlarında sımsıkı tutan çağdaş bir masalcıdır Jack London. "Yanan Günışığı"nı okurken gerçekle düşü birlikte yaşayacak, Jack London'a daha büyük bir sevgi ve hayranlık duyacaksınız.
(Arka Kapak)
368 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
BİR ADAMI YUKON'DAN ÇEKİP ALABİLİRSİNİZ AMA YUKON'U İÇİNDEN KOPARAMAZSINIZ!

Sen neymişsin be Günışığı? Kitabı bitirince ilk tepkim bu oldu. Beni bu kadar çok etkileyen, kendine hayran bırakan bir karakter daha görmedim. Okuduğum en iyi Jack London kitabı olduğunu söylesem abartmış sayılmam.

1910'ların en çok satan ve Jack London'u meşhur eden, 4 farklı filmi çekilen bir kitap. Girişimci, altın avcısı Borax Smith'in gerçek yaşam hikâyesinden esinlenilmiş bir karakter romanı. Bu işadamı, London'un hayatta olmak istediği tek kişi ve London'un yaşamak istediği hayatı yaşamış biri. Bir Klondike romanı. Bu kitap şu ana kadar okuduğum London kitaplarının bir karışımı olmuş, yazarın pek çok hikâyesinden izler taşıyor ama bu roman hepsinden daha derli toplu: Vahşi doğada yaşam mücadelesi, altın arayıcılığı, kapitalist düzen ve eşitsizlik hepsi çok güzel kurgulanmış. Yavaşça dokunan bir olay örgüsü, kristal berraklığında düşünceler zinciri, etkili cümleler ve korkuyla karışık hayranlıkla takip edilen bir karakter: Günışığı.

Alaska'da altın arayıcılığıyla başlayan roman tatlı bir aşk hikâyesiyle bitiyor. Günışığı’nı ilk olarak Alaska'da görüyoruz, arkadaşları arasında çok sevilen, mert, adam gibi bir adam olduğunu hemen anlıyoruz. Yaşadığı çevre gibi tertemiz, içi dışı bir olan bir insan. Ne zaman ki altın işinden milyonlar kazanıyor ve şehir hayatıyla tanışıyor işte o zaman karakterimizin dönüşümü de başlıyor. Pek çok London kitabında kötüden iyiye doğru evrilen karakterler bu romanda tam tersine iyiden kötüye doğru evriliyor. Şehir hayatının ve paranın bir insanı ne kadar yozlaştırdığını, kendine esir ettiğini çarpıcı bir şekilde görüyoruz. Bu noktada kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum ve bence bu paragraf tüm kitabı özetlemeye fazlasıyla yetiyor. Günışığı’nın kim olduğunu, uğrunda milyon dolar servetini gözü kırpmadan feda ettiği sevgilisinin ağzından dinleyelim:

"Bu son yıllar boyunca doğal olmayan bir yaşayış sürdürdün, sürdürmekte de devam ediyorsun. Açık havaların adamı olan sen, şehirde, şehir hayatının bütünü pislikler içinde gömüldün. Hiç de o eski Yanan Gün değilsin, seni mahveden şey ise parandır. Gittikçe başka bir insan oluyorsun; daha az ince, daha az temiz ve daha az sağlıklı bir şey haline geliyorsun. Bunun sebebi paran ve yaşayış tarzındır. Sen de farkındasın. Eski vücudun yok şimdi. Gittikçe şişmanlıyorsun ve sağlıklı bir şişmanlık değil bu. Bana karşı açık ve ince yüreklisin, ama eskiden olduğu gibi, bütün insanlara, bütün dünyaya böyle değilsin şimdi. Sert, zalim bir insan oldun. Zalimlik yalnız yüreğinde ve düşüncelerinde değil; yüzünde de görülüyor bu. Zalimlik kendi çizgilerini çekmiş yüzüne senin. İşte bütün bunların sebebi paran ve paranın seni zorladığı yaşama şeklindir. Gaddar, düşük bir insan haline getirdi paran seni..."

Evet, Günışığı'nı bitiren para ve şehir hayatı oldu. Ancak tüm bunların farkına varan, gerçek aşkı bulan Günışığı her şeye sırtını dönerek yine eski Günışığı oluyor. Büyüleyici, çok önemli mesajlar ve dersler çıkarılacak bir kitap.
320 syf.
·7/10
Önce dobra dobra bir suale cevap vermem gerekir: ( Bu kitabı beğendin mi? ) Elimdeki kitap baskısı 316 sayfa. ilk 150 den fazla sayfa da bocaladım durdum. Bu gerçekten J. London mu diye. Gerçi soğuğu macerayı anlatımlarda o idi, ama konunun, hikayenin olmayışı akışına giden bir çıkar yol arayan edası ile uzakçaydı London dan. Arta kalan sayfalar ise harika bir düş dünyasının hikayesini anlatıyordu İşte oradan itibaren beğendim.
Bu kitabında haddinden fazla yer ismi veriyor ki okurken önünüze Kanada , Alaska haritası açmanız gerekiyor. Ayrıca klasik London usulü burada da var. Kişileri çoğu zaman lapları kimi zaman karakter isimi ile anıyor. bu okurda algılama zorluğu yaratıyor.
Okuyucuyu hikayenin içine çekebilmek için öylesine yoğun bir şekilde detaya inip öylesine ince noktaya inen betimlemelere başvuruyor ki Bu yöntem bende bazen sıkıntı vermedi dersem yalan olur. Bu yöntemi uygularken bazen de inandırıcılıktan uzaklaşıyor.60 gün içinde kışın en sert zamanın da, tabiat şartlarının en çetin yerlerinden 2000 mili yayan kat edeceksiniz. üstelik aç kalacak uykusuz kalacaksınız ama hiç mi hiç yorgunluk hissetmeyeceksiniz. İnsan üstü bir varlık gibi aylarca aç kalabilecek hayata tutunacaksınız .Roman'ın kahramanı o noktada bir masal kahramanına dönüşmüş oluyor sanki.
Elbette J.London un kaleminin gücü yadsınamaz. Ancak, London un karakteri ve hayat felsefesi açısından kitabı ele alacak olunduğunda insan düşünmeden de edemiyor. Toplumsal gücün varlığın her zaman kabul eden birisi bu kitabında bireyselliğin üstünlüğünü nasıl öne çıkarıp, savunup, kanıtlama yolunu tutuyor? olması: "Acaba , yazarın bilmediğimiz hangi yönleri varda, biz yazar hakkında ön yargılı mı davranmaktayız? "düşünçesi altı çizilerek ortaya çıkıyor.
Bu kitabında masalsı bir dil tercih etmiş yazar. Bu masalımsı hikaye düşleri çok fazla zorluyor. Sanki Kanada da 1800 lü yıllar itibarıyla altın arayıcılarının tarihsel belgeselini konu ediyor edasında.
İlk başlarda ilk 150 sayfadan söz etmiştim. İşte o sayfalar boyunca yazar kitabın kahramanı Günışığı nın karakter yapısının tahlili için harcamış.
Maceralara açılan bir hayat içinde geçen, Hikayesi olmayan adeta önemli bir yerin geçmişteki tarihsel öz yapısını anlatmaya çalışır gibi Günışığı nın karakterini, benliğini, felsefesini anlatmış.
Okuma tercihi sizlerin...
İyi okumalar dileği ile...
368 syf.
·Beğendi·9/10
Bir insanın düşüncelerinin ,yaşam tarzının, bakış açısının zamanla uğradığı değişikliği ve tekrar öze dönüşü mükemmel betimlenerek anlatılmış,tavsiye ederim,başta sıkılabilirsiniz ama bırakmayın ,pişman olmazsınız.
320 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Yazar Jack London'un ( çeviri : Mete Ergin ) okuduğum en güzel romanıydı diyebilirim.

Günışığı karakteri romana adeta damgasını vurmuş.Yazarın kendi hayatından da kesitlerin bulunduğu ve o dönemde yaşanmışlıkları anlatan bir eser.

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Özellikle işkolik ya da para hırsı had safhada olan insanlar için birçok kişisel gelişim kitabından daha faydalı olacak bir kitap.

Kitap, Günışığı'nın zorlu doğa koşullarında altın aracılığıyla başlayan maceralarının ve sonrasında para babalarıyla devam eden mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.

Kitap dili akıcı ve anlaşılır.

Doğa ile ilgili betimlemeler okuyucuyu bunaltıcı uzunlukta olmayıp yerinde ve yeterince kullanılmış.

Bazı sayfalarda özellikle hayatla ilgili görüşlere kahramanların ağzından daha fazla yer verilmiş. Ancak bunlar hikayeden kopmadan anlatıldığı ve fazla uzun olmadığı için okuması gayet zevkliydi.

"İnsan neden çok para ister, daha çok para ile ne elde edilebilir? Mutlu olmak için ne gerekir? Yaşamdaki gayemiz, amacımız nedir?" sorularını sorduracak bir kitap.

Tavsiye ederim, iyi okumalar..
368 syf.
·Puan vermedi
Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. 14 yaşında okulunu bırakarak hayata atıldı. Türlü türlü işlere girip çıktı, Amerika içinde ve dışında uzun, maceralı yolculuklar yaptı, hapis yattı. Giderek militan bir sosyalist oldu.
Eserlerinde yaşam kavgasını romantik bir bakışla anlatır, çoğu eserinde sert bir kapitalizm eleştirisi göze çarpar. Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş ABD'li yazarlardandır.
Yazarı ilk "Martin Eden" ve "Beyaz Diş" romanlarında tanıdım. Daha sonra "Ademden Önce" kitabıyla devam etti. "Demir Ökçe" ve en en çok da "Uçurum İnsanları" yla bu zirve yaptı. En son bu kitabında da gönlüme taht kurmadaki haklılığını göstermiş oldu.
1897'de Klondike'a altın aramaya gidenlere katıldı ve "Vahşetin Çağrısı" dahil birçok kitabını bu tecrübesinden yararlanarak yazdı.
Jack London bir yazar olarak, kendini toplum karşısında sorumlu hisseden ve iyiye, mutluluğa yönelen, bunun gerçekleşmesi için çalışan bir kişi.
Mücadeleci... Gerçekçi...
İnsan, hayvan ve tabiat aşığı...
İşte tam da burada sanatın evrenselliği ortaya çıkıyor. Ne mutlu böyle sanatçılara...
Ve ne çok şanslıyız ki;böylesi sanatçılarla yollarımız bir şekilde kesiştiği için.
Kitap iki bölümden oluşuyor.
Kahramanımız Yanan Gün (Günışığı) ;güçlü, kuvvetli, çalışkan, gözüpek, kutup kahramanı, sıkı bir kumarbaz, tutkusu olduğu altın arayı ısı, seyyahların ve köpek sürücülerinin kralı.
İlk bölümde onun 60 günlük zorlu kış günlerinde girdiği iddia sonucunda seyehatiyle büyülenip heyecanlanıyoruz. Onunla birlikte soğukla, karla _kışla mücadele edip, onunla birlikte aç kalıyoruz. Soğuk karların üzerine oturup bir bardak çay bulmanın zevkini tadıyoruz.
İkinci bölümde ise;altın arayıcılığından zengin olup, şehirde inanılmaz işler kurup inanılmaz paralar kazanmasının hikayesi karşılıyor bizi.
Tabi bu arada hayatının hiçbir alanında yer vermediği ve bir o kadar da korktuğu aşk çıkmazıyla burun buruna geliyor.
Jack London 'un ulaştığı gerçek başarı, sosyalizmi tarihin gidişine uydurarak romanın hareketliliğine ve gerilimini üste çıkarmış olmasıdır.Kurguladığı karakterlerle ve verdiği mesajlarla sosyalist ve burjuva okurları bir araya getirmeyi başarmıştır.
Yer yer gerilim dolu, maceradan maceraya sürükleyen, aşkın saf halleriyle karşılaştıran kitap, acaba para mı aşk mı diyor???
Ben öğrendim... Sıra sizde...
Harika bir eserdi kesinlikle...
Teşekkür ediyorum ️️️
320 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bir J.London klasiği. Hikaye nefis. Kitap akıcı. Her ne kadar başlangıç ilk 100 sayfa itibari ile bar-içki-poker-dans sarmalında sıkıyorsa da devamın da hikaye işi kurtarıyor.
Yanan Gün ya da Elam Harnish'in ihtiraslarının başarıya dönüş serüveni fazlaca mübalağalar ile dolu ise de Dede'ye olan aşkı ve ona ulaşma adına ortaya koyduğu olağan üstü çaba ve fedakarlık bunu tolere etmiş. Her şeye sahipken Dede'ye sahip olamamaktansa her şeyi itip ona sahip olma tercihi çok yerinde mesajlarla bezenmiş. Ben beğendim...
320 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Abi sen ne yazmışsın böyle. Günışığı Üstün insan kumarını oynar ve .... Spoi vermeden bir şeyler yazmam çok zor. Kesinlikle çok şey öğretecektir. Kendim için bazı hayallerde çok yanıldığımı anladım. İyi okumalar.
... Ben bundan para kazanıyorum. Siz ne kazanıyorsunuz kitaplardan?"
"Yeni görüşler, yeni fikirler, hayat."
"Benim paramla bir metelik etmez."
Miss Mason, "Ama hayat paradan daha değerlidir," diye itiraz etti.
Çalıyorlardı, çalıyorlardı hem de nasıl çalıyorlardı; üstelik de hırsızlıklarının hacmiyle orantılı bir saygı görüyorlardı kendileri gibi olanlardan.
Onlar bütün güçleriyle yalan söylemeye devam ediyorlar, ama gerçek yine dönüp dolaşıp, onları geçmenin yolunu buluyordu.
...bu hayat, neresinden alınırsa alınsın, vahşiydi . Medeni dünyadaki insanlar da soygunculuk yapıyorlardı, çünkü öyle yaratılmışlardı. Açlık nasıl insanın midesini kazır, buzun soğuğu nasıl ısırır, kedi nasıl tırmalarsa onlar da öylece soyuyorlardı.
Bir üstün insanın en büyük düşmanı, bir başka üstün insandı. Büyük, aptal halk yığınının hiç önemi yoktu. Onlar öyle aşağılık bir çamurdan yaratılmışlardı ki, en aşağılık bir düzenbaz bile
onları kandırabilirdi. Üstün insanlar, sadece zincirleme soygunu idare ediyorlar ve işçilerin soyulması ağırlaştığı, monoton bir gidiş aldığı zaman da dönüp birbirlerini soyuyorlardı .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanan Günışığı
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754068795
Kitabın türü:
Çeviri:
Kemal Kandaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Yanan Günışığı
Yanan Gün
Yanan Günışığı
Yanan Gün
Kırk yıllık kısacık yaşamına kimsenin üstesinden gelemeyeceği işler sığdıran kitaplarında anlattığı "üstün adam"ı bile gölgede bırakan Jack London'un en güzel yapıtlarından biri de "Yanan Günışığı"dır.

Kendiliğinden gerçekçi ve toplumcu Jack London'u, insana o kadar yakın ve inandırıcı yapan, parlak düşler ve çelişkiler üstüne kurulu renkli ve coşkun dünyasıdır. İnsan varlığının birbirini tamamlayan iki yönünü, gerçek ile düşü birlikte kucaklamış, ölümlü katı gerçeklerden ölümsüz şiire uzanmıştır. Gerçeği avuçlarında sımsıkı tutan çağdaş bir masalcıdır Jack London. "Yanan Günışığı"nı okurken gerçekle düşü birlikte yaşayacak, Jack London'a daha büyük bir sevgi ve hayranlık duyacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Uluguş Baykurt
  • Çiğdem Sütcü
  • Tayfun Yavuz
  • Kitap Okur
  • Ekrem Özkara
  • Emey
  • Apotheous
  • Sinan Özgökçe
  • Didem
  • Erdi KAYA

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.8
25-34 Yaş
%31
35-44 Yaş
%31
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%10.3
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.1
Erkek
%65.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.4 (2)
9
%18.5 (5)
8
%18.5 (5)
7
%18.5 (5)
6
%3.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0